Bursa
Çok Bulutlu
18.6°
Başka Gazete

CHP'den mutlak butlan kararına itiraz: Yargıtay'a başvuru yapıldı

2026.05.22 11:28 Son Güncellenme: 2026.05.22 11:41 - SİYASET

CHP, İstinaf Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararına karşı itirazda bulundu. Yargıtay'a yapılan başvuruda, "kararın yapılacak temyiz incelemesi sonucunda mutlaka bozulması gerektiği" ifade edildi.

CHP'den mutlak butlan kararına itiraz: Yargıtay'a başvuru yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin kurultay davasına ilişkin 'mutlak butlan' kararına itiraz etti.

Yargıtay'a yapılan itiraz dilekçesinde, İstinaf kararının hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması ve öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edildi.

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilk derece yargılamasında davanın bir kısım davacılar yönünden reddine, diğer davacılar yönünden ise davanın konusuz kaldığına karar verdiği aktarılan dilekçede, "buna karşılık Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin İstinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırdığı ve davanın kabulüne karar verdiği" anımsatıldı.

Dilekçede, kararla CHP'nin siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'ya aykırı davranıldığı vurgulandı ve kararın yapılacak temyiz incelemesi sonucunda mutlaka bozulması gerektiği ifade edildi.

YARGITAY İÇTİHATLARI CHP LEHİNE

Yargıtay'ın yerleşik kararlarında adliye mahkemelerinin siyasi parti kongre seçimlerine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli olmadığına hükmettiği aktarılan dilekçede, CHP'nin olağan kurultayına ilişkin daha önce açılan bir davada da seçim işlemlerine yönelik itirazların seçim hakimine yapılması gerektiği, adliye mahkemesinin görevli olmadığı yönünde karar verildiği anımsatıldı.

Dilekçede, verilen tedbir kararının seçilmiş parti yönetimini görevden uzaklaştırdığı ve mahkemece belirlenen kişilerin partiyi yönetmesi sonucunu doğurduğu ifade edildi. Görevlendirilen kişilerin ne amaçla görevlendirildiğinin belirtilmediği, görev tanımının ucu açık bırakıldığı belirtilen dilekçede, "Siyasi partiler siyasi kararlar alırlar. Bu anlamsız tedbir kararıyla parti içi ve ülke siyasetine dönük kararları, mahkemenin atadığı kişilerin alması beklenmektedir" denildi.

Dilekçede, siyasi partilerin esasen kongreleri ve seçilmiş organları eliyle yönetileceği, mahkeme eliyle, belirsiz ve öngörülemez süre boyunca seçilmişlerin dışındaki kişilerin parti yönetimine getirilmesinin Anayasa'ya ve demokratik siyasi hayatın gereklerine aykırı olduğu vurgulandı.