2026.11.06 22:14 Son Güncellenme: 2026.11.06 22:17 - SİYASET
Butlan CHP'sinin atanmış genel başkanı Kılıçdaroğlu, erken seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, CHP'nin Meclis'e sunulacak erken seçim teklifine destek vereceğini söyledi. Ancak seçimin öne alınarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yeniden adaylık yolunun açılmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, "Bu bir erken seçim değil, seçim fırsatçılığı. Seçim fırsatçılığını kimse kabul etmez" dedi.
Butlan CHP'sinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de katıldığı programda, erken seçimlere ilişkin bir soru üzerine, "Yarın erken seçimle ilgili bir teklif gelirse elbette destek veririz. Erken seçim olsun. Çünkü, Türkiye'nin vatandaşların bir gün dahi bu iktidara tahammül edecekleri zamanları kalmadı. Bir an önce erken seçim olsun, biz mevcut iktidarı gönderelim. Halkı seven, halkı için çalışan, ahlaki standartları yüksek olan yeni bir yönetim gelsin. En büyük arzumuz bu zaten. Zaten bir muhalefet partisinin seçimden kaçma gibi bir lüksü de olamaz zaten. Biz bir an önce seçim olmalı, bunlar gitmeli, yeni bir anlayışla, halkın sorunlarına kilitlenen yeni bir iktidar gelmeli, en büyük arzumuz bu" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un olağan zamanından bir süre önce seçim yapılması önerisinin anımsatılması üzerine, "Bu bir erken seçim mi yoksa seçim fırsatçılığı mı? Seçim fırsatçılığını hiçbir parti kabul etmez. Doğru da değil, ahlaki de değil. Eğer erken seçim istiyorsanız karar alın, parlamentoya getirin, erken seçime gidelim. Ama kendinize belli bir alan açmak için seçim fırsatçılığı yapıyorsanız doğru değil. Onu doğru bulmayız" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, seçimlerin öne alınması için iktidar ile teması olup olmadığı sorusu üzerine, "Ne temasım oldu, ne böyle bir görüşmemiz oldu. Ne erken seçimle ilgili bir karşılıklı görüşme, tartışma, böyle bir şey olmadı. Bir muhalefet partisi, iktidar erken seçime gidiyoruz dediğinde kaçınmanız doğru değil. Erken seçimi fırsatçılığa dönüştürürseniz bunu kabul etmiyoruz" ifadesini kullandı.
"CUMHURBAŞKANLIĞI İÇİN YENİDEN ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı için yeniden aday olmayı düşünmediğini belirtirken, partisinin cumhurbaşkanı adayına ilişkin bir soru üzerine, "Bugünden bir cumhurbaşkanlığı tartışması yapmayı hiç doğru bulmam. Ülke gerçekten yangın yeri. Geçinemeyen aileler var, işsizlik var, uyuşturucu var, parlamento görevini yapamıyor. Kurumlarda bir çürüme yaşanıyor. Bu sorunlara kilitlenmemiz lazım. Bu sorunları çözmek için bir şeyler yapmamız lazım.
"BU ANAYASAYLA YOL YÜRÜMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Kılıçdaroğlu, olası ittifaklara ilişkin bir soru üzerine, "Süreçlerde ana belirleyici olan CHP olmuştur. Altılı masayı biz kurduk. Erdoğan da böyle bir masa kurmak zorunda kaldı. Yüzde 51 koşul olduğu için elbette siyasi partiler bir araya gelecektir, oturup konuşacaklardır. Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklerdir ama o, o dönemin işi. Bu dönemin işi, ciddi yolsuzluklar var, ahlaki değerlerde çürüme var. Bu çürüme bürokraside var, siyasette var. Bugün üzerinde durmamız gereken sorunlar bunlar. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor, bu düzen içinde Türkiye nerede yer alacak, bunun oturup konuşulması, tartışılması lazım. Parlamento beklediğimiz ölçüde işlevini yerine getiren bir kurum olmaktan çıkmış vaziyette. Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil. Böyle bir rejimle, böyle bir yapıyla Türkiye'yi ileri taşımak mümkün değil. Yeniden demokratik standartları yüksek, ahlaki değerleri yüksek yeni bir yapıya kavuşmamız gerekiyor" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Var olan sistemde Türkiye'nin yönetilemeyeceğini görüyoruz. Hayatın her alanında bu yapının Türkiye'yi bir yere taşımadığını görüyoruz. Neresinden tutsanız büyük açmazlarla karşı karşıyasınız. Siyasal partilerin bir araya gelip, Türkiye bu çıkmazdan nasıl kurtulur diye tartışmaları lazım. Oturmalıyız, konuşmalıyız, çözüm üretmeliyiz. Türkiye'yi yeniden demokratik standartları yüksek bir ülke haline getirebiliriz, bunun mücadelesini vermek lazım" dedi.
Kılıçdaroğlu, çözümün sistem değişikliğiyle gelebileceğine işaret ederek, önerilerinin güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu, yarı başkanlık sistemini de tartışabileceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Parlamenter sistem güçlü olmalı. Milletvekili güçlü olmalı. Milletvekili, iktidar ya da muhalefet, bu yanlışlığı dillendirebilmeli. Milletvekili, genel başkanın kölesi konumunda olmamalı. Milletvekili, eğer milletin vekiliyse parlamentoda çıkıp özgürce kendi beldesinin, ilinin sorunlarını dile getirmeli. Anayasa değişikliği tek başına sorunu çözmüyor. Siyasi Partiler Kanunu'nun da değişmesi lazım. Bir AK Parti milletvekili Erdoğan'ı eleştirebiliyor mu? Eleştiremiyor" ifadesini kullandı.
"TÜRKİYE'NİN GELDİĞİ NOKTA İÇLER ACISI BİR NOKTA"
Kılıçdaroğlu, CHP ve YENİ Parti belediyelerine yönelik operasyonlara ilişkin bir soru üzerine, "Bir yerde yolsuzluk varsa, duyumlar, bilgiler, belgeler varsa elbette savcıların görevi yolsuzluklarla mücadele etmektir. Bunun tek boyutlu yapılmış olması doğru değil. CHP'li ve YENİ Partili belediye başkanlarının evlerine baskın yapılıyor, sabahın köründe, diğerlerine telefon ediliyor. Bu çifte standart, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, demokrasinin kuruluş ilkelerine aykırıdır. Savcıysa görevini tam yapacak. Yolsuzlukların üzerine gitmeyin demiyoruz. Türkiye'nin geldiği nokta, içler acısı bir noktadır. CHP'li belediye başkanı yolsuzluk yapıyorsa sakın ola ki bu partide durmasın. Derhal gitsin AK Parti'ye katılsın. Orada kendisini güvende hissedecektir, istediği kadar yolsuzluk yapabilir. Bu çifte standardı toplum bilsin diye söylüyorum. Bir belediye başkanının yapacağı tek şey belde halkına hizmet etmektir, hesap vermektir. Halkına hesap veremeyen bir belediye başkanı, belediye başkanlığı yapamaz. Ama devlet yönetiminde çifte standart olmaz. Adı Cumhuriyet savcısıyla, cumhuriyeti koruyacaksa, kim yolsuzluk yaptıysa üzerine gitsin. Ama birileri için koruyucu melek olmamalı" ifadesini kullandı.
Kaynak: ANKA