2026.02.13 01:52 Son Güncellenme: 2026.02.13 01:52 - GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet işbirliği ruhu içinde yoluna devam edecektir. Bölgemizde hangi oyunları oynamaya çalışanlar olursa olsun, bölgedeki gerçekler onların tuzaklarını boşa çıkaracaktır." dedi.
Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ve beraberindeki heyet ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Konutu'nda bir araya geldi.
Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından açıklamada bulunan Yılmaz, son derece faydalı bir görüşme olduğunu ifade etti.
KKTC'yi en son 16 Ocak'ta ziyaret ettiğinde "Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi" lansman törenini gerçekleştirdiklerini anımsatan Yılmaz, ekonomik sivil toplum örgütleri, meslek örgütleriyle ve iş dünyasıyla da son derece faydalı istişareler yaptıklarını söyledi.
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin, sıradan iki ülke arası ilişkiler olmadığını, son derece özel ilişkiler olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC'nin yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir." diye konuştu.
KKTC Başbakanı Üstel ile her yıl ekonomik ve mali işbirliği protokolleri üzerinde çalışmalar yaptıklarını kaydeden Yılmaz, bu çalışmaları yaparken ortak akılla hareket etmeye büyük önem verdiklerinin altını çizdi.
Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti'nin ve KKTC'nin kurumları diğer taraftan da ekonomik ve sosyal paydaşlarla istişareler içinde bu programları şekillendirdiklerini dile getiren Yılmaz, bu yıl da aynı anlayışla çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
"Biz, KKTC'yi güçlü yarınlara taşımak istiyoruz"
Ekonomik Mali İşbirliği Protokolü kapsamında önemli değerlendirmeler yaptıklarını belirten Yılmaz şunları kaydetti:
"Bizim amacımız açık ve nettir. Biz, KKTC'yi çok daha müreffeh, güçlü yarınlara taşımak istiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, fiziki ve teknolojik altyapıdan üniversitelere, AR-GE'den bilişim vadisi vizyonlarına varıncaya kadar KKTC'yi Doğu Akdeniz'in ekonomik, sosyal olarak parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir. Amacımız KKTC'nin kendine yetebilen, küresel şartlarla uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıyla yoluna devam etmesidir. Bu çerçevede önümüzdeki dönem özellikle girişimcilere, kadınlara, gençlere, üreticiye, çiftçiye dönük neler yapabiliriz, bunları birlikte istişare ediyoruz. Bizim bütün bu çalışmalarda ana yaklaşımımız insan odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmadır."
Ramazan ayında KKTC'yi ziyaret etmeyi planladığını belirten Yılmaz, "Her görüşmemizde bu konuları ele alıyoruz. En geç mart sonu bu çalışmaları sonlandıracağımızı ve yeni bir ekonomik, iktisadi, mali işbirliği çerçevesi oluşturacağımızı ifade edebiliriz. Öyle bir takvimle hareket ediyoruz. Şu anda işbirliğimizde herhangi bir sorun, sıkıntı yok. Dolayısıyla mart sonuna kadar bir çerçeveyi karşılıklı olarak şekillendirdiğimizde rahatlıkla yolumuza kesintisiz bir şekilde devam etmiş olacağız." dedi.
Yılmaz, mevcut işbirliği protokolünü çok etkili şekilde hayata geçirdiklerini, bugüne kadarki en büyük mali programı büyük oranda gerçekleşmeyle hayata geçirdiklerini ifade etti.
"Adanın gerçeklerini herkesin görmesi lazım"
Ana vatan ve garantör ülke olarak, KKTC'nin ve Kıbrıs Türk'ünün haklarını, hukukunu her zeminde, her platformda en güçlü, en etkili şekilde savunmaya devam edeceklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:
"Tabii ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki yetkililerle birlikte... Adanın gerçeklerini herkesin görmesi lazım. Adada iki devlet olduğunu, iki ayrı halk olduğunu herkesin iyi bilmesi lazım. Egemen eşitlik temelinde konuya yaklaşılması lazım. Bir çözüm aranacaksa, bu çözüm adadaki gerçeklikler üzerine inşa edilen bir çözüm olmak durumundadır. Bu noktada Rum kesiminin çözümden yana olmayan, hiçbir zaman çözüme taraf olmayan yaklaşımını da hepimiz biliyoruz ve defalarca da bu test edildi, görüldü. Tarihte de bunu çeşitli defalarda yaşadık. Bırakın bir çözüme yanaşmayı, Birleşmiş Milletler kapsamında birkaç konuda, 'işbirliği yapılsın' denilen konularda dahi adım atmadıklarını, olumlu birtakım hareketlerde bulunmadıklarını herkes biliyor, görüyor.
Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde de biz bu gerçekler üzerine bina edilmiş bir yaklaşımla KKTC'nin haklarını, egemenliğini her platformda savunmaya devam edeceğiz. İki toplum arasında, iki devlet arasında her zaman işbirlikleri elbette yapılabilir, bütün bunlara da biz her zaman hazırız. Bir örnek vermek gerekirse, Türkiye üzerinden adaya bir elektrik gitmesi, bu kanalla tüm adanın Avrupa'daki sisteme entegre olması, en akılcı, en rasyonel, maliyeti en düşük, teknik yapılabilirliği en kolay proje. Neden bütün ada bundan istifade etmesin? Biz, bu tür ortak projelere her zaman açığız."
İki tarafın da menfaatine olan işbirliklerine her zaman açık olduklarını dile getiren Yılmaz, bu noktalarda adımlar atılmasını temenni ettiklerini söyledi.

"KKTC'ye yönelik insanlık dışı haksız izolasyonların mutlaka kaldırılması gerekir"
"KKTC'ye yönelik insanlık dışı haksız izolasyonların mutlaka kaldırılması gerekir." diyen Yılmaz, bu konularda da gayretlerini devam ettireceklerini vurguladı.
Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın, KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarının ve olmaya devam edeceklerinin altını çizen Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC ile her alanda, hem siyasi konularda hem kalkınma konularında işbirliklerimizi daha ileri noktalara taşımak için her türlü gayreti sarf etmeye devam edeceğiz." dedi.
Yılmaz, bugün son derece faydalı görüşmeler gerçekleştirdiklerini, bu görüşmeleri sürdürüp mart sonuna kadar çalışmaları tamamlayacaklarını belirterek, "KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet inşallah bu işbirliği ruhu içinde yoluna devam edecektir. Kim ne tuzak kurmaya çalışıyor olursa olsun, bölgemizde hangi oyunları oynamaya çalışanlar olursa olsun, bölgedeki gerçekler onların tuzaklarını boşa çıkaracaktır." ifadelerini kullandı.
Yılmaz'dan görüşmeye ilişkin paylaşım
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, NSosyal hesabından görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda, Ankara'da, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve hükümet ortaklarıyla kapsamlı görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.
Yılmaz, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye-KKTC arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağları ve dayanışma temelinde gerçekleşen görüşmemizde, altyapıdan dijitalleşmeye, eğitimden üretime uzanan projeleri ve ortak kalkınma hedeflerimizi ele aldık. Önümüzdeki günlerde imzalamayı planladığımız 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması'nın, tüm kesimleri kapsayan bir nitelikte olmasını, KKTC ekonomisini daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmasını amaçlıyoruz. Ana vatan ve garantör ülke olarak her koşulda ve platformda Kıbrıs Türk halkının ve KKTC'nin yanında olacağız. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün güçlenmesi için desteğimizi kararlılıkla sürdürecek, KKTC'nin refahını ve Doğu Akdeniz'deki çıkarlarına desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz."
KKTC Başbakanı Üstel: Kıbrıs Türkü'nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptıkları görüşmenin ardından hitapta bulundu.
Ankara'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Üstel, Yılmaz'a kendisi ve heyetini davet etmesi nedeniyle teşekkürlerini sundu.
Üstel, Yılmaz ile zaman zaman bir araya geldiklerini hatırlatarak görüşmelerinde, KKTC'nin kalkınması, ekonominin daha ileriye götürülmesi, halkın rahatlığı için çeşitli alanlarda, nelerin yapılabileceğini ele aldıklarını bildirdi.
Kıbrıs Türkü ile Türkiye'nin sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki kurduğunu vurgulayan Üstel, ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiği mesajını verdi.
Üstel, "Bugün de yarın da ve önümüzdeki günlerde de bu güçlü bağlarla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayan halkımız, Türkiye ile bir bütün olarak yoluna devam edecek." ifadesini kullanarak, bu doğrultuda ülkesinin ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duruncaya kadar Türkiye ile mali protokoller aracılığıyla büyük projeler gerçekleştireceğine değindi.
Toplantıda yeni mali işbirliği protokolü kapsamında ülkesinin ihtiyaçlarına göre neler yapılabileceğini ve gerçekleştirilen projeleri ele aldıklarını anlatan Üstel, 2025'te büyük projelerin temelinin atıldığını anımsattı.
Üstel, Yılmaz ile imzaladıkları işbirliği protokolüyle, Lefkoşa Nalbantoğlu Hastanesi'nin yeniden revize edilmesi ve 320 yataklı yeni bir hastanenin inşaatının temellerinin süratli bir şekilde yükseldiğini görmenin kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu bildirdi.
Güzelyurt Hastanesi ve sağlık alanındaki diğer projelerden bahseden Üstel, altyapı ve karayolu projeleri gibi alanlarda yapılan yatırımların da ülke halkını rahatlattığını vurguladı.
Üstel, görüşmelerde reel sektör ve sanayi çalışanlarını rahatlatacak tüm konuları masaya yatırdıklarını belirterek, teknik heyetlerle birlikte martta imzalanması planlanan "2026 Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü" üzerinde de ön çalışma yaptıklarını aktardı.
Gelecek günlerde Kıbrıs'ın en önemli ihtiyaçları arasında bulunan enerji konusunda ne gibi çalışmalar yapabileceklerini de kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydeden Üstel, "Biz bütün bunları yaparken Güney (Kıbrıs) Rum hükümeti de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomisini geriye götürmek, baltalamak ve insanımızı zora sokmak için her türlü baskıyı üzerimize uygulamaktadır." dedi.
Üstel, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum hükümeti arasında imzalanan savunma protokolüne işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yunanistan, İsrail ve Güney (Kıbrıs) Rum hükümeti, imzaladıkları bir savunma protokolüyle bir silahlanma yarışı içerisine girdiler. Her geçen gün yeni yeni savunma araçlarını almak için basında şov yapmaya devam ediyorlar. Tabii unutuyorlar, Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü'nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar. Biz de günü geldiğinde kendilerine aynı şiddetle ve aynı şekilde bir cevap vereceğimizden hiç kuşku duymuyoruz."
Kıbrıs'a barışın 20 Temmuz 1974'te geldiğine ve bu barışın yalnız Kıbrıs Türkü için değil aynı zamanda Rumlar için de geçerli olduğuna dair görüşünü yineleyen Üstel, "Bu hırçın ve Avrupa'nın şımarık çocuğu Rumlar hala daha bunun farkında değillerdir. Bir silahlanma yarışı içerisindeler ve bu yarış içerisinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomisini çökertmek için her türlü yola baş koyuyorlar." tespitini yaptı.
Üstel, Güney Kıbrıs Rum hükümetinin su sıkıntısı çekmesine rağmen KKTC tarafından sunulan tekliflerin reddedildiğini aktardı.
Kıbrıs Türk halkının su sorununa köklü çözüm getirmek amacıyla hayata geçirilen "Türkiye'den KKTC'ye Su Temini Projesi"ne atıf yapan Üstel, bu sayede KKTC'deki en küçük köylerde dahi musluklardan su aktığına dikkati çekti.
Üstel, Rumların su sıkıntısına karşı sunulan teklifleri kabul etmemesine ilişkin ise "Çünkü zihniyet farklı ve zihniyet adanın tümünü ele geçirmektir." yorumunda bulundu.
KKTC Başbakanı Üstel, "Tabii artık adada dünyanın kabul ettiği iki tane halk vardır ve iki tane devlet vardır. Dolayısıyla çözümün iki devletten geçtiğini buradan bir kez daha sizlerin huzurunda da dünyaya duyurmak istiyoruz." dedi.
Bu görüşmeyi düzenlediği için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a teşekkürlerini yineleyen Üstel, "Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da bir kez daha KKTC halkının sevgi ve saygısını huzurunuzda iletmek istiyorum." açıklamasını yaptı.