2026.07.17 20:28 Son Güncellenme: 2026.07.17 20:31 - GÜNDEM
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, TBMM tatile girmeden süreçle ilgili çerçeve yasanın Meclis'e getirilmesi konusunda temasların sürdüğünü, yasanın kapsamı konusunda yeni istişarelerde bulunulduğunu belirterek, kucaklayıcı ve kapsayıcı bir yasa olması konusunda görüşlerini ilettiklerini söyledi. İmralı Heyeti'nin gelecek hafta Abdullah Öcalan ile görüşmesinin beklendiğini ifade eden Doğan, bu ziyaretin "çok kritik bir aşama kritik bir görüşme olacağını" vurguladı.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ve STK komisyonu Üyesi Sultan Özcan, bir grup gazeteciyle bir araya gelerek, süreçle ilgili gelinen aşamaya ilişkin bilgilendirme yaptı ve soruları yanıtladı.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, süreçle ilgili bir süredir spekülatif haberler ve bilgi kirliliği olduğunu belirtti. Süreçle ilgili tartışmaların yüzeysel olduğunu ve önemli tartışmaların bu nedenle gölgede kaldığını söyleyen Doğan, "Türkiye'nin hep yeni bir dile ihtiyacı olduğundan bahsederiz. Burada biraz yalnız kalıyoruz. O yeni dili ve terminolojisini oluşturmak biraz cesaret istiyor" diye konuştu.
Gündemle ilgili tartışmalara ve gelişmelere değinen Ayşegül Doğan şunları söyledi:
"Yasal çerçeveyle ilgili bir mutabakata varıldı mı herkes bunu merak ediyor, hangi konularla ilgili bir mutabakat. Mutabakat demek yerine şunu söylemeyi tercih ederim, konu hassas, her kelime belli kırılganlıklar yaratabiliyor taraflar açısından. Meclis çalışmalarına ara vermeden bu yasla çerçevenin Meclis'e gelmesine ilişkin bir ortak fikir birliği var, DEM Parti ve AK Partili yetkililer arasında yapılan görüşmelerde. Biz birkaç hafta önce zaten yaklaşık olarak zamanlamaya dair bir fikir birliği içinde olduğumuzun bilgisini sizinle paylaşmıştık. Ancak burada kritik bir konu vardı, zamanlamanın dışında, kapsamının ne olacağına ilişkin de bir tartışma vardı. Peki o tartışma konusunda önceki günden bu güne ne değişti? Bu konuda karşılıklı yeni bir istişarede bulunuldu. Kapsama dair bizim hangi noktalara ilişkin; kategorik olmaması, ayrım yapmaması, kucaklayıcı bir yasal düzenleme olması, kapsayıcı olması, kategorizasyonlar içinde suçlu-suçsuz, suça bulaşmış bulaşmamış, lider veya lider değil gibi ayrım olmaması konusunda görüşlerimizi ilettik ve bir istişarede bulunuldu."
Ayşegül Doğan, PKK lideri Öcalan ile 24 Mayıs'tan bu yana görüşme olmadığına işaret ederek, 23 Temmuz Perşembe günü bir görüşme beklendiğini ancak bu tarihin net olmadığını vurguladı. Bu görüşememe halinin sıkıntı yarattığını ve bir durağanlığa yol açtığını söyleyen Doğan, silahsızlanma çağrısını yapan, örgütün lideri olan Abdullah Öcalan'ın yasal çerçeve ile ilgili görüş ve önerilerinin önem taşıdığını, bu nedenle onunla görüşme trafiğinin artırılmasını istediklerini vurguladı.
İmralı Heyeti'nin AKP'li yetkililerle görüşmeleri ve dün MHP liderini ziyareti ile son dönemdeki diğer temaslarının süreçle ilgili düşük tempoyu artırmaya dönük olduğunu anlatan Doğan, "Genel anlamda görüşmeler nasıl geçti diye sorulursa, pozitif mi negatif mi diye değerlendirmek gerekirse olumlu geçti deriz. Görüşebiliyor halinin önemli olduğunu biliyoruz, diyalog kurmanın, bunlar üzerinde istişare edebilmenin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Çerçeve yasa taslağı konusunda Ayşegül Doğan, "İmralı Heyeti ile yazılı bir taslak paylaşılmadı. Bu yazılı taslağın da önümüzdeki günlerde bu istişareden sonra paylaşılmasını bekliyoruz. Olması gereken bu. Eğer Meclis tatile girmeden Meclis'in gündemine gelecekse konsensüs oluşması için, mutabakatın oluşması için zaten bunun başta Öcalan olmak üzere DEM Parti ve diğer siyasi partilerle paylaşılması gerekiyor. Bizim yaklaşımımız tüm siyasi partilerin konsensüsüyle çıkması" şeklinde konuştu.
Taslağın İmralı ziyaretinden önce mi paylaşılmasını istedikleri sorusu üzerine Doğan, "Bizim şu anda öncelikli olarak hedeflediğimiz, bir an önce bu taslağa ilişkin bir konsensüs sağlanması, İmralı'ya gidilmesi, Öcalan ile görüşülmesi" dedi.
Ayşegül Doğan, dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İmralı Heyeti ile görüşmesinde Meclis tatile girmeden bu yasanın çıkması yönünde karşılılıklı fikir birliği oluştuğunu, Bahçeli'nin bu konuda kararlılığını ifade ettiğini aktardı.
Ayşegül Doğan, 20 Eylül'de Ankara Arena Spor Salonu'nda kongre yapacaklarını, şu anda çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Amacımız demokratik Cumhuriyet perspektifiyle bir yeni yapılanma sürecinin başlangıcına dönüştürmek kongremizi ve bunun en güçlü başlangıç halinde gerçekleştirmek istiyoruz" dedi.
Soru üzerine Ayşegül Doğan, "İmralı Heyeti'nin adaya giderken yanında teklif metnini götürüp götürmeyeceği" sorusuna, kendileriyle paylaşılan bir metin olmadığını yineleyerek, "Teklif metni çantada olsa da olmasa da bu görüşme gerçekleştirilebilirse çok kritik bir aşamada çok kritik bir görüşme olacağı kesin. Taslağa ilişkin Öcalan ile bir istişarede bulunuldu mu bulunulmadı mı taslak Öcalan'ın önerilerini kapsıyor mu kapsamıyor mu birinci elden Öcalan'a yöneltip ondan almak istiyoruz" şeklinde konuştu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un gelecek hafta siyasi partileri ziyaret edeceği belirtilerek, zamanının sorulması üzerine Doğan, partilerine bir resmi bildirim yapılmadığını ancak böyle bir duyumu kendilerinin de aldığını söyledi. "Ziyaret takvimini paylaşmamış" diyen Ayşegül Doğan, "Numan Bey sanırım bu turu taslağa vakıf bir şekilde yapacak" dedi.
TAYİP TEMEL: BİR YASAL DÜZENLEME SİLSİLESİ BAŞLAMALI
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel de sürecin başlangıcından bugüne yaşananları anlattı. PKK ile devlet arasında kurulan mekanizmanın görüşmeler yaparak çatışma riski olan bütün alanları değerlendirdiğini söyleyen Temel, bu çerçevede PKK'nın risk oluşturan, provokasyon ihtimali olan yerlerden ve çatışma ihtimali olan birçok yerden çekildiğini kaydetti. Kış aylarında çekilmenin sürdüğünü söyleyen Temel, "Dolayısıyla aslında bir tarafın sürekli kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği bir süreç yaşadık. Güçlerin sınır dışına çekilmesi kararı da bunun bir parçasıydı" dedi.
Tayip Temel, "Bu meselenin karşılıklı müzakere ve görüşmelerle, olumlu pozitif girişimlerle, Kürdistan Federal Bölge Yönetimi'nin ve oradaki siyasi güçlerin de katkıları önemli. Hem Erbil hem Süleymaniye yönetimlerinin ayrı ayrı pozitif katkıları ve destekleri oldu" şeklinde konuştu.
Temel, "Yasa, bu yürütülen tarihi çalışmaları taçlandırıp bir daha çatışma zeminine sebep olabilecek bir gerilim, bir inkar ve yanlış devlet politikasına engel olacak şekilde çıkmazsa, sadece çatışmaları önleyici bir yasa olur. Belki on binlerce Kürt yasa dışı ilan edilmiş. Bunların hepsi silah da eline almamış. Birisi siyaset yaptığı için şu an Avrupa'da sürgünde, birisi cezaevinde. Siyasi ve sosyal yaşama katılım yasası belki ilk adımdır ama bununla da bitmez. Türkiye'de demokrasi sorunu var. Türkiye'de Kürtlerin hala Kürt olarak tanımlanması sorunu var. Kürt diline yönelik fiili ve resmi engeller var. Kürtçe ciddi anlamda bir eğitim dili olarak ele alınmıyor. Özellikle Kürtlerin kendi coğrafyasında belediyelere el koyma politikasının önünü açan yasalar yürürlükte. Siyasetçiler içerde. Bunların hepsine çözüm olabilecek bir yasal düzenleme silsilesi başlamalı. Bu konuda belki geçiş yasası olarak tanımlanan şey silahların bırakılması, aslında barış yasası diyoruz. Sonra da kişisel özgürlük yasası ve demokratik değerlerin her Türkiye vatandaşının yararlanacağı şekilde genişletme" şeklinde konuştu.
Kaynak: ANKA