2026.08.27 11:47 Son Güncellenme: 2026.08.27 19:54 - GÜNDEM
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine 71. gününde devam etti. Sanıklardan savunmaları alındı ve tutukluların tahliye talepleri başladı. Kürsüye gelen İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın, tahliye talebinde bulundu.
Cumhuriyet'ten Engin Deniz İpek ve Batuhan Serim'in haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda, 71. gününde devam etti.
Davanın 71. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada mahkeme başkanı, gelecek hafta tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınacağını bildirdi. Başkanın verdiği bilgiye göre, her sanık veya avukatına beyanları için yarım saat süre verilecek. Talepler ilk duruşmadaki liste sıralamasına göre alınacak.
Söz konusu listeye göre, Ekrem İmamoğlu'na tahliye talebi için sıranın 3 Eylül Perşembe gelmesi bekleniyor.
16.30 | DURUŞMA SONA ERDİ
Torunler'in avukatı Ahmet Keskin'in yaptığı tahliye talebinin ardından mahkeme başkanı, tutuklu sanıklardan başka talepte bulunmak isteyen olup olmadığını sordu.
Tutuklular, daha önce tahliye talebi kısmının pazartesi başlayacağının açıklanması sebebiyle hazır olmadıklarını belirtti.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, duruşmayı bugün için erken sonlandırdı.
İBB Davası, gelecek hafta pazartesi gününden perşembe gününe kadar tutukluların tahliye talepleriyle devam edecek.
16.15 | "KIZIM TUTUKLUYUM DİYE İKİ SENEDİR DÜĞÜN YAPAMIYOR"
İBB davasında 59. eylem kapsamında Cebeci'deki maden sahasıyla ilgili suçlanan Yener Torun, bu konuyla ilgili şirkette hiçbir görev, yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını söyledi. Hakkındaki suçlamanın Cem Çelik'in ifadesinden kaynaklanmış olabileceğini belirten Torun, "Halen neden suçlandığımı ve neden tutuklu olduğumu bilmiyorum" dedi.
Örgüt suçlamasını da reddeden Torun, 2014'te işe girdiği şirkette görev ve çalışma düzeninin tutuklandığı güne kadar değişmediğini ifade etti. "Böyle bir örgütün varlığından, isminden haberdar dahi değildim" diyen Torun, savcılık sorgusunda da örgüt üyeliğine ilişkin kendisine tek bir soru sorulmadığını söyledi.
Yaklaşık 14 aydır tutuklu olduğunu belirten Torun, tutukluluğu nedeniyle kızının düğününün iki senedir yapılamadığını, 80 yaşlarındaki anne ve babasının da bu süreçte ameliyat geçirdiğini söyledi. Torun, "Öncelikle tahliyemi, sonrasında beraatimi talep ediyorum. Yüce Türk adaletine güveniyorum" dedi.
16.00 | "ÖYLE BİR RAPOR OLSAYDI İDDİANAMENİN EN GÜZEL YERİNDE YERİNİ ALIRDI"
Ekrem İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın, sabah saatlerinde savunma yapan MAKYOL İnşaat'ın sahibi Adnan Çebi'nin, "Otelde bulunan 323 kameranın sadece bir tanesinin kapatıldığını, diğerlerinin faaliyet göstermeye devam ettiğini dikkatlerinize sunuyorum. Otelde jammer kullanılmasından ötürü iletişimde herhangi bir aksama gerçekleşmediği belirtilmiştir" ifadelerini anımsatarak suçlamaları reddetti.
Akın, " 2019'un sonundan sonra dönemin Emniyet Müdürü İl Emniyet Müdürü Sayın Mustafa Çalışkan tarafından Sayın Başkanın korunmasında görevli olan 4 terörle mücadele polis memuru arkadaşımız görevlendirilmiştir. Yani yanımızda her gün 4 tane resmi polis vardır" ifadelerini kullandı.
"Bu arkadaşlarımızın ben görev yaptığımız yıllar içerisinde bir dakika Sayın Başkanın yanından ayrıldıklarını görmedim" diyen Akın, "Emniyet, eğer aksi bir durum olduğunu düşünse, onlardan rapor alabilir ya da uygunsuz bir konu olsa, onlar rapor ederek üstlerine bildirmek zorundalar. Polislerden böyle bir rapor var mı? Ben göremedim, olduğunu da düşünmüyorum, yok tabii ki diyerek geçiyorum. Olsaydı ayrıca iddianamenin en güzel yerinde, süslü süslü şekilde yerini alırdı diye düşünüyorum" diye ekledi.
Akın sözlerine şöyle devam etti:
"Sayın Başkan, telefon açık ve yanınızdaysa, ki şu an sizin telefonunuz yanınızda, yanınızdaysa o telefon üzerinden o ortam dahi dinlenir. Bunu Sayın Heyet Üyelerinin hepsinin bildiğini gayet iyi biliyorum. İddia ediyorum; telefon ile konuşuluyorsa, jammer dahi olsa, istihbarat birimleri o telefonları dinlerler. İsterseniz bununla ilgili uzman olarak hem bilirkişi raporu alabiliriz hem de hepimizin tanıdığı, güvendiği duayen insanlardan huzurda dinleyerek bilgi alabiliriz. İsterseniz sizler de yazıyla, müzekkereyle bilgi talep edebilirsiniz.
Hangi haberleşme engellendi Sayın Başkan? Dinledik. Burada gelip huzurunuzda ifadelerini, savunmalarını yapanları dinledik. Hangi haberleşme engellendi? Ne yazık ki dosyada buna ilişkin bir iddia dahi yok. Bu suç, neye dayanılarak isnat edildi; hâlen bilmiyoruz Sayın Başkanım.
Ben kimseye emir ve talimat vermedim. Bunu bütün arkadaşlarım da dile getirdi, ikna olduğunuzu düşünüyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum."
15.30 | İMAMOĞLU'NUN KORUMASI MUSTAFA AKIN'DAN TAHLİYE TALEBİ
Aranın sona ermesinin ardından mahkeme heyeti başkanı, salonda yeterli sayıda tutuksuz sanık olmaması sebebiyle, normalde haftaya başlayacak tahliye taleplerine geçilmesini talep etti.
Bu kapsamda ilk tahliye talebi için İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın kürsüye geldi.
14.15 | İLK ARA VERİLDİ, TUTUKLU SAVUNMALARINA GEÇİLEBİLİR
Şenol'un avukatlarının kısa savunmalarının ardından duruşmaya ilk ara verildi.
Bugün salonda tutuksuz yargılanan kişilerin sayısının az oluşu dikkat çekerken ara bittikten sonra gelen tutuksuz sanık olmaz ise beyanda bulunmak isteyen tutuklu sanıkların tahliye talebinin alınmaya başlanması bekleniyor.
13.45 | ONGUN'DAN PEŞ PEŞE SORULAR
Daha sonra Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun, Şenol'a Şenol'un önceki ifadelerinde ve iddianamede geçen "sistem" kelimesini sordu. Ongun, 2019'da tanıştığı Şenol'a suç örgütünün gizli finans sistemine ilişkin bilgi vermesinin nasıl mümkün olduğunu sorarken Şenol, konuşmada finans veya para konusunun hiç geçmediğini söyledi. Şenol, "2019'da aynı değildi tabii ki ama 2025'te aynı" diyerek "sistem" kelimesine o dönem farklı bir anlam yüklediğini savundu.
Ongun ayrıca Şenol'un, ortağı olduğu Core Media'nın İBB ihalelerine katılmasına ilişkin soru yöneltirken Şenol, şirkette yüzde 20 ortak olduğunu, ihalelerde şirketi temsil etmediğini ve şirketin 2019'dan sonra yeni bir iş almadığını savundu. Ongun, şirketin 2024'te İETT'nin otobüs giydirme ihalesine de katıldığını hatırlatırken "Böyle devam eden iş diye bir kavram yok. Bir ihalenin süresi var, bitince o artık yeni bir süreç" dedi. Şenol ise 2019 öncesinde dört kontratı bulunan şirketin 2024'te İstanbul'da sıfır işinin kaldığını vurguladı.
Ongun, Şenol'un kendisine yetkisi olmayan kararları atfettiğini ve "suçtan kurtulmak, cezaevinden çıkmak için iftira atarak tahliyesini sağladığını" savundu.
13.15 | ETKİN PİŞMANLIKÇI MECLİS ÜYESİ KONUŞTU
Daha sonra kürsüye gelen eski CHP Şişli Belediye Meclis Üyesi Umut Şenol, hakkında yöneltilen üç eylemden birinin isim benzerliğinden kaynaklandığını, diğer iki eylemde ise kendisinin şirketi temsil etmediğini savundu. Eylem 88'de adı geçen şirketin kendi şirketi Core Media değil, başka bir kişiye ait Karma Ajans olduğunu belirten Şenol, "Tamamen bir isim karmaşası" dedi. Eylem 66 kapsamında ise Core Media'daki hissesinin yüzde 20 olduğunu ve tek başına imza yetkisinin bulunmadığını belirterek, belediye meclis üyesi olduğu için şirketi yeni bir iş alanında temsil etmesinin de hukuken mümkün olmadığını söyledi. Şenol, "Benim için eylem 66 bir nevi işlenemez suç kapsamına giriyor" ifadelerini kullandı.
Daha sonra Şenol'un çapraz sorgusuna geçilirken savcının işleyişe yönelik sorduğu soruya karşılık Şenol, reklam sektörü temsilcilerinin belediyede genellikle Murat Ongun'a yönlendirildiğini, Ongun'un o dönemde Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve iletişim koordinatörü olduğunu söyledi. Pandemi döneminde Açık Hava Reklamcılar Vakfı Başkan Yardımcısı olarak sektörün sorunlarını İBB'ye taşıdığını anlatan Şenol, Kaan Sürmegöz tarafından Ongun'a yönlendirildiğini ancak görüşmelerinden sonuç alamadığını belirtti.
12.50 | "KENDİ PARAMIZLA EV SATIN ALMANIN SUÇ SAYILMASINI ANLAMIYORUM"
Çebi'nin avukatının savunmasının ardından İmamoğlu İnşaat çalışanı tutuksuz sanık Burcu Beyazoğlu, savunması için söz aldı.
Beyazoğlu, "Satış bedeli 7 milyon TL olarak belirlendi ve ödeme kolaylığı sağlandı. Ben de yaklaşık 3 yıla yayılan şekilde, imkânımız oldukça bu bedeli ödedim. Ben hiçbir ödemeyi gizlemedim. Ödemeler şirketin resmi muhasebe kayıtlarında da benim adımla ve aldığım daire belirtilerek işlenmiştir. Uzun yıllar çalışan bir karı-koca olarak 7 milyon TL tutarındaki bir ev almamızda şüpheli bir durum olduğunu düşünmüyorum. Yıllardır çalıştığım şirketten, kendi paramızla ev satın almış olmanın suç olarak değerlendirilmesini anlamıyorum. Ben yalnızca yıllardır çalıştığı şirketten taksitle ailesi için ev satın almış bir çalışanım. Bu nedenle hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyor ve beraatime karar verilmesini saygılarımla talep ediyorum" dedi.
12.15 | İMAMOĞLU ADNAN ÇEBİ'YE SORDU
Çebi'nin savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Söz alan Ekrem İmamoğlu, "Le Meridien veya başka bir kamusal olmayan alanda buluşmamız, bir toplantımız oldu mu sizinle?" diye sordu. Adnan Çebi, "Hayır, olmamıştır" diyerek karşılık verdi.
İmamoğlu daha sonra, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın otelinize gelmesinde bir mahsur var mı? Bir odasını kullanmakta bir mahsur var mı? Böyle bir bariyer mi var? Yani biri geliyor veya bir engel mi var? Bir suçlu muamelesi gösterilmesi mi gerekiyor? Çünkü ne beni siz kapıda karşıladınız, ne bir başkası karşıladı. Ben bir müşteri gibi geldim, işimi gördüm ve çıktım. Ya bir oda tutuldu ya bir mekanınızda bir kahve içtim bir toplantı maksatlı ve çıktım. Bunun dışında bir ilişki kuruldu mu orada? Otelinizin bir müşterisi gibi gelmemin dışında bir bağlantı tespitiniz var mı otelinizde?" sorusunu yöneltti.
Çebi, bu soruyu, otele her sene 25-30 bin civarında müşteri veya ziyaretçinin geldiğini vurgulayarak yanıtladı. İmamoğlu ve Çebi arasındaki soru-cevap şöyle devam etti:
İmamoğlu: "Maden bulmuş gibi bir iddia makamı var karşımızda ve bu iddia makamı eşeledikçe eşeliyor, bir şey bulmaya çalışıyor. Sizin otelinizde benim gibi gelip giderken kapıda gördüğüm veya lobisinde gördüğüm veya bir salondan çıkarken, girerken gördüğüm isim ifşa etmek istemiyorum, isimlerini de hatırlıyorum, devletin farklı kademelerinde olan kişileri gördüm. Bu insanlar otelinize gelir miydi?"
Çebi: "Gayet normaldir, gelebilirler."
İmamoğlu: "Gelmiştir, değil mi? Kulağınıza gelmiştir yani."
Çebi: "Tabii, tabii."
İmamoğlu: "Sayın Cumhurbaşkanı'nı görmedim ama onun dışında görmediğim kalmadı gittiğim otellerde, yani sizin de orada gördüm, başka otellerde gördüm. Bir yasağı yoktur herhalde. Öyle değil mi Sayın Adnan Çebi? Bir yasağı yoktur yani."
Çebi: "Yoktur, evet."
İmamoğlu: "Yani bu, bu soru önemli. Niye önemli? Çünkü sizin itibarınıza da benim itibarıma da aslında bir çok konuya da negatif bir imajı tesis eden bir ilişki kurma çabası var. Halbuki, evet güzel söylediniz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile benim görev yaptığım dönemde bir ihale almadınız, dediniz. Olan işleriniz devam ediyor diye biliyorum. Bunlara bir engel olduğunu zannetmiyorum. İş almanızı engelleyen bir tavrımız mı oldu yoksa siz mi katılmadınız veya ihaleye girmediniz?"
Çebi: "Biz, biz girmedik."
11.40 | MAKYOL'UN SAHİBİ ADNAN ÇEBİ SAVUNMA YAPTI
İBB Davasında 71. duruşma günü başladı. İlk savunmayı, "örgüte yardım ve finansal destek sağlamakla" suçlanan tutuksuz sanık MAKYOL İnşaat'ın sahibi Adnan Çebi yaptı.
"İddianamede bahsedilen yapılarla hiçbir ilgim ve bağım bulunmamaktadır" diyen Çebi, etkin pişmanlıkçı iş insanı Adem Soytekin'e kreş yaptırılması için yapılan ödemenin "rüşvet" ve "örgüt finansmanı" olduğu iddiasını reddetti.
Bugüne kadar AFAD ve Emniyet Genel Müdürlüğü dahil çok sayıda kurum ve kuruluşa bağışta bulunduklarını, okul ve öğrenci yurtları yaptırdıklarını söyleyen Çebi, Soytekin'in şirketine kreş yapımı için gönderilen yaklaşık 4,7 milyon TL'ye ilişkin, "Hayır bütçemiz içinde çok sembolik bir rakam olup tamamen eğitime katkı sunmak maksadıyla yaptığımız bir bağıştır. Bu kreş projesi üzerinden örgütsel finansman amacı güdüldüğü iddiası doğru değildir" dedi.
Soytekin'in şirketi Asoy İnşaat ile ilişkilerinin İmamoğlu döneminden önceye dayandığını belirten Çebi, "Asoy firması ile çalışmaya başlamamız AK Partili Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun Esenyurt Belediye Başkanlığı dönemine rastlamaktadır. En avantajlı teklifi Asoy İnşaat sunmuş ve bu şekilde çalışılmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı.
Hakkındaki "örgüte yardım" suçlamasını da reddeden Çebi, İmamoğlu döneminde İBB'den hiçbir iş almadıklarını belirterek, "Hatta Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki iki işi tasfiye ettik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bırakın ortak hareket etmeyi, ciddi hukuki ihtilaflarımız da mevcuttur" dedi.
Le Méridien Otel'de yapılacak görüşme öncesinde kameraların bantlanmasına ilişkin de konuşan Çebi, İmamoğlu'nun yer aldığı hiçbir toplantıya katılmadığını ve toplantıların organizatörü olmadığını söyledi. Kameraların bantlanmasının İBB koruma personelinin rutin uygulaması olduğunu savunan Çebi, "Bu konuda benim bir talimatım olmadığı açıkça ortadadır. Ayrıca kameraların bir tanesinin kapatılması diğerlerinin çalışmasını engellememiş, herhangi bir görüntü kaybı meydana gelmemiştir" ifadelerini kullandı.
Çebi, "Otelde bulunan 323 kameranın sadece bir tanesinin kapatıldığını, diğerlerinin faaliyet göstermeye devam ettiğini dikkatlerinize sunuyorum. Otelde jammer kullanılmasından ötürü iletişimde herhangi bir aksama gerçekleşmediği belirtilmiştir" dedi.
Savunmasını, "Hayır olsun diye yaptırmış olduğum kreş ve sadece sahip olduğum otel binası nedeniyle manevi olarak oldukça zor günler geçirdim. Yüce yargıya güvenim tamdır ve masumiyetimin mahkeme kararıyla tescilleneceğinden hiçbir kuşkum yoktur" sözleriyle tamamladı.