2026.10.19 13:35 Son Güncellenme: 2026.10.19 13:45 - BURSA
Bursa Tabip Odası, NEV Esentepe Hastanesi'nde maaşlarını alamayan hekimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek ve mücadelelerine destek olmak amacıyla hastane önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Başka Gazete / Kardelen Cancı
Doç. Dr. Mutlu Şahin ve Uzm. Dr. Ferda Firdinin'in açıklamalarda bulunduğu basın toplantısında, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının ödenmeyen ücretleri, tazminatları ve yasal hakları gündeme getirildi.
Doç. Dr. Mutlu Şahin'in açıklaması şöyle:
"Bizler, Bursa Özel NEV Sağlık Grubunda görev yapan sağlık çalışanlarıyız.
Bugün burada yalnızca ödenmeyen maaşlarımızı istemek için değil; emeğimizin, mesleğimizin ve insan onuruna yakışır çalışma hakkımızın yok sayılmasına karşı sesimizi duyurmak için bir araya geldik.
Aylardır maaşlarımızı alamıyoruz. Yaklaşık 6 aydır hastalarımızı muayene ediyor, ameliyatlara giriyor, nöbet tutuyor, yaşam kurtarmak için çalışıyoruz. Ama mesleğimizin gerektirdiği sorumluluğu yerine getirirken kendi emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bununla birlikte son 3-4 ayda diğer sağlık personelleri de -temizlik işçileri de dahil olmak üzere- ücretlerini alamamıştır. Yıllardır bu hastanede çalışan bir çok emekçi kıdem tazminatı da dahil hiçbir hakkını alamadan işsiz kalmıştır.
Biz hekimler, insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan bir mesleğin mensuplarıyız. Ancak bu sorumluluğumuzun, karşılıksız çalışmayı kabul edeceğimiz anlamına gelmediğinin bilinmesini istiyoruz. Hekimlik bir fedakârlık mesleğidir; ancak fedakârlık, emeğin sömürülmesinin gerekçesi olamaz. Ayrıca sağlık bir ekip işidir ve birlikte çalıştığımız diğer sağlık personelinin de artık dayanacak gücü kalmamıştır.
Son aylarda NEV Sağlık Grubu ve Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ergin Kopal hakkında basına yansıyan haberleri hepimiz izliyoruz. Hastanelerin mali yapısı, şirket devirleri, borç ilişkileri ve çeşitli hukuki süreçler kamuoyunda tartışılıyor. Bu iddiaların açıklığa kavuşturulması elbette yetkili kurumların görevidir. Ancak bizim için tartışmasız olan bir gerçek vardır: Bizler çalıştık, hizmet verdik ve emeğimizin karşılığını alamadık.
Üstelik NEV Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ergin Kopal, 11 Eylül 2026 tarihinde basına yaptığı açıklamada yaşanan sorunların bir ay içerisinde çözüleceğini ifade etmiştir. Bugün o açıklamanın üzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen biz çalışanların ücret alacakları hâlâ ödenmemiştir.
Buradan Sayın Ergin Kopal'a sesleniyoruz:
Bir sağlık kurumunun gerçek gücü binalarının büyüklüğüyle, açtığı şubelerin sayısıyla ya da yaptığı yatırımlarla değil; o kurumda emek veren insanların haklarına gösterdiği saygıyla ölçülür. Bizler, hastalarımızı hiçbir zaman hastane yönetiminin yaşadığı mali sorunların tarafı olarak görmedik. Onlara karşı mesleki ve etik sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam ettik.
Ancak artık soruyoruz:
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ekonomik güvenceden yoksun bırakıldığı bir ortamda sağlık hizmetinin niteliği ve sürekliliği nasıl korunacaktır?
Aylardır ücretini alamayan çalışanların ailelerine, çocuklarına, yaşamını sürdürmek için yerine getirmesi gereken yükümlülüklerine karşı sorumluluğunu kim üstlenecektir?
Bizler bu hastanenin borç ilişkilerinin, ticari kararlarının ve yönetimsel sorunlarının sorumlusu değiliz. Bu sorunların bedelinin hekimlere ve diğer sağlık emekçilerine ödetilmesini kabul etmiyoruz.
Bu nedenle;
* Birikmiş ücret alacaklarımızın eksiksiz biçimde ödenmesini,
* Çalışanların hak ve alacaklarının korunması için gerekli idari ve hukuki süreçlerin yürütülmesini,
* Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde süreci incelemesini,
* Alacaklı çalışanların hak kaybına uğramaması için gerekli bilgilendirme ve yönlendirmelerin yapılmasını talep ediyoruz.Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Hak etmediğimiz bir kazanç istemiyoruz. Yalnızca çalışarak kazandığımız, alın terimizle hak ettiğimiz ücretlerimizi istiyoruz.
Hekimlik onurumuzu, emeğimizi ve haklarımızı savunmak için yasal ve demokratik mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Hekim emeği değersiz değildir.
Sağlık çalışanlarının alın teri ödenmeyen borçların teminatı olamaz!"
Uzm. Dr. Ferda Firdinin'in açıklaması ise şöyle:
"Bugün burada, 6 aydır ücretlerini alamayan ve sonunda işlerinden çıkarılan hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerine destek vermek için bulunuyoruz.
Bursa'da yıllardır hizmet veren bir hastanenin yaşadığı ekonomik krizin bedeli, bu kurumda emek veren çalışanlara ödetilmektedir. Hiçbir ekonomik gerekçe, çalışanların aylarca ücretlerini alamamasını ve ardından işsiz bırakılmasını haklı gösteremez.
Ancak yaşananlar yalnızca bir hastanenin ekonomik sorunu değildir. Bu olay, özel sağlık sektöründe giderek derinleşen yapısal sorunları da gözler önüne sermektedir.
Hekim ücretlerinin hastane yönetimlerince tek taraflı belirlenmesi, performans ve hak ediş hesaplarının şeffaf olmaması, artan hasta sayısı ve ciro baskısı, hekimlerin hem ekonomik güvencelerini hem de mesleki bağımsızlıklarını tehdit etmektedir. İşini kaybetme endişesi ise hekimlerin hak arama olanaklarını sınırlandırmaktadır.
Hekimler, hastanelerin ekonomik hedeflerini gerçekleştirmekle yükümlü kişiler değil; bilimsel bilgi, mesleki etik ve hasta yararı doğrultusunda karar veren sağlık profesyonelleridir.
Bu kriz aynı zamanda hastaneden hizmet alan yurttaşlarımızı da ilgilendirmektedir. Hastaların tedavi süreçlerinin aksamaması ve sağlık hizmetine erişimlerinin güvence altına alınması kamusal bir sorumluluktur.
Öte yandan, bağımsız çalışan muayenehane hekimleri sürekli yeni mevzuat düzenlemeleri, denetimler ve mali yükümlülüklerle karşı karşıya bırakılırken, özel hastanelerin mali işlemleri ve çalışma ilişkileri de aynı titizlikle denetlenmelidir.
Buradan Sağlık Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığına açık çağrıda bulunuyoruz:
Bu hastanenin mali yapısı, finansal işlemleri, yönetim süreçleri ve çalışanlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesinin nedenleri kapsamlı ve şeffaf biçimde araştırılmalıdır. Hastaların tedavi süreçlerinin aksamaması için de gerekli önlemler alınmalıdır.
Bursa Tabip Odası olarak öncelikli talebimiz, mağdur edilen hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının ödenmeyen ücretlerinin, tazminatlarının ve diğer yasal haklarının eksiksiz karşılanmasıdır. Özel sağlık kuruluşlarında ücretlendirme ve hak ediş sistemleri şeffaflaştırılmalı, hekimlerin çalışma koşulları ve mesleki bağımsızlıkları güvence altına alınmalıdır.
Bir hastane kapanabilir, bir şirket iflas edebilir. Ancak ne hekimlerin ve sağlık çalışanlarının alın teri ne de hastaların sağlık hakkı bir şirketin bilançosunda kaybolup gidemez.
Bursa Tabip Odası olarak bu sürecin takipçisi olacağız. Meslektaşlarımızın haklarını savunmaktan ve hekimliğin bağımsızlığını korumaktan geri durmayacağız.
Çünkü sağlık bir ticaret, hekim emeği bir maliyet kalemi, hasta da bir müşteri değildir.
Hekimin emeğinin değersizleştirildiği, hastanın sağlığının ekonomik hesaplara teslim edildiği bir düzene sessiz kalmayacağız!"