Bursa
Açık
7.8°
Başka Gazete

Özgür Özel o 'yolsuzluğu' hatırlattı: 'Onları savunan Süleyman Soylu denen kişi...'

2026.03.11 20:29 Son Güncellenme: 2026.03.11 21:11 - SİYASET

CHP, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla birlikte başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerini sürdürüyor. Ekrem İmamoğlu mektubunda "Ben, davada savunma yapmayacağım. Çünkü bu davanın amacı beni yargılamak değil, beni siyaseten yok etmek" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel o 'yolsuzluğu' hatırlattı: 'Onları savunan Süleyman Soylu denen kişi...'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla birlikte başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerine devam ediyor.

Mitingin bu haftaki adresi Pendik olurken, yurttaşlar alanda toplandı.

İmamoğlu'nun mektubunu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu:

"Kıymetli Pendikliler, benim sevgili vatandaşlarım, çok değerli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, cesur gençler ve güzel çocuklar... Her birinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sizlere hasretle, özlemle sarılıyorum. Gözaltına alınıp tutuklandıktan bir yıl sonra, aleyhimize açılan dava nihayet görülmeye başlandı. Ben, davada savunma yapmayacağım. Çünkü bu davanın amacı beni yargılamak değil, beni siyaseten yok etmek. O davanın amacı; gerçeği aramak, hukuku uygulamak değil, milletle benim arama duvarlar, tel örgüler, demir parmaklıklar örmektir. Silivri'deki dava, tam 12 yıldır kurgulanıyor. 2014'te Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiğimde, İstanbul'da AK Parti'nin elinden belediye alan tek siyasetçiydim. Kurdukları israf ve rant düzeninde ilk büyük gediği açmıştık; korktular. Çok daha fazlasını yapabileceğimizi gördüler; korktular."

"TAM 12 YILDIR, SİYASİ KİN VE HUSUMET DOLU SALDIRILARA UĞRUYORUM"

"O günden bugüne, tam 12 yıldır, siyasi kin ve husumet dolu saldırılara uğruyorum. Tarihimizde ve dünyada eşi benzeri görülmemiş ölçüde haksız hukuksuz uygulamalara maruz kalıyorum. Millete hizmet etmemi engellemek, beni siyaseten yok edebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yeni seçimler kazanıp, başlarına daha fazla bela olmayayım diye, 12 yıldır ellerindeki tüm imkanlarla saldırıyorlar. 12 yıldır her günümüz yeni bir kötülükleriyle uğraşarak geçiyor. İlk günden beri bana gözdağı vermeye kalktılar. Beni siyaseten bitirmek için her türlü kötülüğü yapmaya hazır olduklarını göstermeye çalıştılar. Beylikdüzü Belediye Başkanı iken okul yaptım, 'açamazsın' dediler. Cami yaptım, imam vermediler. Karakol yaptım, polisleri çektiler. İstanbul Büyükşehir seçimlerini kaybedince nasıl daha da çirkinleşip saldırganlaştıklarını bütün dünya biliyor."

"KİN VE HUSUMET DOLU SALDIRILAR, MİLLETİN SEVGİSİ VE DESTEĞİ KARŞISINDA TUZLA BUZ OLDU"

"Ama başaramadılar. Devletin imkanlarını kötüye kullanarak yaptıkları bütün o kin ve husumet dolu saldırılar, milletin sevgisi ve desteği karşısında tuzla buz oldu. İstanbullular 2024'te 1 milyon 100 bin oy farkla bize yeniden görev verince, baskı altında tuttukları bir avuç yargı mensubu eliyle yürüttükleri saldırılar, daha da azgınlaştı. Olur olmaz soruşturmalar, davalar açtılar. Beni suçlu göstermek için özel bilirkişi görevlendirdiler. Özel savcı atadılar. Hakkımda açılmış bütün davalarda hakimlerin yerlerini değiştirdiler. Diplomamı iptal ettiler, gözaltına aldılar, tutukladılar. Ama yine başaramadılar. Beni milletin gönlünden silemediler. 15,5 milyon oyla, 25 milyon yurttaşımızın imzasıyla onların karşısında, cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı olarak dimdik duruyorum.  Yalnız ben değil, tüm arkadaşlarım aynı cesur ve kararlı duruşu sergiliyor."

"ARTIK SON ÇARELERİ KALDI"

"Şimdi artık son çareleri kaldı: Beni ve arkadaşlarımı ne pahasına olursa olsun cezalandırmak. Silivri'deki dava, işte onların bu çaresizliğinin ifadesidir. Onlar, yalnızca beni ve arkadaşlarımı değil; Cumhuriyeti, demokrasiyi, insan hak ve hürriyetlerini, devletin itibarını, toplumsal birlik ve kardeşliğimizi, milletin huzur ve refahını da hedef aldılar. İktidarlarını korumak için yaptıklarıyla siyasi ve hukuki meşruiyetlerini kaybettiler. Onlar beni yargılayamaz. Ben onları yargılıyorum. Tarihimiz, bu gibi siyasi davalarla doludur. Böyle davalarda son sözü millet sandıkta söyler. Bu gibi davaları millet karara bağlar. Milletin kararı karşısında her iktidar hükümsüzdür. Bu ülkede, eninde sonunda millet ne derse o olacak. Bu ülkede herkes için ve her yerde adalet ve hürriyet hâkim olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde: 

"Pendik'te 35 yıldır maalesef seçimleri kazanamadık. Ama Pendik'e küsmedik. Kusuru kendimizde aradık, doğru adayı aradık, eksik yanlarımızı aradık, çabaladık ve bu seçimlerde Pendik'i yine kazanamadık ama çok büyük bir başarı yakaladık. Yüzde 43 oy aldık, küçük bir farkla Pendik'i kaybettik. O günkü adayımız bugün Tarık Balyalı bizimle beraber; ona sahip çıkan sizlere ve müthiş bir kampanya yapan Pendik örgütünün tüm neferlerine teşekkür ediyorum.

Sayın Balyalı yazdığı kitapların gelirlerini aynı fona söz verdi, önümüzdeki aylarda aktarılacak. Şimdi Pendik'in son adayı Tarık Balyalı bir kitap yazdı, adı 'Hesap'. Bu kitabın da bütün geliri, bütün geliri olduğu gibi 'Aile Dayanışma Ağı'na, adaya ve bu mücadeleden zarar gören herkesin karınca kararınca mağduriyetinin giderilmesine aktarılacak. Tarık Balyalı'nın 'AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları' kitabını, adı 'Hesap' olan kitabı sizlere emanet ediyorum.

Aha kitap burada. Sadece bir örnek; yıl 2018, ihale: 'Selattin Camileri'nin İbadete Hazır Halde Bulundurulması Hizmet Alımı İhalesi'. Yani İstanbul'daki padişah ve ailesinin yaptırdığı, ecdattan emanet camileri temizleteceğiz. Buna ihale açıyoruz; ihaleyi 100 milyon TL'ye bir şirket kazanıyor. Bir yıl sonra 2019'da biz geliyoruz, yapılan işe bakıyoruz; aynı ihaleyi bir daha açıyoruz ve bu sefer '35 milyon TL'ye ben yaparım' diye dünya kadar teklif geliyor. Bir inceleniyor ki 100 milyona bir yıl önce alınan iş 35 milyona yapılıyormuş. Bundan yedi sene öncenin parasıyla 65 milyon lira; doları bugüne çevirirsen 550 milyon lira, yarım milyar lira bir yolsuzluk var. Nerede? Cami temizliğinde.

Allah'tan korkmazlar, kuldan utanmazlar; güya muhafazakarlar, güya alnı secde edenler, ecdadın emaneti camiyi temizleteceğim diye yarım milyar yolsuzluk yapmışlar. İşte burada kitap, adı 'Hesap'. Ama bunun hesabı verilsin, hesabı sorulsun diye 2019'da belgeler hazırlandı, dosya hazırlandı, savcılığa yollanmak üzere harekete geçildi; o günün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hırsızların imdadına yetişti. Hırsızların imdadına yetişti. Geldi dedi ki; 'O dosyanın tamamını bana vereceksiniz.' Dosyayı aldı, üstüne oturdu ve o günden beri bu dosyada bir arpa boyu yol gidilmedi, bir adım atılmadı.

Bir yanda iftirayla dünyanın en namuslu bürokratlarını alıp içeri koyanlar, 'at imzayı çocuğuna kavuş' diyenler, 'Ekrem'i suçlamazsan burada çürürsün' diyenler ve onlara teslim olmayan namuslu, dürüst arkadaşlarımız; bir yanda cami temizliğinde bire üç yolsuzluk yapan, işi üç katına yapan, cami temizlemeden servetine servet katan birileri ve onları savunan Süleyman Soylu denilen kişi."

Değerli arkadaşlar, hırsıza hırsız olduğunu hatırlatmazsan sana ahlak dersi verirmiş. İşte tam bu durumla karşı karşıyayız. Ama andolsun ki o dosyalar açılacak, o hesaplar sorulacak; bize atılan iftiralar gibi delilsiz değil, tüm kanıtlarıyla bunlardan hepsinin hesabı sorulacak.

Bu arada kitabı elinden aldım, tekrar verdim; İBB Başkanvekilimiz Nuri Aslan. Nuri Aslan cuma günü Pendik'te. Öyle 'camiyi temizleteceğiz' diye yolsuzluk yapanlar gibi değil; samimiyetle Türkiye'de Türkçe Kur'an tefsirinde en önemli isim Elmalılı Hamdi Yazır adına Pendik'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir cami yaptırdı. Cuma günü namazla birlikte açılıyor, Ekrem Başkan'ın bir hayali gerçek oluyor. Nuri Aslan bunu bitirmenin onurunu yaşıyor. İstanbul Büyükşehir'e bu Ramazan akşamında yürekten teşekkür ediyoruz.