Bursa
Az Bulutlu
19.9°
Başka Gazete

İBB davasında 36'ncı gün: Duruşma sona erdi... "Haziran sonu vurgusu" dikkat çekti

2026.05.12 19:36 Son Güncellenme: 2026.05.12 22:28 - GÜNDEM

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 36'ıncı günü başladı. İBB davası, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun koruması olan emekli polis Yener Torunler'in savunmasıyla devam etti. Torunler'in ardından Büyükçekmece Başkanvekili Ahmet Şahin'in savunması başladı.

İBB davasında 36'ncı gün: Duruşma sona erdi... "Haziran sonu vurgusu" dikkat çekti

Cumhuriyet'ten  Engin Deniz İpek'in haberine göre, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanıklı İBB davasının duruşması, 36'ncı gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda görüldü.

20:05 | DURUŞMA SONA ERDİ: "HAZİRAN SONU VURGUSU"

Kaya'nın avukat savunmalarının ardından davada bugünkü oturum sona erdi. Mahkeme başkanı, oturumu kapatmadan önce avukatlara seslenerek "Savunmalarınızı biraz hızlandırırsanız, tutukluluk değerlendirmesine kadar daha çok kişi dinleriz. Biz normalde Nisan sonu bu celseyi bitirmeyi düşünüyorduk. Şu anda haziran sonuna kadar gidecek gibi görünüyor" diye konuştu. 

İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken yarın sabah, İBB Davası'na değil, devam eden casusluk davasına katılacağını söyledi.

19:30 | İMAMOĞLU: "BABALARI 94 YAŞINDA, BU BÜYÜK BİR AİLEYE SALDIRI DOSYASIDIR"

Cevat Kaya, savunmasında uzun tutukluluk sürecine ve ailesinin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Mahkeme heyetine seslenen Kaya, "Her tutukluluk incelemesinde acaba bırakılır mıyız diye gözlerinizin içine bakıyoruz sayın başkanım. Her SEGBİS'i, tutukluluk incelemesini gün gün saydık. İddianameden sonra tahliye edilmeyi bekliyorduk. Savcılıkta, sulh cezada ne dediysem onu anlattım. Ortada bir şey yok. Ortada olan tek bir şey var: 380 gündür ben cezaevindeyim" ifadelerini kullandı.

94 yaşındaki babasıyla yaptığı konuşmayı da anlatayan Kaya, "Babam geçen yılın Mayıs aylarında gelmeye başladı. 'Başını dik tut' dedi. 15 Ocak'ta onu aradım, 'Benim ne kadar vaktim kaldı ki? 94 yaşındayım' dedi. Şerefimle namusum üzerine söylüyorum: Biz aile olarak her türlü hesabı vermeye hazırız. Suç varsa ceza olur sayın başkanım ama burada ceza var, suç yok. Siz eve gidiyorsunuz, ben hücreye gidiyorum" dedi.

Daha sonra kayınbiraderi Kaya'ya soru sormak için söz alan İmamoğlu, Kaya ile bir tek ticari ilişkide bulunduğunu ancak Dilek İmamoğlu ile evlendikten sonra ailesi olan ticari ilişkilerini rafa kaldırdığını belirtti. Ali Kaya'nın tutukluluğuna da tepki gösteren İmamoğlu, sorularını şu sözlerle bitirdi:

"Savcılık eliyle basına aktarılan görüntüler, yazılar, çiziler üzerinden bir hakaret ve saldırıya uğradık. Siyaseti anladık. Siyasi saldırıları anladık. Hadi İBB üzerinden yapılan birtakım şeyleri anladık ama bu saldırılar, aile yaşamına ve aile prensiplerimize kadar saldırıya dönüştü.

Bu yeryüzünde Allah bana nefes verdikçe, hukuki hakkımı yargı ve adil yargı düzeni içerisinde nefesim sona erene kadar arayacağıma, sizin de huzurunuzda burada söz veriyorum. Bunun nasıl hak arama olduğunu, hukuk önünde böyle milim milim nasıl büyük mücadele vereceğimi burada ifade etmek istiyorum. 94 yaşında babamız var, 80 yaşında benim babam var, diğerleri var. Buradaki bütün herkesin babası, annesi var, evlatları var. Bu gerçekten büyük bir aileye saldırı dosyasıdır."

17:10 | İKİNCİ ARA

Büyükçekmece Başkanvekili Ahmet Şahin'in ve avukatlarının savunmasının ardından İBB Davası'na ikinci ara verildi.

Aradan sonra Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi Cevat Kaya'nın savunmasına geçilecek.

16:30 | AHMET ŞAHİN'İN SAVUNMASINA GEÇİLDİ

Keskin'in savunmasının ardından Yener Torunler'in savunma kısmı tamamlandı. Böylece davada Cebeci Maden Sahası savunmaları sona erdi.

Torunler'in ardından Büyükçekmece Başkanvekili Ahmet Şahin'in savunması başladı.

15:50 | İBB BORSASI AVUKATI, EKİM AYINDA BAŞLAYAN CASUSLUK SORUŞTURMASINI AĞUSTOS AYINDA AVUKATA SÖYLEMİŞ

İBB Davası, öğleden sonra Yener Torunler'in avukatı Ahmet Keskin'in savunmasıyla devam etti.

Detaylı bir savunma yapan Keskin, ismi İBB Borsası iddialarıyla anılan avukat Mehmet Yıldırım hakkında çok önemli bir iddiada bulundu. Keskin'in anlatımına göre, İBB soruşturmasını yöneten savcılardan birini tanıdığını öne süren Yıldırım, Ekim ayının sonunda başlayan ve şu an Silivri'de davası devam eden casusluk davasının başlayacağını Ağustos ayındaki görüşmelerinde Keskin'e aktarmış.

Keskin'in savunmasındaki ilgili kısım şöyle:

"Aynı zamanda akrabam olan Yener Bey'i bir avukat olarak cezaevinde ziyaret ettiğimde, bana kendisinin 6 Ağustos'ta tahliye edileceğini, avukatının bu yönde söz verdiğini anlattı. Bu kadar önemli bir dosyada böyle bir sözün nasıl verilebildiğini sordum ve savcılık tarafından kendilerine söz verildiği yönünde bir anlatımla karşılaştım. Bunun üzerine Yener Bey'in ve ailesinin rızasını alarak meslektaşım Mehmet Yıldırım ile görüşmek istediğimi söyledim. Mehmet Bey'i aradım ve beni ofisine davet etti. Esma Hanım'la birlikte gittik. Henüz yeni tanışmıştık, aramızda bir güven ilişkisi yoktu. Birbirimizi hiç tanımamamıza rağmen bana Savcı Bey ile arasındaki ilişkiyi ayrıntısıyla anlatmaya başladı.

Savcı Bey'in ne kadar iyi ve vatansever bir adam olduğunu, bu örgütün ne kadar tehlikeli olduğunu, yarın öbür gün casusluk soruşturmasının da başlayacağını, bu işin temelinin İngiltere'ye dayandığını ve savcılığın bu hususları ortaya çıkaracağını anlatıyordu. Bu konuda son derece emin bir tavrı vardı. Aslına bakarsanız, Yener Bey'in bir yakını olarak bu durumdan rahatsız olmadım tam aksine hoşuma gitti.

'Neden' derseniz? Ağabeyimi tahliye edebilecek kudrete sahip olduğu izlenimine kapıldım. Kendisiyle yaklaşık 1 saat sohbet ettik. Yeşilköy'de bahçeli, konak gibi güzel bir ofisi var, bizi orada ağırladı. Bize telefonunda savcı ile olan yazışmalarını gösterebileceğini söyledi ancak biz meslektaşımıza 'Hicap duyarız, gerek yok' dedik. Söylediğine inandığımızı ve itibar ettiğimizi ifade ettik. O ekran görüntülerini görmeye ihtiyaç duymadık. Şimdi bu konuda biraz pişmanlık hissediyoruz." 

14:20 | AVUKAT SAVUNMASIYLA DEVAM EDİYOR

Verilen aranın ardından tutuklu sanıklar tekrar salona getirilirken Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu'na seslenerek "Sıkma canını öpüyorum" dedi. 

Dava, Yener Torunler'in avukatı Ahmet Keskin'in savunmasıyla devam ediyor.

12:45 | İLK ARA VERİLDİ

Torunler'in avukatı Ahmet Keskin, savunmasına başlamadan duruşmaya ara verildi.

İmamoğlu, araya giderken seyirci sıralarında bulunan Yeşilçam yıldızı İzzet Günay'ı görerek şöyle seslendi:

"İzzet ağabey hoşgeldin teşekkürler. Sizin o güzel filmlerinizdeki gibi bir Türkiye yaşatamadığımız için özür diliyorum ama filmlerinizdeki kötülerin kaybettiği gibi günler yaşıyoruz"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugünkü grup toplantısında, İBB davasında 'örgüt yöneticisi' olarak yer alan firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinden 2024 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na tahsis edilen 4 lüks araçla ilgili belgeyi açıkladı.

12:35 | "GÜLİBRAHİMOĞLU BAŞSAVCILIĞA ARAÇ VERDİ"

İBB Davası'nın bugünkü duruşmasında, çeşitli sanık avukatlarının Yener Torunler'e yönelttiği sorulardan sonra İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin de Torunler'e Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketi üzerinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na araç verilip verilmediğini sordu. Torunler, 2024 yılında Murat Gülibrahimoğlu'nun talimatıyla adliyedeki bir yetkiliyle birlikte noter işlemi yaptıklarını ve sıfır kilometre dört adet Skoda Superb aracın başsavcılığın kullanımına verildiğini söyledi.

Torunler, araçların Esenyurt Doğuş Oto'dan teslim alındığını, iki aracın önce, diğer ikisinin daha sonra gönderildiğini söyledi. Yakıt giderlerinin Başsavcılık tarafından, bakım masraflarının ise şirket tarafından karşılandığını ifade etti. Trafik cezalarının şirkete geldiğini belirten Torunler "Cezaları adliyeye iletirdik, oradan iptal ettirirlerdi" ifadeleriyle süreci anlattı. Torunler iki araç için Ankara'dan, iki araç için de İstanbul'dan trafik cezası geldiğini söyledi.

Avukat Tora Pekin ise şirketin bir araç kiralama firması olmadığını vurgulayarak, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024 senesinde Murat Gülibrahimoğlu'ndan karşılıksız araç alıyor. Bu ilişki normal, hiçbir sorun yok ama Sayın Ekrem İmamoğlu Murat Gülibrahimoğlu'nun üstünde suç örgütü lideri olarak yargılanıyor" dedi.

12:30 | İMAMOĞLU'NDAN AKIN GÜRLEK'E SERT SÖZLER

Ekrem İmamoğlu, Yener Torunler'in savunmasının ardından soru sormak için söz aldı. Sorularının son kısmında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kamuoyundaki son açıklamalarına çok sert sözlerle tepki gösterdi.

İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Sayın bakanın (Akın Gürlek) bu mahkemeyi etki altında tuttuğunu düşünüyorum. Bize suç örgütü dedi, bunu diyemez. Bir rüşvet havuzu oluşturdular ve asrın yolsuzluğu gibi şeyler söyledi. Direkt olarak şahsıma söyledi bunları. Bu hususları aynen kendisine iade ediyorum. Sizi etki altında tutmaya çalışan bir bakanla karşı karşıyayız, siz de karşı karşıyasınız. Kendini yargıç sanneden bu adalet bakanına haddini bildirmek zorundasınız. Türkiye'nin beka sorunu haline gelen bu bakanla ilgili sayın Cumhurbaşkanını ve Devlet Bahçeli'yi de uyarıyorum."

12:20 |  "YARDIM KARTLARI ÖNCE VALİLİĞE SONRA AKP İL BAŞKANLIĞI'NA GİDİYORDU"

Ekrem İmamoğlu, duruşmada tutuklu Torunler'e özellikle yardım kartları, belediyelerle ilişkiler ve şirket faaliyetleri üzerinden sorular yöneltti. İmamoğlu'nun gündeme getirdiği konu, savcılığın suç unsuru olarak gösterdiği, üç harfli marketlerden yüksek tutarlı market kartı alımlarıydı. Torunler, şirket olarak bu kartları kamu kurumlarına, belediyelere ve AKP teşkilatına verdiklerini söyledi. Torunler, İstanbul Valiliği üzerinden AKP İl Başkanlığı'na yardım kartı ulaştırıldığını bildiğini ifade etti. İmamoğlu'nun, benzer şekilde CHP'ye yardım yapılıp yapılmadığı sorusuna ise "Keşke verseydik dedim" yanıtını verdi.

Torunler ayrıca Üsküdar, Kartal, Sultangazi ve Eyüp belediyelerine de kart desteği sağladıklarını söyledi. Bunun üzerine İmamoğlu, dosyada yardım faaliyetlerinin suç isnadı haline getirildiğini belirterek aynı şirketin AKP'li belediyelerle yaptığı çalışmaların da kayda geçirilmesi gerektiğini savundu. İmamoğlu daha sonra, iddianamede ekonomik olarak zor duruma düştüğü öne sürülen şirketin, 2019 sonrasında AKP'li Eyüpsultan Belediyesi ile protokol yaptığını ve cami inşaatı süreçlerinde yer aldığını gündeme getirdi.

İmamoğlu, şirketin geçmişte ağırlıklı olarak valilik ve AKP çevreleriyle ilişkili faaliyet yürüttüğünü, CHP'li belediyelerle ise sınırlı temas içinde olduğunu vurgulayarak buna rağmen suçlamaların kendilerine yöneltildiğini dile getirdi.

11:45 | İBB BORSASI İDDİALARI YİNE GÜNDEMDE

Torunler, CHP lideri Özgür Özel'in yaz aylarında gündeme getirdiği İBB Borsası iddialarıyla ilgili önemli beyanlarda da bulundu.

Torunler, savunmasında şunları söyledi:

"Ben ifadeye gittiğimde savcının odasında Mehmet Yıldırım'ı gördüm. 'Fatih ve Zafer Keleş'e para verdiğimi' söylemediğim takdirde serbest bırakılamayacağımı söylediler. Daha sonra tutuklamaya sevk edildim. Aşağıda tekrar Mehmet Yıldırım'ı gördüm. 

Savcı olduğunu belirttiği birinden gelen telefonu benimle konuşturdu. Telefondaki ses "Ben senin suçsuz olduğunu biliyorum ama şu an böyle olması gerekiyor" dedi. Mehmet Yıldırım sonra bana "Ufak değişiklik yapacağım ifadende. Ek ifade vereceksin, benim tanıdığım savcı da seni serbest bırakacak. Zaten Fatih Keleş itirafçı olacak, ondan önce davranman lazım" dedi. Ben de ona "Kendimi kurtarmak için onlara para götürdüm dersem nasıl ispatlayacağım?" dedim. Mehmet Yıldırım bana "Merak etme, Cem Çelik'in ifadesiyle inandırıcı olacaktır" dedi. Cem Çelik'in beni suçlamasının tek sebebi Mehmet Yıldırım'dır. Kendini kurtarmak için ifade vermiş. Tutukluluk incelemesinde denk geldik; Cem Çelik bana "İnat etme, milleti kurtarmak sana mı kaldı? Mehmet'in dediği gibi ifade ver" dedi.

Ben bunların hiçbirine gerek duymadım. Buradan suçsuzluğumu ispatlayarak başım dik çıkacağım. Çocuklarımın babalarını, iftiracı olarak değil doğruları söyleyen biri olarak bilmesini istiyorum. Oğlumu da gözaltına aldılar ve adli kontrolle serbest bıraktılar. Her hafta imzaya gidiyor ama bana bir kere bile 'Baba sen de ifadeye imza at da çıkalım' demedi. Bu süreçte kurulan tüm tezgahlara ve kumpaslara rağmen ailecek doğruları bildiğimizde direndik."

11:20 | "DUYMAK İSTEDİKLERİ DUYDULAR, İSTEMEDİKLERİNİ DUYMADILAR"

Savunmasına "Duymak istediklerini duydular, duymak istemediklerini duymadılar" diye başlayan Torunler, şöyle devam etti:

"Benim 2014 yılındaki işim ne ise tutuklandığım tarihe kadarki işim aynıdır. 11 yıl boyunca örgüt üyesi mi olmuşum? Maaşımı hak etmek için görevimi yapmaktan başka hiçbir şey yapmadım. Üye olduğum öne sürülen örgütün amacının CHP'yi ele geçirmek olduğu belirtiliyor Ben CHP üyesiydim, patronum AKP'ye yakın olmasına karşın ben CHP'liydim, delegelik teklif edildi ama kabul bile etmedim. Örgüt üyesi olarak geçen çoğu kişinin CHP'li olma durumu yoktur. CHP'li olmanın belli başlı gereklilikleri vardır. Benim için övünç kaynağıdır. Partimizde nice başkan gördük ama Mustafa Kemal Atatürk dışında kimseden talimat almayız."

Para çekme işlemlerinin, iddianamede suç olarak yansıtıldığını aktaran Torunler "Bunların örgüte yardım olarak çekildiği iddiası tamamen yalandır. Para çekme işlemini hiçbir zaman tek başıma da yapmadım. İfade aşamamda bunların hepsini anlattım ama anlamadılar, duymadılar ya da anlamak istedikleri gibi anladılar" dedi.

11:10 | DURUŞMA BAŞLADI

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 36.duruşma günü başladı.

Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in kızı Zeynep Keleş, tutuklular salona getirilirken babasına "Baba, ağabeyim nerede?" diye seslendi. Fatih Keleş'in oğlu Mustafa Keleş ve ağabeyi Zafer Keleş de tutuklular arasında bulunuyor. Yeğeni Murat Keleş de son tutukluluk incelemesinde tahliye edilmişti.

İBB Davası, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun koruması olan emekli polis Yener Torunler'in savunmasıyla devam ediyor.

CHP lideri Özgür Özel, Ağustos ayında yaptığı açıklamada, İBB borsası iddialarıyla anılan avukat Mehmet Yıldırım'ın, cezaevinde Torunler'e gidip ifadesini değiştirmeye çalıştığını; Fatih Keleş'in kardeşine sarı zarfta para verdiğini söylemesini istediğini açıklamıştı.