2026.10.10 12:50 Son Güncellenme: 2026.10.10 12:52 - GÜNDEM
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara ile mücadele kapsamında yeni düzenlemeler hazırladıklarını belirterek, tütün ürünü satışlarında yaş doğrulama sistemine geçileceğini ve sigara satışlarının T.C. kimlik kartı ile yapılacağını söyledi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tütün ve tütün ürünleriyle mücadele konusunda kararlı olduklarını belirterek, sigara satışlarında kimlik ibrazı zorunluluğu getireceklerini ve denetimleri artıracaklarını bildirdi.
TRT Haber'in Urla Karantina Adası'ndaki özel yayınında açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin tütünle mücadelede geçmişte önemli başarılar elde ettiğini, ancak son süreçte sigara kullanım oranlarında artış gözlemlendiğini ifade etti.
Sigaranın toplum sağlığı üzerindeki tahribatına dikkat çeken Memişoğlu, "Sigara esasında insanları kullanan bir sektörün teşvik ettiği bir zararlı alışkanlık." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının başında Urla Karantina Adası'ndan bahsederek başlayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti;
Urla Karantina Adası'nın Osmanlı'dan günümüze kadar çok ilginç bir tarihi var. Çünkü 1800'lerin sonundan itibaren salgınlar dünyayı kırıp geçirirken Osmanlı İmparatorluğu burada, özellikle gemiyle gelip Anadolu'ya veya İstanbul'a gidecekleri burada karantinaya alıp onların giysileriyle, bedenleriyle temizlenerek Anadolu'ya ve İstanbul'a gitmelerini sağlamış. 1840'ta başlamış inşaatı ama esas fonksiyonu 1865'te başlamış, burası Karantina Adası. Tarihi bir ada, tamamen tarihi. Burada 16 tane bina inşa edilmiş ve işte yıkama alanlarıyla, sterilizasyonuyla tamamen bilimsel altyapıyla o zamanın bütün imkânlarıyla Osmanlı burayı inşa etmiş.
"Şifaya ve iyiliğe odaklanmış bir medeniyetiz"
Tabii 2014'e kadar buraya esasında sağlık hizmeti de veriyorduk biz burada. Urla Devlet Hastanesi'nin bir ek binası da vardı. Sonradan 2018'de burayı restorasyona başladık. Şu anda bütün eski tarihi mirası yaşatacak şekilde de kullanıyoruz. Neyle kullanıyoruz? İşte eğitim anlamında, Umke'nin burada tatbikatlarını yapıyoruz. Uluslararası burası acil hizmetlerle ilgili simülasyon merkezi aynı zamanda. Aynı zamanda da müze gibi öğrencilerimize bu tarihi anlatıyoruz. Tabii Türk medeniyetinin en önemli özelliği esasında baktığınız zaman sağlığa, insanlara şifaya ve iyiliğe odaklanmış bir medeniyetiz biz. Çünkü hep geçmişe baktığınız zaman iyilik dediğiniz, esasında insanlara derdine derman olacak, onları sağlığına kavuşturacak bir medeniyetiz biz esasında.
Tabii bu adayı şimdi görüyorsunuz ama gevhernesi ve şifahanesi var mesela. Selçuklu'nun, 2. Kılıç Arslan'ın kızı, çok ilginç bir hikayesi de var. Veremden 1204 yılında veremden rahmetli oluyor ve Kılıç Arslan'ın o zamanki oğlu kız kardeşinin adına orada 1206 yılında modern tıp dediğimiz esasında bir şifahane kuruyor. Herkesin görmesini isterim esasında nereden geldi? Hep diyoruz ya modern tıp işte Batı'dan geldi. Esasına baktığınız zaman bizim medeniyetimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Yani 1206'da yanında tıp fakültesi olan şifahanesi olan, işte ruh hastalarını bile müzikle ve suyla, suyun sesiyle terapi yöntemini kullanan ki o zamanlar Avrupa'da veya gelişmiş ülke dediğimiz şimdiki ülkelerde cadı diye yakıyorlardı o tür insanları.
"Ulaşılabilir en son teknolojiyle her türlü hizmeti yapabiliyoruz"
Yani Selçuklu'yu düşünün, 1206'da modern tıp fakültesini ve hastanesini yapmış. 1206'dan bahsediyoruz. İşte Osmanlı'ya bakın, 1488'de Edirne'de şifahanesi var Osmanlı'nın. Gitmenizi 1455'te kurmuşlar. 600 yıla yakın hizmet vermiş. Baktığınız zaman, Osmanlı da öyle. Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci kanunudur, Sağlık Bakanlığı Kanunu. Türkiye Cumhuriyeti'ne geldiğiniz zaman baktığınızda da sağlığa ve şifaya ne kadar önem verdiğini düşünürsünüz. İşte biliyorsunuz, biz şehir hastaneleri, bugün dünyanın en modern binalarını yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda büyük bir liderlik gösteriyor ve Türkiye şu anda sağlık hizmetinde dünyanın en iyi sağlık hizmetlerinden birisini sunuyor. Ulaşılabilir, ücretsiz ve en son teknolojiyle her türlü hizmeti yapabiliyoruz. Şimdi, bizim onun için, sağlıkta, biz dünyaya örnek olmaya başladık. İşte inşallah daha iyi hizmetler sunacağız. Bu eserleri ecdadımız yapmış. Burada insanları temizlemişler, şifa vermişler. Geçmişte işte Selçuklu, daha Horasan'dan, İbn-i Sina'dan başlayan işte Kayseri'de Gevher Nesibe ile, Edirne'de Şifahanesi ile, 2. Beyazıt Şifahanesi ile, şimdi de işte modern altyapısıyla Türkiye, Türk medeniyeti, bizim medeniyetimiz, insanların iyilik tarafından onlara dertlerini derman olacak şekilde bütün imkanları kullanmış.
TRT Haber ekranlarında bize kapılarını açtınız. Bu Urla'daki karantina adasını biz de seyircilerimizle paylaştık. İnşallah şifa dağıtmaya da devam etsin. Elbette isteriz salgınlar olmasın, bulaşıcı hastalıklar olmasın ama böyle bizim arkamıza güçlü yaslanacağımız, güzel tedavi görebileceğimiz, şifa bulabileceğimiz yerlerin olması kuşkusuz hepimizi de çok güvende hissettiriyor. Tekrar teşekkür ediyoruz size.
"Tütün ürünleri ölümlerin yüzde 60'ına sebep oluyor"
Önce şunu ifade edeyim ki, biz her zaman insanların sağlıklı kalmasını istiyoruz. Sigara bugün baktığımız zaman tütün kullanımı maalesef Türkiye'deki ölüm sebeplerinin yüzde 60'ına yakınına sebep olan hastalıkların esas kök nedeni. Yani esasında siz tütün kullandığınız zaman bedeninize zarar veriyorsunuz. Akciğer kanseri oluyorsunuz, gırtlak kanseri oluyorsunuz. Nefes darlığınız oluyor. Hiç dişleriniz sararıyor, cildiniz kötüleşiyor, hayat kaliteniz düşüyor ve kansere yakalanma veya kalp krizi geçirme gibi birçok hastalıkla karşı karşıya kalıyorsunuz. Eyvahın karı yok diyoruz, esasında. Bana bir şey olmaz deniliyor veya ya ben bunu bir gün bırakacağım deniliyor.
"1700 üzerinde sigara bırakma polikliniklerimiz var"
Biz de bu konuda esasında insanların bu bilinçle ve iradeyle bunu bırakması için de, özellikle sigara bırakma konusunda son iki senede büyük bir gayret içindeyiz. Devletimiz sağ olsun gerçekten Sağlık Bakanlığı olarak bütün sigarayla ilgili bırakmaya yardımcı olacak ilaçları ücretsiz veriyoruz ve baktığın zaman 1700 üzerinde sigara bırakma polikliniklerimiz var, mobil sigara bırakma polikliniklerimiz var. 171 dediğimiz sigarayla ilgili, bırakmayla ilgili her türlü desteği verecek, onları, insanlarımızı motive edecek, yönlendirecek bir çağrı hattımız da var ve biz bu konuda esasında geçmişte, özellikle 2010'ların ilk yarısında çok büyük bir başarı elde ettik, Dumanız Türkiye mottosuyla.
Biz bu başarıyı elde edebiliyoruz aslında, düşme trendine girmişti. Ama sonradan işte Covid geldi, işte bir süreç geçti. Bu konuda bir gevşeme ve maalesef, özellikle gençlerde ve bayanlarda yükselme trendine girdi ve maalesef bugün Türkiye dünyada sigara içme oranı olarak dünyanın ikinci ülkesi ve akciğer kanserinde maalesef, özellikle erkeklerde, dünyada 1'le 2 arasında akciğer kanseri görülme insidansı dediğimiz sıklığına rastlıyoruz. Şimdi bunların hepsinin nedeni sigara. Türkiye'de yüzde 33 yani 3 kişiden birisi maalesef tütün kullanıyor. Ve bu tütünü tabii öyle bir şey ki, bu sektör de büyük bir sektör. Çünkü buradan gelir elde eden, bunu teşvik eden, bunu, yani ya bir şey olmaz diyen veya 1960'larda, 50'lerdeki bir sigara içen çok daha gelişmiş gibi insan gibi. Halbuki sigara medeniyetsizlik diyorum ben. Bakın bir daha söylüyorum bunu. Sigara esasında insanları kullanan bir sektörün teşvik ettiği bir zararlı alışkanlık.
"İnsanımız sigarayı bırakmak istiyor"
Geçen sene Türkiye'de 160 milyar adet sigara satılmış, yani 8 milyar paket. 8 milyar ve yaklaşık bunun cirosu 20 milyarla 30 milyar dolar arasında. Bunun bir de hastalıklı da insanların canına kasteden bir tarafı da var. Şimdi biz bunu, gençlerimiz, özellikle bayanlarımız ve bunu kullanan arkadaşlarımız bırakmak istiyor. Yeşilay bir çalışma yaptı. Yüzde 80 insanımız sigarayı bırakmak istiyor. Yeni yayınladılar. Ve esasında bu konuda da toplum olarak bu kötü alışkanlıklardan kurtulmak istiyorlar. Biz de bu konuda esasında bunun görünürlüğünü azaltıp, insanları ceza ve yasakla değil, daha çok gönüllü olarak bırakması için de görünürlüğü azaltmak. Bunun doğal bir şey olmadığını göstermek istiyoruz.
"Sigara içmeyenler daha mağdur taraflara kaldılar"
Esas kanunumuzun hazırlığındaki en temel husus sigaranın görünürlüğü ve doğal, ya bu doğal mı normal bir şeymiş algısını ortadan kaldırmak. Onun için sigarayı görünür olmaktan çıkartmak istiyoruz ve sigarayla ilgili de, özellikle bugün, işte bazı alanlarda kısıtlamalara gidiyoruz. Nedir, işte okullarda, işte doğal spor yapılan alanlarda daha kısıtlamaya ve onlardan uzak görünür olmasını istiyoruz, kapalı alanlarda da. Ve bunun yanında da esas amacımız şu: belli yaşın altındaki insanların sigara kullanması da şu anda da zaten yasak. Daha doğrusu satılması da yasak. Bu satışı da TC kimliğini veya kendisini ibraz ederek satılmasını sağlayacak. Bu çok önemli bir şey esasında. Dünyada uygulamaları var. Onun yaşını verifiye edeceğiz ki, o şu anda yasak zaten 18 altına sigara satışı. Onu da göstermiş olacaklar. Aynı zamanda da işte kafeterya da, restoranlardaki şu andaki olan bu flu alanı daha netleştiriyoruz. Hangi alanlarda sigara içilecek, hangi alanlarda sigara içilmeyecek. Çünkü öyle bazen oldu ki mesela, şu anda sigara içmeyenler daha mağdur arka taraflara kaldılar. Onları da düzeltiyoruz, görünür olmasından çıkartıyoruz.
"Elektronik sigara 3 kat daha zararlı"
Bu elektronik sigaralar çıktı, işte çeşitli sigara tipleri çıktı. Ya bunlarda bir şey yok, işte bunlar kokmuyor, işte şu oluyor, bu oluyor, halbuki daha zararlı, üç kat daha zararlılar. Onun için bu sigara ve tütün konusunda, özellikle bizim toplumumuzun farkındalığını da arttıracak, sigaranın görünürlüğünü azaltacak, aynı zamanda cezai müeyyideleri daha net ortaya koyacak. Hem esnafımızın, hem kullanıcının da mağdur olmayacağı bir düzenleme yapıyoruz. İnşallah iyi olacak. Hazırlık içindeyiz, işte şu anda herhalde birkaç hafta içinde meclise sunacağız. Ondan sonra da inşallah bu konuda insanlarımızın esasında farkındalığıyla ve gönüllülüğüyle bırakmayı tercih etmesini özellikle istiyorum.
Çünkü bakın bu zararlı bir şey. Gelin beraber bırakalım. Toplumumuzda 3 tane risk var. Birincisi bu tütün, tütün mamullerinin kullanımı. Gerçekten sağlıklı bir toplum olmak durumundayız. Bizim amacımız, esasında Sağlık Bakanlığı'nın amacı insanları sağlıklı yaşamasını sağlamak ve sağlıklı kalmasını temin etmek için biz esas kurulmuşuz. Tabii ki tedaviyi, hastalandığı zaman toplumumuzun hepsine en iyi tedaviyi sunuyoruz. En ulaşılabilir tedaviyi sunuyoruz."