2026.02.17 17:21 Son Güncellenme: 2026.02.17 20:25 - SİYASET
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Örgütü'nün çağrısıyla, İstanbul Boğazı üzerindeki köprülerin özelleştirilmesi planına karşı yurttaşlar Ortaköy'de toplandı. Valiliğin yasak kararına ve yoğun polis önlemine rağmen bir araya gelen grup, Ortaköy'den Arnavutköy'e yürümek istedi.
İstanbul'da köprülerin özelleştirilmesine karşı CHP'nin yapmak istediği yürüyüş, valilik tarafından engellendi. Yasağa karşın CHP kararlılıkla yürüyüşü düzenleyeceğini duyurdu. Partililer ve yurttaşlar, yürüyüş için bir araya geldi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik valiliğin kararını kabul etmediklerini belirterek yürüyüşün planlandığı şekilde yapılacağını bildirdi.

"BARİKATI KALDIRIN"
CHP İl Başkanı Çelik Ortaköy'de basın açıklamasını okudu.
Çelik, "Güvenlik güçleriyle maksatlı bir biçimde karşı karşıya getiriliyoruz. Bizim güvenlik güçleriyle derdimiz yok ama milli iradeye darbe yapanlarla bir derdimiz var. Biz basın açıklamamızı burada gerçekleştireceğiz. Emniyet güçlerine sesleniyorum; bu barikatları kaldırın" dedi.
İktidarın bugüne kadar yaptığı özelleştirmelerden örnekler veren Çelik, "Soygun garantisi olan bir sistem kurdular. Gitmediğimiz yolların faturasını bize kesiyorlar" diye konuştu.
Çelik şöyle devam etti: "Biz bir anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz" diyen Çelik şöyle devam etti: "Bu köprüler hepimize dedelerimizden miras kaldı. Dedelerimizin, babalarımızın vergileriyle bu köprüler yapıldı ve bu köprüler sizin çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza miras kalacak. Bu engellemeleri bir an önce ortadan kaldırın."
"AÇIK AÇIK İTİRAF ETTİLER"
CHP olarak konuyu İBB Meclisi'nde daha önce gündeme getirdiklerini anımsatan Çelik, "Açık açık itiraf ettiler. 'Evet köprüleri özelleştireceğiz' dediler" ifadesini kullandı.
Köprü ve otoyolların vergilerinin yurttaşlar tarafından ödendiğini vurgulayan Çelik, Siz kimin malının kime satmaya çalışıyorsunuz" şeklinde konuştu.
Kuzey Amerikalı şirkete fizibilite çalışması yaptırmışlar.
AKP'nin kamu varlıklarını satarak seçim yatırımı yapmak istediğini söyleyen Çelik, "Milletin malını yandaş şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar" dedi.
"SEÇİME KAYNAK YARATMAK İSTİYORLAR"
Çelik, "İki köprünün yıllık kârı 112 milyon dolar. Otoyolların kârı 179 milyon dolar. Bir yılda toplam kâr 288 milyon dolar. Köprülerin 25 yıllık kârı 15 milyar dolar yapıyor. İstanbul'daki köprülerin tüm gelirlerinin yüzde 96'sı devlete kalıyor. Altın yumurtlayan tavuklar neden özelleştirilmek isteniyor? Bu bir seçim yatırımıdır. Köprüleri özelleştirilerek seçime kaynak yaratmak istiyorlar" diye konuştu.
Yarın iktidar değiştiğinde yeni gelecek olan iktidarın İngiliz mahkemeleriyle muhatap olmak zorunda kalacağını söyleyen Çelik bu durumda yine sadece halkın borçlanacağını vurguladı.
"Hangi siyasi görüşten olursanız olun gelin bu yağmaya karşı çıkalım" diyen Çelik, "Bunun adı açık açık vatana ihanettir. Ülkesini seven hiç kimsenin bu ihanete ortak olmaması gerekir" dedi.
Çelik sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bu satışı durdurmak bizim gelecek nesillere borcumuzdur. Bunu durdurmazsak yarın bizim çocuklarımız bizden hesap sorar. Biz dedelerimizin mirasını çarçur ettirmeyeceğiz. Size rağmen satacağız diyenlere yağma yok. İstanbul Boğazı'nı dedelerimiz Kurtuluş Savaşı'nda kazandı. Buranın satışına izin vermeyeceğiz. Yağma devrini, parsel satma devrini, yandaşlara ve yabancılara milletin malını satma devrini bitireceğiz. Biz meşruiyetimizi halkımızdan alıyoruz. Sattırmayacağız. Halkın olanı halka bırakana kadar durmayacağız."
POLİS ANONS YAPTI
Çelik'in konuşmasının ardından CHP'liler Arnavutköy'e yürümek üzere harekete geçti. Ancak polis CHP'lilerin yürüyüşüne izin vermedi.
Polis tarafından yapılan anonsta müdahale edileceği yönünde uyarı yapıldı.
Ardından Özgür Çelik polislerle yürüyüş pazarlığına başladı. Polis, Çelik'e yürüyüş güzergâhının Valilik tarafından ilan edilen yürüyüş güzergâhı içinde yer almadığını söyledi.
Çelik ise "Bilal Erdoğan'a izin veren Valilik CHP'ye neden izin vermiyor?" diye sordu.
TOMA'LAR GETİRİLDİ
CHP'nin çağrısıyla toplanan grup polis ablukasına alınırken bölgeye TOMA'lar getirildi.

POLİS ÖZGÜR ÇELİK'İN YOLUNU KESTİ
Eylemin ardından yürüyen Özgür Çelik ve beraberindekilerin yolu, polis tarafından kesildi. Çelik, araçlara yürüdüklerini belirtse de polis geçişe izin vermedi. Çelik, "Böyle bekleyeceksek bizim zaman sorunumuz yok ama bunun manası nedir?" diyerek tepki gösterdi. Ardından öbür yöne yürüyen Çelik ve beraberindekilerin yolu yeniden kesildi.
Özgür Çelik ve beraberindekiler polis ablukasına alındı, polis "basın açıklaması sona ermiştir" anonsu geçti. Özgür Çelik ablukaya "Tamam açın dağılalım, nereden gidelim, duvardan mı çıkalım?" diye tepki gösterdi.
ARNAVUTKÖY'DE AÇIKLAMA: "SEÇİM YATIRIMI YAPMAK İÇİN MİLLİ KAYNAKLARI SATMAYA ÇALIŞIYORLAR, BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ!"
Çelik, sosyal medya hesabından yeni bir paylaşım yaparak yeni adresi duyurdu. Çelik, "Beşiktaş Arnavutköy'e geçiyoruz. Basın açıklamamızı gerçekleştireceğiz. Köprüler halkındır satılamaz!" dedi.
Özgür Çelik, Arnavutköy'de yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
"İkinci köprünün ayağında da bir basın açıklaması gerçekleştirme talebimizle yürüyerek Arnavutköy'e gelmek istedik, şu anda arkamızda ikinci köprü var, Arnavutköy'deyiz.
Anayasal hakkımızı kullanmamız engellendi. Anayasa'nın 34 maddesi çok açık ve nettir önceden izin almaksızın siyasi partiler ve yurttaşlarımız basın açıklaması yapabilirler.
Arkadaşlarımızın büyük bir kısmı karadan yürüyerek, bir kısmı deniz yoluyla buraya geldiler. Önemli olan bir kaç hususun altını burada Ortaköy'de ikinci köprünün yakınında da ifade etmek isteriz.
24 yıldır vatanı parsel parsel satan iktidarla karşı karşıyayız. Tekeli sattılar, Adıyaman'ın Samsun'un Bitlisli çiftçiyi toprağa küstürdüler, 400 bin aileyi perişan ettiler. Türk Telekom'u hatırlayalım, Türk Telekom'u yabancı bir firmaya sattılar. Sokaktaki bakır kablolarını bile toplayıp gittiler. Şimdi Türk Telekom'un yükü milletin sırtında kaldı.
Sazlıdere Barajı 700 bin insanın İstanbul'da su ihtiyacını karşılıyor. Etrafını imara açtılar ve şu anda Sazlıdere Barajı kullanılamaz hale geldi.
İstanbul'da iki tane köprümüzü 15 Temmuz ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü sinsi bir planla özelleştirme adı altında 25 yıllığına şirketlere yandaşlara peşkeş çekme çabası içerisindeler. Bu konuyu genel başkanımız Sayın Özgür Özel önce İstanbul'daki mitingde sonra meclis kürsüsünde dile getirdi.
Genel başkanımız bu konuyu dile getirdikten sonra İBB meclisinde AK Parti'nin grup başkan vekili açık açık dedi ki; Evet biz bu köprülere özelleştireceğiz biz size rağmen bu uygulamayı yapacağız.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkemizin milli varlıklarını korumaya çalışıyoruz AK Parti'nin İstanbul'daki grup başkan vekili diyor ki biz size rağmen bu uygulamayı gerçekleştireceğiz, çünkü parti politikamız bu.
Buradan vatanı parsel parsel satmayı marifet sayan bu anlayışa sesleniyoruz. Kimin malını kime satıyorsunuz? Bu köprüler bizim atalarımızın, dedelerimizin vergileriyle yapıldı. Şu anda hiçbir borcu yok köprülerin ve bu köprüler yıllık 112 milyon dolar bir gelire sahip. Bu köprülerin otoyollarla beraber 25 yılda elde ettiği gelir Türkiye ekonomisine 15 milyar dolar katkı sağlıyor.
25 yıllığına köprülerin kullanım hakkını verecekler. Bu köprüleri kullanma hakkına sahip olan şirket de yüzde 20'sini öz kaynaklarından ödeyecek yüzde 80'ini de yurt dışındaki finans kurumlarından yabancı ülkelerden kredi olarak çekebilecek. Yani Türkiye'yi yine yabancı ülkelere borçlandıracaklar. Anlaşmazlık olursa da İngiliz mahkemeleri devreye girecek.
Türkiye'de iktidar değişti diyelim, sattıkları yerleri kamulaştırma yoluna gidecekse İngiliz mahkemeleriyle muhatap olmak zorunda kalacak. Bu köprülerin parasını ödeyen insanların dedelerimizin babalarımızın torunları borçlanmış olacak.
Bugünü kurtarmak için yarımızı satmak istiyorlar. Seçim yatırımı yapmak için bu ülkenin milli kaynaklarını satmaya çalışıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz, bu köprüleri sattırmayacağız!"
Kaynak: BirGün