2026.03.09 13:34 Son Güncellenme: 2026.03.09 13:36 - SİYASET
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de başlayan İBB davasında yaşanan gerginliğe ilişkin olarak, "Burası öyle kusura bakmasın ama Sahra Altı bir ülke değil. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bir cumhuriyet var. Canını okumalarına rağmen Anayasa'ya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Her fırsatta 'Ekrem İmamoğlu suç örgütü' diyen ve 15 buçuk milyon vatandaşın oy verdiği, 25 buçuk milyon vatandaşın imza verdiği kişiyle senli benli, birinci tekil şahısla konuşmaya çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş. Bu kadar saygısız, bu kadar üstten, daha doğrusu bu kadar ne dediğini bilmeyen... Salondan uğultu yükselince 'siz' deyip salon sakinleşince 'sen' diyen... Demişler ki ona sen Ekrem Başkan'a, cumhurbaşkanı adayına, bu ülkenin bir sonraki cumhurbaşkanına 'sen' de ki itibarsızlaşsın. Ekrem Başkan'ı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi" dedi.
İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan ve arasında CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk duruşması, İstanbul 40'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülmeye başlandı.
ANKA'nın aktardığı habere göre, Davayı duruşma salonunda takip eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkeme heyetinin salondan ayrılmasının ardından duruşma salonunda gazetecilere açıklama yaptı.
Özel, şunları söyledi:
"Bugün sabahleyin aslında aileler, milletvekilleri ve avukatlar olarak salonda yerimizi aldık. Dünden itibaren de bir provokasyon kokusu olduğunu seziyorduk. Geçmişte bazı grupların, örgütlerin, yapıların devlete karşı provokatif girişimleri olurdu, şimdi devleti yönetenlerin millete karşı provokatif girişimleri var. Bugün duruşma başladı. Bu kadar önemli bir duruşma. Normalde tamamen tutuksuz yargılamanın olması gereken bir noktada, bir yıldır içeride tuttukları insanlar ve avukat söz istiyor, avukata söz vermiyor. 700 yılla yargıladığı Sayın Ekrem İmamoğlu söz istiyor, ona söz vermiyor. 2 bin 430 yıl ceza istiyor, Ekrem İmamoğlu söz istiyor ve Ekrem İmamoğlu'na 'sanık Ekrem' diye sesleniyor. Buna salon tepki verince bu sefer dönüp 'Ekrem Bey siz' demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım davranışlar. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu ve dedi ki 'Şu an verdiğiniz liste var Aykut Erdoğdu ile başlayan, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş diye biten. Haftalardır kaleminize bu sıralamayı soruyoruz. 'Savunmaya hazırlanacağız, ne diyorsunuz?' Buna cevap verin.' 'Hazır değildi' diyorlar. 'Dün bunu Yeni Şafak gazetesi yayınladı. Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl sızdırıyorsunuz' dedi. Buradan sonra kimyası bozuldu hâkimin, 'Salonu boşaltın' dedi. Yani öyle bir şey ki emirle, talimatla iktidarın gazetesine, iktidarın hâkimlerinin haber sızdırdığı bir şeyde suçüstü yakalandı. Salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti ve demek ki aslında baştan beri olan bir şey, 'Salonu boşaltın' dedi. Biz de milletvekilleri ve aileler olarak salonu boşaltmıyoruz tabii ki.
"Salonu germeye çalışan bir hâkim var, sükunetini korumaya çalışan aileler var"
Çıkmayacağız tabii çünkü ağzından çıkan son söz 'Salonu boşaltın' olduğu için biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse, bir ara verse zaten herkes çıkacak. Yani dışarıda basın mensupları bekliyor, aileler bekliyorlar burada. Olacak işler değil bunlar. Ama böyle bir suçluluğun telaşı, aldığı talimatları uygulama, aklınca Ekrem Başkan'a senli benli konuşarak bir itibarsızlaştırma... Tabii buna ne avukatlar izin verir ne aileler izin verir. Salonu germeye çalışan bir hâkim var. Sükunetini korumaya çalışan aileler var burada. Zaten düşünsenize avukatlar ve aileler girdikten sonra, herkese yer olduktan sonra milletvekilleri girdi, dışarıda milletvekili arkadaşlarımız var, 81 ilden gelen herkesi bir başka yerde tutuyoruz, misafir ediyoruz ve istiyoruz ki burası işlesin ama hâkim istiyor ki burada kaos çıksın, kriz çıksın, kavga çıksın. Üzüldüğüm nokta ne? Dünya kadar yurt dışından basın mensubu var ve Türkiye'de 15 buçuk milyon kişinin cumhurbaşkanı adayı göstermiş bir ismi tutup içeri koymaları, 35 yıllık diplomayı iptal edip Türkiye'de serbest bir seçimden korktuklarını dünyaya ilan etmeleri yetmezmiş gibi; bir yargılamayı bile yapamadıklarını, yargılamayı bizzat hâkimin provoke ettiğini bütün salon görüyor.
"Ekrem Başkan'ı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi"
Herkes şaşkın. Bu salon niye boşalsın? Bir senedir insanlar birbirini bekliyorlar, bugünü bekliyorlar. Bu salon niye boşalsın? Bugün milletvekilleri, aileler olmadan yargılayan, yarın 'Avukatsız yargılayacağım' der, öbür gün 'Ben yargılamyı yaptım, kararım budur' der. Burası öyle kusura bakmasın ama Sahra Altı bir ülke falan değil. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bir cumhuriyet var. Canını okumalarına rağmen Anayasa'ya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Orada her fırsatta 'Ekrem İmamoğlu suç örgütü' diyen ve 15 buçuk milyon vatandaşın oy verdiği, 25 buçuk milyon vatandaşın imza verdiği kişiyle senli benli, birinci tekil şahısla konuşmaya çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş, yani olacak bir iş değil. Bu kadar saygısız, bu kadar üstten, daha doğrusu bu kadar ne dediğini bilmeyen... Salondan uğultu yükselince 'siz' deyip salon sakinleşince 'sen' diyen... Demişler ki ona sen Ekrem Başkan'a, cumhurbaşkanı adayına, bu ülkenin bir sonraki cumhurbaşkanına 'sen' de ki itibarsızlaşsın. Ekrem Başkan'ı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi.
"Sanıklara ilk günden beri suçlu muamelesi yapan anlayış, kendi siparişiyle oluşturduğu heyetle yargılama yapacak"
Doğal hâkim ilkesi diye bir şey var, değil mi? Burada 50'ye yakın ağır ceza mahkemesi var. Bir yıldır şunu duymuyor musunuz, 'Ya 1'e ya 40'a düşecek.' Sonra Beşiktaş davası, Aziz İhsan Aktaş davası 1'e düştü. Herkes dedi ki 'Bu 40'a düşecek.' Bu dendiği gibi 40'a düştü. 40'ta bir ihtimal bir yıldır bilindiği şekilde oldu. 40'ın hâkimi, şu anki hâkim geçmişten beri Adalet Bakanıyla çok yakın ilişkiler içinde olan bir hâkim. Ama iki tane üyeden emin olamadılar. Buraya yeni iki üye, bir hâkim koydular. Akın Bey'in razı olduğu, buraları ona emanet etmek istediği, davayı düşündüğü 40'ın hâkimine dışarıdan yeni yolladıkları iki tane yardımcı getirdiler. Nerede doğal hâkim ilkesi? Adrese teslim bir heyet olmuşlar kendilerine göre. Minareden at beni, in aşağı tut beni. Burada akıllarınca yargılama yapacaklar. Bu yüzden zaten sanık lehine delil toplamayıp sanıklara ilk günden beri suçlu muamelesi yapan, ceza almdan belediye başkanının resmini yasaklayan anlayış şimdi kendi siparişiyle oluşturduğu heyetle yargılama yapacak. Her şeye rağmen geldik, bütün sakinliğimizle buraya oturduk. Beyefendinin yapmaya çalıştığı işe bak. İlk laftan hakaretle başlıyor, itibarsızlaştıracak bir ses tonuyla konuşuyor. Ekrem İmamoğlu'nun ve arkadaşlarımızın beyefendiliği ve milletten gördükleri hürmetin zekatı, bu hâkime yeter. Bu hâkimin hukuk adına yediği kadarını bizim bu salondaki arkadaşlarımız yakasına dökmüşler. Daha ne konuşuyor, kimmiş o?"