2026.01.05 12:42 Son Güncellenme: 2026.01.05 12:52 - BURSA
İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, 2025 değerlendirmesinde toplantısında ekonomi, ulaşım, su ve çevre krizlerine dikkat çekti.
İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'nın açıklaması şöyle:
"Acısıyla tatlısıyla, bir yılı daha geride bıraktık.
Ancak 2025 yılı da; milletimiz adına sevinçten çok kaygının, umuttan çok geçim derdinin, refahtan çok belirsizliğin yılı olmuştur.
Ülkemizin içinde bulunduğu tablo hepimizin malumudur.
Ekonomide derinleşen kriz, siyasette artan kutuplaşma, dış politikada savrulan ve öngörülemez hale gelen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.
Gençlerimiz işsizliğe, çiftçimiz maliyet baskısına, sanayicimiz öngörüsüzlüğe mahkûm edilmiştir.
Vatandaş artık yarınını planlayamaz, esnaf kepenk açarken borcunu düşünür, emekli pazara çıkarken hesabını iki kez yapar hale gelmiştir.
Ülkeyi algıyla sloganlarla yönetmeye çalışan hükümet emekli yılı ilan ettiği 2024 te emekliyi açlığa mahkum ettiği gibi, aile yılı ilan ettiği 2025 te aile içi şiddet, kadın cinayetleri, boşanmalar maalesef rekorlar kırmıştır.
Hayat pahalılığı kontrol altına alınamamış, enflasyon rakamlarla makyajlanarak gelir dağılımındaki adaletsizlik kalıcı hale gelmiştir. Asgari ücret Cumhuriyet tarihinde ilk kez açlık sınırının altında kalmıştır.
Hukuk güvenliği zedelenmiş, devlet kurumlarına duyulan güven her geçen gün daha da aşınmıştır. Muhalif her türlü eleştiriyi susturmaya çalışan bir anlayış hâkimdir.
Ülke de pkk paçavraları, terörist başı bebek katilinin posterleri sallamak serbest hale gelmiş, Türklüğümüze sahip çıkmak suç olmuştur.
Barış süreci ambalajı ile süsledikleri ihanet süreci milli duygularımızı rencide ederken, ülkede kutuplaşmayı artırarak en önemli güvencemiz olan üniter yapımızı tehlikeye atmaktadır.
Uyuşturucu taşeronu terör örgütü ile masaya oturulurken, üç beş ünlüye operasyon yapılarak ülkemizin en büyük belası uyuşturucu magazinselleştirilip gündem değiştirme aparatı haline getirilmiştir.
Tüm bu konularda İYİ partinin duruşu nettir hatta net olan tek partidir.
Milletin gerçek gündemi unutturulmaya çalışılsa da Türk milletinin sesi Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu liderliğinde milletvekillerimiz İYİ Parti teşkilatlarımız ile bu sorunları müsebbiplerinin yüzüne tokat gibi vurdu vurmaya devam ederken, bizler Bursa teşkilatları olarak gerek Bursa da Genel başkanımızın katılımlarıyla düzenlediğimiz Birinci Vazifen mitingi gerekse saha çalışmalarımız ile hemşerilerimizin sahipsiz olmadığını gösterdik.
Tabiki bu sorunlar ile boğuşan hemşerilerimizin sırtına yaşadığı şehrin sorunları da acımasızca yüklenmektedir.
İşte tam da bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim:
Şehrimizin, yönetenlerce getirildiği noktayı kamuoyunun vicdanına sunmak, muhalefet olarak bizim birincil görevimizdir.
Değerli basın mensupları, görünen köy kılavuz istemez!
Bursa'mızda bugün ortaya çıkan tablo nettir, açıktır ve asla da inkâr edilemez durumdadır.
Bakmayın siz "uçuyoruz, kaçıyoruz" söylemlerine!
Bakmayın aynı duvarlar önünde defalarca aynı kurdelaları kesenlere.
Türkiye'nin sanayi, tarım ve ihracat gücü olan Bursa; hak ettiği yatırımları alamadı, plansızlıkla büyütüldü, çevre
sorunlarıyla boğuldu, ulaşım ve altyapı sorunları kronik hale getirildi.
Bursa, bu iktidar döneminde adeta üvey evlat muamelesi gördü.
Ancak şunu da özellikle vurgulamak isterim ki; Bursa sahipsiz değildir.
İYİ Parti Bursa Milletvekillerimiz Sayın Hasan Toktaş ve Sayın Selçuk Türkoğlu, Ankara'da Bursa'nın sesi, Bursa'nın vicdanı olmaya devam etmektedirler.
Şehrimizin sorunları; Meclis kürsüsünde, komisyonlarda, soru ve araştırma önergeleriyle kararlılıkla gündeme taşındı.
Sanayicinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin ve gencin yaşadığı her sorun; Bursa'nın çevre felaketlerinden ulaşımdaki tıkanıklıklara, işsizlikten adaletsiz teşvik politikalarına kadar pek çok başlık, milletvekillerimiz tarafından ısrarla takip edildi.
Bursa'nın hakları için asla sessiz kalınmadı, Ankara koridorlarında yüksek sesle ve açık yüreklilikle savunuldu.
Bizler İYİ Parti olarak;
Günü kurtaran değil, geleceği kuran bir anlayışla, Algı siyasetiyle değil, gerçeklerle, yol yürüyoruz.
2025 yılını bu gerçeklerle kapatırken, 2026'ya milletimizin aklına, vicdanına ve iradesine güvenerek giriyoruz.
Çünkü biliyoruz ki;
Bu şehir de, bu ülke de daha iyisini hak ediyor.
Tekrar tekrar söylüyoruz
23 yıllık bu iktidar döneminde; Bursa iyi yönetilemedi!
Ve kimse kusura bakmasın;
Halen de iyi yönetildiğini maalesef söyleyemiyoruz!
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey'in 2025 yılı dahil yaklaşık 2 yıllık faaliyetleri incelendiğinde ortaya çıkan tablo nettir: Bursa
yönetilemiyor. Kentin en temel ihtiyaçları olan ulaşım,
altyapı, çevre ve güvenli yaşam alanları konusunda yıllardır hep ciddi bir yönetim zaafı yaşandı ve bu zaafiyet halen daha aşılabilmiş değildir.
Koskoca kentin ulaşımı dün de arap saçıydı, bugün de öyle!
Bursa 10 yıl önce de su sorunu yaşıyordu, 5 yıl önce de yaşıyordu, şimdi de yaşıyor!
Çevre sorunları, kirlilik, zehir solunan hava, rantsal dönüşüme dönen kentsel dönüşüm rezaleti, güvensiz yaşam alanları yine say say bitmiyor!
Buna karşılık; Bütün ömrü bu kronik sorunlara çözüm beklemekle geçen vatandaşımızı ne bekliyor?
Doğru dürüst verim alamadığı her kamu hizmetine, yeni yılda yapılacak rekor zamlar bekliyor!
Gelsin yine el yakan ulaşım ücretleri, elektrik faturalarını geçen su faturaları,
Ulaşım, Ulaşımı iki şekilde değerlendirebiliriz. Bursa ya ulaşım ve Bursa da ulaşım. Her zaman söylediğimiz gibi Bursa'mız Türkiye'nin Ankara'ya en uzak şehri özelliğini 2025'te de korudu. Hızlı tren projesi bu yılda bitmedi, lansmanlar reklamlar ile sık sık duyduğumuz Yenişehir havaalanında uçuş sayısı ve tercih noktasında artış yok. Üstüne bir de Bursa Büyükşehir, İstanbul havaalanına verdiği ulaşım hizmeti ihalesini kaybetti. Yani artık Sabiha Gökçen de daha uzak ve daha pahalı.
Dolayısıyla Bursa'da ulaşım yalnızca bir belediyecilik problemi değildir!
Günlük hayatı felç eden ve merkezi hükümetin de sorumluluk alması gereken bir büyük kriz halini almıştır. Seçim döneminde Bursa'mızın çeşitli noktalarında Ulaştırma bakanlığının bilbordları süsleyen yatırım reklamları seçim kaybedildikten sonra adeta Bursalıları cezalandırır gibi yerine getirilmeyen seçim yalanları çöplüğünde yerini almıştır.
Peki ya Sayın Bozbey; 2024 seçimlerinde sizleri yerelde iktidara getiren Bursa halkı ilk olarak neden şikâyetçiydi? Tabi ki ulaşımdan.
Sayın Mustafa Bozbey ne vaat etmiştiniz?
Seçim kampanyası Proje lansmanında ne demiştiniz; Toplu Ulaşım sisteminin entegre ve ulaşılabilir hale getirilmesi için öncelikle kentli hareketlerini ve ihtiyaçlarını belirleyebilmek amacıyla ''Ulaşım Master Planı'' yapılacaktır. Bursa'da herkes artık yürüme mesafesinde toplu ulaşıma ulaşabilecektir. Gelişen Bursa için öncelikle Bursa'yı Metro ile tanıştıracağız.
Yeni Metro Hattı Toplam 47 km
Yeni Tramvay Hattı Toplam 47 km Yeni Füniküler Hattı Toplam 2 km
Yeni Metrobüs Hattı Toplam 12.6 km
Şimdi buradan vatandaşımızın sesi olmak sorumluluğumuz gereği soruyoruz;
Vaatleriniz içinde Çalı'yı Yunuseli'ne bağlayacak 8 tramvay hattı ne durumdadır?
Şehir içinde kullanmayı düşündüğünüz 4 finükiler hattı projeniz unutulmuş mudur?
4 metro hattı, bir metrobüs hattı projesi hangi aşamadadır?
30 KM lik Kestel Bademli yolu projesi rafa mı kalkmıştır?
Ve en önemlisi ulaşım master planı nerede takılmıştır?
Evet gelinen noktada maalesef ulaşım, Bursa'da artık yalnızca bir sorun değil, günlük hayatı felç eden bir kriz halini almıştır. Özellikle Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde sabah ve akşam saatlerinde hatta gece yarılarına kadar ana arterlerde ortalama yolculuk süresi %30-40 oranında uzamıştır. Acemler, Ataevler, Küçük Sanayi, Arabayatağı ve Gürsu hattında trafik sorunu neredeyse kalıcı hale gelmiştir.
Bu tabloya rağmen toplu taşıma ücretlerine %300-400 lere varan zamlar yapılmış, vatandaş hem zamanını hem parasını kaybetmiştir. Bursa da Ulaşım pahalı, yavaş ve düzensizdir.
Kentsel dönüşüm; Depremin ayak sesleri gelmekte, bölgemiz beşik gibi sallanmaktadır. Bu sebeple Kentsel dönüşüm, Bursa için bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. Ancak mevcut yönetim bu konuda da sınıfta kalmıştır.
Özellikle nüfus yoğunluğu, eski yapı stoğu ve plansız kentleşme açısından Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerimiz başta olmak üzere Bursa'mızın önemli bölümü yüksek risk taşımaktadır. Buna rağmen 2025 yılına girilirken elle tutulur, hızlandırılmış ve bütüncül bir dönüşüm planı ortaya konulamamıştır. Bursa, deprem gerçeği karşısında göz göre göre risk altında bırakılmaktadır.
Şehrin anayasası olan 1/100.000 çevre düzeni planı hala piyasada yoktur. Son plan 2020 yılına kadar geçerliydi. 2011 yılında hazırlanan plan onaylanmamış, Alinur Aktaş döneminde çalışılan plan ortada kalmıştır. Sayın Bozbey sizin çalıştığınız plan ise hala ortaya çıkmamıştır.
Bu şehir AKP belediyeciliğinde 20 yılını kaybetmiş ve de sahipsiz kalmıştır. Bir planın bile geçirilemediği bu dönemde imarda hukuksuzluk plansızlık kol gezmiş, ova talan edilmiş, tarım arazileri kaçak sanayiye dönüşmüş, şehir liyakatsizlere teslim edilmiştir.
Bursa halkı bu çaresizlikten, şehri sahipsizlikten kurtarmak için sizlere güvenmiş ve yerel de iktidara getirmiştir. Gelin sizde bu güveni boşa çıkarmayın ve bu şehri hak ettiği gibi yönetin.
Hava kirliliği, Bursa'nın kronikleşmiş sorunlarından biri olmaya devam etmektedir.
Her mevsimde yaşanan bu sorun, özellikle kış aylarında:
Kestel, Gürsu, İnegöl ve Nilüfer'in sanayi bölgelerinde hava kalitesi sık sık sınır değerlerin üzerine çıkmaktadır.
Bu konuda, Kestel'de zehir kusmaya devam eden Bursa Çimento Fabrikası'nın halen daha ruhsatsız çalışmasına göz yumulması AKP iktidarının en büyük ayıplarından biridir.
Bununla da kalmıyor.
Bursa'nın hemen her bölgesinden gelen ağır ve rahatsız edici kokular artık gizlenemez bir noktaya ulaşmıştır:
Doğu Atıksu Arıtma Tesisi çevresi, Kayapa, Hasanağa, Demirtaş, Vakıfköy hattı aylardır vatandaşın şikâyetleriyle gündemdedir.
İnsanlar penceresini açamaz hale gelmiştir.
Ancak belediyeden tatmin edici tek bir açıklama dahi yapılmamıştır.
Belediye başkanımız geçen yaptığı değerlendirme toplantısında "Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerlerde maske dağıtacağız" diye yaptığı açıklama maalesef talihsizliktir. Hava kirliliğinin çözümü vatandaşa maske dağıtmakta değil kirletici unsurları yok edecek tedbirleri almak ve denetimleri sıkılaştırmaktır. Bu bakış açısıyla bilbordları süsleyen Gülümseyin Bursadasınız sloganınızın yerini Koklamayın Bursadasınız uyarısı alması kaçınılamaz sonuç olacaktır.
Gelelim BUSKİ'ye,
Son 20 yılda skandalların, yolsuzluğun zirve yaptığı, bir o kadar üstünün örtüldüğü BUSKİ maalesef Bursa tarihinde belki de en kötü yönetim dönemlerinden birini yaşamaktadır.
Son iki yılda15 milyar Türk lirasını aşan dev bir bütçeye
sahip olan BUSKİ adeta bu dönemde Bursa halkına ızdırap yaşatmıştır. 2024 sonu ve 2025 başı itibarıyla Yıldırım'ın Değirmenönü, Siteler, Esenevler, Osmangazi'nin
Gaziakdemir, Demirtaş, Nilüfer'in Kayapa ve Hasanağa
bölgelerinde saatlerce, hatta günlerce süren su kesintileri yaşanmıştır. Ve maalesef Bursa sizin döneminizde blok su kesintileriyle de tanışmıştır.
Altyapı çökerken, suya yapılan zamlar vatandaşa adeta cezaya dönüşmüştür. Vatandaş susuz kalmakta,
karşılığında ise kabarık faturalar ödemektedir. Bu tablo, açık bir yönetim zaafıdır, açık bir planlama başarısızlığıdır.
2015 te Bursa'da en sağlıklı su çeşmeden içilen sudur diyen ''Bursa'da su çeşmeden içilir'' kampanyası başlatan Sayın Recep Altepe bugünlerde canlı yayınlara çıkıp "Bizim dönemimizde DSİ barajı yapmış, boru hatları için biz yapmayacağız, suyu siz kullanacaksınız siz yapın demiş. Normal bir durum. Esas mesele, işi ciddiye almamak. Biz olsaydık bu projeyi bitirirdik'' diyor.
Sayın Altepe'den 2018 de görevi devralan Alinur Aktaş muradiye su fabrikasının açılışını yaparken ''Bursa'da su çeşmeden içilir ancak kentimizin değerini Türkiye ve dünya ile buluşturmalıyız'' diyerek el yükseltiyor.
Üç büyük doğal kaynak suyunun su firmalarına kiralama ihale yenileme sürecinde tepkilere cevap olarak Kasım 2023 te Alinur Aktaş '' içme suyunun yüzde doksanı Doğancı ve Nilüfer barajlarından karşılanıyor. Doğancı barajı doluluk oranı yüzde 52 Nilüfer barajı yüzde 87dir dolayısıyla susuzluk tehdidi ile karşı karşıya değiliz'' açıklamalarını yapan Alinur Aktaş şimdi de DSİ nin bitirip teslim ettiği Çınarcık barajının şebekeye katılması kısmını 2018 de planlamaya başladıklarını, 2023 Eylül'de proje hazırlayıp ihale ettiklerini ancak önemli bir kısmı bitmiş olan projeyi Mustafa Bozbey yavaşlattı diyerek 5 yılda ancak planladıkları bir iş için "Su İşi Ciddi İştir" diyerek te yeni yönetimi ciddiyetsizlikle suçluyor.
Maalesef Sayın Bozbey'de bu eleştirileri onaylarcasına, su kesintileri ne zaman bitecek sorusuna ''yağmur yağarsa su kesintisi bitecek'' diyor.
Suya indirim yaparak başladığı Başkanlık görevine ise "böyle bilmiyorduk, BUSKİ'nin devasa borcu var, gelirler
giderleri karşılamıyor'' diyerek arka arkaya zamlarla devam ediyor.
İşte bizim de tam olarak söylediğimiz bu. Bursa yönetilemiyor. Her Başkan gelir gelmez kadrolarda değişiklikler ile uğraştığı için, sistemi bozmaktan başka bir şey yapmıyor. Sayın Bozbey'in Üçüncü yıla girilirken hala kadro değişiklikleri haberleri aslında hazır olmadıklarını gösteriyor.
Sözün özü
Ortada hizmet yoktur. Ortada çözüm yoktur.
Ama zam vardır, mağduriyet vardır.
İYİ Parti olarak açıkça söylüyoruz:
Bursa'nın sorunu bütçe değildir, vizyon eksikliğidir. Bursa'nın sorunu çalışanlar değil, yöneten anlayıştır.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Mustafa Bozbey'i; 2026 yılını, algı ve reklam yılı olmaktan çıkarmaya,
Mazeret üretmek yerine sorumluluk almaya ve zam yapmakla değil, hizmetle anılmaya davet ediyoruz.
Bursa artık bu uzun yılların ihmalini,
Bu plansızlığı ve bu zamcı anlayışı hak etmemektedir.
İYİ Parti olarak; Bursa'nın, Bursalıların ve alın teriyle geçinen herkesin hakkını savunmaya,
Bu kötü gidişatın takipçisi olmaya,
Gerçekleri söylemeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.