2026.08.18 12:29 Son Güncellenme: 2026.08.18 12:40 - GÜNDEM
Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının ikinci celsesinin ikinci duruşması görülüyor. Mahkemede söz alan İmamoğlu, "Susma hakkımı kullanmadım, savunma hakkım elimden alındı" dedi. Öte yandan duruşma sırasında ara mütalaa veren savcı, sanık Muzaffer Beyaz'ın çelişkili ifadeleri gerekçesiyle tutuklanmasını talep etti.
CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın ikinci celsesinin ikinci duruşması (dava kapsamındaki 66. duruşma) başladı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu isimler katıldı.
Bazı tutuksuz yargılananlarla avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
DURUŞMADAN
12.30 | İmamoğlu'nun sorularının ardından duruşma savcısı ara mütalaa verdi. Savcı, Muzaffer Beyaz'ın çelişkili ifadeleri gerekçesiyle tutuklanmasını istedi. Avukat Nergis İnce sorgu sırasında tutuklanma istenmesine tepki göstererek, ''Bu aşamada tutuklama istemi iradeyi sakatlar'' dedi.
12.25 | Savcı Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını talep etti.
11.36 | Avukat İsmail Emre Telci, Beyaz'a, Hasan İmamoğlu'na yönelik 3 daire iddiasını sordu. Telci'nin, "Dairelerin ne zaman alındığını hatırlıyor musunuz?" sorusuna Beyaz "Kayıtlarda vardır, hatırlamıyorum" dedi. Bunun üzerine Telci, "Hasan İmamoğlu yalnız mı geldi daireleri almaya? Tuncay Yılmaz tanıdık geliyor mu?" sorusunu yöneltti. Beyaz, "Hatırlamıyorum, savcılık bir isim söyle dedi ben de Tuncay bu işleri yapıyor diye onun ismini verdim" ifadelerini kullandı.
Seyfi Beyaz'ın "Savcılık isim ver dedi, Tuncay Yılmaz'ın adını verdim" demesi üzerine Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, "Savcı sizden ismi nasıl istedi?" diye sordu. Beyaz, "Ben biliyorum da söylemiyorum gibi bir ortam oldu" dedi. Yıldız ise, "Suçsuz bir insanı suçladınız, bilmiyorum diyebilirdiniz" ifadelerini kullandı. Beyaz bunun üzerine, İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü olan Tuncay Yılmaz'la ilgili "Ama işlerini o yapıyordu" dedi. Avukat Yıldız ise, "İş yapmak başka, suç işlediğini söylemek başka" diye konuştu.
Muzaffer Beyaz savunmasında 4 eylemde adının geçtiğini, bir eylemde ise mağdur olduğunu ve şikayetçi olduğunu söyledi. Beyaz'ın kısa süren savunmasının ardından tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık söz aldı ve "İskan işleri için 7 dükkan 5 daire verdim demişsiniz" dedi. Muzaffer Beyaz, "Ben öyle biliyorum o yüzden öyle yazdırdım ifademi. Abim öyle dedi" yanıtını verdi.
İtirafçı Adem Soytekin'in avukatı Simge Büyük, Seyfi Beyaz'a "Dairelerin hangilerinin rüşvet olduğunu gösterebilir misiniz?" diye sordu. Beyaz, "Burada gösteremem" yanıtını verdi. Avukat Büyük, "Suçu Adem Soytekin'e mi yıkmaya çalıştınız?" sorusunu yöneltti. Beyaz, "Ben suç yıkmaya çalışmadım, takdir mahkemenin" dedi. Seyfi Beyaz'ın savunması ve sorgusu bitti, sıra Muzaffer Beyaz'a geldi.
11.25 | Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, susma hakkını kullanmadığını, savunma hakkının elinden alındığını söyledi.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için 'Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum' diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım 'Susma hakkını kullandı' kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum."
10.50 | Duruşma, tutuksuz yargılanan iş insanı Seyfi Beyaz'ın ifadesiyle başladı.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Birleşen dosya
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.