2026.08.13 22:36 Son Güncellenme: 2026.08.13 22:45 - GÜNDEM
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan'ın taciz iddiası sonrası darbedilmesiyle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alınan N. D.'nin ifadesi ortaya çıktı. D., olayın başlangıcında Yazgan'ın kendilerine yönelik küfürlü ifadeler kullandığını, ardından kendisine saldırdığını ve cam bardak kırarak yaraladığını ileri sürdü. Yazgan hakkında ise cinsel taciz ve cinsel saldırı iddialarında bulundu.
Edirne'de CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan'ın darp edilmesiyle sonuçlanan olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında alınan "şikâyetçi-şüpheli ifade tutanağı" ortaya çıktı.
Olay nedeniyle gözaltına alınan N. D.'nin 13 Ağustos 2026 tarihli ifadesinde, gecenin nasıl başladığı ve tartışmanın nasıl kavgaya dönüştüğüne ilişkin ayrıntılar yer aldı. D., Yazgan'ın eve gelişinden önce kendisini tanımadığını, olayın ilerleyen saatlerinde karşılıklı tartışma ve arbede yaşandığını söyledi.
"MİLLETVEKİLİYİM, KİMSE BANA DOKUNAMAZ" DEMİŞ
D.'nin ifadesine göre olay, 12 Ağustos gecesi T. A.'nın doğum günü nedeniyle bir restoranda başlayan buluşmanın ardından Aka'nın evinde devam etti.
D., saat 00.15 sıralarında restorandan ayrılırken Yazgan'ın kendileriyle tanıştığını ve doğum gününü kutladığını, daha sonra A.'nın evine geldiklerini anlattı.
Yazgan'ın yaklaşık 10-15 dakika sonra eve geldiğini belirten D., yaklaşık iki saat boyunca birlikte alkol alıp sohbet ettiklerini söyledi.
D., saat 03.00 sıralarında kendilerinin ayrılmaya hazırlandığı sırada Yazgan'ın kendisine hitaben "Siz kalkın ben bir posta atıp çıkacağım" dediğini, ne demek istediğini anlamadığını ifade etti.
D., Yazgan'ın daha sonra kendisine küfür ettiğini ve kızların da bu konuşmaya tepki gösterdiğini belirterek tartışmanın bu noktada başladığını öne sürdü.
İfadesinde Yazgan'ın kendisine "Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz, ben istediğim her şeyi yaparım" dediğini aktaran D., bunun üzerine kendisine doğru karşı atakta bulunduğunu ve aralarında arbede yaşandığını söyledi.
"BENİ YERDEN KALDIRIP BETON ZEMİNE OTURTTU"
D., arbede sırasında Yazgan ile birlikte yere düştüklerini, ardından kendisini savunmak için karşılık verdiğini anlattı.
İfadesine göre Yazgan'ı yerden kaldırarak beton zemine oturttu ve telefonunu vererek şoförünü aramasını istedi.
D., Yazgan'ın şoförünün Y. isimli kişi olduğunu söylemesi üzerine Y.'yi telefonla aradığını, Yazgan'ın ise alkollü olduğu için konuşamadığını belirtti.
Y.'nin eve gelmesinin ardından Yazgan'ın kendilerini tehdit etmeye devam ettiğini öne süren D., yaklaşık 10-15 dakika sonra Y.'nin başka bir erkekle birlikte eve geldiğini söyledi.
"CAM BARDAĞI KIRDI, CAM PARÇASI BENİ YARALADI"
D., Y. ve beraberindeki kişinin eve girmesinin ardından Yazgan'ı almak için müdahalede bulunduklarını belirtti.
İfadesinde, "Gelen iki kişi kollarına girdi ve tam balkondan çıkarırken Baran YAZGAN onlardan cesaret aldı ve yine bize saldırdı" dedi.
D., bu sırada Yazgan'ın bir cam bardağı kırarak cam parçalarını kendisine doğru savurduğunu iddia etti.
İfadesinde, "Cam bardağı kırdı ve bu cam kırığını benim üzerime savurdu. Ondan kendimi savunmak için bu bardağı tutmaya çalışırken benim sağ avucumun içi kesildi" dedi.
D. ayrıca olay sırasında kız arkadaşı B. Ş'nin de sağ topuğunun yaralandığını öne sürdü.
POLİS EVE GELDİ
İfade tutanağına göre, balkondan gelen gürültü üzerine bekçi ve polis ekipleri olay yerine geldi.
D., polislerin gelmesinin ardından Yazgan'ın da kendilerine yönelik küfür ve saldırı girişimlerinin sürdüğünü iddia etti.
Polis ekiplerinin tarafları ayırmaya çalıştığını belirten D., olay sırasında T. A'nın da darbedildiğini ve kısa süreli baygınlık geçirdiğini öne sürdü.
İfadesine göre polisler daha sonra tarafları ayırarak Yazgan'ı otopark bölümüne götürdü.
"BİZİ ZORLA EVDE TUTMADIK"
D., ifadesinde kendisi ve diğer kişilerin Yazgan'ı zorla evde tutmadığını da savundu.
Yazgan'ın telefonunun kendisine ait olmadığını, telefonla ilgili yaşanan karışıklığın ardından cihazın bulunarak polise teslim edildiğini anlatan D., olay sonrasında hastaneye götürüldüklerini söyledi.
D., ifadesinin sonunda Yazgan'ın kendilerine saldırdığını ve kendisinin de kendisini ve kızları savunmak amacıyla karşılık verdiğini ileri sürdü.
"Ben hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Ahmet Baran YAZGAN'dan DAVACI ve ŞİKÂYETÇİYİM" diyen D., polis tarafından alınan cep telefonunun da iade edilmesini talep etti.
İfadenin tamamı şu şekilde:
"T.A.'nın doğum günü olması sebebiyle ben saat 22.00 sıralarında yanlarına gittim. Bu esnada T.A., B.Ş. birlikte oturuyorlardı ve yanlarında T.A.'nın kızı D. da vardı. B.Ş. benim kız arkadaşım olur. T.A. ise normal arkadaşımdır.
Burada oturup bir şeyler yiyip T.A.'nın doğum gününü kutladık. Pasta, çiçek vs. Saat 00.15 sıralarında ben, B.Ş. ve T.A. ile mekândan kalkarken Ahmet Baran YAZGAN da oradaymış. Ben kendisini hiç tanımıyorum. Bu olay öncesinde hiçbir münasebetim yoktur. Ben kendisinin milletvekili olduğunu da bilmiyordum.
Çıkışta yanımıza geldi, benimle burada tanıştı. Kendisini tanıttı. "Ben Milletvekili Ahmet Baran YAZGAN" diyerek bizimle tokalaştı. İki dakikalık ayaküstü bir konuşma oldu. T.A.'nın doğum gününü kutladı.
Oradan ben, B.Ş. ve D. ile birlikte T.A.'nın ikametine gittik. Biz balkonda otururken yaklaşık 20-25 dakika sonra Ahmet Baran YAZGAN'ın da doğum gününü kutlamak için geleceğini söyledi. Bu konuşmadan 10-15 dakika sonra Ahmet Baran YAZGAN geldi.
Ayaküstü bir tanışmamız olmuştu ancak burada tekrardan daha net bir tanışma ortamı oldu. Hep birlikte alkol alıp, sohbet edip bir şeyler yiyorduk. Tahmini yaklaşık iki saat kadar bu şekilde sohbetimiz devam etti. Ticaretten, siyasetten birçok konudan konuşarak muhabbet edip gülerek diyalog halindeydik.
Saat 03.00 sıralarına geldiğinde biz B.Ş. ile kalkmayı planladık. B.Ş. ile T.A., Duru Lina uyumuş olduğu için onun olduğu odaya bakmaya gittiler. O süreçte Ahmet Baran YAZGAN ile balkonda tektim.
Ahmet Baran YAZGAN bana hitaben "Siz kalkın ben bir posta atıp çıkacağım" dedi. Ben de kendisine ne demek istediğini anlamadığımı söyledim. Sonra üstüme "Orospunu da al ben de bir posta atıp çıkacağım" dedi.
Bu sırada kızlar da geri geldi ve bu konuşmaya şahit oldular. Kızlar bunun üzerine "Sen nasıl konuşuyorsun, bizimle bu şekilde konuşamazsın" diyerek Ahmet Baran YAZGAN'a çıkıştı.
Ahmet Baran YAZGAN da cevaben "Ben milletvekiliyim, kimse bana dokunamaz, ben istediğim her şeyi yaparım, bana kimse dokunamaz" dedi ve kızların üzerine saldırmaya kalktı.
Bu hareketinden dolayı ben de ona doğru karşı atakta bulundum. Aramızda biraz arbede oldu. Bu esnada halen bana, B.Ş.'ye ve T.A.'ya küfürler ediyordu.
Biz Ahmet Baran YAZGAN ile birlikte ikimiz yere düştük. Oradan bana tekrardan vurmaya başladı, ben de kendimi müdafaa etmek için karşılık verdim.
Ben sonrasında Ahmet Baran YAZGAN'ı yerden kaldırdım ve beton zemin üzerine oturttum. Telefonunu eline verdim ve şoförünü aramasını ve gelip kendisi almalarını söylemesini istedim.
Ahmet Baran YAZGAN, Y. isimli birisini şoförü olduğunu iddia ederek aradı. Kendisi konuşamayacak kadar alkollü olduğu için ben telefonu aldım ve Y. isimli kişi ile konuştum. Telefondaki kişiye "Gel bunu buradan al" dedim.
Zaten kendisini buraya Y. bırakmış. Y. telefonda bana "Özür dileriz, hemen geliyoruz" diye cevap verdi.
Y. gelene kadar Ahmet Baran YAZGAN bağdaş kurmuş bir şekilde yerde oturmuş bekliyordu, ben de bu esnada başındaydım.
Bu süreçte hâlâ "Beni bitireceğini, benim hayatımı kaydıracağını, Edirne'de barındırmayacağını, milletvekili olduğu ve istediği her şeyi yapabileceğini" yine bana ve yanımdaki kız arkadaşım ile T.A.'ya küfürler etti.
Yaklaşık 10-15 dakika sonra benim telefonda konuştuğum ve şoförü olduğunu iddia ettiği Y., yanında başka bir erkek şahıs ile eve geldiler.
Kapıyı biz açtık ve içeri girip Ahmet Baran YAZGAN'ı almaları için davet ettik. Ahmet Baran YAZGAN'ın bir eline cep telefonunu, bir eline de elektronik sigarasını ben verdim.
Gelen iki kişi kollarına girdi ve tam balkondan çıkarırken Ahmet Baran YAZGAN onlardan cesaret aldı ve yine bize saldırdı. Cam bardağı kırdı ve bu cam kırığını benim üzerime savurdu.
Ondan kendimi savunmak için bu bardağı tutmaya çalışırken benim sağ avucumun içi kesildi. Bu cam parçaları yüzünden sağ topuğum ve yine kız arkadaşım B.Ş.'nin sağ topuğu yaralandı.
Bu karmaşada giriş kattaki dairede bulunduğumuz için balkon camından olay yerine gelen bekçi ve polis arkadaşları gördük. Hemen içeri gelmelerini istedik.
Polis memurları gelene kadar eve gelen Ahmet Baran YAZGAN'ın şoförü ve danışmanı olduğunu söyleyen şahıslar Ahmet Baran YAZGAN'ı dışarı çıkarmaya çalışıyorlardı. Ahmet Baran YAZGAN hâlen bize küfür edip saldırmaya çalışıyordu.
Biz onlara evde küçük çocuk olduğu ve Ahmet Baran YAZGAN'ı dışarı çıkarmalarını istediğimizi söyledik.
İkamet kapısının önünde polis arkadaşlar da konuya dahil olduktan sonra Ahmet Baran YAZGAN küfür edip bana ve yanımdaki arkadaşlarıma saldırmaya çalıştı. Ben de karşılık verdim.
Ahmet Baran YAZGAN bu esnada bana yumruk attı ancak polis memurları araya girdiği için ben kendisine vuramadım.
Polis memuru arkadaşlar ile kapıda beklerken Ahmet Baran YAZGAN telefonunun içeride olduğunu söyledi. Şoförü Y. ile birlikte ben balkona gidip Ahmet Baran YAZGAN'ın telefonunu aradık. Bulamadığımız için geri geldik.
Yine Ahmet Baran YAZGAN küfür etmeye başladı. Bize hitaben "Orospu çocukları, ben sizi bitireceğim" diyordu.
Polis memuru arkadaşlar Ahmet Baran YAZGAN'ı asansöre bindirirken Ahmet Baran YAZGAN, polislerin arasında T.A.'ya yumruk attı ve sırtüstü yere düşmesine sebep oldu. Bu esnada T.A. kısa süreli baygınlık geçirdi.
T.A. kendine geldikten sonra Ahmet Baran YAZGAN yine "Telefonum" diye bağırmaya başladı. Bu sefer yine şoförü Y. ile birlikte bir polis memuru balkonda tekrardan bir arama yaptık.
Telefonun balkon kapısının mutfak tarafında bulunan buzdolabının altında olduğunu gördük. Buradan telefonu alan polis memuru telefonu Y.'ye teslim etti.
Yine bina kapısının önündeyken polisler Ahmet Baran YAZGAN'ı aşağıya indirdi. Biz de kapının önünde polis memurlarına olayı anlatırken asansör kapısı yine açıldı ve Ahmet Baran YAZGAN asansörden çıkarak bize saldırdı.
Polis memurları tekrar bizi ayırdı ve Ahmet Baran YAZGAN'ı otopark bölümüne indirdi.
Sonrasında Fakülte Hastanesine götürüldük ve akabinde Emniyet Müdürlüğüne getirildik.
Biz kesinlikle kendisini zorla evde tutmadık. Evden gitmesi için şoförünü aramasını biz istedik. Şoförü ile ben konuştum. Ahmet Baran YAZGAN'ın telefonunu zorla almadık. Telefonu ile kendisi aradı, ben konuştum.
Sonra telefonu kendisi o arbedede danışmanı ve şoförü geldiğinde bize saldırırken düşürmüş olabilir.
Benim kendisi ile karşılıklı boğuşma ve yumruklaşmam oldu ancak bu tamamen kendimi ve kızları müdafaa etmek içindi. Cam bardağı kırıp bana saldıran da kendisiydi.
Ben hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum, Ahmet Baran YAZGAN'dan DAVACI ve ŞİKÂYETÇİYİM, dedi.
Benim polisler tarafından alınan telefonumun olay yaşanmadan önce zaten şarjı bitmişti. Olay ile alakalı hiçbir şey bulunmadığı ve tüm ticari işlerimi bu telefonum ile takip ettiğimden teslim etmek istemedim."
YAZGAN HAKKINDA CİNSEL TACİZ İDDİASI
D.'nin avukatı tarafından tutanağa geçirilen bölümde ise Yazgan hakkında daha ağır suçlamalar yöneltildi.
Savunmada, Yazgan'ın eve rızayla girmiş olsa da "rıza dışı şekilde kalmaya devam ettiği" ve evde bulunan T. A.'ya yönelik "cinsel taciz ve cinsel saldırıya teşebbüs" kastıyla hareket ettiği öne sürüldü.
Avukat, olayda ilk haksız eylemin Yazgan tarafından gerçekleştirildiğini savundu.
Kaynak: Cumhuriyet