Bursa
Açık
25.6°
Başka Gazete

Bursa'da köylülerden maden ocağı tepkisi: "Madenleri değil, yanan ormanlarımızı geri istiyoruz"

2026.08.23 20:38 Son Güncellenme: 2026.08.23 20:52 - BURSA

Bursa'da geçtiğimiz yıl çıkan orman yangınında zarar gören alanın da içerisinde bulunduğu yaklaşık 100 hektarlık bölgede planlanan maden ocağı ve taş kırma-eleme tesisine köylüler tepki gösterdi. Traktörlerle eylem yapan vatandaşlar "Madenleri değil, yanan ormanları istiyoruz" yazılı pankartlar açarken, DOĞADER Başkanı Murat Demir, "Ormanlık alana taş ocağı, maden ocağı açılması yanlıştır" dedi.

Bursa'da köylülerden maden ocağı tepkisi: "Madenleri değil, yanan ormanlarımızı geri istiyoruz"

Bursa'nın Gürsu ilçesine bağlı Dışkaya Mahallesi'nde köylüler, bölgede yapılması planlanan maden ocağı ve mermer taş kırma-eleme tesisine karşı eylem yaptı.  Maden ocağının Dışkaya Mahallesi'ne yaklaşık 900 metre mesafede bulunduğu belirtilirken, proje kapsamında yılda 200 bin metreküp maden çıkarılması, bunun 20 bin metreküpünün mermer, 180 bin metreküpünün ise pasa olarak değerlendirilmesinin planlandığı ifade edildi. Tesiste kırma-eleme ve patlatma işlemlerinin yapılacağı, çalışmalar sırasında oluşacak tozun çevredeki tarım arazilerini de etkileyebileceği öne sürüldü.

Eylemde konuşan DOĞADER Başkanı Murat Demir, geçtiğimiz yıl Bursa'da meydana gelen orman yangınlarının söndürülmesi için devlet kurumları, belediyeler, muhtarlıklar ve vatandaşların seferber olduğunu ve yangınlarda 3 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, "Geçtiğimiz yıl bu ormanlar yandı kül oldu. Devletimizin kurumları, halkımız, muhtarlık, Bursalılar, valimiz, belediyemiz, Orman Bakanlığımız seferber oldu bu ormanları söndürmek için. Velhasıl bedel ödeyerek bu ormanlar söndürüldü. Aradan dokuz gün geçti. Bu madenci firması bu bölgede ruhsat başvurusunda bulundu" dedi. 

Demir, projenin yaklaşık 100 hektarlık alanı kapsadığını, tapu ve kadastro kayıtlarında alanın orman arazisi olarak göründüğünü ifade etti. 

"Yanan ormanların proje dışına çıkarılması yetmez"

Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün yanan orman alanlarının madencilik faaliyetlerinde kullanılamayacağı yönünde değerlendirmede bulunduğunu belirten Demir, yaklaşık 100 hektarlık alan içerisinde daha önce yanmış ormanlık bölgelerin de bulunduğunu söyledi. Demir, "Yanan ormanı yapmayın ama diğer ormanları kesin, biçin, aşağı inin, talan edin, yapın. Bu da doğru değil. Ormanlık alana taş ocağı, maden ocağı açılması yanlıştır" dedi.

"Santa Maria armudu da tehdit altında"

Demir, maden faaliyetleri sırasında gerçekleştirilecek patlatma, kırma ve eleme işlemlerinden kaynaklanacak tozun tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceğini belirterek, "Coğrafi işarette tescilli olan Santa Maria armudu Türkiye'de 130 bin ton yetişiyor her yıl. Bunun 100 bin tonu Gürsu havzasında yetişiyor. Siz burada patlatma, kırma, eleme, tozuma yaptığınızda oradaki armudun çiçeği nasıl aşılanacak?" dedi.

"12 bin kişinin içtiği su kaynakları burada"

Eylemde konuşan mahalle muhtarı Gürol Şişek ise bölgenin yalnızca orman değil, aynı zamanda önemli bir su ve tarım kaynağı olduğunu söyledi. Bölgede binlerce küçükbaş ve büyükbaş hayvan bulunduğunu belirten Şişek, dere çevresindeki su kaynaklarının yaklaşık 12 bin kişinin kullandığı içme suyunu sağladığını ifade etti. Muhtar Gürol Şişek, "Biz üreticiyiz arkadaşlar. Şunun arka tarafında, 12 bin kişinin içtiği su kaynakları var. Dinamit patlattığınız zaman bu su kaynaklarına ne olacak? Bu sudan Değmen Deresi'nden kıymetli ovamıza, armut bahçelerimize gidiyor. Suların hepsi zarar görecek" diye konuştu.

"Biz yer sahibiyiz, bizden izin aldılar mı?"

Eyleme katılan köylüler, bölgenin yıllardır geçim kaynakları olduğunu belirterek, "Biz Osmanlı Yörüğüyüz. Biz yıllarca burada doyduk. Kimden izin almış da oraya taş ocağını koyacakmış? Biz yer sahibiyiz, bizden izin aldılar mı? Babalarının malı gibi gelip bizim tarlalarımıza, dağlarımıza, ovalarımıza konuyorlar. Biz izin vermiyoruz. Bize gelip sormuyorlar. Bizden burayı alamazlar, burası bizim tapulu malımız" ifadelerini kullandılar.

Açıklamada projede PM10, PM2.5 ve kristal silika gibi hava kirleticilerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, mermer ocağı, kırma-eleme ve öğütme faaliyetlerinden kaynaklanabilecek ince tozların insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği de ifade edildi. Vatandaşlar, bölgedeki ormanların yeniden ağaçlandırılmasını ve maden projesinden vazgeçilmesini isteyerek, "Biz bu köyün sakinleri değil sahipleriyiz. Mahallemizde bu faaliyetin şimdi veya gelecekte yapılmasını istemiyoruz. Yanan ormanlık alanlarımızın yeniden ağaçlarla yeşermesini istiyoruz" dediler.