2026.02.09 09:35 Son Güncellenme: 2026.02.09 09:58 - BURSA
Ankara, 9 Şubat 2026- CHP Sağlık Politikaları Kurul Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, 9 Şubat Sigara Bırakma Günü'nde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tütün kontrolünde dramatik bir gerileme yaşadığını resmi verilerle ortaya koydu. Türkiye'nin sigara satışında Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını belirten Pala, "Resmi verilere göre 2024 yılında Türkiye'de satılan bandrollü sigara miktarı 150 milyar 487 milyon adet. Bu, Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesidir. 2011'e göre %65 artış var. Yani son 13 yılda sigara tüketimi rekor üstüne rekor kırdı" dedi.
Pala'nın açıklamasından öne çıkan başlıklar ve ifadeler şöyle:
Rekor tüketim, utanç tablosu
"Resmi verilere göre 2024 yılında Türkiye'de satılan bandrollü sigara miktarı 150 milyar 487 milyon adet. Bu, Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesidir. 2011'e göre %65 artış var. Yani son 13 yılda sigara tüketimi rekor üstüne rekor kırdı."
Kayıhan Pala, yaptığı açıklamada uluslararası karşılaştırmaya da dikkat çekti: "Sağlık Bakanlığı'nın 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı verilerine göre erkeklerde hem tütün kullanımı oranı, hem de günlük ortalama içilen sigara sayısı bakımından OECD ülkeleri arasında 1'inci sıradayız. Bu büyük bir utanç vesikasıdır. Üstelik özellikle gençler ve kadınlar bu salgından çok kötü etkilenen gruplar. 2014-2022 döneminde 15-24 yaş arası kadınlarda tütün kullanımı %5,7'den %9'a çıktı. Sağlık Bakanlığı'nın kendi araştırmasına göre halen ülkemizde erkeklerin %46'sı, kadınların %24'ü tütün ürünü kullanıyor. Oysa 2012 yılında bu oranlar erkeklerde %36, kadınlarda %11 idi.
İstanbul'da denetim neredeyse tamamen kalktı, yasalar hiçe sayılıyor
Pala, yaptığı açıklamada yapılan bilimsel araştırmalarından çarpıcı örnekler verdi: "2024 yılında İstanbul'da yapılan kapsamlı saha çalışması çok net bir tablo ortaya koydu: İncelenen perakende satış noktalarının %100'ünde fiyat etiketi ve raf düzeni yasalara aykırı, %96'sında tütün ürünleri çocukların göz hizasında sergileniyor, %94,5'inde resimli sağlık uyarıları görünür şekilde yer almıyor. Yani yasalar var ama uygulamada neredeyse sıfırlanmış durumda."
Yerli tütün kullanımı bitme noktasında, ithal tütün piyasayı ele geçirdi
Bursa Milletvekili Pala, tarım boyutunu da şu sözlerle vurguladı: "2002 yılında ülkemizde 405 bin tütün üreticisi varken 2023'te bu sayı 44 bine düştü, üretim ise 159 bin tondan 73 bin tona geriledi. 2004-2024 yılları arasında yerli tütün kullanım oranı %42'den %19'a indi ve ithal tütün, sigara piyasasının %81'ini ele geçirdi. Kendi çiftçimizi bitirip yabancı ithal tütüne boyun eğiyoruz."
Tütün şirketleri rekor kârda, ama devlet şirketlere teşvik yağdırıyor
Pala açıklamasını şu eleştirilerle sürdürdü: "2003-2024 döneminde ulusötesi tütün şirketlerinin Türkiye'deki sigara satış gelirleri 47 kat arttı. 2004-2024 arasında sigara ihracatı 4,7 kat, 2006-2024 arasında nargile tütünü ihracatı ise 151 kat yükseldi. AKP hükümeti ise sadece 2009-2022 döneminde bu şirketlere 53 ayrı teşvik sağladı: KDV muafiyeti, vergi indirimi, sigorta primi desteği... Kâr rekorları kıran tütün devlerine teşvik üstüne teşvik verilirken, halk sağlığı hiçe sayılıyor. Küresel Tütün Endeksi'nde Türkiye genel sıralamada 100 ülke arasında en kötü 15. ülke, tütün endüstrisinin müdahalesine karşı dirençte ise en kötü 8. ülke konumunda."
Prof. Dr. Kayıhan Pala yapılması gerekenleri şöyle özetledi: "Bir zamanlar Dünya Sağlık Örgütü'nün tütün kontrolünde örnek gösterdiği ülkeydik. Bugün sigara tüketiminde rekor kıran, tütün çiftçisini yoksullaştıran, çocukları, gençleri, kadınları tütün şirketlerinin kâr hırsına teslim eden bir ülke haline geldik. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız. Etkin denetim yapılmalı, teşvikler durdurulmalı, sigara bırakma hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve TBMM'de tütün salgını konusunda acilen bir araştırma komisyonu kurulmalıdır."
Pala son olarak sigara kullanan vatandaşlara doğrudan seslendi: "Sigara kullanan her bir yurttaşımıza sesleniyorum: Sigarayı, elektronik sigarayı, ısıtılmış tütün ürünlerini, nargileyi bırakmanın tam zamanıdır. Hükümetin de bu mücadeleyi yeniden güçlü bir şekilde sahiplenmesi gerekiyor. Halk sağlığı bizim en öncelikli sorumluluğumuzdur. Bu salgını kontrol altına almak için var gücümüzle çalışmalıyız. Tütün şirketlerinin kazancı uğruna halkın sağlığının yok olmasına izin vermeyeceğiz"