Bursa
Puslu
11.1°
Başka Gazete

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Depremzedelere ev faizsiz olacak

2026.02.11 12:25 Son Güncellenme: 2026.02.11 13:13 - SİYASET

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "11 ilimizdeki vatandaşlarımız evlerine zorlanmadan, çok uygun şartlarla, faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor, dahası 2 yıl ödeme almayacağız. 18 yıl boyunca da aynı fiyat ödenecek. 18 yıl boyunca sabit ve faizsiz olacak" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Depremzedelere ev faizsiz olacak

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Bilhassa bir asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den grup salonumuzu teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum.

Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye; "Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır" diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.

"KADINLARA PARMAK SALLAYANLARA MEYDANI TERK ETMEDİK"

Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemali hürmetle selamlıyorum. 

23 Ocak'ta vefat eden 24, 25, 26 ve 27. Dönem Uşak Milletvekilimiz, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Mehmet Altay kardeşimizi rahmetle yad etmek istiyorum. Mekanını cennet, menzilini mübarek eylesin diyorum. Bir kez daha Uşak teşkilatımıza, Mehmet Altay kardeşimin kederli ailesine, yakınlarına, camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. 

En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layığıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler yüce Meclis'in çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz.

Halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi. Hizmet etmemiz, sorunlara çözüm bulmamız için gönderdi. Bu vazifeyi yerine getirme çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun temas dönemi söz konusu. Suudi Arabistan ve Mısır'a ziyaret gerçekleştirdik. Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük.

Cumartesi günü de Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin misafirimizdi. Kral Abdullah'la oldukça muhtevalı, verimli, ikili ilişkilerimizi güçlendiren istişarelerimiz oldu. En kısa zamanda biz de Ürdün'e bir ziyarette bulunmayı arzu ediyoruz.

Durmuyoruz değerli kardeşlerim, durmuyoruz. Yapacağımız çok şey var. Tempomuzu her gün artırıyoruz. Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i ağırlayacağız. Yarın Sırbistan Başbakanı Sayın Vuçiç Ankara'ya gelecek. Önümüzdeki Pazartesi ve Salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri'ni ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğiz. 

"DÜNYADA TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR"

Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor. Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız ve kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çalışmalarımız bunun içindir.

İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze'de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz. Bilvesile komşumuz Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura süratle kavuşması en büyük temennimizdir. Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın ve Ürdün'ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye'nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz.

"BİZİM SURİYE TAVRIMIZ NETTİR"

Tabii burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum. Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir. Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye'ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir: Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. Artık Suriye'nin kaynaklarının Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir. 

Biz can kurtarma derdindeyken, birileri de çıkmış selden kütük kapma durumuna düşmüştür. Bu rezil siyasetin kol başkanlığını ise anamuhalefetin başındaki zat ve çevresi yapmaktadır. 

Nasıl bir milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye'den etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor.

Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Suriyeliler, ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye'de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi.

Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu da tam bir gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum: Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor.

"MEYHANE JARGONUYLA SİYASETTEN VAZGEÇ"

Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini en azından bunu milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin.

Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama 'CHP'de gelen gideni aratır' gerçeği asla ve asla değişmiyor. Üslup sorunu var sanıyorduk ama sorun bizatihi üslubuymuş. Beyefendi günlük hayatta seviyesiz kelimeleri kullanıyormuş. Ne kendisini ne CHP'yi yönetebiliyor. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlara da sabır versin. 

Türkiye'nin başarısına rağmen muhalefet yapılan işlere çamur atıyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaşlar kışın ortasında susuzluk krizi çekiyor. 

Meydanlarda 'bedava ev' sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile -cek'li, -cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların, iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, edepsizliktir.

455 bin teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne de edebince susmayı biliyor.

"DEREMZEDELERE EV FAİZSİZ OLACAK"

23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. İzmir'de konutların taksidi bin 600 lira. Her bir kardeşimiz sembolik rakamlarla ev sahibi oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan, çok uygun şartlarla, faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık.

Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor, dahası 2 yıl ödeme almayacağız. 18 yıl boyunca da aynı fiyat ödenecek. 18 yıl boyunca sabit ve faizsiz olacak. Ödemeler anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak Peşin ödemek isteyen olursa Meclis'te düzenleme yapacağız. Vatandaşlarımız 4'te bir fiyatına bu evleri alabilecek. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla güvenle otursunlar. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu asla unutmadık, unutmayacağız. 

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

16 aydır sabotaj girişimlerine rağmen Terörsüz Türkiye sürecini başarıyla yürüttük. Gerekirse riske girerek süreci kazasız belasız bugüne getirdik. Meclis'teki Terörsüz Türkiye komisyonunun raporu tamamlanmak üzere. Meclisimiz sürecin yeni aşamasında da görevini güvenle yapacaktır.

Dün gece 2 bakanlığımızda nöbet değişimi yaşandı. Yılmaz Tunç ile Ali Yerlikaya'yı bugüne kadar hizmetleri için teşekkür ediyorum. Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi'ye başarılar diliyorum."