Bursa
Az Bulutlu
29.5°
Başka Gazete
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Nerdeee o eski kurbanlar?

2024.06.15 09:19 Son Güncellenme: 2024.06.15 09:19

Alınan kurbana kına yakılır, boynuzuna ya da kuyruğuna kırmızı kurdeleli nazarlık takılırdı...

Mahallede elde yonca demetiyle dolaştırılır, en iri ve boynuzu sivri koçu olanın havasından yanına yaklaşılmazdı...

Koçları birbirine toslatırdık, hızını alamayan koç bizi de kovalardı...

Bıçaklar birkaç gün önceden bilenir, kurban kesilecek yerler önceden belirlenirdi...

Kesilen kurbanın derisini kapmak için tam bir savaş yaşanır, bu savaştan THK galip çıkardı... Postunu THK'ya vermeyenlere kem gözle bakılırdı!

Kurban etlerinin dağıtımında daha adil davranılır, derin donduruculardan önce mahalledeki ve akrabalardaki ekonomik durumu iyi olmayanlar gözetilirdi...

Mahalledeki tezek kokusunun yerini mis gibi kavurma kokusu alırdı...

Büyükbaş kurbana giren hissedarlar arasındaki et paylaşımında kuyumcu hassasiyetiyle davranılırdı...

Vacip olan bayram namazlarında camideki ön saflar, ayakları alışsın diye farz olan sabah namazlarına gelmeyenlere ayrılırdı...

Güzeldi be çocukluğumuzun kurban bayramları...

Şimdi ne tezek kokusu, ne kavurma kokusu duyuyor büyükler ne de boynuzlu koç tarafından toslanma korkusu yaşıyor çocuklar...

İhtiyaç sahiplerinden önce sosyal medyada paylaşılıyor kurbanın etleri!

Sevabı kadar tıklanıyor, Sırat köprüsü.com.tr'den canlı yayınladıkları kesimleri!

Bu duygu ve düşüncelerle tüm okurlarımın, dostlarımın kurban bayramını tebrik ediyor, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, kurbanların da pirzolalık yerlerinden öpüyorum!

DENİZ DALGASIZ, HAYAT KAYGISIZ OLMAZ!

Hafta boyunca yaşadığınız ekonomik stresi, sıkıntıyı, derdi kederi bir nebze de olsa üzerinizden atmak mı istiyorsunuz?

Bir deniz kenarına gidin ve oturup dalgaların sesini dinleyin, uzun uzun...

Dalga geçmiyorum!

Bu benim değil bilim insanlarının önerisi...

Nöroloji uzmanlarından oluşan bir ekibin yaptığı araştırmada, beynimizin deniz dalgalarını diğer tüm seslerden daha rahatlatıcı bulduğu ortaya çıkmış.

Dalgaların oluşturduğu ses hem derin hatıralarımızı canlandırıyor hem de güven hissi veriyormuş bize...

Bu yüzden deniz kıyısındayken kendimizi daha güvenli ve huzur hissediyor, rahatlıyormuşuz...

Bunun nedeni de çok ilginç...

Deniz dalgalarının yarattığı o ses var ya, ana rahmindeki boşluğun sesini hatırlatıyormuş meğer...

Anne karnındayken hissettiğimiz güven, huzur ve rahatlığı, yeniden yaşatıyormuş bize dalgalar...

Bu güzel derin nostaljiye ekleyin bir de dalgaları izlerken ciğerlerimize çektiğimiz iyotu...

Kim takar doları, kuru, yaptık mı bir Mudanya-Gemlik turu!