2026.10.31 09:44 Son Güncellenme: 2026.10.31 09:53 - GÜNDEM
Düğünde takılan altınlarla araba alma hayali kuranlara kötü haber Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nden geldi. Araç alımı için kadının bozdurulan bileziklerinin 'kendi rızası ile verdi' iddiasıyla geri iade edilmemesini yasaya aykırı bulan Yüksek Mahkeme, ziynetleri alan eşin, geri verilmemek üzere bağışlandığını ispatlayamaması halinde bileziklerin iadesine hükmetti. Vatandaşlara soruldu, kimileri verirken kimileri reddetti.
Bir süredir geçimsizlik yaşayan çift boşanmak için Aile Mahkemesi'nin yolunu tuttu.
Davalı - karşı davacı kadın, eşinin 'araba alacağız' diye aldığı bileziklerin iadesini de talep etti.
Mahkeme, her biri 15'er gram 7 adet 22 ayar bileziğin davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine hükmetti.
Taraf avukatları kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), bileziklerin kadın tarafından isteği ile iade edilmemek üzere erkeğe verildiği, bu nedenle bilezikler yönünden kabul kararı verilemeyeceğine dikkat çekti. Talep edilen 22 adet çeyrek altının da evlilik sürecinde kadından alınıp kullanıldığı, erkek tarafından iade istenmeksizin kendisine verildiği iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verdi. BAM, 22 adet çeyrek altının davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine hükmetti. Karara karşı davacı kadın avukatınca temyiz talebinde bulunuldu.
Dava dosyasını detaylı şekilde değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu'na göre, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu hatırlattı. Kural olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulandı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında; davalı-karşı davacı kadının; "Araba almak isteyen eşime altınları verdim. Davalı, aldığı otomobili kendi adına tescil etti. Bu şekilde davalı önce borçlarını ödeyebilmek ve evin iaşesini sağlamak üzere altınların bir kısmını alıp, bir kısmı ile de araba aldı. Kalan ziynetleri ise 'Eve er geç geliyoruz, hırsız girer, altınları çalar' diyerek iznim ve onayım olmaksızın kendi annesinin evine götürdü. Bu arada bir kez düğüne gitmek durumunda kalıp altınları takmak istediğimde davalının annesinin evinde kalan altınları bana teslim ettiler, düğün sonrası yine davalının annesinin evine gidilip davalının ısrarı üzerine takıları çıkarıp davalıya teslim ettim" iddiası hatırlatıldı. Davalı erkeğin ise kadının ısrarı üzerine bilezikleri bozdurup araba aldıklarını, aracın alınmasını bizzat söyleyen, kendisine de motosikletini sattıran kişinin davacı kadın olduğu yönündeki savunması dile getirildi.
Kararda; hayat deneylerine göre olağan olan, altınların kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunması olduğu ifade edildi.
Kararda şöyle denildi: "Diğer bir deyimle bunların davalının veya annesinin zilyetlik ve siyanetine (saklanmasına) terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev'idendir. Onun için kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Ne var ki somut uyuşmazlıkta; dava konusu 7 bileziğin araba alımında kullanıldığı birbiri ile örtüşen davalı erkek eşin ikrarı ile ilgili işyerinden gelen kaşeli kart ile sabittir. Erkek bu bileziklerin iade edilmemek üzere kendisine verildiğini iddia ve savunma doğrultusunda ispat yükü altında olup kadın tarafından bu eşyaların iade edilmemek üzere verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, erkek bunları iadeden kurtulur. Toplanan delillerden davalı erkek kadının geri verilmemek üzere altınları verdiğini ispatlayamamıştır. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince 7 bilezik yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bilezikler yönünden ret hükmü kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.''
Bursa sokaklarında vatandaşlara soruldu
Yargıtay'ın araç alımında kullanılan bileziklerle ilgili kararı gündem olurken, Bursa'da vatandaşlara "Altınlarınızı eşinize verir miydiniz?" diye sorduk. Kimi eşine güvenerek altınlarını verebileceğini söylerken, kimi ise altınlarını vermeye sıcak bakmadı.