2026.06.29 14:20 Son Güncellenme: 2026.06.29 14:22 - DÜNYA
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani tarafından desteklenen sol kanat adaylarının ön seçimlerde elde ettiği başarıların ardından Trump, "anti komünist" söylemi yoğunlaştırdı. ABD Başkanı, "Komünizm, I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı, Pearl Harbor veya 11 Eylül'den bu yana ülkemize karşı en büyük tehdittir" açıklamasında bulundu. Trump konuşmasında komünistlere hakaret etti.
ABD Başkanı Donald Trump, iç siyasette ABD'nin Soğuk Savaş yıllarında izlediği "anti-komünist" stratejiye başvurmaya başladı. Demokrat Parti'ye yönelik eleştirilerinin dozunu artıran ABD Başkanı, partiyi "komünizmi benimsemekle" eleştirdi.
Trump, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin seçim kampanyasının merkezine "anti-komünizmi" yerleştirdi.
Washington'da düzenlenen İnanç ve Özgürlük Koalisyonu'nun (Faith - Freedom Coalition) konferansında muhafazakâr Hristiyan liderlere seslenen Trump, New York'ta ilerici adayların yükselişini örnek göstererek Demokrat Parti'nin "öz komünizme" doğru kaydığını savundu.
Etkinliğin ardından kendine ait Truth Social platformunda da bir paylaşım yapan Trump, "Komünizm; I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı, Pearl Harbor veya 11 Eylül'den bu yana ülkemize yönelik en büyük tehdittir" ifadelerini kullandı.

ÖN SEÇİMLER TEDİRGİN ETTİ
Bu açıklamalar, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani tarafından desteklenen sol kanat adaylarının ön seçimlerde elde ettiği başarıların ardından, Cumhuriyetçilerin Demokratları "aşırılıkçı" olarak damgalama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Konuşmasında New York'taki ön seçim sonuçlarını ülkenin geri kalanı için bir "uyarı fişeği" olarak nitelendiren Trump, Demokrat Parti'nin radikal sol kanada teslim olduğunu savundu. Trump, "Demokrat Parti büyük bir belada... Ve bu durum sadece New York ile sınırlı kalmayacak" dedi.
"HRİSTİYANLIĞA SALDIRI" İDDİASI
Demokratları geleneksel Amerikan değerlerini yıkmaya çalışmakla suçlayan Trump, muhaliflerinin Hristiyanlığa saldırdığını, radikal sosyal politikaları teşvik ettiğini ve dini özgürlükleri tehdit ettiğini öne sürdü. Trump, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Radikal sol, çocukların cinsiyet değiştirme ameliyatlarını yeniden başlatmak istiyor, Hristiyanlara ve kiliselere karşı savaşı körüklemek istiyor ve New York'ta seçilen komünistlerde de gördüğünüz gibi geleneksel Amerikan yaşam tarzını tamamen yok etmeyi hedefliyor."
KOMÜNİZMLE DALGA GEÇMEYE ÇALIŞTI
Trump ayrıca komünist ideolojiyle dalga geçmeye çalışarak ücretsiz barınma, yiyecek ve benzeri vaatlerle kitleleri çekmenin kolay olduğunu ancak bu tür sistemlerin eninde sonunda çökmeye mahkûm olduğunu ileri sürdü.
KOMÜNİSTLERE HAKARET ETTİ
Dindar muhafazakârlardan oluşan dinleyici kitlesine hitap eden Trump, komünizmin doğası gereği dine karşı olduğunu ileri sürerek, "Tüm komünistler tanrısızdır. Tanrı'ya inanmazlar" dedi ve sol siyasetin ABD'de güç kazanması halinde Hristiyanlığın birincil hedef haline geleceğini iddia etti.
Siyasi rakiplerini şiddetle de ilişkilendiren Trump, suikastların komünist ideolojinin önemli bir parçası olduğunu savunarak, "Bunu söylediğim için üzgünüm ama kendilerine karşı çıkanların suikasta kurban gitmesi, onların ideolojisinin çok önemli bir unsurudur. Suikastlar onlar için büyük bir olaydır. Onlar hayvan!" şeklinde sert ifadeler kullandı.
Trump, mevcut ideolojik mücadeleyi ABD tarihinin en büyük meydan okuması olarak nitelendirerek, durumun "ülkenin 250 yıl önceki kuruluşundan bu yana karşılaştığı en büyük tehdit" olduğunu söyledi.
Kaynak:BirGün