2026.06.17 22:41 Son Güncellenme: 2026.06.18 07:23 - BURSA
CHP'nin görevden alındığı açıklanan Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Ankara'dan Bursa'ya gelerek il başkanlığı binasına geçti. Yeşiltaş, parti örgütü ve vatandaşlar tarafından alkışlarla karşılandı.
İl binasına girişinin ardından açıklama yapan Yeşiltaş, görevden alındığına ilişkin kendisine gönderilen yazıyı kameralar önünde yırttı. Yeşiltaş, "Butlan çetesinin gönderdiği ve bizi görevden alma yazısı... Biz butlanı tanımıyoruz. Tanımıyoruz, tanımıyoruz. O yüzden gönderdikleri hiçbir karar geçerli olmayacak. Biz kalacağız." ifadelerini kullandı.

Görevden alma kararının siyasi olduğunu savunan Yeşiltaş'ın açıklamaları şu şekilde:
"Butlan çetesinin gönderdiği ve bizi görevden alma yazısı. Biz butlan tanımıyoruz. Tanımıyoruz. Tanımıyoruz. Butlan'ı tanımıyoruz. Evet. O yüzden gönderdikleri hiçbir karar geçerli olmayacak. Kayyumlar gidecek biz kalacağız.
Halkta hiçbir karşılığı kalmadığı için sandıktan umudunu kesenler, muhalefetsiz ve seçimsiz bir Türkiye isteyenler bu ülkenin kurucu partisini, ülkenin birinci partisini esir alıp kukla bir muhalefet yaratmak için bir gayret ve çaba içerisindeler. Ve bunu niçin yapıyorlar? Kendi tükenmiş siyasi ömrünü sürdürebilmek için yapıyorlar.
Bizler de bugün onların istediği kukla yönetimler ve kukla muhalefet olmadığımız için sarayın ve butlancıların saldırısı altındayız. Buradan açıkça söylüyorum: AKP'nin siparişiyle bizleri ihraç etmek isteyenlerin, AKP eliyle genel başkan olan ama sokağa çıkacak yüzü olmayanların aldığı kararlar ne siyaseten ne hukuken bizim için geçerli değildir.
Değerli mücadele arkadaşlarım. Bizim suçumuz ne biliyor musunuz? Bizim suçumuz 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'de birinci parti yapmak. Bizim suçumuz 47 yıl sonra kazanılması imkânsız denen Bursa'yı kazanmak. Bizim suçumuz AKP kurulduğu günden itibaren ilk defa onları mağlup etmek. Bizim suçumuz zalimin önünde asla boyun eğmeyişimizdir
Değerli kardeşlerim, Türkiye açık bir yol ayrımındadır. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun belirttiği gibi bu mesele sadece Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Bu mesele Nihat Yeşiltaş meselesi değildir, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele demokrasi meselesidir, adalet meselesidir, seçme ve seçilme hakkı meselesidir.
Bu mesele anayasal düzen meselesidir. Dolayısıyla bizler bugün demokrasiye ve adalete sahip çıkmak için bedeli ne olursa olsun mücadele edeceğiz. Bedeli hapishanelerse hapishanelerdeyiz, bedeli sokaklarsa sokaklardayız.
Ve bedeli baba ocağımızdan ihraç edilmekse, disipline verilmekse her bedeli öderiz. Ama bu ülkeyi sömürge devleti yapma planı uygulayan anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Atadıkları bölge valisi bu bölge için en iyi yönetim şekli monarşidir diyerek aslında Cumhuriyet'e hedef göstermiştir. Ve bunun için de kendine göre kurdukları iktidarın yanında kendilerine hizmet edecek bir de muharefet arayışı içindelerdi. Ama bunların planları 31 Mart'ta yerle bir oldu. Baktılar Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisi oldu. Artık öyle kullanabilecekleri bir muharefette olmayacağı düşüncesiyle siyasallaştırdıkları yargı eliyle Cumhuriyet Halk Partisi'ni dizayn etmeye çalıştılar.
Ama bir şeyi unutuyorlardı. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili bu ülkenin cumhuriyete sevdalı hiçbir yurttaşını, hiçbir vatandaşını asla teslim alamayacaklarını, asla başına öne giremeyeceklerini, asla bir adım geri aktaramayacaklarını unutmuşlardı. Çünkü bizler Cumhuriyet Halk Partisi öyle sizin gibi AKP'nin kuruluşu gibi restasların en intikatlarında bürolarında kurulan bir parti değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulmuştur. Kuvâ-yi Milliye ruhu vardır Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Bunlar bunu anlamamışlardı.
O yüzden geldiğimiz noktada da Cumhuriyet Halk Partisi'ni teslim alma gayretleri var. Ama biz inanıyoruz ki asla Cumhuriyet Halk Partisi'ni teslim alamayacaklar. Hiç kimse de bu konuda asla umutsuz olmasın.
Cumhuriyet devrimlerinin tamamen imhası için bir darbe süreci işletilmek isteniyor. Ama biz inanıyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi asla teslim alınamayacak. Hiç kimse umutsuz olmasın.
Bizler bugün Bursa'da da Türkiye'nin dört bir yanında sokaklardayız ve sokaklarda güçlü bir dileniş yükseliyor. Bu toplumsal dilenişin, toplumsal muhalefetin lideri olan Genel BaşkanımızSayın Özgür Özel, bugün Türkiye aydınlığa çıkaracak tek kişidir.
Değerli dostlar, şunu net şekilde ifade ediyorum: Bizler Bursa'nın iradesini ne sarayın aparatlarına ne de onların işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz. İl binamızdayız ve il binamızdan ayrılmayacağız. Burayı hiç kimseye teslim etmiyoruz.
Biz bu ülkenin gecekondolarında doğduk büyüdük. Gelecekle ilgili hayallerimiz vardı. Güzel bir Türkiye hayalimiz vardı. Ama Türkiye'yi yaratabilmek için o kentin çetelerinde gelen mücadele ruhumuzla bugünlere kadar taşıdık. Tek istediğimiz onurlu bir yaşamdı. Ama şu bilinsin ki asla ve asla hiç kimsenin bugüne kadar hakkını yemedik.
Ama hiç kimseye de hakkımızı yedirmeyiz. Maviliklere süreceğiz.
Buradan bir de selam göndermek istiyorum. Türkiye'nin dört bir yanında sokağa ayağı kaldıran Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e selam olsun."









