2026.05.08 11:17 Son Güncellenme: 2026.05.08 11:18 - BURSA
Bursa Eğitim ve Sağlık Gönüllüleri Derneği (Bursa BUSADER) tarafından Doç. Dr. Özgür Bolat'ın katılımıyla 'Başarının ve Mutluluğun Prensipleri' isimli seminer gerçekleştirildi.
Bursa BUSADER Başkanı Op. Dr. Fatma Akalp açılış konuşmasında, "Biz inanıyoruz ki iyilik paylaştıkça büyür. Bu yüzden bizler için her katkı, sadece bir destek değil; bir hayatın yönünü değiştirecek güçlü bir adımdır. Şuna yürekten inanıyoruz: Bir çocuğa sunulan imkan sadece onun hayatını değil, toplumumuzu olumlu yönde etkiler" ifadelerini kullandı.
Bursa'daki sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile yöneticilerinin de iştirak ettiği etkinliğin gerçekleşmesine katkı sağlayanlara teşekkür eden Op. Dr. Fatma Akalp, "Bu akşamki etkinlik sayesinde iki evladımız hayati önem arz eden sağlık cihazlarına kavuşabilecek. Bu nedenle bu akşam sadece dinleyici olarak değil, çok büyük bir iyiliğin paydaşları olarak bulunuyorsunuz. Katılımınız, desteğiniz ve duyarlılığınız için her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Bu akşamki sunumda, gerçek başarının ulaşılan sonuçlardan çok mutlu yaşanabilen hayatlarla ölçüldüğünü göreceğiz. Dilerim bu notları hayatımıza da uyarlayabiliriz" şeklinde konuştu.
Özgeçmişi katılımcılarla paylaşıldıktan sonra Doç. Dr. Özgür Bolat sahneye çıktı. Doç. Dr. Özgür Bolat, "Çocukların hisleri ve sahte kimlik gelişiminin önüne geçebilmek çok önemli. Çocukların, annesi ve babasının sevgisini almak için çabalamamalı. Bu bilinçle hareket ettiği takdirde çocuğun inşa edilmiş bir özgüvenle birazdan bahsedeceğimiz sorunların üstesinden gelmesi çok daha kolay olacak" dedi.
"Zorla yemek yedirilmemeli"
Doç. Dr. Özgür Bolat çocukların karşılaştırılmasının yaratacağı büyük sorunların üzerinde durduktan sonra, "Hem yetersiz hem de koşulsuz sevgi inancının önüne bu şekilde geçiliyor. Burada Doğan Cüceloğlu'ndan 'anne ve babanız sizi karşılaştırdığında siz de diğer çocukların anne babalarıyla karşılaştırın' alıntısını yapmak isterim. Çocuğun yaşadığı ruh halini ancak bu şekilde tahlil edebilirsiniz" diyerek bu konudaki altın kuralın altını çizdi.
İnteraktif şekilde gerçekleştirilen seminerde, katılımcılara sorular soran Bolat, "Zorla yemek yedirme. Sen kendi bedenini bilmezsin ben bilirim mesajı. Bu çocuğun iradesini kırar ve çocuk iradesiz kalıp kendisini savunamaz. Anne babaların burada yaptığı en büyük hata 'dışarıya baş kaldıran ama bana itaat eden çocuk' talebi. Bu çocuklar ilerleyen süreçlerde özgüvensizliğini kapatmak için aşırı özgüvenli bir portre sunmaya çalışıyor. Çocuklar kendi bedenlerini bilir. 6 haftalık bebeklerle yapılan çalışmada bile bu bebeklerin sütün kalori miktarına göre emme süresini değiştirdiğini ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.
"Sonuç değil süreç odaklı düşünce sistemi"
"Bir diğer önemli konu duygu sömürüsü. Çocuğun kendi duygusunun önemsizliği ve duygu sorumluluğu yaratmak. Çocuğa öncelikle diğer insanların duygularından sorumlu olmadığı ve kendi duygusunu yönetebilecek bir birey olduğu öğretilmeli" diyen Bolat, "Yapılan araştırmalarda narsisizmde dünyada 6.sıradayız. Hiyerarşik ve kolektivist toplumlarda bu sıkça görülür. Ama bunun temel sebebi narsisizmin doğuşunda etkili olan özgüvensiz çocuklardır. Zeki, yetenekli, güzel vs. gibi sıfatlandırmalar çocuğu psikolojik açıdan yetersiz hissetmeye meyilli hale getiriyor çünkü çocuk gurur duyulmak değil, sevilmek ister. Korku ise çocuğun iradesini kırar. Ve bu çocuk hayatta hiçbir şey yapamayacağını düşünür. Ödül sistemi de motivasyon bağlamında büyük düşüşün temel taşıdır. Ve burada en kritik nokta çocuğun anne babasıyla ilişkisi ne kadar azsa teknoloji bağımlılığı o kadar artar" ifadelerini kullandı.
Bolat, "Sonuç değil süreç odaklı düşünce sistemi. Dış kaynak için başarı amaçken İç kaynak için başarı araçtır" diyerek başarıya ve mutluluğa bakışın değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Soru cevap bölümüyle tamamlanan toplantının sonunda Doç. Dr. Özgür Bolat okurları için kitaplarını imzaladı.