2026.08.31 22:13 Son Güncellenme: 2026.08.31 22:13 - GÜNDEM
Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olmasının ardından bölgeye ilk ulaşan yat işletmecisi Fırat Gencer, yaşananları anlattı. Deniz şartlarının sefere uygun olmadığını vurgulayan Gencer, "10 dakika sonra batsaydı kimse göremeyecekti ve can kaybı çok daha fazla olacaktı" dedi.
Kuzey Kıbrıs'ın Girne kenti açıklarında bir deniz otobüsünün ön kısmının kırılması sonucu alabora olmasının ardından, arama-kurtarma çalışmalarına ilk katılan yat işletmecisi ve kaptan Fırat Gencer facia anlarını anlattı.
"SAHİL GÜVENLİK İLE BİRLİKTE İLK BİZ GİTTİK"
Deniz üzerindeki turuncu can sallarını fark eder etmez harekete geçtiğini belirten Gencer, Sahil Güvenlik ekipleriyle eş zamanlı olarak kendi tekneleriyle bölgeye ulaştıklarını söyledi. Sudaki yaralıları, çocukları ve yaşlıları öncelikli olarak tahliye ettiklerini aktaran Gencer, şunları söyledi:
"Bir deniz otobüsü, maalesef önünün kırılması sonucu battı. Bunu ilk gören kişi ben oldum. Buradan, açımdan görünüyordu. Can salları patladığı anda, turuncu turuncu gözüktüğünde bir sıkıntı olduğunu görüp hemen sahil güvenlikten bilgi almaya çalıştım. Onlar da bilgisi olmadığını söylediler. Bir haber gelmedi ama bir dakika içinde geri döndüler. Evet, bir yardım çağrısı olduğunu ancak ne olduğunu tam bilemediklerini söylediler. Biz bu arada Sahil Güvenlik ile şurada duran kendi teknelerimle birlikte ilk gidenlerden biriydik. Arkamdan Sahil Güvenlik hemen geldi. Sudaki yaralıları ve çocukları, aileleri, yaşlıları almaya başladık. Batık geminin üstünde duran insanlara müdahale etmedikçe onlar güvendeydi. Sonra can sallarının içinde duran küçük çocukları ve yaralıları alarak kıyıya döndük. Bu esnada diğer arkadaşlar, yardım çağrımıza cevap veren diğer turizm limanındaki yat işletmecileri gelerek diğer yolcuları da tahliye ettiler."
"İÇERİDE SIKIŞIP KALDIKLARINI SÖYLEDİLER"
Olay anında büyük bir paniğin yaşandığını dile getiren Gencer, "Maalesef herkesi kurtaramadık diye düşünüyorum. Çünkü kayıplar var. İnşallah hiç ölü yoktur ama bu durumda zor gözüküyor. Çünkü görgü tanıkları, insanların içeriden çıkamadığını ve sıkışıp kaldıklarını söylediler. Herkes yardım için çığlık atıyordu, düdük çalıyordu. Elimizden geleni yaptık." dedi.
"HAVA MÜSAİT DEĞİLDİ, GERİ DÖNÜLMELİYDİ"
Yıllardır kaptanlık yaptığını ve sefere çıkılan havanın elverişsiz olduğunu belirten Gencer, kaptanın geri dönmesi gerektiğini ifade etti. Gencer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hava raporlarında bu havayı vermeyebilir ama bir kaptan denize çıktıktan sonra havanın müsait olmadığını görüp geri dönmek durumundaydı. Ama bunu yapmak yerine gitmeyi tercih ettiler. Bir saat gittikten sonra zaten hava kuzeyden olduğu için Türkiye'ye ulaştıktan sonra havanın düşeceğini düşündüler. Ama maalesef onu başaramadılar. Allah'tan yakında oldu ve olayı gördük. Yoksa 10 dakika sonra batsaydı kimse göremeyecekti, kimse sesini duymayacaktı ve çok çok daha fazla can kaybı olacaktı. Ölenlere Allah rahmet eylesin, ailelerine sabır versin. Diyecek başka hiçbir şeyim yok. Üzgünüz, yani çok üzgünüz. Keşke yaşanmasaydı."
Kaynak: ANKA