Bursa
Puslu
7.3°
Başka Gazete

İlk konuşma Serdar Atilla Erdem'den

2024.02.10 15:56 Son Güncellenme: 2024.02.10 17:22 - BURSA

Çalışma Grubu adına İnşaat Mühendisleri Odası'na Başkan adayı olan Serdar Atilla Erdem, sözlerine kendisini tanıtarak başladı. Mezun olduğu ilk günden bugüne kadar İMO Bursa Şubesi'ne hizmet ettiğini anlatan Serdar Atilla Erdem, Çalışma Grubu ile de o günlerde tanıştığını söyleyerek Genlik Komisyonu Başkanı olduğunu söyledi. Serdar Atilla Erdem, "Çalışma Grubu önderliğindeki İMO ile Bursa'mıza, ülkemize, meslek ve meslektaşlarımıza birçok başarılı hizmetler içeren görevlerde, sadece hizmet amaçlı çalışmalarda bulundum" dedi.

İlk konuşma Serdar Atilla Erdem'den

Cumhuriyetin 100'ncü yılını kutlayarak sözlerine başlayan Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat 2023'te yaşanan depreme atıfta bulunarak, "Sadece birkaç dakika içinde şehitlerimiz, üzerinde yıllarca savaş yaşanmış şehirlerden vahim bir duruma büründü. İnsanlarımız yüzlerce yıl önceki şartlara yaşama tutunmaya çalıştı. Bütün bunların sorumlusu olarak topraklarımızın karabasanı haline gelmiş deprem gösterildi. Ancak sorumluluğun deprem olmadığı gerçeğini hepimiz biliyoruz. Gerçekleri söyleme cesareti göstermezsek doğruya asla ulaşamayız. Bu yüzden, deprem öldürmez, mühendislik ve denetim hizmeti almamış bina öldürür" dedi.

Serdar Atilla Erdem, şöyle devam etti:

"Bizim farkımız ve önceliğimiz; inşaat mühendisliğini yani mesleğimizi, İnşaat Mühendislerini yani meslektaşlarımızı odak noktası olarak almamızdır. Hiçbir siyasi görüşün ve ideolojinin destekçisi olmayan, sadece mesleğine ve meslektaşlarına hizmet eden bir oda, bir yönetim olmaktır. Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarını bilmekteyiz. Bu sorunlar pek çok meslektaşımız tarafından bilinmekte ve dile getirilmektedir. Bu noktada önemli olan sorunların çözümü noktasında geniş bir vizyona, ufka sahip olmak! Kısa, orta ve uzun vadeli akıllı, yalın ve uygulanabilir çözüm önerilerini ortaya koyabilmek ve hayata geçirebilmektir. Mesleğimiz her geçen gün saygınlığını ve değerini yitirmektedir. Meslektaşlarımız yaptıkları işin ve aldıkları, yüklendikleri sorumluluklarla doğru orantılı haklara ve kazançlara sahip değillerdir. İnşaat mühendisliğinin değeri ve önemi topluma ve kamuoyuna yeterince anlatılamamaktadır. Genç meslektaşlarımızın öncelikli iş ve aş sorunları bulunmaktadır. Çalışma koşulları ve ücretler ciddi bir sorundur. Yapı denetim uygulamaları ve ücretleri problemler doğurmaktadır. Mühendislik asgari ücret tarifesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu pek çok meslektaşımızı olumsuz etkilemektedir. Müteahhitlik yasası ile ilgili yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Şantiye şefliği yasası yaşadığımız deprem afetlerinden sonra yeniden düzenlenmelidir. Kadın Meslektaşlarımız Sektörde Kendilerine Yer Bulmakta Sorun Yaşamaktadır. Bunlar ve benzeri pek çok sorunlar mevcuttur. Peki bu sorunların çözümü nedir? Nasıl olmalıdır? Nereden başlamalıyız? Kısa, orta ve uzun vadede nasıl bir yol haritamız olmalıdır? Diğer meslek gruplarının çözdüğü sorunları biz neden çözemiyoruz? Sorunları oluşturan sebepleri doğru tespit edip ortadan kaldırmaz isek sorunlarımızı asla çözemeyiz.

Sorunların çözümü önce vizyoner bir yaklaşımdan, sonra ise adım adım yapılacakları programlayıp hep birlikte, hep beraber gerçekleştirmekten geçmektedir. Bu vizyoner yaklaşım ise kendinden önce yapılanları yok sayan, rutin aktiviteleri sayısal olarak ifade etmeye çalışarak başarılı olduğunu sanan bir anlayışla mümkün değildir. Vizyoner meslek odası yönetimi üyelerinizden aldığınız yetkiyi onların mesleki sorunlarını çözmek kent sorunları adına akılcı bilimsel çözüm önerileri üreterek süreçlere her platformda projelendirme safhasında bulunarak olunur. aldığınız yetkiyi seçilmiş yönetimlerin üzerine atanmış İKK denilen organizasyonun aldığı kararlar ile yetkilerinizi başka meslek grupları veya kurumlarına devrederek asla olmaz.

O yüzden diyoruz ki konu depremse konu kentsel dönüşüm, ulaşımsa konu meslek ve meslektaşlarımızın sorunu ise bunun sözcülüğünü ve hamiliğini sadece İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi yapar asla bu yetkisini başka bir meslek grubuna veya kuruma devretmez. Bu konu diğer meslek paydaşlarımızla ortak projeler üretmeyecekmiyiz sorusunu asla aklınıza getirmesin elbette ki üreteceğiz hep birlikte şehirlerimize ve ülkemize hizmet edeceğiz. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi çok önemli projelere birlikte imza atacağız şuan bulunduğumuz Akademik Odalar Birliği binasının yapım projesinde olduğu gibi ancak diğer meslek gruplarının yetkileri içerisinde olan konularda onlar sözcülük görevlerini yerine getirecekler biz onlara destek vereceğiz bizim yetki alanımızda ki konularıda biz dillendirecek gereğini yapacağız onlar bizlere destek verecek.

Yani bu vizyoner yaklaşım TMMOB ve İMO genel merkezinin tahakkümünü kabullenen bir anlayışla asla olamaz. Söz verilmesine rağmen yıllarca üyelerinin iradesi ile oluşan temsilciliklerde seçim yerine atama yanlışını getirir. 160 üyesi olan Kemalpaşa temsilciliğini görmezden gelme yanlışını oluşturur. Böyle bir anlayış kendi atadığı gençlik komisyonu başkanını TMMOB'un görüşüne ters düştüğü için görevden alma yanlışını doğurur. Böyle Bir Anlayış İnegöl Belediyesi ile yaptığınız protokolü genel merkez istedi diye imza törenine haber vermeden katılamamanıza sebep oluşturur. Sizlerin oyları ile seçilmiş Bursa İMO yönetiminin sözcülük hakkını İKK sözcüsüne devretme mecburiyeti oluşturur. Az önce belirttiğimiz sorunların çözümü basit ve kapsamlı bir takım düzenlemeler yapılmasından geçmektedir. Öncelikle bu düzenlemeler için gerekli çalışmalar yapılmalı, metinler detaylı bir şekilde hazırlanmalı ve paylaşılmalıdır. Sorunlar ve çözüm yöntemleri ilgili Kamu Kurum-Kuruluşları ve siyasi partilerle müşterek değerlendirilmeli, ortak bir metne dönüştürülmelidir. Daha sonra ise; gerek düzenlenecek yönetmelik ve genelgelerle gerekse torba yasalara eklenecek maddelerle çözüme ulaşılacaktır. Hukukçular bir gecede yeşil pasaport hakkına sahip olmadılar mı? Sağlıkçılar pandemi döneminde özlük hakları ile ilgili kazanımlar sağlamadılar mı? Demek ki olabiliyormuş! Ancak amacınız ve hedefiniz bu olursa, böyle bir vizyona sahip olursanız sorunları çözebilirsiniz. Bu noktada iki şeye dikkatinizi çekmek isterim: Sorunları ve ne istediğinizi bilmeniz, çözümleri yazılı ve sözlü her türlü şekilde kamuoyuna , basına ifade etmeniz ve dile getirmeniz önemlidir. Konunun çözümü ile ilgili bütün taraflarla sağlıklı, objektif, yapıcı, güvenilir diyaloglar ve ilişkiler kurmanız önemlidir. Sorunlarımızın çözüm paydaşları; Kamu Kurum ve Kuruluşları, Yerel Yönetimler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Siyasi Partiler, Milletvekillerimiz ve siyasi iktidardır. Ancak bu kurum ve kişilerle sürekli kavga ederek, toplumun ve meslektaşlarının hassasiyetlerini gözetmeyen, politik eylem ve söylemlerle odamızı sürekli olarak küçük düşüren bir anlayış ve yönetimden, yani genel merkezimizden ve TMMOB'dan sorunlarımızı çözmesini bekleyebilir misiniz?

Cevap "evet" ise;

Soru "Nasıl?"

TBMM'de Yapı Denetim Kanunu görüşülürken görüş ve bilgi istenen TMMOB komisyona İnşaat Mühendisi yerine Farklı Meslek Gruplarından Görevlendirme Yaparsa böyle bir yapılanmadan ve destekleyicilerinden ne bekleyebilirsiniz?

Bu mesleğimize adeta bir ihanet değil midir?

Seçim çalışmaları boyunca Bursa başta olmak üzere Kütahya, Yalova ve Bilecik'te siyasi parti ayırt etmeksizin tüm Belediyeleri ve Belediye Başkanlarını, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerini, DSİ ve Karayolları gibi Kamu Kurumlarını ziyaret ettik.

Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunları için ortak bir masada buluşma sözünü aldık.

Sorunlar kavga ve eleştiri ile değil diyalogla çözülür!

Siyasilere Kanun Koyuculara Eşit Uzaklıkta Değil Eşit Yakınlıkta Olup,Temas Kurararak Sorunları Çözmek En Önemli Yol Yürüme Yöntemlerimizdendir.

Bizim yaklaşımımız ve farkımız budur!

Takdir ve karar elbette sizlerindir."

Mevcut yönetimin Bilecik, Kütahya ve Yalova'ya sandık göndermek yerine üyeleri Bursa'ya oy kullanmak için davet etmelerini eleştiren Serdar Atilla Erdem, "Bütçeler bahane edilerek kişi sayıları üzerinden şubeleşmelerin önünü kapatan hususlar, 170 bin üyesi bulunan odamız için engel teşkil etmemektedir" ifadelerini kullandı.

35 yaş altındaki inşaat mühendislerinin yarısının işsiz olduğuna değinen Erdem, "Yıllarca işin eğitimini alan ve görev yaptığı yağının bütün sorumluluğunu nesiller boyu üstlenen meslektaşlarımız inşaatlarda çalışan vasıfsız inşaat işçilerinden daha az ücretlere çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu durum meslektaşlarımızın eğitimini aldığı sektörden çekilerek başka alanlarda iş ve ekmek araması sonucunu doğurmaktadır.

İnşaat mühendislerinin siyaseten güdülmeye ihtiyacı yoktur. Meslektaşlarımızın mesleklerini layığıyla icra etmelerine ortam hazırlayan güçlü odalara ihtiyacı vardır. Bu ancak il odacılığı ile hadi bunu yapamıyorsanız her ilde bir şube kurularak sağlanabilir. Çalışma grubu olarak görevde kaldığımız 28 yıl boyunca il odacılığına geçiş için her kademede çalışmalar yürüttük ancak önümüze konulan engelleri aşamadık. Seçilmemiz halinde sorunu başka bir şekilde çözeceğiz. Temsilciliklerimizin birer şube gibi hareket etmelerinin önünü açmaya gayret edeceğiz. Temsilcilerin atama usulü değil seçimlerle demokratik olarak göreve gelmelerini sağlayacağız. Bursa'da yapılan her türlü etkinliğin temsilciliklerde de yapılmasını sağlayacağız. Bu şehirlerde yaşayan meslektaşlarımızı odayla bağ kurmak ve sorunlara çözüm üretmek amacıyla oluşturulan komisyonlarda görev almalarını sağlayacağız. Bursa'da birlikte çalışıp ürettiğimiz ne varsa temsilciliklerde de olması için meslektaşlarımıza gereken desteği vereceğiz.

İnşaat mühendislerinin yapabileceği hataların maddi manevi kamusal yıkıma sebep olabilecek düzeyde olabileceği unutulmamalı, seçilecek öğrenciden verilecek eğitime bu hassas durum göz önünde bulundurulmalıdır. Son yıllarda inşaat mühendisliği bölümleri ve kontenjanlarında yaşanan plansız artışlar, bölümlerin laboratuvar vb. Gibi teknik donanım açısından imkânsızlıkları, akademik kadroların nicelik ve nitelik olarak yetersizliği gibi nedenler inşaat sektörüne; ihtiyaçtan fazla, teknik bilgisi ve özgüveni eksik meslektaşlarımızın katılmasına neden olmaktadır. Bölüm kontenjanların ve sınav barajlarının ihtiyaç temelli belirlenmesi yönünde gerekli adımlar atılmalıdır. Göreve gelmemiz halinde özellikle genç meslektaşlarımızın eğitim programları, seminerler ile mesleki gelişimlerine katkı koyacağız.
Mesleğinin inceliklerine vakıf tecrübeli meslektaşlarımız ile yeni mezun genç meslektaşlarımızın hamilik ilişkisi geliştirebilmeleri için sosyal organizasyonlar düzenleyeceğiz. İnşaat mühendisliği mesleğinin itibar kaybına yol açacak kadar artan mezun sayısının kontrol altına alınması için gerekli kamuoyunu oluşturmaya gayret göstereceğiz. Açılan ihtiyaç fazlası bölümlerin yeni mezunlar vermek yerine, mevcut mezunların yüksek lisans, doktora eğitimini verir hale dönmesi için karar vericiler ile gerekli görüşmeleri sağlayacağız.

Meslektaşlarımızın sayısında yaşanan kontrolsüz artış, sermayenin kuralsızlaştırma gücü, mevcut kanun ve yönetmeliklerin düzgün şekilde uygulanmaması gibi nedenlerle mesleki itibarımız gün geçtikçe azalmaktadır. 35 yaş altındaki inşaat mühendislerinin yarısı işsizdir. Ayrıca yıllarca işin eğitimini alan ve görev yaptığı yapının bütün sorumluluğunu nesiller boyu üstlenen meslektaşlarımız inşaatlarda çalışan vasıfsız inşaat işçilerinden daha az ücretlere çalışmak zorunda bırakılmaktadır.

Bu durum meslektaşlarımızın eğitimini aldığı sektörden çekilerek başka alanlarda iş ve ekmek araması sonucunu doğurmaktadır. İnşaat sektöründe içinde mühendisler, mimarlar, inşaat işçileri ve alt sektörlerde yer alan diğer branşlarında mevcut olduğu 1,5 milyon kayıtlı çalışanın onda birini inşaat mühendisleri oluşturmaktadır. Bu kadar çok inşaat mühendisine sektörümüzde iş bulmak başlı başına bir problem gibi gözükse de mevcut kanun ve yönetmeliklerin düzgün uygulanması ile mesleğimizdeki istihdam sorunu ortadan kalkacak boyuttadır. Göreve gelmemiz halinde yapı denetimlerden, şantiye şefliklerine bir çok konuda gündeme getireceğimiz hususların çözümü ile işsizlik sorununun günden güne azalacağına inanmaktayız. Ayrıca İŞKUR protokolleri ile istihdam artırıcı çalışmalar gerçekleştireceğiz. Sosyal organizasyonlarla genç meslektaşlarımızın sektörle tanışmasını ve iş bulmasını kolaylaştıracağız. Projelerimiz arasında bulunan belediyelerle envanter çalışmaları yapılması halinde meslektaşlarımıza istihdam olanağı sağlayacağız.

Mesleğimizde yaşanan itibar kaybının geldiği noktada inşaat mühendislerinin inşaat sektörünün öznesi, yöneticisi olma hali değişmiş inşaat mühendislerine ara eleman muamelesi yapılmaya başlanmıştır. Standartlara uyan bir üretimin sağlanması adına; inşaat mühendislerinin kanun ve yönetmeliklerle tanımlanmış görev ve yetkilerinin, uygulamada karşılıksız kalması kabul edilemez bir durumdur. İnşaat mühendisleri mesleki donanımlarının gereğine uygun bir biçimde istihdam edilmelidir. Hak ve yetkileri teslim edilmeyen meslektaşlarımızın sorumluluğunu aldıkları yükün karşılığında hak ettikleri ücreti almaları da ne yazık ki mümkün olamamaktadır. Göreve gelmemiz halinde hem hak ve yetkiler konusunda hem ücretler konusunda meslektaşlarımızın arkasında duracağız. SGK protokolleri aracılığı ile odamızın belirlemiş olduğu asgari ücretin altında çalışmalarının önüne geçmeye çalışacağız.

Yapı denetim sisteminin hem yapılarımızın güvenli hale getirilmesi noktasında hem de meslektaşlarımızın istihdamında dolayısıyla da işsizliğin düşürülmesinde önemli bir katkısının olduğu açıktır. Ancak gelinen noktada denetim bedelleri düşürülen yapı denetimler çareyi personel giderlerini azaltmakta görmüşlerdir. Bunun sonucunda nitelikli iş gücü sektörü terk etmiştir. Az ve niteliksiz personel ile denetim gücü günden güne azalmaktadır. Yapılması gereken şey denetim bedellerinin gereken noktaya getirilmesi, yapı denetim kuruluşlarında istihdam edilen personelin fiilen çalışmasının ve faaliyetlerinin daha sıkı denetlenmesi, kontrol elemanlarının hak ve ücretlerinin kamu hizmeti niteliğinde güvence altına alınması ve son günlerde sıklığı artan saldırılara karşın bağımsızlıkları ve güvenliklerinin sağlanmasıdır. Göreve gelmemiz halinde yapı denetim kuruluşları ile mevcut sorunları çözme noktasında omuz omuza çalışarak gereken kamuoyunu oluşturacağız.

Önemli bir istihdam kolumuz olan şantiye şefliği mesleği, diğer meslek gruplarının tehdidi altındadır. Şantiye şefliği yönetmeliğinde olumlu bulduğumuz değişiklikler yapılmış ve geçtiğimiz günlerde uygulanmaya başlanmıştır ancak asla yeterli değildir. Her yapının kullanma izni aşamasına kadar yalnızca inşaat mühendisi şantiye şefleri tarafından yönetilmesi gerekmektedir. Ayrıca her şantiye şefine iş güvenliği sigortası ve mesleki mesuliyet sigortalarının yapı sahibi, yüklenici, müteahhit tarafından yaptırılması ve şantiye şefi ücretlerinin inşaat mühendisleri odası asgari ücret tarifesi üzerinden verilmesi yönetmelikle teminat altına alınmalıdır. Göreve geldiğimizde ''her şantiyeye 1 şef. Bir şantiyeye 1 şef.'' Kampanyasına destek olarak konuyu gündemde tutacağız. Sektörün eksikleri ile ilgili gerekli çalışmaları yaparak karar vericilere aktaracağız.

Çalışan on mühendisten sadece iki tanesi kamuda istihdam edilmektedir. Kamu ve belediyelerde istihdamın artırılması, taşeron-sözleşmeli personel mağduriyetinin giderilmesi gerekmektedir.

Göreve gelmemiz halinde kamuda çalışan meslektaşlarımızın atamalarının yeterlilik ve liyakat temelinde gerçekleştirilmemesi, kamu kurumları arasındaki maaş farklılıkları, tazminat ve özlük haklarının korunması hem meslektaşlarımız hem de kamu yararı açısından önemle üzerinde duracağımız konular olacaktır. Meslektaşlarımızın toplu olarak çalıştığı tüm kamu kurumlarında; görev alacak temsilcilerimiz vasıtasıyla, yaşanan sorun ve taleplerin çözüme kavuşması noktasında sürekli iletişim halinde olacağız.

Göreve gelmemiz halinde meslek ve meslektaşlarımıza hizmet etmenin yanında, yetkilerimiz çerçevesinde kamusal alandaki sorunlara çözüm üretme konusunda konunun aktörleri ile iş birliği içinde olacağız. Belediyelerle yapmayı planladığımız deprem envanter çalışmaları ve yapılacak protokollerle proje kontrollerinin odamızda sağlanması bunlardan bir kaçıdır.

Ayrıca kentlerimizin ve ülkemizin en iyi hallerine kavuşmalarını sağlamak için konusunda uzman komisyonlarımızla; kentsel dönüşümden, ulaşıma, planlamadan, kamu yatırımlarına, alt yapı hizmetlerinden çevreye, yetki alanımızdaki her hususta görüşlerimizi kamuoyu ile ve karar vericiler ile paylaşacağız. Yetkilerimiz çerçevesinde olumlu bulduğumuz çalışmaları desteklerken, olumsuz bulduğumuz çalışmaların düzeltilebilmesi için gerekli uyarılarda bulunacağız. Ancak rakiplerimizin geçtiğimiz iki yıl boyunca yaptığı gibi bize verilen yetkileri örgütlülük gereği diyerek atanmış kişilere devretmeyeceğiz. Odamızı çalışma grubu sayesinde kazandığı lider oda vasfına tekrar kavuşturacağız.

Sonuç olarak konuşmam boyunca bahsettiğim bütün sorunları çözüme kavuşturabilmek için birlik olmamız gerekmektedir. Birlik olmak için tek adresimiz odamızdır. Her bir meslektaşımızı kucaklayabilecek kadar güçlü bir oda ancak çalışma grubu ile mümkün olacaktır. İşte bu yaklaşımla çalışma grubu olarak İMO Bursa Şubesi yönetimine adayız.

İMO Bursa Şubesi'ni tekrar güçlü günlerine döndürmek ve lider oda vasfına kavuşturmak için siz değerli meslektaşlarımızın desteklerini bekliyoruz.

Konuşmamı sonlandırırken sizi temsilen, sizin adınıza konuşulacak konular hakkında vereceğiniz yetkiye sahip çıkmak için her birinizi yarın yapılacak olan seçimlerimizde sandıkta bize destek vermeye davet ediyorum.

Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyor, genel kurulumuzun ve yarın yapılacak seçimlerimizin mesleğimize, meslektaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."

Serdar Atilla Erdem, "Ve son olarak diyorum ki gelin, hep birlikte geleceği çalışma ile inşa edelim" diyerek sözlerini tamamladı.