Bursa
Çok Bulutlu
17.9°
Başka Gazete

İBB Davası'nda mütalaa açıklandı: Savcı 7 kişinin tahliyesini talep etti

2026.03.31 12:09 Son Güncellenme: 2026.03.31 15:48 - SİYASET

İBB'ye yönelik, aralarında tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 402 sanıklı davada 4. haftaya girildi. 13. celse bugün görülüyor. Duruşma savcısı 107 tutuklu sanık hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılık, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Ali Üner, Ebubekir Akın ve Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

İBB Davası'nda mütalaa açıklandı: Savcı 7 kişinin tahliyesini talep etti

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.

Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP'li isimler de takip ediyor.

15:15 | AVUKATLARIN TUTUKLULUK SAVUNMALARI SÜRÜYOR

"SORUŞTURMA VE İDDİANAMEDEKİ İHALE FARKLI"

Tutuklulardan eski İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyonu Daire Başkanı Seyfullah Demirel'in avukatı Yeşim Gül, müvekkilinin ifadeye çağrılmak yerine gözaltına alınarak sürecin başlatıldığını ve soruşturma aşamasında kendisine yöneltilen ihalelerle iddianamede yer alan ihalelerin tamamen farklı olduğunu belirterek şöyle konuştu: "İddianame biliyorsunuz ki basına düştü. İncelediğimizde baktık ki soruşturmada bize sorulan ihaleler ortada yok; bambaşka iddialar, bambaşka ihaleler var. Bu durumu izah etmeye çalıştık. 137 numaralı eylemden sorumlu tutulduk ancak müvekkilimiz Seyfullah Demirel bu süreçte kesinlikle orada geçen ihalede görevli dahi değil, daire başkanlığından ayrılmıştı." Söz konusu eyleme karşı savunma yapmayacaklarını belirten Gül, ayrıca dosyada somut delil bulunmadığını, suçlamaların varsayımlara dayandığını belirterek Demirel'in tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep etti.

"AİLE BİREYLERİNE YÖNELİK GÖZALTI"

Davanın önemli isimlerinden, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in kardeşi olan Zafer Keleş ve oğlu Murat Keleş'in avukatı Yağmur Kavak ise müvekkillerinin tutukluluk süreçlerinin yoğun baskı ortamında gerçekleştiğini, özellikle etkin pişmanlık uygulamaları üzerinden aile bireylerine yönelik gözaltılarla dolaylı baskı kurulduğunu belirtti. Murat Keleş hakkında somut hiçbir delil bulunmadığını ve mahkeme ile savcılık tarafından sorguda dahi soru yöneltilmemesinin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Kavak, buna rağmen medyada gerçeğe aykırı haberler yapıldığını söyledi. Zafer Keleş'in ise yalnızca etkin pişmanlık ifadesine dayanılarak tutuklandığını ancak bu ifadenin iddianamede herhangi bir eyleme dönüştürülmediğini ve  tutukluluğun hukuki dayanağını yitirdiğini savunan Kavak, "Müvekkillerimizi birer sayıdan ibaret görecek her türlü yaklaşımla mücadele ısrarımızı sürdüreceğiz. Sayın Heyet; bayram geçti, bahar geliyor, torunlar büyüyor. Bu haksızlık zincirinin artık kırılması gerekiyor" diye konuştu.

"BÖYLE ÖRGÜT MÜ OLUR?"

İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel'in avukatı Hayrettin Berksoy ise CHP'ye yönelik kapatma davasında da yer alan ve hiç hayata geçirilmemiş bir uygulama olan İBB Hanem üzerinden kurulan eylem 13 kapsamındaki kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydetme, yayma ve örgüt üyeliğinden suçlarına ilişkin konuştu. Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır somut hiçbir delile dayanmadan tutuklu bulunduğunu, dosyadaki tüm verilerin dijital olarak zaten ilgili kurumlarca kayıt altına alındığını ve delil karartma ihtimalinin fiilen mümkün olmadığını ifade etti. Özellikle kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi suçlamasının teknik ve hukuki olarak hatalı yorumlandığını savunan Berksoy, Sayın Başkanım, birbirimizi sadece burada gördük; şu anda baz kayıtlarımıza baksak bizim sizinle baz kaydımız daha fazla çıkar. 5 tane baz kaydı bir insanın örgüt üyesi olduğunu mu gösterir? Bir insan nasıl bir örgüt üyesi ki hiyerarşisindeki bir insanla bir tane telefon görüşmesi yok? Örgüt yöneticisi olduğu belirtilen Hüseyin Gün ile müvekkilim arasında bir tane telefon görüşmesi yok. Böyle örgüt mü olur? Böyle örgüt üyeliği mi olur?" ifadelerini kullandı.

15.00 | DURUŞMA DEVAM EDİYOR

Savcının tahliyeye yönelik mütalaasının ardından duruşma, tutuklu sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediyor.

12.49 | MÜTALAA AÇIKLANDI: 7 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

İBB davasında duruşma savcısı 1 saatlik aradan sonra tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıkladı.

Savcılık, Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Evren Şirolu, Ekrem İmamoğlu'nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, iş insanı Ali Üner, İETT özel halk otobüsü işletmecisi Ebubekir Akın ve İSPER büro personeli Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

Mahkeme Heyeti'nin kararı, avukat beyanlarının ardından 2 gün sonra, perşembe günü belli olacak. 

İBB Davasının ilk 13 gününde şu isimler savunma yapmıştı:

1) Eski CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu

2) CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi, iş insanı Bulut Aydöner

3) CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük

4) Etkin pişmanlık ifadesi veren ancak yeterli görülmemesi nedeniyle tahliye olamayan Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat

5) Ağaç AŞ personeli Fatih Yağcı

6) Ali Üner

7) Evren Şiroğlu

8) Hüsnü Yüksel Tunar

9) Murat Or

10) Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas

11) Altan Ertürk

12) Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan

13) Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık

14) Murat Keleş

15) Ceyhun Avşar

16) Ebubekir Akın

17) Mehmet Karataş

KASAPOĞLU 13 YAŞINDAKİ OĞLUNUN DOĞUM GÜNÜNDE TUTUKLANMIŞTI 

İBB Davası'nda tahliye talep edilen isimlerden biri, Ekrem İmamoğlu'nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu oldu. İlk olarak İBB'ye yönelik Nisan ayındaki 2. dalga operasyonlarda gözaltına alınan Kasapoğlu'na, sahibi olduğu ikinci el arabanın ilk sahiplerinin neden yurtdışına çıktıkları ve arabayı almak için yolladığı para sorulmuş, daha sonra da serbest bırakılmıştı.

Kasapoğlu, Mayıs ayındaki 4. dalga operasyonlarda bir kez daha gözaltına alınırken bu sefer de İmamoğlu'nun koruma ekibi ve çeşitli İBB bürokratlarıyla yaptığı görüşmeler ve İmamoğlu'nun kayıp olduğu belirtilen cep telefonu sorulmuştu. Kasapoğlu, gözaltı sürecinin ardından tek başına baktığı 13 yaşındaki oğlu Çınar'ın doğum gününde tutuklanmıştı.

KALP PİLİ VE KALP KAPAK PROTEZİ NEDENİYLE SAĞLIK SORUNLARI YAŞIYORDU

İBB Davası'nda, hakkında tahliye talep edilen isimlerden bir diğeri de Davut Bildik oldu. 

İBB iştiraki İSPER'de büro personeli olarak çalışan Bildik, yüzde 47 engellilik oranı nedeniyle İBB bünyesine engelli kadrosundan girmişti. Mayıs ayından bu yana tutuklu olan ve kalp pili ile kalp kapak protezi bulunan Bildik'in cezaevinde sağlık durumu kötüleşmişti.

5 YAŞINDAKİ KIZININ FOTOĞRAFINI GÖSTEREREK 'KIZIMA KAVUŞMAK İSTİYORUM' DEMİŞTİ

Duruşma Savcısı'nın tahliye talep ettiği diğer isim olan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın tutuklu şoförü Sırrı Küçük 11 Mart'ta savunma yapmıştı.

Duruşmanın bugüne kadarki en duygusal savunmalarından birini yapan Küçük, 10 aydır işlemediği bir suç nedeniyle tutuklu bulunduğunu belirtmişti. Gözaltına alındığı sabah yaşadıklarını anlatan Küçük, 5 yaşındaki kızına ilk kez o gün yalan söylediğini ifade ederek, "Kızım 'Baba nereye gidiyorsun?' dedi, 'İşe gidiyorum' dedim" diye anlatmıştı. 

Küçük, iddiaya konu lokasyon olan Başak Petrol'de bulunmasının günlük yaşamının bir parçası olduğunu belirterek, burada çay içtiğini, yemek yediğini ve aracını yıkattığını, bu nedenle baz vermesinin doğal olduğunu söylemişti. Aynı noktada çok sayıda kişinin bulunmasının suçlama konusu yapılamayacağını vurgulayan Küçük, bu durumun rüşvetle ilişkilendirilemeyeceğini ifade etmişti. 

Hakkındaki rüşvet iddiasını reddeden Küçük, kendisine 5 milyon lira verildiği yönündeki beyanın çelişkili olduğunu savunmuştu. HTS kayıtlarında kendisiyle yapılmış bir görüşmeye dair herhangi bir delil bulunmadığını belirten Küçük, böyle bir paranın kalabalık ve kameraların bulunduğu bir yerde alınmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu dile getirmişti.

Kendisine para verdiğini iddia edilen kişinin "görsem tanımam" beyanına da dikkat çeken Küçük, bu durumun iddialarla çeliştiğini belirtmişti. Savunmasının sonunda kızının fotoğrafını gösteren Küçük, "Kızıma kavuşmak istiyorum" diyerek tahliyesini talep etmişti. 

GİZLİ TANIK DIŞINDA HAKKINDA HİÇBİR İFADE OLMADAN 8 AYDIR TUTUKLUYDU 

Tahliyesi talep edilen Ağaç AŞ çalışanı Fatih Yağcı ise gizli tanık 'Gürgen'in iddiaları hakkında savunma yapmıştı. Yağcı, "Para alışverişini ne gördüm ne duydum. Bana teslim edilen para veya benzer bir şey de yok, bununla alakalı beyan da yok. HTS eşleşmesi de tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor" demişti. 

Rüşvet paralarını teslim alarak rüşvete aracılık ettiği yönündeki iddiaya yanıt veren Yağcı, "Ben kimseyle para alışverişi yapmadım, ifade de yok ama 8 aydır tutukluyum" ifadelerini kullanmıştı. 

900 METRELİK BAZ KAYDI DELİL OLARAK GÖSTERİLİP TUTUKLANMIŞTI 

Tahliyesi talep edilen Özel Halk Otobüsü işletmeciliği yapan iş insanı Ebubekir Akın ise dünkü duruşmada savunma yapmıştı. Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için rüşvet sürecine aracılık ettiği yönünde iddialar olduğunu hatırlatan Akın, "Kendi hak edişlerini zamanında alamayan bir insanken, bir başkasının alması için rüşvete aracılık yapmam ne kadar akla yatkın?" Diye sormuştu. 

Dosyada yer alan baz kayıtlarına da yanıt veren Akın, söz konusu sinyallerin büyük bölümünün yakıt aldığı istasyonlar, iş yeri, ikamet adresi ve günlük güzergâhlarıyla örtüştüğünü savunurken, adı geçen kişilerle herhangi bir tanışıklığı ya da ticari ilişkisi olmadığını belirterek "427 metre, 900 metre.. Bu mesafelerle suçlama olmaz" demişti. 

Akın'ın avukatı Fuat Aydın, müvekkilinin dosyada yalnızca kısa bir telefon görüşmesiyle yer aldığını söyleyen ve baz kayıtlarının "tesadüfi" olduğunu vurgulayarak, "Delile göre suçlu bulunmaya çalışılıyor. 900 metre, 1000 metre mesafelerle isnat kurulamaz" değerlendirmesinde bulunmuştu.

12.45 | MÜTALAA BEKLENİYOR

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi.

Mahkeme Heyetinin de gelmesiyle birlikte duruşma tekrar başladı. Duruşma Savcısı, 1 saatlik aradan sonra tutukluluklara ilişkin mütalaasını birazdan açıklayacak.

11.16 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme Başkanı duruşmaya 1 saat ara verdi. Duruşma savcısı verilen aranın ardından 107 tutuklu sanık hakkındaki mütalaasını açıklayacak.

11.00 | DURUŞMA BAŞLADI 

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar alkışlar eşliğinde salona getirildi. Mahkeme Heyeti'nin de gelmesiyle birlikte duruşma başladı. 

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan için duruşmanın başında söz aldı.

İstanbul Barosu Başkanı olarak söz aldığını vurgulayan Kaboğlu, kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını vurguladı.  Kaboğlu, suçluluğu hakkında kuvvetli şüphe bulunan kişilerin ancak kaçma, delil karartma gibi şüpheler olduğunda tutuklanabileceğine dikkat çekti. 

Avukat Mehmet Pehlivan'ın iki kişinin beyanı sonucu tutuklandığını ve tutukluluğunun hala devam ettiğini söyleyen Kaboğlu, "Somut bir delil bulunmamaktadır" dedi. 

Henüz yargılamanın başında olunduğunu aktaran Kaboğlu, "İtirafçı beyanlarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Bu beyanların kuvvetli suç şüphesi oluşturup oluşturmadığı ise ciddi bir tartışma konusudur. Ayrıca kayıtlara geçen ifadelerde, iddia makamının dahi net bir nitelendirme yapamadığı görülmektedir. "Tehditvari", "tehditkâr" gibi muğlak ve hukuki karşılığı net olmayan ifadelerle ceza yargılamasına dayanak oluşturulmaya çalışılmaktadır" şeklinde konuştu. 

Kaboğlu sözlerine şöyle devam etti: 

"Somut olayda, Mehmet Pehlivan'ın kaçtığına ya da delilleri kararttığına ilişkin hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Aksine, çağrı üzerine ifade vermeye giden bir avukatın, daha sonra bu şekilde tutuklanması; hem hayatın olağan akışına hem de kanunun ruhuna aykırıdır. Yargının görevi araçsallaşmak değildir. Araçsallaşan bir yargı, Anayasa madde 9'da tanımlanan yargı yetkisinin özünü zedeler.

Bu şartların ortaya konulmaması dahi hukuk devleti ilkesine aykırıyken; bir kişinin, üstelik bir avukatın, müvekkilinin savunmasını organize ettiği gerekçesiyle tutuklanması Anayasa'nın açık hükümleriyle bağdaşmamaktadır."

PERŞEMBE GÜNÜ ARA KARAR KURULACAK

Duruşma; bugün, yarın ve perşembe günü, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek.

Avukatlar, mahkeme heyetinin belirlediği savunma listesine göre sırayla savunma yapacak. Her avukatın yaklaşık 15-20 dakika kadar savunma yapması bekleniyor. Perşembe günü ise mahkeme heyeti, saat 20:00 gibi tutuklu sanıklar hakkında ara karar kuracağını bildirdi.

Kaynak:Cumhuriyet