Başka Gazete

İYİ Parti lideri Dervişoğlu: 'Terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere bayrak açıyorum'

2026.06.27 21:17 Son Güncellenme: 2026.06.27 21:20 - GÜNDEM

İyi Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, "Türk milleti adına açılan bu bayrak, boğazına çökülmek, nefesi kesilmek istenen bir milletin namusu, onuru ve nurudur. Bu duruş, terörü ve teröristi kollayanlara, 'Terörsüz Türkiye' yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere karşı net bir tavırdır." dedi.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu: 'Terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere bayrak açıyorum'

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 Haziran'da partisinin TBMM'de düzenlediği grup toplantısında açıkladığı "Bayrak Mitingi"ni bugün Ankara'da Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirdi. Miting öncesinde ve Dervişoğlu'nun konuşması sırasında, "Ne mutlu Türk'üm diyene", "Bayrak inmez, vatan bölünmez" ve "Terörist Apo" sloganları atıldı.

Mitinge CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, Yeni Yol grubundan İdris Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile CHP il teşkilatı üyeleri de katıldı.

Mitingde açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, Cumhuriyet'in sarsılmaz ruhunun ve millî direnişin Tandoğan Meydanı'nda yeniden cisimleştiğini belirterek, 48 yıl önce başlayan yürüyüşün bugün 85 milyonun iradesiyle devam ettiğini ifade etti. 

Dervişoğlu, terörü ve teröristleri kollayanlara, "Terörsüz Türkiye" söylemiyle ülkeyi bölmek isteyenlere karşı durduklarını belirterek, vatanın ekmeğini yiyip ihanet edenlerin, siyasi çıkarları uğruna devletin temeline zarar verenlerin ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade bulunduğunu söyledi. Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"Türk milleti adına açılan bu bayrak, boğazına çökülmek, nefesi kesilmek istenen bir milletin namusu, onuru ve nurudur. Bu duruş, terörü ve teröristi kollayanlara, 'Terörsüz Türkiye' yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere karşı net bir tavırdır. Vatanın ekmeğini yiyip ona ihanet edenlerin, siyasi ikballeri için devletin temeline dinamit koyanların ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade yer almaktadır. Gazi Meclis'in kutlu çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yürütenler, kapalı kapılar ardında kirli tezgahlar kuranlar, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücüler ve teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyetler bu asil duruşun hedefidir."

"Talan ve ranta dayalı bu düzene karşı hürriyet mücadelesi verilmektedir"

Dervişoğlu, ülkede milleti aç bırakanlara, talan ve rant düzenine karşı hürriyet ve istiklal mücadelesi verdiklerini belirterek, "Yargıyı siyasetin emrine verenlere, tweet attığı, haber yaptığı ya da sadece muhalif olduğu için hapse atılarak siyasi haklarına ipotek koyulanlara selam gönderilirken, kumarın, uyuşturucunun ve fuhşun özendirildiği, mafyanın cesaretlendirildiği bu çarpık sistem kökten reddedilmektedir" dedi. Yargı kararlarına da tepki gösteren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu uyanış, hayallerini mülakat odalarında bırakan, umudunu yurt dışında aramak zorunda kalan pırlanta gibi gençlerimiz içindir. Açlık grevindeki öğretmenlerin, hakkını savunan madencilerin, canına kıyan polislerin ve 'Mustafa Kemal'in askeriyiz' dediği için ordudan ihraç edilen genç teğmenlerin sesidir. Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına karşı durarak Allah'tan korkmayıp kuldan utanmayanların karşısında durmaktadır. Sınırların namusunu hiçe sayarak ülkeyi devasa bir sığınmacı kampına çevirenlere, nüfus yapısını sessiz sedasız değiştirenlere ve vatandaşlığı işportaya düşürenlere karşı bir direniştir. Cumhuriyet'e yüz çevirmiş bir milliyetçilik, milliyetçilikten utanan bir cumhuriyetçilik ve vatanın hiçbir mahremini koruyamayan kaypak bir muhafazakarlık topyekun reddedilmektedir. Her kirli teklife koşanlar, her tehdide boyun eğenler, sandığın şerefini kirletip siyaseti işportaya çevirenler ile ahlaksızlığı ahlak, riyakarlığı inanç diye pazarlayan medya borazanları bu iradenin karşısında tutunamazlar.

"Bu devlet kimsenin tapulu malı değil"

Meclis'in itibarını ayaklar altına alan saray dalkavukları, hanedanlık heveslileri ve siyaseti millete emir vermek zannedenler iyi bilmelidir ki, bu devlet kimsenin tapulu malı değildir. Kardeşi kardeşe düşman eden zehirli kutuplaşmaya son vererek, hakça üreten ve adilce bölüşen bir Türkiye inşa edilecektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği aydınlık rotaya dönerek, adaletin gecikmediği, kimsenin polisinden ve yargısından korkmadığı hür bir ülke, çocuklara borç değil, başı dik yaşanacak bir vatan olarak miras bırakılacaktır.

Bugün Tandoğan'da ilan edilen şey, mukaddes bir başlangıç, modern bir Müdafaa-i Hukuk, Müdafaa-i Millet ve Müdafaa-i Cumhuriyet hareketidir. Değiştirilmesi bir yana, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek olan anayasal düzenimiz, bu milletin namus sözüdür. Gasbedilen haklar söke söke geri alınacak, emeğin karşılığı mutlaka tahsil edilecektir. Adaletin zengine, fakire, iktidara ya da muhalefete göre ayrı işlemediği dürüst bir düzen yeniden kurulacaktır. Evlatlarımızın gözlerini yurt dışına değil, vatanımızın aydınlık ufkuna diktiği kutlu bir gelecek inşa edilerek Cumhuriyet yeniden kazanılacaktır. Unutulmamalıdır ki, zulmün topu, güllesi ve kalesi varsa, hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır, gecenin karanlığı ne kadar yoğun olursa olsun, sönmez ebedi bir gündüzün doğuşu yakındır.

"Bütünleşik muhalefet anlayışını savunuyoruz" 

"Bizler, Gazi Mustafa Kemal'in canıyla, kanıyla kurup emanet ettiği üniter devleti ve milletin bölünmez bütünlüğünü müdafaa ederek birinci vazifemizi yerine getiriyoruz. Bu amaçla, sahte kavgaları ve suni krizleri bir kenara bırakarak 'Bütünleşik Muhalefet' anlayışını savunuyoruz. Çünkü gün, şahsi hesapların ve 'ben mi, sen mi' çekişmelerinin günü değildir. Vakit, bu ceberrut düzenden kurtulma, tek adamlığı terk edip demokrasiyi ve millet egemenliğini yeniden hakim kılma vaktidir. Ayrışmadan, bölünmeden ve yılmadan, gizli odalarda ya da icazetli masalarda değil, meydanlarda buluşarak sarsılmaz ilkeler etrafında kenetleneceğiz. Milletin iradesini sandıkta birleştirerek, Türkiye'nin her köşesinde omuz omuza haykıracak ve sözün de kararın da millete ait olduğunu tarihe kazıyacağız." 

Milli iradenin ve kutsal birliğin neferleri olarak Türk milletinin sahipsiz olmadığını ve kula kulluk edilmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, korku duvarlarını yıkmak, prangaları parçalamak ve adalet, hürriyet, eşitlik ile kardeşlik temelinde "kimsesizlerin kimsesi olan o yüce çınarı yeniden yeşertmek" için tüm vatandaşları bu yürüyüşe davet etti.

Dervişoğlu, hainlerin bölücülük heveslerini boşa çıkarmak, üniter devleti ayakta tutmak, milletin birliğini ve bayrağın şerefini korumak, hakkını aradığı için susturulan ve baş eğmediği için sindirilmek istenen insanların onurunu geri vermek amacıyla "hep birlikte, inançla ileriye doğru yürüdüklerini" söyledi.

Dervişoğlu, konuşmasının sonunda mitinge katılan bir vatandaşın taşıdığı ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun resminin yer aldığı portreyi kaldırdı. Dervişoğlu, ardından kürsüden inerek mitinge katılan vatandaşlarla tokalaştı. 

Kaynak: ANKA