2026.05.05 09:31 Son Güncellenme: 2026.05.05 09:31 - GÜNDEM
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'in yaşamını yitirdiği dosyada, Ayhan Şengüler'in istismar suçlamasıyla yargılandığı dava bugün İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görülecek. Kadın örgütleri duruşmayı takip edeceğini belirterek etkin yargılama ve şeffaf süreç talep etti.
İstismar iddialarıyla yargılanan Ayhan Şengüler'in davası bugün görülüyor. Kadın dernekleri, yaşamını yitiren Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler için adalet çağrısı yaptı.
Cumhuriyet'ten Rengin Temoçin'in haberine göre, Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler hakkında, üç yaşındaki Hifa İkra Şengüler'e cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla açılan davanın duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görülecek.
Duruşma öncesinde çok sayıda kadın derneği, davanın takipçisi olacaklarını belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.
Çocuk yaştayken Şengüler tarafından istismar edildiği ve daha sonra faille evlendirildiği öne sürülen Fatma Nur Çelik ile yine Şengüler tarafından yıllarca istismar edildiği öne sürülen kızı Hifa İkra'nın cansız bedenleri geçtiğimiz mart ayında İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.
Kadın örgütleri, davanın yalnızca hukuki bir süreç olmadığını belirterek, yaşamını yitiren anne ve çocuk için adalet talebini dile getirdi.
Açıklamalarda, mağdurların hayatını kaybetmiş olmasının davanın düşmesi anlamına gelmediği, aksine sürecin kamu davası niteliğinin güçlendiği ifade edildi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, "Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in yaşamdan koparılmış olmasının derin üzüntüsünü ve isyanını yaşıyoruz. Anne ve kızının ölümü, hukuki mücadelemizin seyrini maalesef bir cinayetin ve yitirilen yaşamların hesabının sorulması noktasına taşımıştır. Hayatta olsalardı kendi haklarını savunabilecek olan bu iki canımızın artık sesi olmak zorundayız" dedi.
Öte yandan sanık Ayhan Şengüler'in tutuksuz yargılanmasına yönelik tepkiler de dile getirildi.
Duruşma öncesinde yapılan çağrılarda, delillerin korunması ve adil yargılama sürecinin sağlanması için davanın yakından takip edileceği belirtildi.
"BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE İNTİHAR DEMEYİN"
Ölümünden önce İstanbul Kartal'daki Anadolu Adliyesi önündeki adalet nöbeti tutan ve kamuoyundan destek isteyen Fatma Nur Çelik, "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin" demişti.
Çelik'in adliye nöbetinde anlattıkları şu şekilde:
"Bu suçu işleyen kişinin farklı suçlardan da sabıkası var. Defalarca soruşturulmasına rağmen serbest bırakıldı. Bana 'Bizim hâkim, avukat kardeşlerimiz var, hiçbir şey olmaz' dediler. Elimde ses kayıtları var. Sesimi duyurmaya çalıştığımda programlar kaldırıldı, görüntülerim mahkeme kararıyla sildirildi. Susturulmak için para teklif edildi.
Annem, babam yok. Hayatta kimsem yok. Tek başıma mücadele ediyorum. Bu faili kim koruyor? Neden hâlâ dışarıda? Ben adaletin öldükten sonra sağlanmasını istemiyorum.
Bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesine izin verilmemesini istiyorum. Bu kadar doktor raporu varken, bu kadar mücadele ederken neden evladımın elimden alınmasıyla tehdit ediliyorum? Yanımda olması gerekenler neden karşımda duruyor? Fakir ve kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek daha mı kolay?"