2026.08.20 20:36 Son Güncellenme: 2026.08.20 20:37 - GÜNDEM
Emsal özlük hakları talebiyle 39 gündür eylem yapan er şehit aileleri ve er gaziler, Bilkent Gazi Uyumevi'ne dün yaklaşık bir saat alınmadıklarını, bugün ise çıkışlarının yapılması nedeniyle kalacak yerlerinin bulunmadığını söyledi. Bir gazi, "Şu anda dışarıda kaldık. Muhtemelen Aile Bakanlığı'nın önüne kamp kuracağız" dedi. Bir başka gazi ise "Buradan ayrılmayı düşünmüyoruz. Ya öleceğiz ya da emsal özlük hakkımızı alacağız" diye konuştu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'ın eylemcilerle görüşmemesine de tepki gösteren polis gazisi, "Vatan için bayrak için devlet bölünmesin diye o ayaklar koptu"
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit aileleri ve er gazilerinin emsal özlük hakları talebiyle başlattıkları eylem 39'uncu gününde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde devam ediyor.
Güvenpark'ta 38 gün süren oturma eylemine dün sabaha karşı polis müdahale etmiş, şehit yakınları ve gaziler Bilkent'teki Gazi Uyumevi'ne götürülmüştü. Gaziler, dün gece Bilkent'teki Gazi Uyumevi'ne yeniden giriş yapmak istediklerinde yaklaşık bir saat kapıda bekletildiklerini, bugün ise çıkışlarının yapıldığını belirtti.
ANKA Haber Ajansı'na konuşan gaziler, eşit özlük hakları taleplerini ve yaşadıkları barınma sorununu anlattı.
Eyleme katılan bir gazi, Güvenpark'tan çıkarılma şekline tepki göstererek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a çağrıda bulundu. Gazi, şunları söyledi:
"39 gündür Güvenpark'taydık. Gece, sanki tavşan avlar gibi, teröristleri ininden çıkarır gibi apar topar, uykumuzun içinde Uyum Evi'ne götürdüler. Bizi oraya bıraktılar, böyle mendil atar gibi bırakıp gittiler. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na geldik. Sayın Bakan Hanım bir zahmet altındaki arabayla gelsin, burada bizim derdimizi dinlesin. Sayın Cumhurbaşkanı'na anlatın bunu. Cumhurbaşkanı bizim buradaki eylemlerimizi görüyor mu görmüyor mu o da belli değil."
"Subay gazileri diş protezi, göz protezi, ayak protezi ve sağlık koşullarından faydalanıyorlar; biz niye faydalanamıyoruz?"
Sağlık ve protez giderlerinde yaşadıkları sorunlara dikkati çeken gazi, şöyle devam etti:
"Burada insanların bacağı yok, gözü yok, kolu yok. Benim kalbimde pil var. İki defa hastaneye yattım. Ne gerek var bunu uzatmaya? Ben dişimi yaptıramıyorum. Gazi protezini yaptıramıyor, göz protezini yaptıramıyor. Yeşil pasaport verdiler. Neye yarıyor pasaport? Para var mı? Yok, gidemiyorsun. Subay gazileri diş protezi, göz protezi, ayak protezi ve sağlık koşullarından faydalanıyorlar. Biz niye faydalanamıyoruz? Güneydoğu'da terörle mücadele ederken ben de yaralandım, o da yaralandı. O gazi oldu, ben de gazi oldum."
Polis gazisinden destek
Eyleme destek vermek için alana gelen ve polis gazisi olduğunu belirten bir gazi, er gazileri ile rütbeli gaziler arasında sosyal haklar bakımından ayrım yapıldığını söyledi. Gazi, "Bu çocuklar 20 yaşında, fidan gibi gezmeleri gerekirken dağda vuruluyor, bacağı kolu kopuyor. Sosyal haklara gelince sırtınızı dönüp gidiyorsunuz. Bu çocukların da gezmeye hakkı yok mu? Yüzbaşıya en iyi ayakkabıyı veriyorsunuz. Bunlara gelince odunu veriyorsunuz. Bir şehit erin annesi orduevine giremez ama yüzbaşı, binbaşı, albay yedi göbek ailesini orduevine sokar. Asıl dağda savaşan bunlar" diye konuştu.
"Vatan için bayrak için devlet bölünmesin diye o ayaklar koptu"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'ın eylemcilerle görüşmemesine de tepki gösteren polis gazisi, "Bu gaziler protezlerini kredi kartından borçla alıyorlar. Vatan için bayrak için devlet bölünmesin diye o ayaklar koptu. Akşam bir de Uyumevi'ne almadılar. Bu dağda savaşan, ölümüne savaşan gazileri Uyumevi'ne bile almadılar. Bunlar düşman mı" diye sordu.
"Kendi evimize bizi almadılar"
Bir başka gazi ise Bilkent Gazi Uyumevi'nin kapısında dün gece yaklaşık bir saat bekletildiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Dün gece Uyumevi'ne alınmadık. İlgili personeller yukarıdan emir geldiğini, alınmamamız gerektiğini söylediler. Daha sonra yaklaşık bir saat daha kapıda bekledikten sonra içeri alındık ama sadece kaydı olan kişiler kaldı. Gazi olduğumuz halde orası bizim kanımızla, canımızla yapılmış bir yer. Bizim için toplanan bağışlarla yapıldı orası. Kendi evimize bizi almadılar.
"Aile Bakanlığı'nın önüne kamp kuracağız"
Şu anda çıkışlarımız yapıldı. Kalacak yerimiz de yok. Gülhane'deki misafirhaneyle görüştük, orası da dolu. FTR Oteli'yle görüştük, orası da dolu. Yapacağımız bir şey yok. Şu anda dışarıda kaldık. Muhtemelen de Aile Bakanlığı'nın önüne kamp kuracağız."
"Buradan da ayrılmayı düşünmüyoruz, ya öleceğiz ya da emsal özlük hakkımızı alacağız"
Başka bir gazi de Gazi Uyumevi'nde kendisine odasını boşaltmasının söylendiğini belirterek, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Ben kartımı gösterdiğim zaman bana 'Odayı boşaltacaksın' dediler. 'Neden?' dedim. 'Yukarıdan gelen emir böyle, bana söylenen bu' dedi. Biz de temsilcimiz Erdem Başkan'a söyledik. 'Dışarıda kalacağız, bugün bizi idare edin' dedik. Zorla kabul ettirdik kendimizi."
Bilkent Gazi Uyumevi'nden bugün ayrılmak zorunda kaldıklarını ifade eden gazi, "Şu an biz oradan atıldık yani bir nevi, üstü kapalı olarak atıldık. Dolayısıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın önüne geldik. Arkadaşlarımız yukarıya çıktı, görüştü fakat bir netice alamadık. Yine başladığımız yere döndük" dedi.
Eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını vurgulayan gazi, "Buradan da ayrılmayı düşünmüyoruz. Ya öleceğiz ya da emsal özlük hakkımızı alacağız. Bunun başka bir alternatifi yok" diye konuştu.
Kaynak:ANKA