Bursa
Parçalı Bulutlu
23.1°
Başka Gazete

Karbon emisyonları yavaşlasa da küresel sıcaklık artışı felaket sınırına ilerliyor

2026.10.22 13:39 Son Güncellenme: 2026.10.22 13:39 - YAŞAM

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), küresel iklim krizine ilişkin yıllık envanter raporunu yayımladı. Küresel emisyon artış hızında duraklama gözlense de dünya genelindeki mevcut politikaların gezegeni yüzyıl sonuna kadar 2,8 derecelik felaket boyutunda bir ısınmaya sürüklediği belgelendi.

Karbon emisyonları yavaşlasa da küresel sıcaklık artışı felaket sınırına ilerliyor

İklim bilimi, küresel çevre politikaları, meteoroloji ve uluslararası diplomasi dünyasında, gezegenin geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati bir tıp ve çevre raporu kamuoyuna sunuldu. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan Emisyon Açığı Raporu, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde felaketin boyutlarını gözler önüne serdi.

BM Genel Sekreteri António Guterres, raporun sunumunda yaptığı açıklamada, küresel ısınmada kritik eşik kabul edilen 1,5 °C sınırının artık aşıldığını ve aşırı sıcak dalgaları, orman yangınları ile ölümcül sellerin tüm dünyada yıkıcı etkiler yarattığını vurguladı.

MEVCUT POLİTİKALAR 2,8 DERECELİK FELAKETE İŞARET EDİYOR

Rapor verilerine göre, sera gazı emisyonlarının artış hızı COVID-19 pandemisinden bu yana ilk kez duraklama emareleri gösterse de mevcut devlet politikaları iklim hedeflerini yakalamaktan oldukça uzak kalıyor. Bilim insanları, mevcut taahhütlerin sürdürülmesi durumunda küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 2,6 °C ila 2,8 °C seviyesine ulaşacağını saptadı.

Bu tablo, 2015 Paris Anlaşması'nda belirlenen 2,0 °C'lik güvenlik üst sınırının ağır biçimde ihlal edildiği anlamına geliyor. Araştırmacılar, küresel emisyonların %3,4 seviyesini aşması halinde gezegendeki ekolojik ve biyolojik yaşamın geri dönülemez bir felakete sürükleneceği konusunda uyarıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KATLANDI ANCAK EMİSYON AÇIĞI KAPANMIYOR

Rapordaki olumlu gelişmeler arasında, temiz enerji kapasitesinin 2015 yılından bu yana beklenenden üç kat, güneş enerjisi yatırımlarının ise sekiz kat daha hızlı büyümesi yer alıyor. 2025 yılı emisyonlarının arazi kullanımı ve orman yangınlarındaki düşüş sayesinde 2024 seviyelerinde seyrettiği tahmin ediliyor.

Ancak Climate Analytics uzmanlarından iklim bilimci Bill Hare ve CREA araştırmacısı Lauri Myllyvirta, tek bir yıllık duraklamanın kalıcı bir düşüş trendi anlamına gelmediğini belirtiyor. Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılabilmesi için önümüzdeki on yılda emisyonların %45 azaltılması gerekirken, mevcut vaatler en iyimser senaryoda yalnızca %15'lik bir kesintiye denk geliyor.

ABD'NİN ANLAŞMADAN ÇEKİLMESİ VE IPCC'DEKİ KİLİTLENME KAYGI YARATIYOR

Raporun en dikkat çekici kısımlarından birini ise küresel diplomasi krizleri oluşturuyor. Çin'den sonra dünyanın en büyük emisyon kaynağı olan Birleşik Devletler'in Trump yönetimi altında Paris Anlaşması'ndan resmen çekilmesinin, küresel tepe ısınmaya tek başına 0,1 °C ilave yük getireceği hesaplandı.

Öte yandan bilimsel değerlendirmeleri denetleyen Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), bir sonraki raporun yayın takvimi üzerinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle kilitlendi. Yüzden fazla bilim insanı yayımladıkları açık mektupta, iklim krizinde kaybedecek tek bir saniyenin dahi kalmadığını vurgulayarak çalışmalarını kesintisiz sürdüreceklerini ilan etti.