2026.05.07 10:51 Son Güncellenme: 2026.05.07 17:09 - GÜNDEM
Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası başladı. Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalar nedeniyle tutuklu yargılanan Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatı Metin Çetinbaş'ın yarım kalan savunması tamamlandı. İBB Spor Kulübü Başkanı ve CHP Beylikdüzü Belediye Meclis üyesi Fatih Keleş'in kendisi gibi tutuklu yargılanan oğlu Mustafa Keleş savunmasında, hakkında beyan dahi bulunmamasına rağmen örgüt üyeliğinden yargılandığını söyledi. Keleş, İmamoğlu'nun "Seninle hayatımız boyunca çocukluğumdan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu?" sorusuna "hayır" yanıtını verirken İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı, "Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan, bu devlet adına, bu millet adına, bu Türk yargısı adına özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
T24'ün aktardığı habere göre, İBB Davası'nın duruşması 34. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda görülmeye başlandı.
Dünkü duruşmada İmamoğlu, firari olan ve örgüt yöneticiliği ile suçlanan Murat Gülibrahimoğlu'na ait Kuzey İstanbul şirketinin 2024 yerel seçimlerinden önce AKP'nin İBB adayı Murat Kurum'un kampanyasını yapan şirkete 41 milyon 660 bin lira gönderdiğini söylemiş, "Rakibimin kampanyasına ödeme yapan kişiyi benim örgütümde yönetici yaptılar. Türk adaletini bu duruma düşürüyorlar" ifadelerini kullanmıştı.
İBB Davası'nda 34. gün başladı. Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalar nedeniyle tutuklu yargılanan Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatı Metin Çetinbaş'ın yarım kalan savunması, kaldığı yerden devam etti.
"Berat Albayrak, Fatih Dönmez, Abdullah Tancan, Alparslan Bayraktar, Mithat Cansız, Davut Gül ve Mahmut Kaşıkçı'ya dava açılmasını beklerdik"
Yeşilyurt'un avukatı Çetinbaş, maden faaliyeti için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Maden Petrol Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğu olduğunu belirtti. Maden faaliyeti için raporların alındığını belirten avukat Çetinbaş, savcıların kurum yetkilileri hakkında dava açması gerektiğini söyledi. "Ben isimlerini vereyim" diyen Çetinbaş, "Ortada böyle bir iddia varsa Berat Albayrak, Fatih Dönmez, Abdullah Tancan, Alparslan Bayraktar, Mithat Cansız, Davut Gül, Mahmut Kaşıkçı'ya dava açılmasını beklerdik" dedi.
Av. Çetinbaş, Kuzey ve Güney Cebeci şirketlerinin mevzuat gereğince yasal olarak oluşturulan şirketler olduğunu ve birleştirme işlemlerini savcıların suç saydığını ifade etti. Avukat Çetinbaş, bu iddianameyi hazırlayan savcıların bu mevzuatı bilmediklerini söyledi. Maden bölgesinde tedbirleri almak için kurulan komisyonun üyelerinin İstanbul Valiliği tarafından atandığını söyleyen Çetinbaş, toplantılara katılan müvekkilinin bununla suçlandığını söyledi.
"Bakanlık, proje koordinatörüne ödül verdi"
Çetinbaş, Cebeci Maden Bölgesi'nin Cumhurbaşkanlığı 2 bin 100 Günlük Eylem Planı'nda yer aldığını söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için MAPEG, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına proje koordinatörlüğünden sorumlu Prof. Dr. Atiye Tuğrul'un, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mithat Cansız'ın elinden ödül aldığını belirtti.
"Hiçbir araştırma yapılmadı, iddiayla tutuklanması kabul edilebilir değil"
Çetinbaş, Cebeci Maden Bölgesi'ne ilişkin Sultangazi Kaymakamlığı'nın 2024 yılına ait yazısında tesislerin kurulmasında herhangi bir sakınca bildirilmediğini söyledi. Çetinbaş, savcıların hiçbir araştırma yapmadan kaçak döküm yapıldığı iddiasıyla müvekkilinin tutuklanmasının kabul edilebilir olmadığını belirterek Yeşilyurt'un tahliyesini talep etti.
Avukat Metin Çetinbaş'ın ardından Yeşilyurt'un bir diğer avukatı Duygu Çetinbaş Söner söz aldı. Çetinbaş Söner, müvekkili hakkında sanık ve tanık ifadesi bulunmadığını vurguladı.
Söner'in savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Mustafa Keleş: Aramızda baba-oğul dışında herhangi bir örgütsel bağ yok
Yaklaşık 1 saat süren aranın ardından devam eden duruşmada, tutuklu Mustafa Keleş, savunmasına başladı. Keleş, "Savcılık, babamın ve benim örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor. Aramızda baba-oğul dışında herhangi bir örgütsel bağ yok. Benim hakkımda beyan bile yok. Buna rağmen örgüt üyesi olduğum söyleniyor" dedi.
"Hayatımda fatura kesmedim, nasıl yapılır bilmiyorum"
Mustafa Keleş, Cebeci Maden Bölgesi'nde yetkisi ve dahli bulunmadığını söyledi. "Adımın bu sahalar içinde bir beyanda geçmemesi bu gerçeği göstermektedir" diyen Keleş, "Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Fatura kesmeyi bilmiyorum, hayatımda kesmedim" dedi.
"Vardiyalı şekilde yerde yatıyoruz; kardeşini bıçaklayan benden sonra geldi, benden önce çıktı"
Mustafa Keleş, savunmasında cezaevi koşullarını da anlattı. 11 aydır 60 kişinin yaşadığı cinayet koğuşunda kaldığını belirten Keleş, "Yerde vardiyalı bir şekilde yatılıyor. Küçük masada 10 kişi yemek yiyoruz. Koğuşumda öz kardeşini bıçaklayan bile tahliye oldu. Benden sonra geldi, benden önce çıktı. Ben niye hala tutukluyum? Verem salgını nedeniyle koğuşum karantinaya alındı" dedi. Tahliyesini talep eden Keleş'in sorgusuna geçildi.
Keleş'in avukatı: İddianame değil, varsayımname diyorum
Keleş'in avukatı Nergis İnce, müvekkilinin savunması için söz aldı. Avukat İnce, müvekkilinin lehine olan beyanın ifade tutanağına geçmediğini vurguladı. İnce, "Savcılık yorumunu destekleyen tek bir beyanın olmadığını tekrarlıyorum. İddianameye başka başka şeyler söylendi. Bu yüzden varsayımname diyorum" dedi.
İnce, Mustafa Keleş'in örgüt üyeliği iddiasına ilişkin olarak irtibat kayıtlarının müteahhit Mustafa Keleş'e ait olduğunu söyledi. Avukat İnce, "Bunlarla başa çıkmaya çalışırken isyan ettim" dedi. Kaçak döküm olsaydı kamu kurumlarının böyle bir şeyin altına girmeyeceğini söyleyen avukat İnce, aksi halde valiliğin kaçak dökümden para kazandığını söylemek zorunda kalacağını belirtti. Av. İnce, müvekkili Mustafa İnce'nin tutukluluk halinin sonlanmasını ve tahliye edilmesini talep etti. İnce, "Takdir sizin, Mustafa Keleş ya Fatih Keleş'in oğlu olduğu için tutukluluğuna devam edilecek ya da tahliye edilecek" dedi.
İmamoğlu: Benim adıma 'örgüt lideri' olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame
İnce'nin savunmasının ardından İmamoğlu, Mustafa Keleş'e soru sormak üzere söz aldı. Sesi titreyen İmamoğlu, gözyaşlarını tutamayarak, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık 'Okulun nasıl gidiyor?' diye sorabilirdim sana. Benim adıma 'örgüt lideri' olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğumdan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan, bu devlet adına, bu millet adına, bu Türk yargısı adına özür diliyorum" dedi. Mustafa Keleş soruya, "Hayır" cevabını verdi.
"Meşhur savcı önce babası hakkında sorular sordu, sonra 'Baban olduğu için cevap vermek zorunda değilsin" dedi"
Keleş'in avukatı Sadık Ömer Cennetoğlu, müvekkilinin savunması için söz aldı. "Mustafa bu davada rehinedir" diyen Cennetoğlu, "Savcılıkta meşhur savcımız bizi karşıladı. Mustafa'ya önce babasına ilişkin sorular sordu. Sonra usul aklına gelecek ki 'Baban olduğu için cevap vermek zorunda değilsin" dediğini aktardı.