Bursa
Hafif Sağanak Yağışlı
17.6°
Başka Gazete

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu'dan Bozbey'e ziyaret: Bozbey'in olması gereken yer cezaevi değil

2026.05.20 12:53 Son Güncellenme: 2026.05.20 13:22 - BURSA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i cezaevinde ziyaret etti. Cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Karasu, "Bozbey'in yeri cezaevi değil belediyedir... Şunu biz biliyoruz ki Mustafa Başkanım bu cezaevinden başı dik, alnı ak çıkacak. Ama onları suçsuz bir şekilde cezaevine gönderenler bir gün gelecek bu topluma hesap verecekler. O toplumun içine de çıkamayacaklar" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu'dan Bozbey'e ziyaret: Bozbey'in olması gereken yer cezaevi değil

Bir dizi ziyaret gerçekleştirmek için bugün Bursa'ya gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu'nun ilk durağı ie Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey oldu.

Bozbey'i ziyaretinin ardından cezaevi önünde açıklama yapan Karasu, Bozbey'in olması gereken yerin cezaevi değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi olması gerektiğinin altını çizerek konuşmasına başladı.

Yıllardır AK Parti tarafından yönetilen Bursa'nın halk tarafından Cumhuriyet Halk Partisi ve Mustafa Bozbey'ye teslim edildiğini belirten Karasu, "Ama AKP sandıkta alamadığını, sandıkta kazanamadığını yargı eliyle, cezaevleriyle çözmeye çalışıyor. Bunu en iyi vatandaşlarımız görüyor." dedi.

"Belediye başkanlarımızı cezaevinde tutmak otoriterliktir"

Karasu, "Sayın Mustafa Bozbey yıllardır Bursa'ya hizmet etmiş bir başkanımız. Yıllardır Bursa'nın içinde olmuş, Bursalılarla beraber olmuş, beraber sevinmiş, beraber ağlamış bir isim. Tabii ki belediye başkanlarımız hakkında yargılama kararları olabilir, farklı suçlamalar olabilir. Mahkeme süreçleri tutuksuz bir şekilde devam eder. Eğer bir ceza varsa, cezaevi en son şarttır, son koşuldur. Ama iddianameler, suçlamalar ortada olmadan vatandaşın seçmiş olduğu belediye başkanlarını cezaevinde tutmak, onları ailelerinden ve vatandaşlarımızdan ayrı tutmak resmen bir otoriterliktir. Bu ülkede yargının olmadığının en güzel görüntüsüdür.

"Başkanlarımız suçlamaların ne olduğunu bile bilmiyor"

Bugün çok sayıda belediye başkanımız cezaevinde tutuluyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nde seçilmiş belediye başkanlarımız cezaevlerinde suçlamaların ne olduğunu bile bilmiyorlar. İşte Mustafa Başkanımızın hâlâ iddianamesi çıkmış değil. Siz iddianame olmadan hangi suçlarla bu insanları cezaevinde tutuyorsunuz? Niçin cezaevinde tutuyorsunuz? Bunu tabii ki gün gelecek, hepsinin hesabını verecekler. Şunu biz biliyoruz ki Mustafa Başkanım bu cezaevinden başı dik, alnı ak çıkacak. Ama onları suçsuz bir şekilde cezaevine gönderenler bir gün gelecek bu topluma hesap verecekler. O toplumun içine de çıkamayacaklar. Sadece bir siyasi partinin isminde ak yazması yetmiyor, aynı zamanda yüzlerinin de ak olması gerekir. Bugün her geçen gün siyasallaşan bir yargı ile karşı karşıyayız. Cumhuriyet Halk Partisi'ne ilan edilmiş bir savaş durumundayız. Ama biz Cumhuriyet Halk Partililer biliyoruz ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne ilan etmiş olduğu bu savaşın nedeni kaybetme korkusudur. Kaybedeceklerini görüyorlar.

"Sokağa çıksınlar, pazarlara gitsinler"

Bugün örgütümüzle, başkanımızla, parti meclisi üyelerimizle birlikte sendikaları ziyaret edeceğiz. Vatandaşlarımızla bir araya geleceğiz. Buyursunlar, Adalet ve Kalkınma Partili siyasetçilere davet ediyorum, toplumun içine çıksınlar, sokağa çıksınlar, pazarlara gitsinler, kasaba, manava gitsinler. Toplumun ne yaşadığını görsünler. Onu yapamayanlar çıkıyorlar, algı operasyonları ile utanmadan, sıkılmadan Cumhuriyet Halk Partisi'ni yıpratabileceklerini, Cumhuriyet Halk Partisi'ne diz çöktürebileceklerini düşünüyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir siyasi partidir. Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür. Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı bugüne kadar çok saldırılar olmuştur. Ama Cumhuriyet Halk Partisi bildiği yoldan hiçbir zaman diz çökmemiştir, eğilmemiştir, bükülmemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek inancı vardır; bu ülkedeki insanların mutlu olması, bu ülkedeki insanları daha ileriye nasıl taşıyabiliriz, onun kavgasıdır, onun mücadelesidir.

"Sandık er ya da geç gelecektir"

Ve şuna inanıyoruz ki o sandık er ya da geç gelecektir. İktidarın sandıktan kaçma şansı kalmamıştır. En geç 2028 Nisan'a kadar o sandıktan kaçabilir. Ama o sandık geldiğinde bu yapılanların cevabını en iyi vatandaşlarımız verecektir. Bursa'lar, İstanbul'lar, Antalya'lar bu iradeyi gösterecektir. Çünkü onların iradesini cezaevlerinde tutmak, onların vermiş olduğu iradeyi cezaevine atmak ve bunu yaparken de vatandaşı cezalandırmak, belediyelere çökmek demokrasinin hiçbir kitabında yazmamaktadır. Bugün demokrasiyi bir tren olarak görüp de trenden inenlere şahitlik ediyoruz. Ama hiç merak etmesinler, 86 milyon onları yeniden demokrasi trenine bindirecektir. Bu demokrasinin ne olduğunu onlara sandık gösterecektir."