2026.10.27 13:34 Son Güncellenme: 2026.10.27 13:36 - YAŞAM
Dünyanın farklı noktalarında ölümün resmen yasaklandığı yerleşim yerleri bulunuyor. Norveç'teki kutup kasabalarından Japonya'nın kutsal adalarına kadar uzanan bu kararların arkasında ise donmuş topraklardaki virüs tehlikesi, mezarlık alanı yetersizliği ve dini inançlar yer alıyor.
Sosyoloji, coğrafya, kamu yönetimi ve kent hukuku dünyasında, sıradışı belediye kararları ve tarihi gelenekler zaman zaman şaşırtıcı tablolar ortaya çıkarıyor. Dünyanın farklı ülkelerinde uygulanan ve ilk bakışta garip görünen "ölüm yasakları", altında yatan ciddi çevresel ve toplumsal nedenlerle dikkat çekiyor.
NORVEÇ'TE DONMUŞ TOPRAK VE VİRÜS TEHDİDİ
Norveç'e bağlı Svalbard takımadalarında yer alan kutup kasabası Longyearbyen'de 1950'li yıllardan bu yana defin işlemleri tamamen yasaklanmış durumda. Bölgedeki aşırı soğuk iklim ve donmuş toprak yapısının (permafrost) cesetlerin çürümesini engellediği saptanmıştır.
Yapılan araştırmalar, donmuş toprak altında kalan bedenlerdeki ölümcül virüslerin ve bakterilerin canlılığını koruyabildiğini göstermiştir. Bu çevre ve halk sağlığı riski nedeniyle kasabada hayatını kaybeden kişilerin naaşları uçakla anakaraya nakledilmektedir.
İTALYA VE FRANSA'DA MEZARLIK KRİZLERİ VE DİKKAT ÇEKME KARARLARI
Avrupa'nın bazı beldelerinde ise ölüm yasakları mezarlık alanlarının tükenmesine tepki olarak şekillenmiştir. İtalya'nın Falciano Del Massico kasabasında 2012 yılında komşu beldeyle yaşanan mezarlık ihtilafı sonrasında defin işlemleri imkansız hale gelmiş ve belediye başkanı sembolik olarak ölümü yasaklamıştır. Benzer şekilde Fransa'nın Cugnaux ve Sarpourenx kasabalarında da 2007 ve 2008 yıllarında mezarlık genişletme izinlerinin engellenmesi üzerine bürokrasiye dikkat çekmek amacıyla ölüm yasakları ilan edilmiştir.
İtalya'nın Sellia kasabasında ise 2015 yılında yaşlanan nüfusu korumak adına hastalanmak ve ölmek yasaklanmış, yıllık sağlık kontrollerini aksatan sakinlere ceza kesilmesi kararlaştırılmıştır.
JAPONYA VE YUNANİSTAN'DA İNANÇ VE KUTSALLIK FAKTÖRÜ
Ölüm yasaklarının bir diğer gerekçesini ise tarihi ve dini inançlar oluşturuyor. Yunanistan'ın antik Delos adasında MÖ 6. yüzyıldan itibaren hem doğum hem de ölüm olayları kutsallık ilkesi gereği yasaklanmış, tüm mezarlar komşu adaya taşınmıştır.
Benzer şekilde Japonya'nın Şinto inancında son derece kutsal kabul edilen ve "yüzen" torii kapısıyla tanınan Itsukushima adasında, ölüm ve doğum saflığı bozucu durumlar olarak görülmüştür. Asırlar boyunca devam eden bu gelenek nedeniyle ağır hastalar ve yaşlılar adadan nakledilmektedir.