Bursa
Hafif Sağanak Yağışlı
8.7°
Başka Gazete

Özgür Özel'den aydınlara çağrı: 'Kimse bu kara düzenden tek başına kurtulamaz'

2026.03.28 22:52 Son Güncellenme: 2026.03.28 23:38 - SİYASET

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'da düzenlenen "Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması" programında yaptığı konuşmada 'Kimse bu kara düzenden tek başına kurtulamaz' diyerek birlik çağrısında bulundu

Özgür Özel'den aydınlara çağrı: 'Kimse bu kara düzenden tek başına kurtulamaz'

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'da gerçekleştirilen, "Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması" programına katıldı.

Çok sayıda etkinliğin ardından konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, "Bu kadar güzel sesten sonra benim sesim nasıl olacak bilmiyorum. Ama o gün sabah 'Ne olacaksa bugün olacak. Ya Saraçhane dolup taşacak, biz kazanacağız, bu darbeyi püskürteceğiz. Ya da kimse gelmeyecek, o kazanacak' dediğimizde onlar otobüsleri durdurmuş, metroları kilitlemiş, vapurları bağlamış, köprüleri kaldırmışken sel olup Saraçhane'ye akanlara, gençlere, Cumhuriyet Halk Partililere, tüm İstanbul'a, tüm demokratlara ve aslan örgütüme selam olsun, selam olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 39 ilçenin her bir başkanına, kadın ve gençlik kollarına, il yönetimine, çok kıymetli adaşım il başkanıma ve kendi acılarını bir yana bırakıp direnenlere, direnen ailelere, onurlu, yürekli eşlere, annelere, babalara, evlatlara helal olsun. Hepinize helal olsun" dedi.

Özel, şöyle devam etti:

"ZORLUKLARI BİRLİKTE GÖĞÜSLEDİK"

"19 Mart darbesinin üzerinden tam bir yıl geçti. Bu sürede hep meydanlarda söylediğimiz gibi 'Birlikte geçtik köprülerden, birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz, güzeli hep birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen, yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geri dönmedik. Kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk?' Bir yılda 100 eylemde bizimle buluşanlara, teslim olmayanlara, olmayacaklara, bu ülkenin yarınını kuranlara selam olsun. Bir yılda 100 eylemde buluştuk. Partinin her bir otobüsü 100 bin kilometre yol yaptı. 100 eyleme katılanların sayısı 16 milyona dayandı. Bugün de mücadelemizin 374'üncü gününde bir dost meclisindeyiz. Dilimizde özgürlüğe, aydınlık yarınlara dair şiirler var, şarkılar var. Karşımızda ise baskıcı, yasakçı, darbeci bir iktidar var. Milli iradeye, yani millete savaş açanlar onlar. Kul hakkına girenler onlar. Tarihe darbeci olarak geçecek olanlar onlar."

"HER DARBEDE SANATÇILAR, GAZETECİLER, AYDINLAR HEDEF"

"Değerli dostlar, bu millet çok kara kışlar gördü, çok dar yollardan geçti. Her darbede sanatçılar, gazeteciler, aydınlar hedef oldu. Gün oldu tutuklandılar. Gün oldu işkencelerden geçtiler. Ama dik durmaktan, kalemi ve sözü savunmaktan vazgeçmediler. Bugün hapiste olan Merdan Yanardağ'ı, Alican Uludağ'ı, İsmail Arı'yı hasretle ve özlemle kucaklıyorum. Nice siyasetçi, aydın, akademisyen, sivil toplum temsilcisi gibi bugün de kalemini satmayan gerçek gazetecilere, sözünü sakınmayan cesur sanatçılara, akademisyenlere, sivil toplum temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli arkadaşlar biz bu millete karşı görevimizi yapmak, emanete ve emanetlere sahip çıkmak durumundayız. 100'üncü eylemi Çanakkale'de yaptık geldik ve buradan 101'inci eyleme, Kuşadası'na koşuyoruz. Ancak bu ülkenin gazetecisi de sanatçısı da iş insanı da bu ülkenin yarınlarından bizim kadar sorumludur. Hiç değilse hapisteki meslektaşlarına karşı olan sorumlulukları hatırlatıyorum. O yüzden kimse bu kara düzenden tek başına kurtulamaz. O yüzden meydanlarda haykırdığımızı korkanlara, susanlara, bir adım geride duranlara, yola çıkarken tereddüt edenlere söylüyoruz. Asla ve asla kimse tek başına kurtulmayacak. Kimse susarak, sinerek, teslim olarak başaramayacak. Ya hep birlikte başaracağız ya hepimiz perişan olacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz."

"GÜCÜ ELİNE GEÇİRENLER DARBECİ OLDULAR"

"'Darbelerle, yasaklarla mücadele edeceğiz' diye iktidara gelenler, gücü eline geçirince bizzat kendileri darbeci oldular. Darbelerin hafızasını silmediler, hatta o yaraları yeniden açtılar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbecileri tankla, postalla gelmişti. Bugün darbecilerin üstünde kamuflajlar yerine cübbeler var. 19 Mart darbecileri yargı cübbeleri ile milletin karşısına dikildiler. Cübbeler; yargıçların cübbeleri, savcıların cübbeleri düğmesizdir bütün dünyada. Onlar kimsenin karşısında düğme iliklemesinler diye. İşlerini yaparken pervasız, acımasız olan ama o kutsal cübbelerine sarayın önünde iliklemek için düğme diktirenlere yazıklar olsun. Ailelere, eşlere, evlatlara zulmettiler. Bir kişinin hırsı için 86 milyona, yani Türkiye'ye kaybettirmekten çekinmediler. Demokrasimiz, adalet sistemimiz çok ağır yaralar aldı. Millet kaybetti ama darbeciler kısa süreliğine çıkarlarına, hedeflerine güya kavuştular. Onların ödülü makamlar oldu, zenginleşme oldu. AK Toroslar çetesi ödüllendirildi, Bakanlığa yerleştiler. Memur maaşıyla 190 yılda alınamayacakları aldılar, üzerlerine kaydettirdiler. 452 milyonluk açıklayamadıkları servetleri var. Lüks arabalarda geçirdiler hayatlarını. Boğaza nazır villaları kendilerine layık gördüler. Acı olan taraf ise bu kirli işlere bulaşanlar tertemiz başkanlarımızı yolsuzlukla suçlayıp, hapse attılar. İşte biz böyle yozlaşmış bir düzenle mücadele ediyoruz. Değerli arkadaşlar, değerli aileler bu topraklarda özgür düşünce hiçbir zaman rahat bırakılmadı. Şimdi de bırakmıyorlar. Gitmedikçe de bırakmayacaklar. Peki biz ne yapacağız? Bu baskıya teslim olacak mıyız? Yoksa direnecek miyiz? 'Başıma bir şey gelir' diye susan gazetecilere soruyorum. Konuşana, yazana, mücadele edene, arkadaşlarına sahip çıkana, gerekirse gidip hapiste yatana değil. Ama bu sisteme karşı susanlara söylüyorum. Gitmekte olan bir iktidarın tehditlerine boyun mu eğeceksiniz? Yoksa kaleminizi savunacak mısınız? Sanatçılara sesleniyorum. Bu gece burada olanlara, meydanlarda bizim de olanlara, yüreğindeki sanat ateşiyle özgürlük ateşimize güç verenlere değil. Susanlara, pısanlara soruyorum. Sözünüzü, sazınızı duvara mı asacaksınız? Yoksa bu milletin türküsünü bizimle birlikte cesaretle söyleyecek misiniz?"

"BUGÜNLER GEÇECEK BASKILAR BİTECEK, DARBECİLER GİDECEK"

"Ben bugün bizlerle birlikte olan tüm sanatçılara teşekkür ediyorum. Elbet bugünler geçecek. Elbet baskılar bitecek. Elbet darbeciler gidecek. O gün yine hep beraber bu türküleri birlikte söyleyeceğiz. Bu milletin türkülerini söyleyecek, şiirlerini hep bir ağızdan okuyacağız. O gün yanımızda Ekrem Başkanımız, arkadaşlarımız aileleriyle ve örgütümüzle el ele, kol kola burada olacaklar. Bugünden o güne sesleniyorum. 'Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu. Önümüzde bakır taslar güneş dolu. Dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız.' Bütün sanatçılarımızı, Dilek Hanım'ı, İl Başkanımızı, Büyükşehir Belediye Başkanımızı, ilçe belediye başkanlarımızı, biraz önce çıkan tüm ilçe başkanlarımızı bu kez kadın ve gençlik kollarıyla birlikte buraya çağırıyorum. Dostların arasındayız, umudun sofrasındayız."

Kaynak: Cumhurşyet