2022.12.31 10:01 Son Güncellenme: 2022.12.31 10:01 - BURSA
Türkiye'nin ilk ve en büyük kayak merkezi Uludağ'da suni kar makineleri olmadığı için otel sahipleri, Uludağ esnafı, kayak öğretmenleri taksi şoförleri ve Uludağ'a malzeme satan yüzlerce Bursa esnafı büyük mağduriyet yaşıyor. Yetkililer ise 'Uludağ Alanı Hakkında Kanun Teklifi'nin hayat bulması halinde suni kar sorunu çözülecek diyerek 'Uludağ'ı öldürme planını' dayatıyor.
Bu sene Uludağ'a hiç kar yağmaması, otellerden tesis sahiplerine, ekmeğini sezon boyunca buradan kazanan kayak öğretmenleri, taksi şoförü, minibüsçü, restoran çalışanı ve malzeme tedarik zinciri kuran yüzlerce Bursa esnafını mağdur etti. Diğer kayak merkezleri suni kar makineleri ile karlama yaptıkları için yılbaşına yüzde 100 doluluk ile girecek.
İŞLETMELER ZORDA
Uludağ İşletmeciler Derneği, "Son 10 yılda yaşanan iklim değişikliği ile düşen kar yağışı miktarı karşısında Kayseri Erciyes, Erzurum Palandöken, Bolu Kartalkaya, Kastamonu Ilgaz, Kars Sarıkamış dahil birçok merkezde belediyeler tarafından suni karlama sistemi yapılıyorken, Bursa Uludağ'da bu sistemin kurulmaması kayak severlerin yanı sıra Bursa esnafını ve biz işletmeleri de zor durumda bıraktı" dediler.
Uludağ'da sezonluk olarak çalışan esnaflar da, "Şimdi sorgulamak lazım. Tamam doğa olayıdır, ekolojik denge bozulmuştur, kar yağmayabilir ama Uludağ dışındaki tüm kayak merkezleri aynı sorunu yaşamasına rağmen zamanında alınan tedbirlerle yapılan suni karlama sistemini devreye alarak beyaz örtüde kayak yapıyor. İşte Kartalkaya; geçen sezonu yeterli yağış olmadığı için hüsranla kapatan turizmciler bu yıl işi şansa bırakmadı. Kartalkaya'da makineyle her gün pistlere kar yağdırılarak karın keyfi her şartta doyasıya yaşanıyor. Erciyes'te de durum aynı. Global ısınma tehdidi ile beraber kayak merkezlerinde karsız kalma, kar yağmama ve pistleri açamama gibi bir ihtimal belirdi. Buna da teknolojik olarak üretilen yegâne çözüm suni karlama sistemidir. Bu düşünceyle hareket edenler dağları kış günü bile ihya ederken maalesef Bursa bu konuda sınıfta kaldı" dedi.
ALAN BAŞKANLIĞI DAYATMASI
İHA'ya konuşan yetkililer ise Uludağ'ın başta suni karlama sistemi olmak üzere tüm sıkıntılarının 'Uludağ Alanı Hakkında Kanun Teklifi'nin hayat bulmasıyla Turizm Bakanlığı'nın yetkisinde hazırlanan yönetmeliklerle çözüme kavuşacağını iddia ettiler. Oysaki Alan Başkanlığı Uludağ'ı tamamen yok edebilir. Zirve karı tamamen unutabilir!
ALAN BAŞKANLIĞI ULUDAĞ'I KORUMAYACAK!
Uludağ Milli Parkı'nın endemik türlerinin ağırlıklı olarak bulunduğu 2100 hektarlık bölümünün yönetimi, kurulması istenen Alan Başkanlığı'na devredileceğini ve bu alanda Milli Park Yasa'larının uygulanamayacağını söyleyen Türkiye Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, "Uludağ'da yetki karmaşası olduğu argümanı ile bu kanun teklifini savunuyorlar ama orada tek yetkili Milli Parklar. Burada asıl amaç bölgeyi yapılaşmaya açmak. Alan başkanlığı ile birçok konuda tek karar ile hareket edilmesinin önü açılacak. Mesele bürokrasiyi kolaylaştırmaksa neden şehrin içinde bunu yapmıyoruz da Uludağ'da yapıyoruz? Danışma kurulu turizm ve ticaret erbabından oluşacak. İznik Alan Başkanlığı var mesela akademik odalar orada var ama burada neden yoklar?" ifadelerini kullanmıştı.
"BİZİM CİĞERLERİMİZİ ALMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Uludağ'ın milli bir değer olduğunu belirten İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ülkü Küçükkayalar ise, "Endemik Türleri, su kaynakları ve doğal yaşamı ile yılda 3-4 ay sürecek kış turizmine hizmet edecek yapıların kolaylıkla inşa edilmesinin önünü açmamamız gerekiyor" açıklamalarında bulunmuştu.
Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun ise ormanların Anayasa ile korunduğunu hatırlatırken, "Alan başkanlığı yasaları talan yasalarıdır. Uludağ aynı zamanda Güney Marmara'nın su deposu konumunda bulunuyor. Bizim ciğerimizin bir kısmını almaya çalışıyorlar. Bizim buna karşı çıkmamız gerekli" diyerek Alan Başkanlığı"nın yaratacağı tehlikeye dikkat çekmişti.
ULUDAĞ'A BÜYÜK ZARAR VERECEK!
Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu (İKK) ile Türkiye Ormancılar Derneği, Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği, Kamu Emekçileri Sendikası Türkiye Ormancılık Hizmetler Kolu, Bursa Akademik Odalar Birliği ve Bursa Barosu tarafından 'Uludağ Milli Parkı'nda Alan Başkanlığı İstemiyoruz' konulu basın açıklamasında şunlar ifade edilmişti:
"Öncelikle Alan Başkanlığı kurulması istenen ULUDAĞ hakkında kısa bir bilgi vermek istiyoruz.
Uludağ 2543 m. yüksekliği ile Marmara Bölgesinin en yüksek dağı olup, 1320 çeşit bitki, böcek ile çok sayıda ve türde yaban hayvanına ev sahipliği yapmaktadır.
Ülkemizin ilk kış-doğa sporları merkezidir.
1961 yılında Milli Park olarak ilan edilen, 13.024 hektar büyüklüğündeki bu koruma alanı 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümleri kapsamında yönetilmektedir.
Birçok bilimsel araştırmanın da yapıldığı Uludağ Milli Park'ının % 71'i tamamen orman örtüsü ile kaplıdır. Geriye kalan bölümü ise üzerinde sadece Uludağ'da yetişen dünya literatüründe yer alan 32 endemik türün bulunduğu alpin çayır alanları ile kayalık alanlardır.
Birçok özelliği ve güzelliği ile kış ve yaz aylarında ilgi gören Uludağ'ın yıllık ortalama ziyaretçi sayısı yaklaşık iki milyondur.
Bursa'mızın içme su kaynaklarının tamamına yakınını barındıran, su ihtiyacını karşılayan su kaynaklarına sahiptir.
Güzellikleri anlatılmakla bitmeyen bu doğa cenneti, kurulması düşünülen Alan Başkanlığı ile büyük ölçüde tahrip edilecek ve geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracaktır.
Alan Başkanlığı için hazırlanan kanun teklifinde belirtilen komisyon ve danışma kurulunda yer alacak üyeler ağırlıklı olarak turizm ve ticaret sektörü temsilcilerinden oluşmaktadır. Bu komisyonun alanda yapacağı uygulamaların Uludağ'ı korumaya yönelik olmayacağı açıktır. Alan Başkanlığı ile yönetme biçiminin olumsuz örnekleri Kapadokya'da görülmektedir.
Uludağ Milli Parkı'nın endemik türlerinin ağırlıklı olarak bulunduğu 2100 hektarlık bölümünün yönetimi, kurulması istenen Alan Başkanlığı'na devredilecek ve bu alanda Milli Park Yasa'ları uygulanamayacaktır.
Alan Başkanlığının içerisindeki Hazine ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının mal varlıkları üzerinde tam yetkili olması, bu sınırlar içerisindeki gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmaz mallar ile tesisleri kamulaştırma yetkisine sahip olması, burada yapılacak her tür ve ölçekte planların hazırlanması, uygulanması ve buna benzer daha nice kararların alınması ve uygulanması yetkileri ile donatılmış Alan Başkanlığı projesinin, Uludağ Milli Parkı'na çok büyük zararlar vereceği aşikardır.
Bu alanda yapılacak yeni otel zincirleri, yeni yerleşim yerleri, otoparklar, yeni yollar ve artacak nüfus, mevcut doğal dokuya büyük zararlar verecektir.
Bursa'mızı besleyen su kaynakları kirlenecek, endemik türler yok olacak, artacak yapılaşma sonucu bacalardan çıkan sıcaklık, Uludağ'ın kış aylarındaki ortalama ısı değerini olumsuz yönde değiştirecektir.
Bu nedenlerle Uludağ'da, Alan Başkanlığı kurulmasının, Uludağ'ımıza ve dolayısıyla Bursa'mıza getireceği olumsuzluklar nedeniyle Uludağ'da Alan Başkanlığı kurulmaması ve Milli Park olarak yönetilmeye devam edilmesi konusunu kamuoyuna saygı ile arz ederiz."