2026.09.10 20:47 Son Güncellenme: 2026.09.10 20:48 - GÜNDEM
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başladı. Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile 6 sanığın İddianamede "mağdur" olarak yer alan 11 kişi dinlendi. "Cinsel saldırı" ve "zorla uyuşturucu madde kullandırma" suçlamalarından şikâyetçi olmadıklarını belirten mağdurların ardından savunma yapan Ersoy, hakkındaki suçlamaları reddederken; sanık Ahmet Göçmez ise uyuşturucuyu Ersoy'un çakarlı aracıyla getirdiğini ileri sürdü.
Cumhuriyet'ten Batuhan Serim'in haberine göre, Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile 6 sanık, haklarında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından bugün ilk kez hâkim karşısına çıktı.
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın ilk duruşması basına ve izleyicilere kapalı yapılması kararlaştırılmış ardından da karardan vazgeçildi.
ERSOY'UN AVUKATI TALEP ETMİŞTİ
Ersoy'un avukatı, yargılama öncesinde mahkemeye başvurarak duruşmanın kapalı yapılmasını talep etmişti. Talepte, duruşmanın açık yapılması halinde tarafların özel hayatının gizliliğinin zarar görebileceği, "telafisi imkânsız mağduriyetler" yaşanabileceği ve kamu düzeninin bozulması tehlikesinin bulunduğu ileri sürülmüştü.
Mahkeme Heyeti Başkanı, duruşmanın kapalı yapılmasına karar verdi. Böylece basın mensupları ve izleyiciler, Ersoy'un ilk kez hâkim karşısına çıkacağı ve savunma yapacağı duruşmayı takip edemeyecek.
286 YIL 2 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlamaları yöneltiliyor.
Savcılık, Ersoy'un 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep ediyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ilk iddianame İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savcılığa iade edilmişti. Yeniden düzenlenerek mahkemeye sunulan iddianamenin kabul edilmesinin ardından ilk duruşmanın 10 Eylül'de görülmesine karar verilmişti.
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Mehmet Akif Ersoy Davasında basın ve izleyici yasağı kararından, yaklaşık bir saatin ardından vazgeçildi.
Kısa bir süre önce başlayan duruşmaya an itibarıyla girişler açıldı. Ancak şimdi de salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle sınırlı sayıda gazeteci içeri alınıyor.
Salonun dışında kalan gazeteciler, duruşmayı takip edebilmek için içeriden birisinin çıkmasını bekliyor.
DURUŞMADA SAVUNMALAR BAŞLAYAMADAN ARA VERİLDİ
Mahkeme salonundaki SEGBİS'te yaşanan ses sorunu nedeniyle duruşmaya 5 dakika ara verildi.
SEGBİS'te yaşanan sorunun çözülmesinin ardından duruşma saat 13.00 itibarıyla başladı. Önce "mağdur" beyanları dinlendi.
Mehmet Akif Ersoy'un da arasında olduğu toplam 7 sanıklı dosyada 5 sanık salonda hazır bulundu. Diğer 3 sanık SEGBİS ile duruşmaya katıldı.
MAĞDURLAR DİNLENDİ: O SUÇLAMALARDAN KİMSE ŞİKAYETÇİ OLMADI
Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen M.A.Ö.,"Böyle bir olayla karşısınızda olduğum için herkesten özür diliyorum ve utanıyorum" diyerek sözlerine başladı.
M.A.Ö., Nurullah Mahmut Dündar aracılığıyla Mehmet Akif Ersoy ile tanıştığını, iş görüşmesi amacıyla gittiği buluşmalarda kendisine "çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımı" teklif edildiğini öne sürdü. Uyuşturucu kullanmadığını belirten M.A.Ö., iş vaadiyle bu ortama davet edilmesinden şikâyetçi olduğunu ancak cinsel saldırı veya zorla uyuşturucu kullandırma konusunda şikâyetçi olmadığını söyledi.
D.O. ise Ersoy ile kendi isteğiyle birliktelik yaşadığını, uyuşturucu etkisi altında olmadığını belirtti. Bulunduğu bir evde uyuşturucu kullanıldığını gördüğünü ancak kimseye zorla kullandırılmadığını söyleyen D.O., şikâyetçi olmadı.
B.A. da Ahmet Göçmez aracılığıyla diğer isimlerle tanıştığını, bir buluşmada alkol ve uyuşturucu kullandığını ancak uyuşturucunun kim tarafından getirildiğini görmediğini anlattı. Ersoy ile yaşadığı birlikteliğin kendi rızasıyla olduğunu söyleyen B.A., kendisine zorla uyuşturucu kullandırılmadığını belirterek şikâyetçi olmadı.
Daha sonra dinlenen "mağdur" D.Y. şikayetçi olmadığını belirterek, "Savcılık ifadem geçerlidir. İfademde ne dediysem doğrudur. Zorlama yoktur. Şikayetim yok" dedi.
Ardından beyanda bulunan E.T ve E.G de şikayetçi olmadı ve dosyaya katılma talebinde bulunmadı.
M.A.'nın avukatı Hüseyin Ersöz söz alarak, A.'nın iddianamenin Eylem-3 bölümünde mağdur olarak yer almasına karşın suçlamaya konu olayın "hiçbir şekilde yaşanmadığını" ve bir mağduriyet bulunmadığını belirterek davaya katılma talebinden vazgeçtiklerini söyledi.
Ersöz, müvekkillerinin iddianamede yer almasının Gizli Tanık "Tanca" ile R.K.'nin "gerçek dışı ve iftira niteliğindeki" beyanlarına dayandığını savunarak, iki isim hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu da ifade etti.
Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan diğer "mağdur" G.A. da şikayetçi olmadığını söyledi, dosyaya katılma talebinde bulunmadı.
Duruşmada, iddianamede yer alan 11 "mağdur" da dinlendi. Hiçbiri, "cinsel saldırı" ile "zorla uyuşturucu madde kullandırma" suçlamalarından şikayetçi olmadı.
Duruşmaya 10 dakika ara verildi.
ERSOY SAVUNMA YAPIYOR
Ara sona erdi. Mehmet Akif Ersoy savunma yapmak üzere kürsüye geldi.
Daha sonra savunma yapmak üzere kürsüye, Mehmet Akif Ersoy geldi. İddianamede kendisi hakkında yöneltilen suçlamaların Mahkeme Başkanı tarafından yüzüne karşı okunmasının ardından savunmasına başlayan Ersoy, "Davanın bu noktaya nasıl geldiğini anlatarak başlamak isterim" diyerek sözlerine başladı.
Dosyada yer alan isimlerin birçoğu ile geçmişe dayanan arkadaşlık ilişkisi olduğunu belirten Ersoy, "Uzun süredir görüşmediğim kişiler bu sürecin içine dahil edildiler" ifadelerini kullandı.
Kendisinin Habertürk'te genel yayın yönetmenliği görevine getirilmesinin ardından bazı isimleri görevden aldığını ve bunun ardından sosyal medyada bir hesap açıldığını söyleyen Ersoy, "Benim birçok spiker ile, isimleri de zikredilerek, çarpık bir yapılanma kurduğum gibi iddialar medyada paylaşıldı. Bu iddialar önce Twitter'da paylaşıldı" dedi.
Süreci en başından itibaren anlatmaya başladığını tekrarlayan Ersoy, "10 aydır tek başımayım, ilk defa böyle bir ortamdayım, uzun zamandır konuşmadığım için çenem de düşmüş olabilir" ifadelerini kullandı.
Daha sonra kendisi hakkında iddiaların paylaşıldığı ikinci bir sosyal medya hesabı daha açıldığını ifade eden Ersoy, "Bir uyuşturucu şebekesi kurduğum, birlikte olduğum kadınları ekrana çıkardığım gibi iddiaların olduğu tweetler atıldı. Suç duyurusunda bulunduk. Paylaşımları yapan kişi yurtdışında olduğu için bulunamadı" şeklinde savunma yaptı.
İddianamede yer alan "Kanarya" kod adlı gizli tanığın beyanlarına sert sözlerle tepki gösteren Ersoy, "Gizli tanık 'Kanarya' bu tweetleri okumuş ve sonra gitmiş ifade vermiş. Ben Fenerbahçeli'ydim, 'Kanarya'nın ifadelerinin ardından takımı desteklemeyi bıraktım" dedi.
"BANA TACİZ İFTİRASI ATIYOR"
Dosyada "mağdur" sıfatıyla yer alan ve duruşmada beyanda bulunan M.A.Ö.'nün iddialarına yanıt veren Ersoy, "Kendisiyle birlikteliğim olmadı. Alkol kullandım ama hayatımda hiç şarap içmedim. Uyuşturucu kullandığımı kimse bilmiyordu ama O'na anlatmışım... Kendi ahlakı üzerinden bana taciz iftirası atıyor" ifadelerini kullandı.
Ersoy savunmasına şöyle devam etti:
"Bu arkadaşların tamamı sadece benimle arkadaş oldukları için, birlikte oldukları için, hayatımız kesiştiği için, bazı arkadaşlarımızın hatası olabilir ama bu kişileri tutukladılar.
Hayatları alt üst oldu, isimleri medyaya sevk edildi. Ama bu insanlar bizim yüzümüzden zarar görmedi; bize hiçbir bilgi vermeyen savcılığın gazetelere manşet manşet vermesi sonucu...
Benimle arkadaş olduğu için, hayatı kesiştiği için çok ağır bedel ödeyen arkadaşlarımdan samimiyetle özür diliyorum. Kişisel hatalarım olmuştur ama devlete karşı duruşumu herkes bilir.
Bir hata yapmışızdır. Ben kendime o kadar dikkat ediyordum ki, 'ben medya önündeyim, kimse görmesin' diye... Veyis Ateş bile bana iftira etti. 'Ellerini yıkamak için bana iftira attı' diyor.
ÖRGÜT İDDİASI SORULDU
Ersoy'un savunmasını tamamlamasının ardından mahkeme başkanı "Örgüt" iddiasını sordu. Ersoy, "Ne örgütü bu, anlamadım. Amacı ne? Ne suç işlemiştir? Neyin örgütünden bahsediyoruz" dedi. Kimseye yakalanmadan içmeye çalıştım. Birçoğu Ahmet Göçmez'in evinde ya da Ahmet'in getirdiği... Husumetliyim ama Ahmet de bana zorla vermedi... Beni sevenlere karşı çok mahcubum ama öyle bir iftira sarmalına döndü ki..."
Ardından tutuklu sanıklardan Mustafa Manaz savunmasına başladı. Savcılıkta ifade verdikleri sırada yönlendirildiklerini ve istenilen ifadeyi vermedikleri için tutuklandıklarını öne sürdü. Manaz, "Savcı devamlı magazinsel olaylara çekti işi. 'Yok böyle bir şey' dedikçe 'tutuklarım'.... Arkadaşımız savcının koridorundan ağlayarak çıktı. Olmayan bir şeyi söyleyemediğimiz için tutuklandık. Herkes cezaevine gönderildi. Kabak bizim başımıza patladı. 10 aydır cezaevindeyim" iddiasında bulundu.
Manaz savunmasının devamında, "'Yok' diyorum, 'Varmış, herkes öyle söylüyor. Çıkmak istemiyor musun?'... Savcı Bey'e hakkımı helal etmiyorum. İki cihanda elim yakasında olacaktır. Beni uyuşturucuya başlatan kişi Ahmet Göçmez'dir" dedi.
Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Manaz, "Beraat edene kadar tahliyemi istemiyorum" dedi.
GERGİNLİK YAŞANDI
Ardından Ahmet Göçmez, SEGBİS aracılığıyla bağlandığı duruşmada savunma yaptı. Göçmez'in kendisini uyuşturucuya başlattığını iddia eden Manaz'a tepki göstererek sözlerine başlayan Göçmez, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.
Göçmez'in ifadesinin ardından Manaz, "Yalan mı?" diye bağırdı.
Mahkeme Başkanı tüm konuşmaların kayıt altına alındığını ve tutanaklara geçtiğini belirterek tarafları uyardı.
Göçmez sözlerine, "Manaz'ın ayrıldığı eşi beni arayarak tehdit etti" diye devam etmesi üzerine Manaz bir kere daha tepki gösterince Göçmez'in savunması tamamlanana kadar Manaz'ı salondan çıkartıldı.
"AKİF'İN ÇAKARLI BİR ARACI VARDI, O NEDENLE UYUŞTURUCUYU KENDİSİ GETİRİRDİ"
Daha sonra savunmasına devam eden Göçmez, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile bir ortak arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef ki arkadaş olduk, 2-3 sene yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik" dedi.
Ersoy'un çakarlı bir aracı olduğunu ve bu nedenle hiçbir kontrol noktasında aranmadığını söyleyen Göçmez, bu nedenle uyuşturucuyu Ersoy'un getirdiğini iddia etti. Göçmez, "Akif'in bir çakarlı aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı Bey bize grup seks iddialarını sordu, reddettim. Toplu seks söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
Daha sonra savunma yapan Tolga Aykut da diğer sanıklar gibi savcılık ifadesine ilişkin iddiaları dile getirdi.
Aykut, "Baskı yapmakla, tutuklamakla tehdit etti. Üç kere kapıyı açtı, çıkardı, tekrar odaya aldı. Ben öyle bir şey söylemedim, savcı bana söyledi... Avukatımın tecrübesiz olmasından dolayı böyle bir durum yaşandı. Testim de negatif çıktı. Suçlamaları reddediyorum" dedi.
Ardından savunma yapan Taner Çağlı, hakkındaki iddiaları reddederek, "Bu soruşturmada kendimi dış kapının dış mandalı gibi hissediyorum" ifadelerini kullandı.
VEYİS ATEŞ TANIK OLARAK DİNLENDİ
Sonrasında kürsüye gelerek savunma yapan Mahmut Nurullah Dündar da iddiaları reddetti. Ardından "tanık" olarak dinlenen isim Umut Evirgen oldu. Sanıkların hiçbirini tanımadığını söyleyen Evirgen, "Hiçbir bilgim yok.'Kütüphane' adlı mekanla hiçbir alakam yok" dedi.
Ardından "tanık" sıfatıyla Veyis Ateş de dinlendi. 9 aylık tutukluluğunun ardından pazartesi günü tahliye olan Ateş, "Ufuk Tetik ile biz cezaevinde tanıştık. Ersoy dışında kimseyi tanımıyorum" dedi.
Ersoy hakkındaki iddianameyi, kendi dosyası kapsamında savunma hazırlarken çok kez okuduğunu, o nedenle hakim olduğunu ifade eden Ateş, "Söz konusu iddiaların hiçbirisini ben kendisinde görmedim. Kendisini tanıyan herhangi birine, 'Mehmet Akif Ersoy bu suçları işlemiş' deseniz muhtemelen inanmaz" ifadelerini kullandı.
Mahmut Göde de "tanık" olarak mahkemede beyanda bulundu.
Göde, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Uzun yıllardır ağabey kardeş ilişkimiz vardır. Evinde kalmışlığım da vardır. Evinde çocukları olurdu. Playstation oynadık. Anormal bir şeye tanıklık etmedim. Akif ağabey benim için örnek bir adamdı" dedi.
Serap Şaylan da "tanık" sıfatıyla beyanda bulundu. Ersoy'u tanıdığını belirten Şaylan, "Doğum günümde sadece Mehmet Akif bey vardı. Diğer sanıklar yoktu. Kendisi arkadaşım. Dostluğum yok diğerleriyle. Uyuşturucu kullandıklarına asla tanık olmadım. Uyuşturucu ticareti ya da cinsel saldırı asla olmadı. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum düzenli olarak, bıraktım. Ahmet Göçmez ile Mehmet Akif Ersoy benim doğum günü partimde tanıştı." diyerek sözlerini noktaladı.
Habertürk'te yayınlara da çıkan Avukat Serdar Tokdemir de mahkemede "tanık" olarak dinlendi. Tokdemir, "Mehmet Akif Ersoy'un uyuşturucu içtiğini görmedim" dedi.
"Mehmet Akif Ersoy benim kardeşimdir. Vekaleti bende var. Ben bildiğim gördüğüm her şeyi anlatırım" ifadeleriyle devam eden Tokdemir, "Buradaki çoğu kişiyle Mehmet Akif vasıtasıyla tanıştım. Mehmet Akif ile ortak bir dostumuz vesilesiyle tanıştım. Son 5-6 yıldır haftanın 2-3 günü düzenli görüşürüz. İlk evliliğinden beri aile muhabbetlerine tanıklık etmiş biriyim. Muhabbeti de çok keyiflidir Sayın Başkan. Mehmet Akif ile tanışıklığımız bu şekilde" diye ekledi.
Ersoy'un yanısıra dosyada yer alan diğer isimlerin de uyuşturucu madde kullandığını hiç görmediğini söyleyen Tokdemir, "Bazen Akif'in evinde otururduk. Çoğumuz evliydik, muhabbet ederdik. Öyle bir muhabbetimiz vardı. Serap Hanım'ın doğum günüydü orada bir akşam yemeği yedik. Mehmet Akif'in evi hatırşinas insanların geldiği bir yerdi. Ruhen kalben birbirimizi tamamladığımız bir ortamdı. Buradaki insanların hepsi memleket sevdalısı bu memleketin derdiyle dertlenen insanlardır" dedi.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Duruşmada tüm mağdur ve tanık beyanları ile sanık savunmaları tamamlandı.
Mahkeme Başkanı Duruşma Savcısından ara mütalaa istedi.
Duruşmaya ara verildi.
MEHMET AKİF ERSOY HAKKINDA "TUTUKLULUK DEVAM" TALEBİ
Ara mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Mehmet Akif Ersoy'un da arasında olduğu 3 ismin tutukluluğunun devamını talep etti.
MEHMET AKİF ERSOY'UN TUTUKLULUĞU DEVAM EDECEK
Yaklaşık 7 saattir yemek arası dahi verilmeden, neredeyse kesintisiz şekilde devam eden duruşma, savcısının ara mütalaasının ardından avukat savunmalarıyla devam etti.
Beyanların tamamlanmasının ardından İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı ara kararını açıkladı.
Dosya kapsamında yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunan Ufuk Tetik hakkında tahliye kararı verildi.
Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluğunun devamına hükmedildi.
Bir sonraki duruşma 9 Ekim'de görülecek.