Bursa
Açık
5.5°
Başka Gazete

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bir 'füze' açıklaması daha: "Gerekli uyarılar İran tarafına çok net olarak iletilmiştir"

2026.03.09 20:33 Son Güncellenme: 2026.03.09 21:29 - GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta ve bugün ülkemize gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran'a iletilmiştir. Tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması ve diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik ve bu tutumumuzu halen koruyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bir 'füze' açıklaması daha: "Gerekli uyarılar İran tarafına çok net olarak iletilmiştir"

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

Bu rahmet mevsiminde bizleri bir araya getiren AK Parti Dış İlişkiler Başbakanlığımızı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını ve çölleşmiş gönülleri rahmet bulutları ile yeşertmesini temenni ediyorum. Ramazan'ın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyduğumuz, barış ve dayanışma çağrılarına daha çok kulak vermemiz gereken bir dönemdeyiz. 

"İSRAİL, 2 DEVLETLİ ÇÖZÜM YOLUNU DİNAMİTLİYOR"

Bu dostluk ve kardeşlik sofrasında iftarımızı ederken, bölgemizde ve dünyada son derece vahim hadiseler vuku buluyor. Gazze'de 12 Ekimde imzalana mutabakata rağmen insani trajedi devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken, İsrail saldırıları ile Gazze halkını terörize ediyor. Son 5 ayda 640'ın üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında şehit oldu, 2000'e yakın insan yaralandı. İsrail hükümetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2013'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te bin 120'den fazla Filistinli katledildi, 12 bine yakın Filisitinli yaralandı. Batı Şeria'da infazlar, işgaller ve zorla yerinden edilmeler artıyor. İsrail, uluslararası toplumun Gazze'den başka bir tarafa kaymasını fırsat bilerek 2 devletli çözüm yolunu dinamitliyor. 10 Ekimde imzalanan deklarasyondan bu yana hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barıştan yana olmadığını bir kez daha gösterdi. Türkiye dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır. Maddi manevi desteğini vermeye devam edecektir.

"SAVAŞ UZADIKÇA TABLO KÖTÜLEŞECEK"

Tüm bunlara 28 Şubat itibarıyla İran'a yönelik saldırılar eklendi. Bu saldırılarda 300'ü aşkın çocuğun da olduğu 1500'e yakın İranlı hayatını kaybetti. İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı. Kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyuta ulaştı. Karşılıklı misillemelerle hem can kaybının hem yıkımın hem de krizin ekonomik maliyetinin asimetrik arttığını görüyoruz. Savaş uzadıkça tablo kötüleşecektir. Yeni maceralara girişmenin faturasını tüm bölgemiz, Asya, Avrupa dahil tüm dünya ödeyecektir. Son yarım asırda Orta Doğu'da dış müdahalenin nelere yol açtığına ve geride nasıl bir enkaz bıraktığına defalarca şahit olduk. Türkiye olarak aynı acıları tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Orta Doğu'nun bir asır önce olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını kabul etmiyoruz. 5'inci yılına giren Rusya ve Ukrayna savaşını adil bir anlaşma ile sona erdirilmesini savunduk, bugün de tavrımızı ortaya koyduk.

Hava saldırılarının İran'ın egemenliğini ihlal ettiğini, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve tarafımızca esefle karşılandığını belirttik. Geçen hafta ve bugün ülkemize gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirildi. Gerekli uyarılar İran'a iletilmiştir. Tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması ve diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik ve bu tutumumuzu halen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden ve gelecek nesilleri tehdit eden her türlü soruna bir çözüm bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür, hatta olmalıdır. Sizleri de vesile kılarak bugün bir kez daha savaşın bölgemizde daha fazla yayılmadan bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyorum. Çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi, dış politikalarının merkezine yerleştirenlere inat, bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte ve bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız. Bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin desteğine, katkısına ve yapıcı rolüne ihtiyacımız var. Sorunların çözümünde bölgesel sahiplenme kavramını bundan dolayı öne çıkarıyoruz. Güney Kafkasya'dan Ege'ye, Doğu Akdeniz'den Balkanlar'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya uzanan hatta karşılıklı saygı, eşitlik, kazan kazan anlayışıyla pozitif gündemi büyütmek istiyoruz. Alt yapımıza yaptığımız dev yatırımlar sayesinde Marmaray'dan Avrasya Tüneline, Bakü - Tiflis - Kars'tan Mersin limanına kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettik.