Bursa
Parçalı Bulutlu
22.4°
Başka Gazete

ABD 100 kültür varlığını Türkiye'ye iade etti

2026.11.02 12:08 Son Güncellenme: 2026.11.02 12:23 - KÜLTÜR - SANAT

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD'den Türkiye'ye getirilen 100 kültür varlığını tanıttı. Aynı programda, farklı ülke ve koleksiyonlara dağılmış Boubon kökenli eserleri bir araya getiren "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin açılışını gerçekleştiren Ersoy, bilimsel kanıtlar ve uluslararası iş birliğiyle Anadolu'nun mirasını yeniden ait olduğu topraklara kavuşturduklarını vurguladı.

ABD 100 kültür varlığını Türkiye'ye iade etti

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde düzenlenen basın toplantısında, Amerika Birleşik Devletleri'nden Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığını tanıttı ve "Kaçış Yok: Boubon" sergisinin açılışını gerçekleştirdi.

Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos'un da katıldığı programda Ersoy, eserlerin iade süreçlerini, bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bulguları ve uluslararası iş birliğiyle elde edilen sonuçları paylaştı.

Mayıs 2026'da ABD'de yerleşik bir müzayede evinin satışa sunduğu Anadolu kökenli eserler için Bakanlığın harekete geçtiğini belirten Bakan Ersoy, hazırlanan bilimsel veri ve belgelerin Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile paylaşıldığını söyledi.

Ersoy, yürütülen çalışmalar sonucunda eserlerin satışının durdurulduğunu ve Türkiye'ye iadelerinin sağlandığını açıkladı.

HOROZTEPE'NİN 40 ESERİ YAKLAŞIK 70 YIL SONRA TÜRKİYE'YE DÖNDÜ

İadesi sağlanan 100 kültür varlığı arasında Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eserin önemli bir yer tuttuğunu belirten Bakan Ersoy, MÖ 2300 ile 2000 yıllarına tarihlenen eserlerin Erken Tunç Çağı Anadolu'sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıttığını söyledi.

Törensel müzik aletleri, silahlar ve metal kaplardan oluşan eser grubunun iadesinde Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığını anlatan Ersoy, bu araştırmaların eserlerin biçim ve üretim özelliklerinin karşılaştırılmasına imkân sağladığını kaydetti.

Horoztepe'de 1953 yılında gerçekleştirilen kaçak kazılara ve sonrasında kurtarılan buluntulara ilişkin kayıtların da araştırmalarda kullanıldığını belirten Bakan Ersoy, elde edilen verilerin, eserlerin yurt dışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına giriş süreçlerini aydınlatan belgelerle tamamlandığını aktardı.

Ersoy, yaklaşık 70 yıl sonra gerçekleşen iadenin farklı bilimsel ve tarihî kanıtların birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olduğunu vurguladı.

DÜVER'İN 44 MİMARİ LEVHASI GETTY MÜZESİNDEN GERİ ALINDI

Türkiye'ye kazandırılan ikinci önemli grubun Burdur'un Düver Köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu açıklayan Bakan Ersoy, Arkaik Dönem'e ait eserlerin MÖ 6. yüzyıla tarihlendiğini belirtti.

Dönemin yapılarında çatı ve kaplama düzenlerinde kullanılan levhaların bezeme, biçim ve üslup özelliklerinin bilinen örneklerle karşılaştırıldığını ifade eden Ersoy, arşiv ve koleksiyon kayıtları üzerinden eserlerin dağılışının izlendiğini söyledi.

Bakan Ersoy, 2022 yılında ABD'den, 2024 yılında Danimarka'dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesinden gerçekleştirilen iadelerin ardından J. Paul Getty Müzesindeki eser grubunun da Türkiye'ye kazandırıldığını açıkladı.

İade edilen Düver eserlerinin, hazırlanacak bir proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzelerinin koleksiyonlarındaki diğer parçalarla bir araya getirileceğini duyuran Ersoy, "Her bir parça bize geçmişte yaşanan yağmayı hatırlatırken, aynı zamanda kararlılığın birleştirici gücünü de anlatacak." dedi.

APHRODİSİAS PORTRESİNİN İADESİNDE 1976 TARİHLİ TUTANAK BELİRLEYİCİ OLDU

İadesi sağlanan eserler arasında Aphrodisias Antik Kenti'ne ait bir portrenin de bulunduğunu açıklayan Bakan Ersoy, eserin kentle bağlantısının ve yurt dışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişinin Bakanlık uzmanlarınca araştırıldığını belirtti.

Arşiv belgeleri ile eski koleksiyon kayıtlarının karşılaştırıldığını anlatan Ersoy, 1976 yılında hazırlanan olay yeri tutanağında yer alan bir ifadenin yıllar sonra yürütülen iade çalışmalarına önemli bir dayanak oluşturduğunu söyledi.

Bakan Ersoy, söz konusu tutanakta savcının, "Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır." ifadesine yer verdiğini hatırlattı. Bu kaydın arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilmesinin, portrenin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebinin somut kanıtlarla desteklenmesine katkı sağladığını ifade etti.

İade edilen 100 eser arasında tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi özel parçaların da bulunduğunu belirten Ersoy, eserlerin artık doğup şekillendikleri kültürün diğer unsurlarıyla bir arada olduğunu söyledi.

BOUBON'UN PARÇALANAN HEYKELLERİ YILLAR SONRA AYNI SERGİDE BULUŞTU

"Kaçış Yok: Boubon" sergisinin tarihî eser kaçakçılığına karşı yürütülen mücadelenin onlarca yıla yayılan sonuçlarını ortaya koyduğunu belirten Bakan Ersoy, Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik Köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nden kaçırılan bronz heykellerin dönüş sürecini anlattı.

Roma imparatorları ve imparatorluk ailesinin onurlandırıldığı Sebasteion'da bulunan heykellerin, 1960'lı yıllarda kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını belirten Ersoy, başları, gövdeleri ve uzuvları farklı ülke ve koleksiyonlara dağılan eserlerin sergide yeniden bir araya getirildiğini söyledi. Ersoy, Türkiye'ye kazandırılan Boubon kökenli kültür varlıkları arasında Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius'a ait eserlerin de bulunduğunu kaydetti.

Boubon eserlerinin izini sürme çalışmalarının Prof. Dr. Jale İnan'ın öncülüğünde başladığını hatırlatan Bakan Ersoy, İnan'ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmalarının bugünkü çalışmaların bilimsel temelini oluşturduğunu vurguladı.

Gazeteci ve yazar Özgen Acar'ın dosyayı belgeler ve tanıklıklarla gündemde tuttuğunu belirten Ersoy, The New York Times yazarları Graham Bowley ve Tom Mashberg'in araştırmalarının da eserlerin dönüşüne katkı sağladığını ifade etti.