Bursa
Çok Bulutlu
19°
Başka Gazete

CHP Bursa Milletvekili Pala eğitimdeki sorunlara dikkat çekti

2023.09.11 12:16 Son Güncellenme: 2023.09.11 12:16 - BURSA

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala 2023-2024 eğitim-öğretim döneminin ilk günü yaptığı açıklamada eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Pala açıklamasında, "Eğitimde sorunlar çığ gibi öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin üzerine geliyor ve bu sorunlar giderek büyüyor. Ülkemizdeki her çocuğun eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanması ve laik eğitim alması için mücadelemiz sürecektir" dedi.

CHP Bursa Milletvekili Pala eğitimdeki sorunlara dikkat çekti

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'nın açıklaması şöyle,

Bugün, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde 19 milyonu aşkın öğrenci 2023-2024 eğitim-öğretim dönemine adım atıyor. Tüm öğrencilere, ailelerine, öğretmenlerine ve eğitim sürecinde yer alan tüm emekçilere iyi bir eğitim ve öğretim yılı diliyoruz.

Ancak eğitimde sorunlar çığ gibi öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin üzerine geliyor ve bu sorunlar giderek büyüyor...

İktidar bir yandan çocuk yoksulluğu gibi çok önemli sorunlara seyirci kalırken, diğer yandan da laik eğitimi gölgelemeye çalışan ÇEDES gibi girişimlerle kendisi sorun yaratıyor.

Oysa eğitim süreci, ülkemizin bugününü ve geleceğini belirleyen, belirleyecek olan en önemli kamu hizmetidir. Yurttaşları iyi bir eğitim al(a)mayan ülkeler, çağdaş uygarlık düzeyine erişmek olanağından yoksun kalır. Eğitimde fırsat eşitliği, her çocuğa sağlanması gereken en temel haklardan biridir.

Bugün ülkemizde, AKP iktidarlarının yanlış ekonomi-politikaları nedeniyle içine sürüklendiğimiz derin bir ekonomik kriz söz konusudur. Bu ekonomik krizin etkisiyle, ailelerin büyük çoğunluğu çocuklarının eğitim dönemi gereksinimlerini karşılayabilecek durumda değil.

Enflasyon çok yüksek seyrediyor. TÜİK'e göre bile geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,7'ye yükselmiş durumda; enflasyon ve işsizliğin yoksulluk üzerinde önemli etkilerinin olduğu biliniyor. Avrupa Birliği istatistiklerine göre, 'yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan' kişilerin oranı yüzde 34, bu oran bağımlı çocukların olduğu hanelerde yüzde 45.

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden biri olan Gini katsayısı, 2022 yılında bir önceki yıla göre artarak (sosyal transferler hariç tutulduğunda) 0,487 olarak tahmin edildi. Gelirden en fazla pay alan yüzde 10'un elde ettiği gelirin, en az pay alan yüzde 10'un elde ettiği gelire oranı da 13,7 kattan, 14,2 kata yükseldi. Türkiye OECD ülkeleri içerisinde gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. ülke. Zaten bozuk olan Türkiye'de gelir dağılımı, AKP'nin yanlış ekonomi-politikaları nedeniyle giderek daha da bozuluyor...

Ülkemizde ailelerin üçte biri eğitim gereksinimlerini hiç karşılayamaz durumda; üçte biri ise gereksinimlerin ancak bir bölümünü karşılayabiliyor. Aileler, kamusal eğitimin yetersizlikleri nedeniyle ekonomik zorluklarına karşın, harcama yapmak zorunda kalıyor. Araştırmalara göre eğitim harcamaları, yoksulluk açığını en çok etkileyen etmenler içerisinde yer alıyor. Bu durum bir kısır döngü yarattığı gibi, aynı zamanda hane halkının eğitim harcamaları nedeniyle diğer harcamalarını kısmaları anlamına da geliyor.

Başta bilgisayar olmak üzere, eğitim gereçlerinin bir bölümü karşılanamayan dar gelirli ailelerin çocukları; ailelerinin ekonomik durumlarının yetersizliği nedeniyle iyi beslenme olanaklarından da yoksun. Bu nedenle okullarda en az bir öğün sağlıklı gıda ile beslenme desteği verilmesinin önemini, sıklıkla gündeme getiriyoruz. Sağlık Bakanı da öğrencilerin sağlıklı beslenmesi gerektiğini vurguluyor ama öğrencilere beslenme desteği sağlamak için çabası yok. Bakıyor yalnızca...

Eğitim alanındaki bir başka sorun, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)" programı gibi laik eğitimi gölgelemeye çalışan girişimlerdir. Okullarda imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur'an kursu hocalarının "manevi danışman" olarak görevlendirilmesi kabul edilemez! "Değerler eğitimi" sosyal bilimler alanında yetkin öğretmenler tarafından verilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ilkelerinden biri olan laiklik; laik eğitim ile sağlamlaştırılan ülkemizin geleceği için vazgeçilmez bir değerdir. Laik eğitim, Türkiye'de demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin, ayrıca bilimsel ve teknolojik ilerlemenin güvencesidir.

Ülkemizdeki her çocuğun eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanması ve laik eğitim alması için mücadelemiz sürecektir.