2026.08.27 12:00 Son Güncellenme: 2026.08.27 12:23 - GÜNDEM
Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölümüne ilişkin soruşturmada, otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı yeniden mercek altına alınacak. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, görüntülerin yazılı otopsi bulgularıyla karşılaştırılmasının özellikle göğüsteki morlukların kaynağı ve ölüm mekanizmasının değerlendirilmesi açısından kritik olduğunu belirtti.
Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada adli tıbbi incelemeler sürüyor.
Yeni bilirkişi raporunda ölümün "şüpheli" olarak değerlendirilmesinin ardından, dosyada bulunan otopsi görüntüleri, Fekk-i Kabir işleminde alınan örnekler ve toksikolojik bulguların birlikte incelenmesi bekleniyor.
Türkiye gazetesinin aktardığına göre Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, dosyada yer alan 145 otopsi fotoğrafı ve video kaydının, ölüm nedeninin netleştirilmesinde önemli rol oynayabileceğini söyledi.
OTOPSİ GÖRÜNTÜLERİ YAZILI BULGULARLA KARŞILAŞTIRILACAK
Dokgöz, otopsi sırasında kayıt altına alınan görüntülerle yazılı bulguların karşılaştırılmasının özellikle göğüs bölgesindeki lezyonların oluşum şeklinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda, Denizolgun'un sağ meme altından göğüs ortasına doğru uzanan dört ayrı ekimotik alan bulunduğu, bu bölgelerin altındaki dokularda kanama görülmesinin de lezyonların ölümden önce meydana geldiğine işaret ettiği belirtilmişti.
Raporda, bir kişinin göğse diziyle basması ve ağız ile burnu kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının bilimsel olarak mümkün olabileceği değerlendirilmişti.
MORLUKLARIN KAYNAĞI ARAŞTIRILACAK
Dokgöz'e göre, otopsi görüntüleri ile Fekk-i Kabir bulgularının birlikte değerlendirilmesi, göğüsteki morlukların ölüm öncesi ya da ölüm sırasındaki bir travmadan mı, yoksa başka bir fiziksel etkiden mi kaynaklandığının anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Fekk-i Kabir kapsamında kemiklerde kırık, ateşli silah yaralanmasına ilişkin iz veya başka travmatik bulguların bulunup bulunmadığı da değerlendirilecek.
AĞIR METALLERİN DÜZEYLERİ YENİDEN İNCELENECEK
Yeni bilirkişi raporunda, 2016 yılında alınan doku ve çürüme sıvısı örneklerinde baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel tespit edildiği ancak bu maddelerin miktarlarının belirtilmediği için ölüm üzerindeki etkilerinin değerlendirilemediği kaydedilmişti.
Dokgöz, toksikolojik incelemelerde bu maddelerin gerçekten bulunup bulunmadığının, hangi düzeylerde olduğunun ve söz konusu seviyelerin zehirlenmeye ya da ölüme yol açabilecek miktarda olup olmadığının belirlenebileceğini ifade etti.
DOSYA İKİ İHTİSAS KURULUNDA DEĞERLENDİRİLECEK
Dosyadaki adli tıbbi bulguların Adli Tıp Kurumu'nun 1. ve 5. İhtisas Kurulları tarafından birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Bu incelemede otopsi kayıtları, mezar açma işlemiyle elde edilen bulgular ve toksikolojik sonuçların bir arada ele alınacağı belirtiliyor.
ALİHAN KURİŞ VE DİĞER ŞÜPHELİLER HAKKINDA SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporundaki "şüpheli ölüm" tespitinin ardından, "çıkar amaçlı suç örgütü" kurmakla suçlanarak tutuklanan Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.
2016'da Denizolgun'un ölümünü "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendiren raporu imzalayan doktorlar ile daha önce otopsi video kaydının bulunmadığını bildirdiği halde daha sonra kayıtları savcılığa gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da ayrı suçlamalar yönünden soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.