2026.03.13 11:22 Son Güncellenme: 2026.03.13 11:32 - BURSA
Türk kültürünün temel eserlerinden Dede Korkut hikayelerinin Bursa Yazması'nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesine yönelik girişimler tamamlandı.
Bursa'da bir koleksiyonerin nadir bir eser olduğunu bilmeden bağışladığı Dede Korkut Kitabı Bursa Yazması'nın, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesi bekleniyor.
Türk kültürünün temel eserlerinden, Türk ahlak ve törelerinin, inançlarının, kahramanlıklarının otantik olarak anlatıldığı Dede Korkut hikayelerinin Bursa Yazması, Muradiye El Yazmaları Müzesi'nde özel bir odada sergileniyor.

Daha önce Dresden, Vatikan, Türk Tarih Kurumu ve Günbed nüshalarıyla bilinen eserin Bursa Yazması, 238 sayfa, harekeli olarak kaleme alınan 12 hikayeden oluşuyor.
Edebi ve tarihi açıdan kıymetli bir kaynak niteliği taşıyan, 1580-1593 yılları arasında üretildiği belirlenen kağıda 1600'lerde yazıya geçirilen eserin, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesine yönelik girişimler tamamlandı.
Bursa Yazması'nın bu ay sonunda UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesi bekleniyor.

- "Eser, dünyadaki 5 örnekten biri"
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, Dede Korkut hikayelerinin destandan hikayeye geçişin ilk örneği olduğunu söyledi.
Türk dünyası açısından çok önemli bu eserin Bursa Yazması'nın keşfedilme hikayesini anlatan Özkılınç, şöyle konuştu:
"Antikacı İbrahim Koca, Uluabat Gölü kıyısında dolaşırken kırsal Fadıllı Mahallesi imamının evine geçiyor ve bu kitabın ne olduğundan bağımsız bir şekilde işte çeşitli kitaplar alıp dükkanına getiriyor. Kitapları inceliyor ve bunlardan bazılarını, Bursa Kent Müzesi'ne bağışlıyor. Daha sonra bir koleksiyoner, bu kitabın Dede Korkut kitabı olduğunu, yani onun orijinal bir yazması olduğunu tespit ediyor. Hikaye, böyle başlıyor. O şekilde Dede Korkut, aslında hem Bursa'ya hem Türkiye'ye hem dünyaya Bursa Yazması olarak kazandırılmış oluyor."
Özkılınç, Dede Korkut hikayelerinin 9-11. yüzyıllar arasında sözlü edebiyatın birer ürünü olduğunu belirterek, "Eserin yazıya geçirilişi, 15-16. yüzyılı buluyor. Bazı hikayeler, halkın içinde dolaşır, daha sonra bir yazar tarafından yazıya geçirilir. Elimizdeki eser, dünyadaki 5 örnekten biri." dedi.

Bursa Yazması'nı özelliklerine dikkati çeken Özkılınç, şöyle devam etti:
"Dresden'e çok yakın bir örnek. Hem hikayenin tam oluşu hem de Bursa Yazması'nın çok önemli bir özelliği daha var, harekeli. Bursa Yazması'ndaki bazı kelimelerin okunuşu, yazarın koyduğu harekelerle net olarak anlaşılabiliyor. Yani bazı kelimelerin ve cümlelerin Bursa Yazması ile yeniden yorumlanmasıyla yüz yüzeyiz aslında. Bu da çok güzel ve bu eseri, çok kıymetli kılıyor."
- "Diğer nüshalardan sergileniş yönüyle de farklı"
Eserin restore edilmesinin ardından gerekli incelemelerin ve çalışmaların yapıldığını anlatan Özkılınç, "Nil Baydar eseri, filigranını, kağıdını inceledi ve 16. yüzyılda tarihledi. Ardından tıpkı basımı ve eski Anadolu, yani o dönem Türkçesiyle ve günümüz Türkçesiyle eser, kazandırıldı." ifadesini kullandı.
Özkılınç, Dede Korkut Bursa Yazması'nın kitap olarak herkesin anlayabileceği bir dile Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Prof. Dr. Ferruh Ağca tarafından çevrildiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya'nın da büyük bir emeği var. Numaralı olarak, 1000 adet basıldı. Öncelikle üniversitelere, araştırmacılara ve Türki Cumhuriyetlere, konsolosluklara gönderildi. Ardından Muradiye El Yazmaları Müzesi'nde günün teknolojisiyle dijital bir oda oluşturduk, Dede Korkut ile ilgili. Yani bu müzeye gelenler, Dede Korkut'un hem orijinalini görebilecekler hem de bu dijital odada, 6,5 dakikalık bir gösterimle Dede Korkut'un içeriği hakkında onu izleyerek, fikir sahibi olacaklar."

Özkılınç, eserin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesine yönelik girişimleri başlattıklarını ve gerekli çalışmaları tamamladıklarını dile getirerek, "Bu ayın sonuna doğru olumlu bir cevap alacağımızı düşünüyoruz. Çünkü çok önemli, orijinal bir yazma. UNESCO Türkiye Komitesi'ne bu talebimizi ilettik ve umarız eser, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girecek. Sanatçı Hakan Yılmaz'ın ve Prof. Dr. Evrim Ölçer'in hazırladıkları dijital gösteriyle bir bütün oluşturuyor. Diğer nüshalardan sergileniş yönüyle de farklı." diye konuştu.
Özellikle öğrencilerin müzeye eseri görmeye geldiğini anlatan Özkılınç, "Dede Korkut'u sadece sınıfta dinledikleri bir hikayeden çok somut olarak görebiliyorlar, kitabını, orijinalini ve hikayesini dijital olarak izleyebiliyorlar." diye konuştu.
Özkılınç, eserin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne girmesiyle bunun turizme katkı sağlayacağını, Bursa'ya ve Türkiye'ye değer katacağını, bilinirliğinin artacağını ve daha iyi korunacağını sözlerine ekledi.