Bursa
Çok Bulutlu
18.4°
Başka Gazete

İBB davasında 9 kişi için tahliye kararı

2026.05.21 16:40 Son Güncellenme: 2026.05.21 16:56 - GÜNDEM

İBB davasının 41'inci gününde 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.

İBB davasında 9 kişi için tahliye kararı

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor.

Bayram öncesi yapılan bu son oturumda, duruşma savcısının mütalaasını sunmasının ardından Mahkeme Heyeti'nin dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapması bekleniyor.

16.37 | 9 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE KARARI 

Cumhuriyet'in aktardığı habere göre, Mahkeme Başkanı, İBB Davasında 9 Mart'tan bu yana yaptığı 3. tutukluluk incelemesinde; Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Gökhan Köseoğlu, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Hakan Aplak hakkında tahliye kararı verdi.

15.25 | SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI  

İBB Davasında duruşma savcısı tahliyelere ilişkin mütalaasını açıkladı. 

Tutuklu yargılanan Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu'nun tahliyesi talep edildi.

"HAYALİ SUÇ ÖRGÜTÜ KURGUSU..."

BFK Partners'ın sahibi Şeyhmus Sarıboğa'nın ardından avukatı Fulya Dağlı da savunmasını tamamladı. Sarıboğa'nın "suç örgütüne asıl olarak yardım etmekle" suçlandığını anımsatan avukat Dağlı, "Kendisi, Sayın İmamoğlu'nu belediye başkanı olarak bilir sadece. Bu insanların neredeyse tamamıyla da burada tanıştı. Bugüne kadar belediyeyle ya da iştirakleriyle doğrudan herhangi bir iş yapmışlığı da yok. Ama bugün hayali suç örgütü kurgusuna dayalı 3700 küsur sayfalık bu iddianameyle onu yargılamaktayız. Aradaki açı farkını ve uçurumu ve bu illiyetsizliği kapatmaya bence bu 3700 küsur sayfa yetmiyor. Bir o kadar daha koyalım, yine yetmeyecek. Tam da bu yüzden bu davanın siyasi olduğunu belirtmek zorunda kalıyoruz. Çünkü müvekkillerimizin maruz kaldığı hukuksuzluğu ve yaşana gelen hak ihlallerini başka türlü açıklayabilmemiz mümkün değil. Bu iddianame, bu dava, bu yargılama süreci kendi eylemleriyle kendi niteliğini tanımladı. Gördük hep birlikte; ifşa oldu" dedi. 

"BU SORUŞTURMANIN MİMARI OLAN BAŞSAVCI ADALET BAKANI OLDU"

İddianamenin etkin pişmanlık ifadeleri üzerine kurulu olduğunu savunan avukat Dağlı, "Duruşma savcısı 16 milyonun seçilmiş belediye başkanına, 'haddini bilmezse savcılık makamı olarak haddini bildireceğini' söyledi. Heyetiniz bir anda apar topar bir şekilde Adem Soytekin'in sorgusunu öne çekti ve kendisini tahliye etti. Bu soruşturmanın mimarı olan başsavcı Adalet Bakanı oldu. Bizim bu yargılamanın siyasi olduğunu bunlardan daha iyi anlatabilmemiz mümkün değildi" ifadelerini kullandı.

"SERBEST KALMA İHTİMALİNİN OLMADIĞI KENDİSİNE SÖYLENDİ"

Soruşturma sürecinde yaşananlara ilişkin de konuşan Dağlı, "Müvekkil de bu dosyadaki etkin pişmanlıkçılaştırma rejiminden nasibini alıyor. İlk olarak 23 Mayıs 2025'te gözaltına alınıyor Mali Şube'de tutuluyor. Kendisi ilk defa gözaltına alınıyor o sırada. Ve şeker hastası. Üstelik gözaltındayken de fenalaşıyor ve ilaçlarına da erişemiyor. Bir yandan endişe bir yandan hastalığın etkisi altında geçirdiği gözaltı sürecinde avukat Selcen Akar ve birlikte çalıştığı, yönlendirdiği avukatlar kendisine eşlik ediyor. Bu süreçte davanın, dosyanın siyasi muhtevası ve gözaltında olan kişilerin bazı iddialar hakkında bilgiler vermesi gerektiği, aksi halde serbest kalma ihtimalinin olmadığını müvekkile belirtiliyor bu avukatlarca" diye konuştu.

"İDDİANAMEDEKİ ŞEMA ÖRGÜT ŞEMASI DEĞİL, ETKİN PİŞMANLIKÇILAŞTIRMA ŞEMASI"

Dağlı şöyle devam etti:

"Bu dosyada etkin pişmanlık ifadesi veren sanıkların iradeleri sakatlanarak bu ifadeleri verdikleri ya da savcılığının yönlendirme ve yorumlama yöntemleriyle ifadelerinin yazıldığı mahkemenin huzurunda çokça belirtildi. Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade vermeyen sanıkların aylarca tutuklu bırakıldığı; doğrudan savcılık ve birtakım avukatlar vasıtasıyla da etkin pişmanlıkçı olması yönünde havuç-sopa bağlamlarının kendilerine sunulduğu ifşa olunmuş durumda aslında bu aşamaya kadar. 

Bu soruşturmada en başından beri hedef alınan kişiler mevcut. Bu kişiler, soruşturma aşamasında onlara uzanan birtakım piramitler oluşturularak, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerle kendileri aleyhine deliller üretilerek suçlu haline getirilmeye çalışıldı. Bu iddianamede gördüğümüz şema bir örgüt şeması değil aslında, etkin pişmanlıkçılaştırma şemasıdır. Etkin pişmanlık ifadeleri tarih ve örüntüleri ile ele alındığında, müvekkilin de bu girdaba nasıl çekildiği ortaya çıkacaktır."

12:45 - DURUŞMAYA İLK ARA

Çapraz sorguda, duruşma savcısının şirketiyle ilgili Sarıboğa'ya yönelttiği soruların ardından duruşmaya ilk ara verildi. Aradan sonra Sarıboğa'nın avukat savunmalarıyla devam edilecek.

12.37 | BİR ETKİN PİŞMANLIK ZORLAMASI DAHA

Serhat Kapki'nin savunma kısmının tamamlanmasının ardından, Murat Kapki'yle iş yapan ve dolandırıcılıkla suçlanan BFK Partners'ın sahibi Şeyhmus Sarıboğa'nın savunması başladı.

Sarıboğa, şeker hastası olduğunu ve cezaevinde iğneye erişim sıkıntısı yaşadığını belirtirken yüksek şeker sebebiyle gözü karardığı için düşerek cezaevinde kaburgasını kırdığını açıkladı.

Savcı ile avukatlar sebebiyle çok sayıda karışıklıkla karşılaştığını belirten Sarıboğa, yaşadığı etkin pişmanlık zorlamasını da şu sözlerle anlattı: "İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. Avukat Selcan Akar cezaevinde ziyaretime gelerek 'Etkin pişmanlıkla birini tahliye ettirdim. Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. Bunu reddettim. Gece eşimi ve kardeşimi arayarak ben 'Şeyhmus beyle anlaştım' demiş."

Söz konusu avukatın pek çok etkin pişmanlık sürecinde rol oynadığı ve bir bakan yardımcısının yeğeni olduğu öne sürülmüştü.

12.19 I SARIBOĞA'NIN SAVUNMASI BAŞLADI

Kapki'nin savunma kısmının tamamlanmasının ardından, Murat Kapki'yle iş yapan ve dolandırıcılık suçu isnat edilen BFK Partners'ın sahibi Şeyhmus Sarıboğa'nın savunması başladı.

Sarıboğa, şeker hastası olduğunu ve cezaevinde iğneye erişim sıkıntısı yaşadığını belirtirken aynı zamanda cezaevinde kaburgasını kırdığını açıkladı.

11.50 | SAHTE FATURA ÇELİŞKİSİ

Serhat Kapki'nin avukatı Uğur Özdoğan, savunmasına başladı. Özdoğan, yalnızca beyanlarla tutuklu olan Serhat Kapki'ye sahte fatura verdiğini iddia eden tanık Furkan Yalçınkaya'nın, yargılandığı başka bir soruşturmada sahte fatura kestiğini yalanladığını açıkladı.

Kapki'nin bir diğer avukatı Ziya Ergin ise savunmasında "Bu dava içinde 'iyi ki' dediğimiz tek bir durum var. İBB'ye bağlı zabıtalara silah verilseymiş, biz bugün silahlı örgüt davasında savunma yapıyor olabilirdik. Komik geliyor belki ama gerçek" diye konuştu.

10.50 | KAPKİ'NİN ÇAPRAZ SORGUSUYLA BAŞLADI

Duruşma, saat 10.50'de tutuklu isimlerden Serhat Kapki'nin çapraz sorgusuyla başladı. Ardından avukatının savunmasına geçildi.