Bursa
Açık
23.9°
Başka Gazete

Ezgi Apartmanı'ndaki tahliye kararına tepki: "Adalet enkaz altında kaldı"

2026.09.11 19:07 Son Güncellenme: 2026.09.11 19:07 - GÜNDEM

Ezgi Apartmanı davasında verilen tahliye kararı, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden yurttaşların tepkisini topladı. Hatay ve İskenderun'daki enkazlarda ailelerini yitiren depremzedeler, "Ödül gibi ceza verildi" diyerek oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu'ya destek verdi.

Ezgi Apartmanı'ndaki tahliye kararına tepki: "Adalet enkaz altında kaldı"

Kahramanmaraş'ta 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında sanıklar hakkında verilen tahliye kararına, 6 Şubat depremlerinde diğer binalarda ailelerini kaybeden yurttaşlardan ortak tepki geldi. "35 canın hesabı sorulana kadar susmayacağız" diyen depremzedeler, adalet mücadelesini sürdüren Nurgül Göksu'nun yanında olduklarını vurguladı.

Hatay Rana Apartmanı'nda anne ve babasını kaybeden avukat Eren Can, kararın kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Ezgi Apartmanı davasında sanıklara ödül gibi ceza verildi. 700 gün firari olan, kolon kesen, 35 insanın ölümünden sorumlu olan sanıklar tahliye edildi. Bu karar kabul edilemez. Nurgül ablanın feryadı hepimizi yakıyor. Aynı acıyı yaşayan bizleri yakıyor. Bu adalet değil, adalet enkaz altında. Nurgül ablanın yanındayız. 6 Şubat depremlerinin hesabı sorulacak, adalet mücadelemiz sürecek."

"EZGİ APARTMANI AİLELERİ YALNIZ DEĞİLDİR"

İskenderun MCG Tower'da anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"6 Şubat depreminde ailesini ve yakınlarını kaybetmiş biri olarak bugün Ezgi Apartmanı için konuşuyorum: 35 insan öldü, kolon kesildiği tespit edildi ve buna rağmen tahliye kararı veriliyor. Ailelerden bu kararları, bu cezasızlıkları sessizce kabul etmelerini mi bekliyorsunuz? Adalet duygumuzu da mı gömelim? Geride kalan insanların çığlıkları vicdanınızı hiç mi titretmiyor? 'Deprem öldürdü' deyip geçemezsiniz. Bu binaları bu hale getiren koşulları da, sorumluları da, verilen kararları da unutmayacağız. Ezgi Apartmanı aileleri yalnız değildir. 35 canın hesabı gerçekten sorulana kadar susmayacağız."

"NURGÜL ABLANIN EVLATLARI ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ"

Hatay Cemil Apartmanı'nda anne ve babasını kaybeden Yiğit Torun, cezasızlık politikasına vurgu yaparak şunları kaydetti:

"Ezgi Apartmanı davasında kolon kesen sanıkları serbest bıraktılar. Savcı 'olası kast' istemesine rağmen sanıklar dava sonrasında tahliye edildi. Evlatlarını çöp poşetleriyle toplamak zorunda kaldı Nurgül abla, biraz vicdan ya. Biz 'olası kast' derken siz sanıkları tutuklamaktan bile acizsiniz. Yeter artık ya. Bir evlat nasıl büyütülüyor? Bir evladı toprağa gömmek, ihmaller yüzünden ölmesine şahit olmak... Bunlar ne demek? 6 Şubat'ta bu insanlar ölmedi, bizzat ihmallerden dolayı öldürüldüler. Benim annem Berna Torun da benim babam Kemal Torun da... Hiçbir sevdiğimiz 6 Şubat'ta ölmedi, tam tersi ihmalden öldürüldüler. Nurgül ablanın evlatları da ölmedi, öldürüldü. Buna rağmen o sanıklar tahliye edildi. Bırakın olası kastı, sanıklar tutuklu bile değil. Bizim gözümüzde bu ihmallerden sorumlu kim varsa bunların hepsi katil ve biz bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Yeter artık, bizim canlarımızın hiç mi önemi yok? Bundan sonra afetlerde zarar görecek insanların canının hiç mi önemi yok? Biz bugün bunlara ses çıkarmadıkça, burada cezalar verilmedikçe... Hadi bizim sevdiklerimiz öldü, bundan sonra insanlar ölmeye devam edecek ve o katiller pişkin pişkin dışarıda gezmeye devam edecek. Buna insanın vicdanı nasıl el verebilir? Bizim vicdanlarımız buna izin vermiyor."

"HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Hatay Rönesans Rezidans'ta anne, baba ve kız kardeşini kaybeden avukat Yeşim Toplu ise dayanışma mesajı vererek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunların cezalarının kanunda karşılığı var, uygulanırsa var. Ve hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Ben de sen de vazgeçmeyeceksin. Biliyorum, ben senin yanındayım. Buradan sana sesleniyorum: O öldürülen canlarımızın bacaklarıyız, gözleriyiz, kollarıyız. Hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Ben senin yanındayım, ben seni bugün çok iyi anlıyorum. Nasıl yorulduğunu, bunun karşısında ne yapacağını bilmediğinin çok iyi farkındayım. Ama asla vazgeçmeyeceğiz."

NE OLMUŞTU?

Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında heyet, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 8'er yıl hapis cezası vermişti.

Heyet, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün karakola imza verme şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyelerine hükmetmişti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin ardından, Pazarcık merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremde Onikişubat ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı'ndaki Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucu 35 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 11 sanık hakkında dava açılmıştı.

Dün (10 Eylül) görülen duruşmada mahkeme, Kervan Pastanesi sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8'er yıl hapis cezası vererek tahliyelerine, sanık Ertan Danacı'nın ise beraatine karar verdi.

Kaynak: ANKA