Bursa
Açık
31.5°
Başka Gazete

İBB Davası'nda 74. duruşma: Savunmalar devam ediyor

2026.09.02 11:49 Son Güncellenme: 2026.09.02 12:29 - GÜNDEM

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davası'nda ikinci celsenin 10'uncu günü başladı. Tahliye beyanları bugün 40. sıraya kadar devam edecek. Davada 53 tutuklu sanık bulunuyor. Dava Serdal Taşkın'ın beyanlarıyla başladı.

İBB Davası'nda 74. duruşma: Savunmalar devam ediyor

Yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 72. duruşması başladı.

Tahliye beyanları bugün 40. sıraya kadar devam edecek.

Dava Serdal Taşkın'ın beyanlarıyla başladı.

YARIN TUTUKLULUK İNCELEMESİ YAPILACAK

Duruşmalara, Silivri'ye yargılama başlamadan önce inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor. Bu hafta tutuklu sanıkların tahliye talepleri alınacak ve yarın tutukluluk incelemesi yapılacak.

12.10 | "RÜŞVETTEN TUTUKLANDIM AMA İDDİANAMEDE RÜŞVET SUÇU YOK"

Tutukluluğunun neden devam ettiğini öğrenmek istediğini ifade eden Murat Kapki, "Ben rüşvetten tutuklandım ama iddianamede rüşvet suçu yok. Sayın Adalet Bakanı da operasyonu erken tarihte öğrendiğimi söyledi. İsmail Kaan'dan öğrendim, Amerika'daydım. Hiçbir suç işlemediğim için geri döndüm" dedi.

Kara para suçlamasıyla yargılandığına vurgu yapan Kapki, "TMSF 18 aydır benim işlerimi yapıyor, onların da yargılanması lazım" dedi ve sözlerini noktalarken kızının "Benim de babam var, şimdi polislerle beraber" dediğini anlattı ve "Bize bunu neden yaşatıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

11.52 | AK PARTİ'Lİ İSME DİKKAT ÇEKTİ: "İFADESİ BİLE ALINMAMIŞ"

19 Mart 2025'teki operasyondan önce mallarının bir kısmını devrettiği AK Parti'li İsmail Kaan'ın da yargılanması gerektiğini vurgu yapan Murat Kapki, "Mallar bendeyken bir şey yapamazlar. Yoksa el koyacaklar' diyerek beni sıkıştırdı, telkin etti" dedi. Kapki, "İsmail Kaan hakkında bana tek bir soru sormuyorsunuz. İfadesi bile alınmamış" ifadelerini de kullandı.

"BEN CHP'Lİ DE DEĞİLİM"

Etkin Pişmanlık ifadesini geri çeken isimlerden olan Murat Kapki, şunları kaydetti:

"Ben nasıl bir örgüt üyesiyim ki Ekrem İmamoğlu'na karşı savaşıyorum. 2019'da seçim kaybedildikten sonra 'Teşekkürler İstanbul' diye afişler asıldı. Onlar benim panolarımdı. Ben CHP'li de değilim. Murat Ongun'un benim yöneticim olduğu söyleniyor. Biz kedi köpek gibiydik. Nasıl yöneticim olabilir?"

11.38 | MURAT KAPKİ SANIK KÜRSÜSÜNDE

Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ve avukatının tahliye talebinin ardından sanık kürsüsüne "Savcıların yönlendirmesiyle itirafçı oldum" diyen ve etkin pişmanlık ifadelerini geri çeken tutuklu sanık Murat Kapki geldi. Kapki, "Ben suça yardım etmediğimi ispatlayabilirim ama sizin tam aksini ispatlamanız mümkün müdür?" dedi.

İBB ve Kültür A.Ş. tarafından yapılan ihalelere dahli olmadığını ifade eden Murat Kapki, "Bir şirketin ihaleye katılması ve kazanması, o şirketin ve yöneticisinin suç işlediği anlamına gelmez" dedi. Kapki ayrıca, "İhale aldığı halde sanık olmayan bir sürü reklamcı arkadaş var. Onların da sanık olması gerekmez miydi? Benim aldığım tüm işlerin iddianameye konulması gerekmez miydi?" diye sordu.

"Yıllardır aynı usulle yapılan ihalelerden 3 tanesi ben alınca neden suç sayıldı?" diyen Murat Kapki, 19 Mart'ta tutuklanmasının ardından şirketine kayyum atandığına dikkati çekti ve "Bu süreçte kayyumlar bir tane bile sahte fatura, sahte belge sunamadı" dedi. Murat Kapki ayrıca, sahte fatura kestiği belirtilen şirketin ısrarla kendisine ait olduğunun iddia edilmesine değindi ve "Koç Grubu'nun yarısı benim desem, benim mi oluyor?" diye konuştu.

11.25 | TAŞKIN'IN AVUKATI MAHKEME HEYETİNE SESLENDİ

Serdal Taşkın'ın ardından avukatı Ali Rıza Dizdar söz aldı. Avukat Dizdar, mahkeme heyetine ve duruşma savcısına seslendi ve "Tutukladığınız insanlara çıkar amaçlı örgütün üyesi misiniz diye ne siz mahkeme heyeti ne de duruşma savcısı soru sormadı" dedi.

Avukat Ali Rıza Dizdar, kendi müvekkilinin yanı sıra tutuklu Boğaziçi İmar Genel Müdürü Elçin Karaoğlu'na da değindi. Beykoz'da oturduğunu ifade eden avukat Dizdar, "Ben hayatımda bu kadar katı bir Boğaziçi İmar Müdürü görmedim. Eğer yürütmeyi durdurma kararı almasaydım komşum olan müvekkilimin evini yıkıyordu" dedi.

11.15 | "İHALENİN DÜZENLENDİĞİ TARİHTE EMEKLİYDİM"

Emekli olduktan sonra tutuklandığı sürece kadar Erzincan'dan çiftçilik yaptığını belirten Serdal Taşkın, itirafçı sanıklardan Umut Şenol'un kendisini suçladığı metrobüs ihalesinin 2022'de düzenlendiğini, o tarihte kendisinin emekli olduğunu belirtti. Taşkın, bir diğer itirafçı sanık Eyüp Subaşı'nın kendisi hakkındaki iddialarının sebebine ilişkin, "Bakıma muhtaç oğlunu ve eşini düşünerek böyle bir beyan vermiştir. Belirttiği tarihlerde ben Kültür A.Ş.'de değildim" ifadelerini kullandı.

11.10 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk çıkan isim eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın söz aldı. 13 ay boyunca genel müdür olarak görev yaptığını belirten Taşkın, suçlama konusu ihalelerde 2014 yılından beri aynı yöntemlerin kullanıldığını, Sayıştay denetimlerinde herhangi bir sorun görülmediğini ifade etti.


İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.