2026.09.07 13:23 Son Güncellenme: 2026.09.07 13:26 - GÜNDEM
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51'i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin yeni duruşma salonunda 76. gününde bugün devam ediyor.
İBB Davası 75. gününde devam ediyor.
Davada perşembe günü yapılan son duruşmada mahkeme heyeti, tutukluluk incelemesi kapsamında Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ve iş insanı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi. Yakınları bir buçuk yıldan uzun süredir tutuklu yargılanan pek çok aile ise 53 tutukludan yalnızca iki kişinin tahliye edilmesine tepki gösterdi.
Mahkeme heyetinin kararını açıklamasından önce tahliye talebinde bulunan Ekrem İmamoğlu ise duruşmaların canlı yayınlanmasına yönelik talebini yinelerken, "Davanın canlı yayınlanmasını istiyorum hem de misliyle istiyorum. Başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Milletimiz her anını izlesin. Tarihler tutmadı, rakamlar tutmadı, iftiracıların beyanları birbirini yalanladı. Aylarca delil diye anlattıkları her ne varsa duruşma salonunda ortadan kaldırıldı. Geride delillerle kurulmuş bir iddianame değil, çelişkilerle ayakta tutulmaya çalışılan bir senaryo kaldı" diye konuştu.
Geçen hafta tutukluların tahliye taleplerinin alındığı dava bu hafta, tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek. 17 Ağustos'ta başlayan ikinci celse kapsamında, 325 tutuksuz sanıktan 81'i savunma yapmıştı.
Cumhuriyet'in haberine göre, işte davada anbean yaşanan gelişmeler...
12:30 - ESKİ ŞİŞLİ BELEDİYE BAŞKANI KESKİN SAVUNMA YAPIYOR
Daha sonra savunma sırası, eski Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'e geldi.
11.55 - SELİM İMAMOĞLU KÜRSÜDE: "BABAM ÜZERİNDE BASKI KURULMASI VE GERİ ADIM ATMAYA ZORLANMASI İÇİN BURADAYIM"
Davada daha sonra kürsüye, Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Selim İmamoğlu geldi. Selim İmamoğlu, siyasetle hiçbir ilgisi olmadığını belirterek davaya dahil edilmesinin nedeninin soyadı olduğunu savundu:
"Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım. Burada olmamın gerçek sebebinin ise babam üzerinde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum. Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz."
Kendisi gibi, ailesinin de davanın hedeflerinden biri haline getirildiğini söyleyen İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nun emekli maaşına tedbir konulduğunu ve Balıkesir'deki evinin bahçesinde kazı yapıldığını, dayıları Cevat ve Ali Kaya'nın ise tutuklandığını hatırlattı.
İddianamede tek bir eylemden sorumlu tutulduğunu ve bunun iki konuya dayandığını anlatan İmamoğlu, bunların annesi, babası ve dedesinden aldığı borçlarla Hırvatistan'daki bir projeye yaptığı yatırım ve 2024 yılında satın aldığı yelkenli olduğunu söyledi. Aile şirketinde çalışırken şirketin faaliyetlerini yurt dışına genişletme fikri geliştirdiğini belirten İmamoğlu, "Yurt dışında bir projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim" diye konuştu.
"MASAK'IN BU HATAYI KÖTÜ NİYETLE YAPMADIĞINA İNANMAK İSTİYORUM"
Projeye ortaklık kapsamında İş Bankası üzerinden Hırvatistan'daki Kent Bank'a yaklaşık 390 bin Euro transfer ettiğini belirten İmamoğlu, banka hareketlerinin MASAK raporunda mükerrer yazıldığını ve gerçekte gönderilen miktarın iki katının transfer edilmiş gibi gösterildiğini söyledi:
"MASAK'ın yaptığı bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum. Ancak bunun yanlış şekilde medyaya sızmasına izin verilmemesi gerekirken bu engellenmedi ve medyada yalan haberler yapıldı. Takdir edersiniz ki bir yanlış, bir sorun düzeltilse bile o yanlışın kamuoyunda yarattığı zarar, yanlış algı kendiliğinden ortadan kalkmıyor."
Yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle akademik çalışmalarının da aksadığını anlatan İmamoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği eğitiminin yanı sıra fizik mühendisliği okuduğunu ve yüksek lisans eğitimine devam ettiğini belirtti. Alman Fizik Topluluğu'nun düzenlediği uluslararası konferansa, yaklaşık iki yıllık çalışmasının sonucunda hazırladığı poster sunumuyla katılmak üzere kabul aldığını ancak hakkındaki yurt dışı yasağı nedeniyle Almanya'ya gidemediğini söyledi.
"TÜRKİYE MAHKEME SALONLARINI DEĞİL BAŞKA BİR GELECEĞİ HAK EDİYOR"
"Bilim literatürüne küçük de olsa bir katkıda bulunmak benim için çok değerli ve bunun için çalışmaya devam edeceğim" diyen İmamoğlu, savunmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
"Ben ve benim gibi tüm gençler hayal kurabilmek, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek istiyoruz. Fakat adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz. Bize bu yaşatılanlar kısa vadede birilerini rahatlatabilir ancak böyle devam ederse uzun vadede hepimizi zan altında bırakacak bir süreci yaşıyoruz. Haliyle yaşanılan hiçbir şeyin aslında hiç kimseye bir faydası yok. Bu yüzden tüm bu yanlışlıklardan geri dönülmeli ve herkesin huzurlu ve mutlu olduğu bir ülkeye sahip olmalıyız. Birbirimizin elinden tutmaya, omuz omuza vermeye ihtiyacımız var. Ülkemizin ortak değerlerini beraber yaşatmalıyız. Birbirimizi kırarak ve dökerek hiçbir yere varamayız. Etrafımız yangın yeriyken güçlü olmalıyız, birlik olmalıyız. Ülkemizde adil ve eşitlikçi bir ortam sağlandığında bizi uzun vadede kurtaracak yegane şeyin bilim ve teknoloji olduğuna inanıyorum. Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye'nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun. Türkiye'nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum."
Konuşmasının sonunda hesaplarındaki tedbir ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep eden İmamoğlu, "En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum" dedi.
Mahkeme başkanının Hırvatistan'daki şirketin faaliyetlerine ilişkin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, tek başına kurduğu şirketin inşaat ve yatırım alanında faaliyet gösterdiğini, Hırvatistan'daki projede ana firmaya yüzde 20 ortak olduğunu ve geliştirdikleri bir projenin halen devam ettiğini belirtti.
Ardından Selim İmamoğlu'nun avukatları savunma yapmak için söz aldı.
11.30 - SAVUNMALAR BAŞLADI
Pekin'in itirazının ardından duruşma, tutuksuz iş insanı Necmeddin Şimşek'in savunmasıyla başladı. Daha sonra iş insanı Alptekin Polat, kısa bir savunma yaptı.
11.15 - "SAATLER BÖYLE DEVAM EDERSE İMAMOĞLU'NUN AVUKATLARI OLARAK SAAT 18'DEN SONRA BURADA OLMAYACAĞIZ"
Mahkeme heyeti ve tutuklular yerini aldıktan sonra duruşma, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarından Tora Pekin'in duruşma saatlerine yönelik itirazıyla başladı.
Pekin, gece yarılarına uzayan duruşmalara itiraz ederken özel bir zorunluluk olmadıkça oturumların saat 18.00'den sonra devam etmemesi gerektiğini söyledi.
Mahkeme başkanına hitaben uzun duruşma saatlerinin adil yargılanma hakkını zedelediğini belirten Pekin, heyetin bu konudaki kararının netleşmediğini ve bu gerekçeyle Türk Tabipleri Birliği'ne (TTB) başvurduklarını aktaran Pekin, duruşma saatleri ve avukatların şehir dışında olmasına ilişkin talep hazırladıklarını aktardı.
TTB'nin mütalaasının mahkeme önünde bulunduğunu belirten Pekin "Koşulların bu yönde sürdürülmesi halinde biz, en azından Ekrem İmamoğlu'nun avukatları olarak burada bulunmayacağız" diye konuştu.