Bursa
Hafif Kar Yağışlı
2.4°
Başka Gazete

Dilek İmamoğlu'ndan Atlas Çağlayan tepkisi!

2026.01.18 16:59 Son Güncellenme: 2026.01.18 17:02 - GÜNDEM

İstanbul Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürüldü. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, cinayete tepki gösterdi; siyasiler, kurum ve kuruluşlar ile tüm yetişkinlerin çocuklar konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Dilek İmamoğlu, "Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuruz. Ve o yük, artık hiçbirimizin taşıyamayacağı kadar ağır olur" dedi.

Dilek İmamoğlu'ndan Atlas Çağlayan tepkisi!

İstanbul'un Güngören ilçesine bağlı Merter semtinde, yaşları 18'in altında olan iki grup arasında bir restoran içinde başlayan tartışma, dışarıda yeniden yükseldi.

Sokakta devam eden sözlü tartışma, kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Bu sırada 15 yaşındaki E.Ç. isimli şüpheli, lise 3. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakladı. Çağlayan, kaldırıldığı hastaneden yaşamını yitirdi. Tarafların birbirlerini daha önce tanımadıkları, kavganın iddiaya göre "yan baktın" tartışması nedeniyle çıktığı iddia edildi.

Türkiye'nin gündemine oturan cinayetin ardından Dilek İmamoğlu, sosyal medya hesabından şiddetin artık yalnızca yetişkinlerin dünyasında değil, çocukların arasında da sıkça yaşandığına dikkat çekti, "Her geçen gün çocuklar arasında daha fazla şiddet vakası duyuyoruz. Bu bir tesadüf değil. Bu; yoksulluğun, güvensizliğin, umutsuzluğun ve ihmalin sonucudur" ifadelerini kullandı.

Dilek İmamoğlu'nun paylaşımının tamamı şöyle:

"17 yaşındaki bir çocuk, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürüldü.

Bu cümle, hafifçe geçip gideceğimiz bir haber başlığı değildir.

Bu cümle, hepimizin omuzlarına çöken ağır bir sorumluluktur.

Koruyamadığımız, güvenli bir yaşam sunamadığımız her bir çocuğun hesabı; önce siyasilerin, sonra ilgili kurum ve kuruluşların, en sonunda da tüm yetişkinlerin, hepimizin sorumluluğudur.

Bugün bu ülkede çocuklar ve kadınlar; sokakta, evde, okulda, iş yerinde öldürülüyor. Şiddet artık yalnızca yetişkinlerin dünyasında değil, çocukların arasına da sirayet etmiş durumda.

Her geçen gün çocuklar arasında daha fazla şiddet vakası duyuyoruz. Bu bir tesadüf değil. Bu; yoksulluğun, güvensizliğin, umutsuzluğun ve ihmalin sonucudur.

Çocuklar korunamıyor.

Çocuklar yoksulluğa terk ediliyor.

Çocuklara aydınlık bir gelecek sağlanamıyor.

Eğitimden koparılan, güvenli yaşamdan mahrum bırakılan, yarınlarına inancı elinden alınan çocuklar; ülkenin geldiği acı ve tehlikeli noktayı açıkça gösteriyor.

Artık yaratılan suni gündemlerle toplumun dikkatini dağıtmaya çalışmayın.

Artık ülkemizin gerçek sorunlarını konuşmak zorundayız. Sürüklendiğimiz bu karanlığa dur demek zorundayız.

Biz, yaşam hakkını konuşmak zorundayız.

Çocukların yarınlarını konuşmak zorundayız.

Ekonomiyi, adil ve eşit yaşamı konuşmak zorundayız.

Bu ülkede siyaset ne için yapılıyor? Tüm bu sorunlar, tam olarak siyasetin ana konusudur.

Vatandaşlarının sorunlarını çözemeyen bir siyaset o ülkeye artık hiçbir fayda sağlayamaz.

Ülkemizin çocuklarının, gençlerinin ve kadınlarının güvenli yarınları için tüm ilgili devlet mekanizmaları derhal harekete geçmek zorundadır.

Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuruz. Ve o yük, artık hiçbirimizin taşıyamayacağı kadar ağır olur."