Bursa
Açık
6.7°
Başka Gazete

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor

2026.03.14 20:38 Son Güncellenme: 2026.03.14 21:13 - GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da "14 Mart Tıp Bayramı İftar Programı"nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin diplomasiden yana olduğunu vurgulayarak "Gazze'de doktorlar şehit ediliyor. Gözünü kan bürümüş şebeke İran'da okulları vuruyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 14 Mart Tıp Bayramı İftar Programı'nda konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. İftar vaktinde bile görevinin başında olan; iyileştirmeyi, yaşatmayı hayatının merkezine alan sağlık mensuplarına buradan şükranlarımı iletiyorum. Buradaki kardeşlerimle birlikte 81 ilimizdeki sağlık ordusunun her bir mensubunun 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutluyor; şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İlk şifahanelerimizin kurulmasından bu yana milletimize kendini adamış ancak ebedi aleme göç etmiş sağlık çalışanlarını rahmetle yad ediyorum.

Devrin müstevlilerine karşı mücadele bayrağını açarak 14 Mart'ı bizlere Tıp Bayramı olarak armağan eden tıp fakültesi talebelerini ve onlara destek veren hekimleri rahmetle anıyorum. Kendilerini millete adayan talebeler ve hekimler bugün sizlerin de yolunu aydınlatıyor. Milli Mücadele'de cepheden cepheye koşan hekimlerimizin, hemşirelerimizin cesaret ve metaneti sizlerin de ruhunu coşturuyor. Rabbim cümlesine rahmet eylesin.

Bazı meslekler eda mesleği, bazıları ise feda mesleğidir. Sağlık ordumuz yüksek bir tempo ve özveri ile çalışarak, ailelerine bile ayıracakları zamandan feragat ederek kendilerini milletimiz için feda etmektedir. Biz de tüm kaynaklarımızı seferber ederken sağlık camiamızın yanında olmaya devam ediyoruz.

Sağlık sistemimiz geçmişe göre hiç olmadığı kadar güçlüdür; hastanelerimiz, sağlık tesislerimiz geçmişle kıyas kabul etmeyecek derecede modern bir donanım ve altyapıya sahiptir. Kendi ülkesinin ve milletinin başarılarına kayıtsız olanlara ne desek, ne anlatsak beyhude. Biz onları nazara ve dikkate almadık, bugün de almıyoruz. Sağlık çalışanlarının emeklerini yok sayanları biz de ademe mahkum ediyoruz. Hep işimize baktık, hizmete odaklandık, sağlık hizmetlerimizin standardını yükseltmeye çalıştık. Bu anlayışla çalışarak 23 yılda yatırım, reform ve hizmetlerimizde sağlık alanında tarihi adımlar attık.

2002 yılında 379 bin sağlık çalışanımız vardı, yaklaşık 4 kat artışla bu sayı 1 milyona çıktı. Hekim sayımızı 92 binden alıp 233 bine, hemşire ve ebe sayımızı 113 binden 330 bine yükselttik. Sadece geçen yıl 36 bin 253 hekim ve 14 bin 470 hemşire olmak üzere toplam 75 bin 255 personel ataması gerçekleştirdik. Son 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. 

Kamu hastanelerindeki yatak kapasitemizi 173 bine çıkardık. 2002'de 18 bin olan nitelikli yatak sayımız bugün 184 binin üzerinde. Tüm sağlık tesislerindeki yatak sayısı 270 bini aşmış durumda. Göreve geldiğimizde sadece 58 olan MR sayımız 1063'e, bilgisayarlı tomografi sayımız 323'ten bin 400'e yükseldi. Şehir hastanelerimiz yalnızca yatak sayılarıyla değil, yüksek teknolojiye sahip altyapıları, modern tıp cihazları, donanımlı ameliyathaneleri ve yoğun bakım kapasiteleriyle çok kritik roller üstleniyor.

27 şehir hastanesini hizmete aldık. 14 bin 153 yataklı 11 şehir hastanesinin yapımı ise devam ediyor. 9 şehir hastanesi sağlık kampüsü ise ihale, proje ve arsa aşamasında. 379 yeni aile sağlığı merkezini milletimizin istifadesine sunduk. Bugün itibarıyla 8 bin 350 aile sağlığı merkezi ve 30 bin 286 aile hekimi birimimizle ülkemizin dört bir yanında vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak hizmeti, yatırımı ülkemize kazandırdık. Buralara elbette kolay gelmedik.

Buralara sadece hasaların değil hasta yakınlarının akıl almaz çileler çektiği dönemlerden geldik. Bıçak parası zulmünden, ambulans hizmetleri yetersizliğinden, yaralıların can çekiştiği zamanlardan geldik.

Yalnızca sağlık sistemini dönüştürmekle, yenilemekle, güçlendirmekle kalmadık; aynı zamanda hizmet sunumundaki zihniyeti ve paradigmayı da değiştirerek sağlıkta bir daha asla kapanmayacak tertemiz bir sayfa açtık.

Değerli arkadaşlar, bu süreçte bize verdiğiniz destekten dolayı, sağlık sistemimizin ayağa kaldırılması için gösterdiğiniz gayretten ötürü her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağlık çalışanlarımızın fedakârlıkları bizim için çok ama çok kıymetlidir. Devlet ve millet olarak sizlerin hakkını ne yaparsak yapalım, asla tam anlamıyla ödeyemeyiz.

Asrın felaketini yaşadığımız dakikalarda yeni doğan bebekleri hayatta tutabilmek için çırpınan ebelerimizi unutmadık ve asla unutmuyoruz. Bir hastayı yaşatmak için gerektiğinde ameliyathaneden yarım gün çıkmayan ve operasyonu tamamladığında omuzlarından yük kalkmışçasına rahatlayan cerrahlarımızı unutmadık.

Hastasına kol kanat geren hemşirelerimizi, doktorlarımızı unutmadık, unutmayız. Bir evladın bile yapmakta zorlanacağı hizmetleri yüksünmeden yerine getiren hasta bakıcılarımızı unutmadık ve unutamayız.

Bazı şeyler ücretle, terfile, teşekkürle ödenmez. Sağlık ordusunun tüm neferlerinin hassasiyetle çalıştığına ve çalışacağına inanıyoruz. Bir insanı yaşatmak insanlığı yaşatmak kadar azizdir, kıymetlidir ve mukaddestir. Bunun için devlet felsefemizin temelinde "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesi vardır.

Maalesef bugün dünyada insan hayatının hiçe sayıldığı, kundaktaki hatta küvezdeki bebeklerin katledildiği, yanaklarında güllerle okula gönderilen çocukların bombalarla can verdiği vahşet sahnelerine tanık oluyoruz.

Gazze soykırımında çocuklarla, kadınlarla ve sivillerle birlikte doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının da acımasızca şehit edildiğini gördük. 1700'e yakın sağlık çalışanı Gazze'de İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu.

Gözü kan bürümüş bir şebeke maalesef Gazze'de olduğu gibi İran ve Lübnan'da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hâli karşısında insanlığı savunan, aklıselimi savunan, diyalog ve diplomasiyle krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır.

Ülkemizde olduğu gibi bölgemizde ve dünyada da sadece yaşatmanın ve insani değerleri korumanın derdindeyiz. Hadiselere petrolün, altının, doğalgazın merceğin değerinden bakan değil hakkın, adaletin, merhametin, şefkatin ve insanlık onurunun nazarında bakan insanlık tavrımızı muhafaza edeceğiz. Hükümet olarak dünyada barışı ve huzuru savunurken ülkemizde buna gölge düşürecek hiç bir eyleme kayıtsız kalamayız.

Okulda ve hastanede şiddete asla tahammülümüz yoktur. Buna rağmen sınırlı da olsa sağlık çalışanlarına karşı şiddet olaylarına rastlıyoruz. Bu olaylarla ilgili gerekli tedbirleri alıyoruz ve alacağız. Tavrımız açıktır.

Ne sağlık hizmeti için hastaneye giden insanımızın örselenmesine, hakarete uğramasına, oradan oraya sürüklenmesine göz yumarız ne de hizmeti veren sağlık çalışanlarımızın şiddete ve hakarete maruz kalmasına müsaade ederiz.