Bursa
Açık
25.6°
Başka Gazete

Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlandı

2026.06.28 13:17 Son Güncellenme: 2026.06.28 19:22 - GÜNDEM

77 yaşında hayatını kaybeden Türk sinemasının dev ismi Kadir İnanır için, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlendi. Törene İnanır'ın sanatçı dostları ve siyasi isimler de katıldı. İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural'ın sözleri tüm salonu ağlattı. İnanır'ın cenazesi, veda töreni sonrası cenaze namazı için Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'ne getirildi.

Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlandı

Türk sinemasına her dönemde damga vuran ve 77 yaşında hayatını kaybeden büyük aktör Kadir İnanır, bugün son yolculuğuna uğurlandı.

ÖNCE ANMA TÖRENİ, SONRA CENAZE NAMAZI...

İnanır için önce Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni gerçekleştirildi.

Kadir İnanır'ın cenazesi, düzenlenen veda töreni sonrası cenaze namazı için Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'ne getirildi.

Cami avlusu, son görevini yerine getirmek isteyen sevenleri ve sanat camiasından çok sayıda isimle doldu. 

Cenaze törenine Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Hülya Avşar, Şenol Güneş, Nuri Alço, sanat dünyasından çok sayıda ünlü isim ve yüzlerce yurttaş katıldı.

Cenaze namazı sonrası okunan duaların arından usta oyuncu Kadir İnanır'ın Türk bayrağına sarılı tabutu cenaze aracına konularak dualar eşliğinde defnedileceği Ulus Mezarlığına götürüldü.

Usta oyuncu, ikindi namazı sonrası kılınacak cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığı'nda defnedildi.

YAŞAM SAVAŞINI KAYBETTİ

İnanır, 26 Haziran Cuma günü 77 yaşında hayatını kaybetti. İnanır, geçen günlerde "zatürre" teşhisiyle hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.

HARBİYE MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ'NDE ANMA TÖRENİ 

Kadir İnanır'ın cenazesi ilk olarak, saat 13.00'teki anma töreni için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ne getirildi.

Törende sunuculuğu oyuncu Volkan Severcan üstlendi. 

SİYASİLER DE TÖRENE KATILDI

Törene Perihan Savaş, Menderes Samancılar, Necmettin Çobanoğlu, Halil Ergün, Levent Özdilek, Nuri Alço, Bülent Emrah Parlak, Burak Deniz ve Birand Tunca katıldı.

Siyasilerden ise; DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, DEM Parti Milletvekilleri Pervin Buldan ile Mithat Sancar, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu katıldı.

Öte yandan törene Barış Anneleri de katıldı.

TUNCER BAKIRHAN: "ÖZLEMİNİ DUYDUĞU BARIŞI İNŞALLAH BU TOPRAKLARA GETİRECEĞİZ"

Törene katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, girişte gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Türkiye'nin başı sağ olsun. Çok önemli bir sanatçıyı, çok önemli bir demokratı kaybettik. Bir kişi eksildik. Barışsever birisiydi. Sürekli hak ihlallerine uğrayan insanların yanındaydı. 80'lerde darbe karşıtıydı. Sonrasında işçilerin, emekçilerin hak arama mücadelesinin yanındaydı. 2013-2015 tarihlerinde Kürt meselesinin çözümü için başlayan süreçte akil insanlarda yer aldı.

Sonrasında da Türkiye'de başta Kürt meselesi olmak üzere demokratikleşmeye kafa yordu, emek verdi. Büyük bir kayıp. Çok değerli bir insandı. Sadece bir sanatçı değildi, demokrattı ve bir devrimciydi. Türkiye'nin, Karadeniz halkının, devrimcilerin, demokratların başı sağ olsun. Onun özlemini duyduğu barışı inşallah bir gün bu topraklara getireceğiz sözünü veriyoruz."

KILIÇDAROĞLU'NUN ÇELENGİ İÇERİ ALINMADI

Mutlak butlanla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu'nun çelengi Harbiye Muhsin Ertuğrul'un kapısına konulurken; CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çelenkleri sahneye konuldu.

SUNUCU VOLKAN SEVERCAN: KİMİ ZAMAN SEVDANIN, KİMİ ZAMAN VİCDANIN SESİ OLDU...

Törende sunuculuğu üstlenen oyuncu Volkan Severcan, "Onun sesi, bakışı, duruşu, yürüyüşü, yıllar boyunca milyonlarca insanın hayatına dokundu. Kimi zaman umudun, kimi zaman baş kaldırının kimi zaman sevdanın, kimi zaman vicdanın sesi oldu. Oynadığı karakterler yalnızca beyazperdede kalmadı. Gerçek sanatçılar eserleriyle zamanın ötesine geçerler. Onlar aramızdan ayrılsalar da bıraktıkları iz silinmez" dedi.

SONER ARICA: "ÇOK ÜZGÜN VE ŞAŞKINIM"

Törene girişte gazetecilere açıklama yapan konuşan Kadir İnanır'ın yeğeni Soner Arıca, şunları söyledi:

"Çok büyük bir ikondan, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Yani sadece sadece benim dayım değil. Ülkenin dayısıydı, abisiydi. Çok önemliydi. Birkaç jenerasyonun erkek nüfusunun büyük bir bölümü onun gibi yürüdü, onun gibi güldü, onun gibi giyindi. Çok üzgün ve şaşkınım. Tabii ki hiç kimseye yakışmıyor, ölüm demekte bile zorlanıyorum. Ama sanki ben hiçbir zaman böyle bir şey olmayacak diye düşünüyordum. O yüzden çok tuhaf. Gerçekliğine inanmıyorum. Çok üzgünüm. Bir de yani annemi de kaybettik 3 gün önce üst üste."

TAMER KARADAĞLI: "KRALLARIMIZI YAVAŞ YAVAŞ KAYBEDİYORUZ"

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise "Çok üzgünüz, yani bir dev gitti. Bir dönem daha kapandı. Biraz önce de aynı şeyi söyledim: Krallarımızı yavaş yavaş kaybediyoruz. Kadir ağabey ünlü bir oyuncu değildi, bu ülkenin milli değerlerinden biriydi bence. Çok üzgünüm. Başımız sağ olsun" dedi.

BİROL GÜVEN: "TEK TESELLİMİZ BİZE BIRAKTIKLARI SERVET"

Törene katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Türk sineması sadece bir sinema değildi. Bizim değerlerimizin de hafızamızın da korunduğu bir yerdi. Dolayısıyla ben sinemamızın da bir yokluk dönemine girmekte olduğunu düşünüyorum. Tek tesellimiz bize bıraktıkları bir servet var bir hazine var. Yeni nesil sinemacı arkadaşlarımız buradan çok şey öğreneceklerdir. Mekanları cennet olsun" dedi.

'KENAN EVREN' GERGİNLİĞİ

Törende, Kadir İnanır'ın Kuzeyden Gelen Adam belgeselinde 12 Eylül Askeri Darbesi'nin anlatıldığı anlarda gerilim yaşandı.

Kadir İnanır hakkındaki sinevizyon gösterimi sırasında Kenan Evren salonda yuhalandı. Bir kişi ise, "Yapmayın burası cenaze. Eski Genel Kurmay Başkanını yuhalayamazsınız" diye bağırdı. Daha sonra tepki gösteren kişi, yuhalanarak salondan çıkardı.

JÜLİDE KURAL'IN SÖZLERİ TÜM SALONU AĞLATTI

Kürsüye ilk olarak Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural çıktı. 

Kural, şunları söyledi:

"Şu andaki duygum sadece sessizce durmak. Asıl duygum bu. Ama Kadir'in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki kalbimin buna dayanabileceğini zannetmiyorum. Aslında Kadir İnanır'ı hepimiz tanıyoruz. Onun haksızlık karşısında taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan şanını, aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep, dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri, en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde. Bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. 

Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Ve herkesin aslında abisidir, dayısıdır, sevgilisidir, oğludur, babasıdır. Aslında o, halktır. Anadolu'dur ve bütün halkların dostudur. O yüzden de Rum'dur, Türk'tür, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Arap'tır ve tabii Kürt'tür. Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine; 'O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der dünyanın en güzel gülümsemesiyle. Vasiyetin sorumluluğumuzdur, bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka."

MENDERES SAMANCILAR: "KOCAMAN BİR İNCİR AĞACIYDI BENİM İÇİN"

Oyuncu Menderes Samancılar ise "Kocaman bir incir ağacıydı benim için. Barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek; asla unutmayacağız. Her daim yüreğimizde yaşatacağız" dedi.

Samancılar, şöyle devam etti:

"Artık dinlemek zor Hekimoğlu'nu, her dinlediğimizde yeniden ağlayacağız. O derlemişti biliyorsunuz ümit koçan okumuştu. Bundan da hep övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça. Kocaman bir incir ağacıydı benim için sürekli bal gibi incirler veren bal gibi hayata bakan barış kardeşlik sevgi dolu bir yürek asla unutmayacağız. Asla unutmayacağız. Kadir inanır gibi bir değeri asla unutmayacağız her daim yüreğimizde yaşatacağız. İyi ki hayatımıza girdin, ömrümün 50 yılını birlikte geçirdim. İyi ki varmışsın canım abim güle güle."

ADİL KAYA: "SEVGİ GERÇEKTEN EMEKTİ..."

Kürsüye gelen üçüncü isim Nürnberg Film Festivali Başkanı Adil Kaya oldu. 

Kaya, "Karşımızda yıllar boyunca barışı aramak için Kolombiya'ya kadar giden emek kavramına büyük anlam yükleyen bir Kadir İnanır vardı. Bir gün sevgi emektir dediğinde Türkiye'de büyük tartışmalar çıkmıştı. Biz ise bu sözün etek kemiğe bürünmüş haline kadir inanır ile Jülide Kural'ın yaşamında gördük. Sevgi gerçekten emekti bugün kadir İnanır'ı seven ona saygı duyan herkesin Jülide'ye de büyük bir teşekkür borçu olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. 

ALİ GÜNDOĞDU: "GÜLE GÜLE DAYI..."

Yapımcı Ali Gündoğdu ise "Bana her zaman bir abi gibi davrandı. Benim burada olma nedenlerimden bir tanesi Sayın Kadir İnanır'dır. Güle güle dayı" dedi. 

KÖKSAL HOLOĞLU: "ANADOLU'NUN BİRLİĞİNE YÜREKTEN İNANAN BİR İNSANDI"

Dr. Köksal Holoğlu, "Kadir İnanır hayatını her zaman Anadolu'nun ruhuyla buluşturan, Anadolu'nun birliğine, dirliğine, kardeşliğine yürekten inanan bir insandı. Onun için sanat yalnızca bir meslek değil topluma karşı taşıdığı sorumluluğun da yansımadıydı. Bu duruşu onu milyonların gönlünde ayrıcalıklı bir yere taşıdı" diye konuştu. 

KERİM YILDIZ: İNANDIĞI BARIŞIN SESİ OLMAYA ÇALIŞTI

Törende konuşan Demokratik Gelişim Enstütüsü (DPI) Direktörü Kerim Yıldız ise şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada bir insanı uğurlamak için değil, bir ömrün ardında bıraktığı üzere şahitlik etmek için toplandık. Kadir, birçok insanın gözünde büyük bir sanatçıydı. Bizim içinse her şeyden önce iyi bir dosttu. Şöhret gelip geçti, perdeler kapandı ama onun dostluğu hiç değişmedi. Hayatı boyunca dimdik durmayı seçti. İnandı, doğru bildiğinden kolay vazgeçmedi. Bazen bunun bedelini ödedi ama hiçbir zaman kolay olanı değil doğru bildiği yolu tercih etti. Kadir, yalnızca sanat hayatında değil bu ülkenin ortak vicdanını ilgilendiren meselelerde de sessiz kalmadı. Barışın yeşerebilmesi için gerektiğinde büyük riskler alarak elini taşın altına koydu. Özellikle Kürt meselesinin çözümüne yönelik barış arayışlarında samimiyetle, hiçbir kişisel hesap gözetmeden yer aldı. Gözyaşının dinmesi, anaların ağlamaması, bu ülkenin evlatlarının kardeşçe yaşayabilmesi için inandığı barışın sesi olmaya çalıştı.

Bu vicdani duruştan geri adım atmadı. 'Barışı görmeden ölmeyeceğim' demişti. Barışın bir sabır işi olduğunu bilirdi. Dünyadaki barış süreçlerini anlamak için demokratik gelişim enstitüsü ile birlikte Kuzey İrlanda'dan Filipinler'e, Kolombiya'dan Güney Afrika'ya adım adım barışı sordu, barışı anlattı. Akil insanlar arasında yerini aldığında barışı en çok ciddiye alanlardandı. Onunla aynı imkânlara sahip insanlar lüks içinde tatil yaparken o bizimle birlikte Filipinler'de yoğun toplantıları büyük bir dikkatle izliyordu. Toplantılar sonrası yaptığı konuşmayla çoğumuzu ağlatmıştı. Özetle kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum ama kalan ömrümü insanlık için işe yarayan bir şeye yani barışa adayacağım demişti. Kadir İnanır kaç kez ölümle mücadeleye girişti, biliyoruz ki en çok da barışa daha fazla hizmet için direnmişti. Onunla aynı sofrayı paylaşanlar bilir, bir tebessümle en ağır havayı dağıtır, bir sözüyle insanın içine cesaret bırakırdı.

İnsanlara yalnızca rol yapmadı insan olmanın ne demek olduğunu en zor zamanlarında hatırlattı. Geride filmler kalacak, unutulmaz sahneler kalacak, o sesi kalacak ama bunların ötesinde onu tanıyanların yüreğinde bıraktığı iz kalacak. Çünkü bir insanı ölümsüz kılan yalnızca eserleri değil gönüllerde bıraktığı iyiliktir. Sevgili Kadir abim bize bıraktığın en büyük miras, onurlu yaşamanın vicdanlı olmanın ve dostluğu her şeyin üstünde tutmanın mümkün olduğunu göstermendi. En zor meselelerde bile barıştan yana söz söylemenin ön yargı yerine diyaloğu ayrışma yerine kardeşliği savunmanın bir insanın taşıyabileceği en büyük sorumluluktan biri olduğunu taşıyarak gösterdin."

ASLI KIZILTUĞ: "SİZİ ÇOK ÖZLEYECEĞİM..."

İnanır'ın manevi kızı Aslı Kızıltuğ, "Ben Kadir Bey'in manevi kızıyım. Bana kattığı her şey için minnettarım. Özellikle son dönem yaptığımız sohbetleri hiç unutmayacağım. Sizi çok özleyeceğim" dedi.

BARAN SEYHAN: "KAHRAMANLARIN KAHRAMANI"

Yapımcı Baran Seyhan, "Özellikle ülkemizde her sinemacı bir kahramandır. Ama bir de kahramanların kahramanı var o da Kadir İnanır'dır. Bizi çok etkileyen derinlikli, ruhumuzu besleyen cümleleri aslında gözler yazar. O gözler de Kadir İnanır'a aittir. Ne mutlu ki ülkesine sevdalı birisi olarak, ülkesinin de sevdası haline gelebildi" diye konuştu. 

NEVSAL ELEVLİ: "SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ"

Gazeteci Nevsal Elevli, "Kendisiyle yıllar önce okulda yanlış anlaşılma dolayısıyla tanıştık. O bizden 10 yıl sonra aftan yararlanıp gelmişti gazeteciliğe. Öyle bir insandı ki ayakları yere değerdi ve herkese yardım ederdi. Yıllar sürdü dostluğumuz, hiçbir zaman elini benim üzerimden çekmedi. Ne zaman bir şeye ihtiyacım olsa kendisini arardım. Emeğe, dostluğa saygısı vardı. Kendisini çok özleyeceğim. Adam gibi bir adamdı. Seni hiç unutmayacağız Kadir" dedi.

CANAN KAFTANCIOĞLU: "KADİR'CİĞİM, SENİN GİDİŞİN BİZLERE ÇOK KOYDU..."

Ardından kürsüye, CHP'nin eski İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu çıktı.

Kaftancıoğlu, şunları söyledi:

"Söylenecek her sözün eksik kalacağı birini uğurluyoruz bugün. Kadir İnanır'ın sanatçı ve aydın kimliğini, kişiliğini, o şanın şöhretin hiçbir kuruşun bozamadığı duruşunu anlatmaya ne hacet, hepimiz biliyoruz. Herkesin bildiğini tekrarlamaya gerek var mı diye düşünmüştüm. Belki pek bilinmeyen o hastalığı döneminde, hastalığının bile bozamadığı duruşuna dair sayısız anekdottan birkaçını paylaşmak isterim. Hasta yatağında bile önceliği hiçbir zaman kendisi olmadı. Orada da hepimizin güvenli limanı ve sığınağı olmaya devam etmişti. Yurt dışına taşınan avukat bir arkadaşımızı arayıp 'bir ihtiyacın var mı' demeyi hepimizden önce düşünmüştü.

Hepimizin hayatın olağan koşturmacasında atladığımız onlarca detayı o hasta yatağında bile asla atlamadı. Evet Kadir İnanır'ın önceliği kendisi değildi, tek başına dostları da değildi. Ülke ve dünya gündemini o kadar yakından takip ediyordu ki. Burada hayat arkadaşı Sevgili Jülide'nin katkısı tartışmasız. Ben bunlara tanıklık edince Kadirizm denilen şeyin aslında popülist bir kavram değil, aslında bir yaşam felsefesi ya da felsefesi olan bir yaşam olduğunu hissetmiştim. Kadir İnanır gerçekten kolay olunmuyordu.

Sevgili Sırrı Süreyya'nın ardından kâh gülüp, çokça ağlarken 'Canan'cığım ben inançlı bir insanım. Ölümü de hastalığı da sorgulama, yargılama gibi bir düşüncem yok ama benimle ilgili yazdığı yazıyı okuduğum Sırrı'nın benden önce gitmesi bana koydu' demişti. Kadir'ciğim, senin gidişin de bizlere çok koydu. Barışa dair zihinsel katkını hep sundun ama fiziksel olarak katkı sunamıyor olması hastalığı döneminde en çok üzüldüğü şeydi sanırım. Ya da ben öyle hissediyorum. Bu topraklara barış gelecekse eğer ki gelecek, emin ol sen ve senin gibilerin yüzü suyu hürmetine gelecek. Güle güle."

GÜL BAKAR: "O İÇİMİZDE YAŞAYACAK"

Gül Bakar, "Bugün çok kıymetli sanatçımız Kadir İnanır, benim canım dayımı ebedi yolculuğuna uğurlamak üzere burada toplandık. Onun yokluğu hepimizin yüreğinde derin bir boşluk ve hüzün yarattı. Canım dayım, seninle geçirdiğimiz her an benim için çok kıymetliydi. Gerek bana verdiğin öğütler, gerekse her zaman yanında olman beni çok güçlü kıldı. Aramızdaki bağ hastalık sürecinde güçlendi. Onu sık sık ziyaret etmem, yanında olmam, ailemizle ilgili olayları anlatmam onu çok mutlu kılardı. Ailesine çok bağlı bir insandı" dedi. 

LEVENT İNANIR: "BEN ONUNLA VEDALAŞMIYORUM..."

Levent İnanır ise, "Kadir dayım, büyük usta, büyük aktör, büyük insandı. Çok şey öğrendim ondan. Hatta öğrendiğim her şeyi, birçoğunu ondan öğrendim. Kadir dayım yıllar önce bir röportajında, 'Ben bir gün ölürsem Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak' demişti. Yine kendi söylemi 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra izlenecek' derdi. Ben onunla vedalaşmıyorum, o içimizde yaşayacak, yaşıyor" diye konuştu. 

Konuşmaların ardından tören 14.30'da sona erdi.

CENAZESİ BARBAROS HAYRETTİN PAŞA CAMİSİ'NE GETİRİLDİ

Kadir İnanır'ın cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen veda töreni sonrası cenaze namazı için Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'ne getirildi.

Cami avlusu, son görevini yerine getirmek isteyen sevenleri ve sanat camiasından çok sayıda isimle doldu.

BAKAN ERSOY: 'ÇOK ÖNEMLİ BİR USTAYDI'

Cenaze namazı öncesi konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bir devrin, Yeşilçam'ın, hayatımıza uzanan, evlerimize, ailelerimize dahil olan eşsiz değerlerini maalesef birer birer kaybediyoruz. Onlara birer birer veda ediyoruz, ahirete uğurluyoruz. Kadir İnanır bu uğurladığımız eşsiz değerlerimizle birlikte, bir devir hiç geri dönmemecesine kapanmış oluyor. Öyle bir devir ki, birkaç neslin duygularını, yaşamlarını, hayallerini beyaz perdeden ayna tutan çok önemli değerlerimizi kaybediyoruz" dedi.

Ersoy şöyle devam etti:

"Kadir İnanır çok eşsiz bir değerdi, çok önemli bir ustaydı. Başta Türk sinemasına kazandırmış olduğu ders niteliğindeki eserleri, aynı şekilde Türk klasiklerine, sinemamızın Türk klasiklerine vermiş olduğu, hayat vermiş olduğu eserleriyle çok önemli bir sanatçımızdı. Başta ailesi olmak üzere, yakınlarına, tüm sanatseverlerimize, sanat camiamıza başsağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun."

TÜRKAN ŞORAY İZDİHAMIN ARASINDA KALDI

Usta sanatçı Türkan Şoray, birçok filmde birlikte kamera karşısına geçtiği Kadir İnanır'ı son yolculuğuna yalnız bırakmadı.

İnanır'ın cenaze törenine katılan Türkan Şoray izdihamın arasında kaldı.

KILIÇDAROĞLU CENAZE TÖRENİNE GELDİ: PROTESTO EDİLDİ

"Mutlak butlan" kararıyla CHP'nin başına "atanan" Kemal Kılıçdaroğlu da, İnanır'ın cenazesine geldi. Kılıçdaroğlu'na Gürsel Tekin eşlik etti.

Kılıçdaroğlu cenaze alanına girerken saf tutanlarla tartışma yaşandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun yolunun açılmasına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yardım etti.

Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun gelişi, cami avlusunda tepkiyle karşılandı.

Kaynak: Cumhuriyet