Bursa
Parçalı Bulutlu
17.5°
Başka Gazete

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: Sandıkta bükemediğiniz bileği, masa başında hazırladığınız kumpaslarla kıramayacaksınız!

2026.04.05 13:49 Son Güncellenme: 2026.04.05 13:57 - BURSA

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ın açıklamasına sert tepki gösterdi. Yeşiltaş, "Halkın karşısına çıkıp iki kelam edecek yüzü bulamayıp, kağıt arkasına saklanarak 'ayar' vermeye çalışanlara sesleniyoruz: Sandıkta bükemediğiniz bileği, masa başında hazırladığınız kumpaslarla kıramayacaksınız" dedi

CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: Sandıkta bükemediğiniz bileği, masa başında hazırladığınız kumpaslarla kıramayacaksınız!

Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde:

"AKP Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ın haddi olmayarak Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e cevap verdiğini sanarken yaşadığı acziyetle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'in hukuksuzca, iftiralarla tutuklanmasının hemen öncesinde servis ettiği o malum "yazılı açıklama", bu kirli senaryonun asıl sahibini ele vermiştir. Halkın karşısına çıkıp iki kelam edecek yüzü bulamayıp, kağıt arkasına saklanarak 'ayar' vermeye çalışanlara sesleniyoruz: Sandıkta bükemediğiniz bileği, masa başında hazırladığınız kumpaslarla kıramayacaksınız. 

31 Mart 2024'te Bursa halkından yediğiniz o ağır şamarın sancısı hala geçmemiş, belli. Demokrasiyle, sandıkla alamadığınız koltuğa; şimdi adliye koridorlarını kullanarak "çökmeye" çalışıyorsunuz. Davut Gürkan o yazılı metninde "gerçekler gizlenemez" diye buyurmuş. Doğru! Tek bir gerçek var: O da sizin milli iradeye kurduğunuz bu pusudur. Bu, Bursa'nın değişim kararlılığına yapılmış bir ihanettir.
Dilinizden düşürmediğiniz o "borç sarmalı" yalanına kimse inanmıyor. Herkes biliyor ki; biz sizin bıraktığınız o devasa enkazı biz devraldık. O borç dağını kısa sürede yarı yarıya eriten, sizin yıllarca halının altına süpürdüğünüz SGK ve vergi borçlarını temizleyen bu yönetimdir. Borçları temizleyen ama sosyal ve halkçı belediyecilikte asla taviz vermeyen de bu yönetimdir. Kendi döneminde belediye kasasını kurutanların, bugün kalkıp "yolsuzluk" kılıfıyla dürüstlüğü hedef alması tek kelimeyle siyasi pişkinliktir.

Başkanımız Mustafa Bozbey'e "şantaj" ya da "yamama" iftirası atanlar, önce aynaya baksın. Başkanımızı kendi saflarına çekmek için kapısında yatanlar, "AKP'ye yamama" planları tutmayınca tutuklama yoluna gittiler. Bu, siyasi ahlakın iflasıdır. %47'den fazla oyla, anasının ak sütü gibi helal oylarla seçilmiş bir ismi, bu ucuz operasyonlarla lekeleyemezsiniz.

Çınarcık Barajı'ndan altyapıya, her beceriksizliğinizi Başkanımıza yıkmaya kalkıp, şimdi de O'nu dört duvar arasına göndererek Bursa'yı hizmetten mahrum bırakmak istiyorsunuz. Çünkü biz sizin hizmet anlayışınızı iyi biliyoruz. Sizin hizmet anlayışınız BUSKİ'yi hortumlamak, yurttaşlarımıza asbestli borulardan gelen suyu içmek zorunda bırakmak. Kamu kaynaklarını yağmalamak, kentin havasını, suyunu, toprağını zehirlemek...

20 yılda Bursa'ya, Bursalılara ne hizmet ettiniz? Bursalının parasını çarçur etmekten, birilerine peşkeş çekmekten başka ne yaptınız? 

Mensubu olduğunuz parti Bursa'nın hastane sorununu mu çözdü, okul sorununu mu çözdü? Bursalı, yıllardır yüksek hızlı trene mi kavuştu? Şimdi çıkıyorsunuz, her zaman yaptığınız gibi algı oyunu yapıyorsunuz. Ama Bursalı bunlara kanmıyor. 

Şimdi şunu kafanıza sokun: Mustafa Bozbey, Bursa'nın hür iradesidir. Bir şehri, başkanını hapsederek durdurabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Atatürk adından rahatsız olanların, bugün Cumhuriyet savcılarını siyasi birer sopa gibi kullanması tarihe kara bir leke olarak geçecek. Sizin egemenliğiniz saray odalarında, kapalı kapılar ardında yazılan o metinlerde olabilir. Bizim egemenliğimiz Bursa'nın sokaklarında ve halkın vicdanındadır.

Bursa halkı bu tezgahı görüyor, Bursa halkı bu oyunu bozacak. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey yalnız değildir. Başkanımızı sizin karanlık hesaplarınıza kurban etmeyeceğiz. Sokak sokak, meydan meydan bu haksızlığı haykıracağız. Bursa'da ve Türkiye'nin dört bir yanında adalet tecelli edene kadar biz susmayacağız, siz de rahat uyuyamayacaksınız."

AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ne demişti?

AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'ın dün yaptığı açıklama şöyleydi:

"Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in Bursa'da yaptığı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir:

Gerçekleri algıyla gizleyemez, yanlışlarınızı manipülasyonla örtemezsiniz!

AK Parti belediyeciliği döneminde planlanan, büyük ölçüde tamamlanan ve Bursa'ya kazandırılan projelerin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından sanki kendi dönemlerinde yapılmış gibi toplu açılış törenine dönüştürülmesi; siyasi ahlakla ve kamu vicdanıyla bağdaşmamaktadır.

"Aman başkaları sahiplenmesin" diyerek kürsü kuranların, dün tam da bunu yapıyor olması ibretlik bir çelişkidir.

Başta Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve yapılan barajlar olmak üzere; AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına gelmiş ya da fiilen hizmete alınmış eserler üzerinden siyasi şov üretmeye çalışmak, Bursa halkının hafızasını ve ferasetini küçümsemektir.

Keşke Çınarcık Barajı'ndan hiç bahsetmeseydiniz... Yapımını başlattığımız ve çoktan bitmiş olması gereken arıtma tesisini küçümseyip süreci devam ettirmediğiniz için, Çınarcık Barajı'nda 200 günlük su bulunmasına rağmen beceriksizliğiniz yüzünden Bursa ilk kez susuz kalmıştır. Sadece bu ayıp bile size yeter.

Hiçbir yeni proje ortaya koymadan Büyükşehir Belediyesi'ni ve iştiraklerini borç sarmalına sürükleyen, yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti'nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asarak bunları başarı hikâyesi gibi sunması, ya Sayın Özgür Özel'in kendi ekibi tarafından yanlış bilgilendirildiğini ya da Bursalı hemşehrilerimizi bilinçli şekilde yanıltmaya dönük organize bir algı çalışması yürütüldüğünü göstermektedir.

Bursa, siyasi şovların değil gerçek belediyeciliğin şehridir.

Bursa, emek hırsızlığının ne olduğunu Özgür Özel ile bir kez daha görmüştür.
Bursa, yapılan hizmeti de o hizmetin gerçek sahibini de unutmaz.

Ayrıca çok iyi bilinmelidir ki; AK Parti'nin kapısı bugüne kadar menfaat şebekesi liderlerine ve mensuplarına değil, yalnızca devletine ve milletine hizmet etmek isteyen idealist siyasetçilere açık olmuştur.

Vizyona, emeğe ve alın terine saygı duymayan; gerçeği eğip bükerek mağduriyet üretmeye çalışan; kurdukları yolsuzluk düzenine yönelik adli süreçleri yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelemeye kalkışan siyasi fırsatçılara ne Bursa ne de aziz milletimiz asla itibar etmez.

Kendi uydurdukları büyük yalanlara hemşehrilerimizin de inanmasını bekliyorlar. Üzüntü veren hususlardan biri de, her yanlış işlerinde olduğu gibi Bursa'da da Atatürk'ün ismini istismar ederek söze başlamalarıdır.

En başından beri CHP'lilerin dahi televizyon programlarında eleştirdiği, "Aile Vakfı" dedikleri NİLVAK'ın Bursa'nın başına nasıl bela olduğunu herkes görmüştür. Ancak maalesef Özgür Özel hâlâ bunu görememiştir.

Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP'li belediye başkanının AK Parti'ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz.

CHP Genel Başkanı'nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey'i bugün AK Parti'ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Başka partiye geçeceği söylentisini kendisi çıkarıp CHP'den ayrılma şantajıyla Özel'e istediğini yaptırmaya çalışan CHP'li belediye başkanının, en başından itibaren Özgür Özel'i dikkate almayıp eş-dost kayırmacılığıyla akrabalarını, arkadaşlarını ve CHP milletvekili eşlerini belediyeye işe aldığı; oluşan menfaat düzeninin de soruşturma sürecinde kamuoyu tarafından açıkça görüldüğü ortadadır.

Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter.
Gerçek şu ki, Bursa'yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir.
Neredeyse Türkiye'deki tüm CHP'li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa'da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."