Bursa
Çok Bulutlu
18.8°
Başka Gazete

Bursa'da takunyacılığı babadan oğula sürdürüyorlar

2026.05.14 11:13 Son Güncellenme: 2026.05.14 11:31 - BURSA

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 1955 yılında takunya üretimine başlayan Günay ailesi, zamana direnen mesleklerini yaşatmaya çalışıyor.

Bursa'da takunyacılığı babadan oğula sürdürüyorlar

İnegöl'de 1955'te takunya üretimine başlayan Recep Günay, çocuklarına küçük yaşlardan itibaren bu mesleği sevdirdi.

Çocukken babalarının yanında takunya yapımını öğrenen Mehmet Fahri (71), Ahmet Hamdi (69) ve Cemal Günay (67) kardeşler, uzun yıllar babalarıyla üretime devam etti.

Yıllarca cami, hamam ve kışlalar için takunya üreten Günay kardeşler, 2008'de vefat eden babalarından yadigar atölyede mesleklerinin kaybolmaması için adeta zamana direniyor.

Atölyelerinde takunyanın yanı sıra hamam tasları, ahşap oturak, sini altlığı gibi ürünler de imal eden kardeşler, Türkiye'nin birçok yerine ürün gönderiyor.

- "71 senedir bu mesleğe ailecek devam ediyoruz"

Kardeşlerden Ahmet Hamdi Günay (69) AA muhabirine, babasının 71 yıl önce takunya yapımına başladığını anlattı.

Günay, babasının asıl mesleğinin sandalye üretimi olduğunu, Ankara'ya alışverişe giderken orada bulunanların takunya talebinde bulunması üzerine bu alana geçiş yaptığını dile getirdi.

Talebin artmasıyla ağırlığın takunya yapımına verildiğini belirten Günay, "Takunyaları yaptıktan sonra babam üzerine modelini de çizmiş. O model bizim için çok değerli bir model. Nerede görsek kendi malımızı tanıyoruz." dedi.

Ahmet Hamdi Günay, kendisinin de babasının yanında mesleği öğrenmeye çalıştığını ifade ederek, "71 senedir bu mesleğe ailecek devam ediyoruz. Biz daha dünyada yokken babam bu mesleğe başlamış. Yaşımız kemale erdiği zaman babama yardım etmeye başladık. İlkokula giderken bile babam bize takunya yaptırır, harçlık verirdi." dedi.

Kardeşleriyle çalışmanın zevkli olduğunu anlatan Günay, herkesin her işi yaptığını fakat atölyedeki görevlerinin farklı olduğunu kaydetti. Günay, takunya yapımını şöyle anlattı:

"Takunya için kayın ve gürgen ağacını kullanıyoruz. Kavak ve çamdan da olur ama çamda sakız olduğu için sakız kusar, yapışır. En iyisi, en sağlıklısı kayın ağacı. Kavak ise betonda sürüldüğü zaman çabuk eskir. Gürgen ağacı öyle değildir, serttir ondan yaparız. Babamızdan nasıl gördüysek biz de öyle yapıyoruz. Önce çizme işlemi olur çizeriz, ardından keseriz. Sonra düzleştiririz. Kardeşim yakma işleminde desenini uygular. Sonra da kemerini takarız."

Eskiden ilginin yoğun olduğunu askeriyelere, camilere ve birçok hamama takunya verdiklerini ifade eden Günay, günümüzde rağbetin azaldığını vurguladı.

Günay, internet siteleri üzerinden siparişlerin geldiğini Türkiye'nin farklı bölgelerine takunya gönderdiklerini sözlerine ekledi.