2026.08.03 13:09 Son Güncellenme: 2026.08.03 13:11 - KÜLTÜR - SANAT
Ilse Korn ve Vilmos Korn tarafından yazılan, Karl Marx'ın Londra'daki yaşamını, çocuk işçileri ve Marx'ın gerçek hayatta çocuklarına anlattığı masalları konu alan "Mohr ve Londra'nın Kargaları", geçtiğimiz haftalarda yayımlandı.
Olcay Geridönmez'in çevirisi ile Kor Kitap tarafından okurla buluşturulan roman, Marx'ın Londra'daki mültecilik yaşamının çoklu yönleriyle önemli bir kesitin yanı sıra, Kling ailesinin fertleri üzerinden işçilerin durumu ve yaşam mücadelesini anlatıyor.
Toplum dışına düşmüş, itilmiş emekçi çocuklarının "Kargalar Çetesi" şahsındaki durumunu ve sınıfın mücadelesine duyarsız kalamayışlarıyla konumlanışlarını canlı ve gerçekçi bir biçimde tasvir eden roman, 424 sayfadan oluşuyor.
19. yüzyılın ikinci yarısında Karl Marx'ın Kapital çalışmalarına yoğunlaştığı, işçi sınıfının, büyüğünden küçüğüne tüm fertlerinin kötü koşullarda çalışıp yaşadığı kapitalizmin başkenti Londra'da geçen roman, dostları tarafından "Mohr" diye çağırılan Karl Marx'ın, bir iplik fabrikasında günde 12 saat çalışan on üç yaşındaki Joe Kling ve ailesiyle tanışmasıyla gelişen olayları anlatıyor.
Okur, iç içe geçen bu üç kulvardaki gelişmeleri merakla takip ederken romanın ikinci yarısının ana harçlarından birini Hans Röckle Usta ve Mr. Ateşbacak'ın masalı oluşturuyor. Marx'ın gerçek hayatta çocuklarına anlattığı bilinen bu masal, dördüncü bir merak unsuru haline de geliyor.
Mohr ve Londra'nın Kargaları, Marx ailesinin günlük geçim sorunlarıyla boğuşmasına, çocuklarının hayatı üzerinde titremelerine, borçlar, hastalık, hatta ölüm gibi acılarla, çaresizliklerle sarsılmalarına olduğu gibi hem kendi çocuklarıyla hem de Kling çocuklarıyla kurdukları canlı ve ilham verici ilişkilerine sahne oluyor.
Olcay Geridönmez: Karl Marx'ın hayatı her zaman ilgi konusu olmuştur
Kitabın çevirmenliğini yapan Olcay Geridönmez de kitabın önemini T24'e anlattı.
Karl Marx ve Friedrich Engels'in hayatının her daim ilgi konusu olduğunu ve bu nedenle de haklarında onlarca biyografi, anı ve derleme vb. yazıldığını belirten Geridönmez, şunları söyledi:
"Mohr ve Londra'nın Kargaları romanı, Galina Serebryakova'nın kült eseri Ateşi Çalmak'a benzer bir tarzda; Karl Marx ve ailesinin hayatının 1850'lilerin başındaki özel bir kesitine bir pencere açıyor. Bu pencereden Londra ile bu kentin işçi ve emekçi kesimlerinin etkileyici ve canlı bir panoramasını gösteriyor. Çocuk işçiliğinin, toplum dışına itilmiş emekçi çocuklarının durumu ile sıkıntı ve acılarla sınanan Marx'ların kendi çocuklarıyla kurduğu ilham verici ilişkiler romanın odağında."
Kitabın yazarı Ilse Korn'un Doğu Almanya'nın en önemli ve bilinen ilk kadın çağdaş masal anlatıcılarından olduğunu belirten Geridönmez, 1962 yılında yayımlanan kitabın 1969'da film olarak da izleyicilerle buluşturulduğunu söyled. Geridönmez, kitaptaki "Hans Röckle Usta ve Mr. Ateşbacak" (Meister Hans Röckle und Mister Flammfuss) karakterlerinin de 1968'de ayrı bir çocuk kitabı olarak yayımlandığını ve bu eserin de 1974'te filme dönüştürüldüğünü ekledi.
Karl Marx kimdir?
Karl Marx (1818-1883), felsefe, iktisat ve sosyoloji alanlarındaki kuramsal çalışmalarının yanı sıra, modern işçi hareketinin şekillenmesinde aktif rol oynamış Alman siyasi teorisyen ve devrimci bir önderdir.
Friedrich Engels ile birlikte kaleme aldığı Komünist Manifesto'da ifade edilen ve toplumsal değişimin temel dinamiğini materyalist esaslara dayandıran yaklaşımı, yalnızca mevcut yapının çözümlenmesini değil, radikal bir toplumsal dönüşümü hedefler. Siyasi faaliyetleri ve fikirleri nedeniyle muhtelif Avrupa devletlerince sürgüne tabi tutulan Marx, 1848 devrim süreçlerinde yer almış ve Uluslararası İşçi Birliği'nin (1. Enternasyonal) kuruluş ve sevk süreçlerinde liderlik üstlenmiştir.
İktisadi çözümlemelerinin merkezinde yer alan sınıf mücadelesi, artı-değer ve yabancılaşma kavramları; kapitalist üretim ilişkilerinin içsel çelişkilerini ve bu yapının kaçınılmaz olarak sınai proletaryanın örgütlü mücadelesiyle aşılacağı tezini ortaya koyan Marx, toplumsal yapıyı altyapı (ekonomik temeldeki üretim ilişkileri) ve üstyapı (hukuk, siyaset, ideoloji) arasındaki diyalektik ilişki üzerinde ayırmıştır.
Bu kuramsal çerçeveyi doğrudan devrimci bir pratikle birleştiren düşünürün mirası, 20. yüzyıl siyasal tarihini, toplumsal hareketleri ve uluslararası siyaset literatürünü belirleyici düzeyde etkilemiştir.